T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
19. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/3117
KARAR NO : 2025/2466
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 10/11/2021
NUMARASI : 2020/44 2021/842
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 26/12/2025
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/44 Esas, 2021/842 karar sayılı kararı dosyasında verilen karar istinaf incelemesi için dairemize tevzi edilmekle Dairemiz yukarıda belirtilen esas sırasına kaydı yapıldı.
Dosya incelendi.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkil ... ile davalı borçlular arasında, İstanbul 37. İcra Müdürlüğünün ... E., ve ... E., sayılı dosya borçlarının ödenmesi amacıyla bir protokol imzalandığını, 17.11.2014 tarihi itibarıyla, borçluların, protokole konu iki takip dosyasından dolayı, 2.800.000,00 Amerikan doları borçlu olduğu taraflarca kabul edildiğini, ödeme planı yapıldığını, protokol gereği; borçlular tarafından ilki 2014 yılı aralık ayında 800bin TL., 2015 yılı ocak-şubat-mart-nisan aylarında diğer dört adet çek 500 er bin TL meblağlı olmak üzere toplamda 2.800.000,00 TL., meblağlı 5 adet çek verildiğini, borcun bir kısmının taksitler halinde ödenmesi ile yapılan ödemeler ve o güne kadar işleyen faizler hesap edilerek bakiye borç hesaplanacağı ve bakiye 2015 yılı Mayıs ayında defaten ödeneceğini, protokolde yazılı olduğu üzere, ödemelerin ilk önce İstanbul 37. İcra Müdürlüğünün ... E., sayılı takip dosyasına mahsup edileceği, bu dosya ödemesi bittikten sonra ... E., sayılı dosya borcuna mahsup edileceğinin kararlaştırıldığını, takip ve protokolden önceki bir tarihte borçlu ... tarafından, davacı alacaklı ...'a devri yapılmış olan takriben 2.000 m2. civarında olan Avcılar mahallesi 20421 parselde bulunan taşınmazın 4/503 hissesinin gayrimenkulün, borçlu ...'e iade edilmesinin de protokol ile kararlaştırıldığını, bakiye borç ödenirken, davacı borçlu ... tarafından alacaklı müvekkile devredilen “Avcılar mahallesi 20421 parselde bulunan taşınmazın 4/503 hissesinin” gayrimenkul hissesinin, borçlu ...'e devredileceği kararlaştırıldığını, alacaklı müvekkil ...'ın, alacağını zamanında tahsil edemediği için maddi zorluk içine dahi düştüğünü, aleyhine açılmış olan Kadıköy 1. İcra Müdürlüğünün 2011/1963 E., ve İstanbul Anadolu 25. İcra Müdürlüğünün 2013/18316 E., sayılı dosyalarıyla icra takiplerine maruz kaldığını, herhangi bir haciz işlemine maruz kalmamak için ...’in protokol tarihinden çok önce oğlu ...’a borçlusu tarafından kendisine emanet verilen gayrimenkulün devrini yaptığını, davacı müvekkilin, davalı borçlular tarafından teklif edilen ödeme planını kabul ettiğini ve taraflar arasında 17.11.2014 tarihli protokol imzalandığını, protokolün 2. İcra Mahkemesinin 2015/909 E. Sayılı dosyası içinde mevcut olduğunu, müvekkil ...’ın oğlu ... aleyhine Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahk., 2013/314 E., sayılı dosyasıyla açılmış olan şufa davası 2014 yılı aralık ayı başında, davacı ... lehine karara çıktığını, ... devredilmesi gereken gayrimenkul hissesi şufa hakkını kullanan borçlunun ağabeyi ... adına 40 bin TL bedel mukabilinde, tescil edildiğini, taraflar arasındaki protokol gereği, borçlular tarafından verilmiş olan toplamda 2.800.000 TL meblağlı çek bedellerinin ödendiğini, 2015 yılı Mayıs ayında bakiye borcun hesaplanıp ödenmesi ve protokol gereği ...’e ait “Avcılar mahallesi 20421 parselde bulunan taşınmazın 4/503 hissesinin” gayrimenkulün borçlu ...’e devir ve temliki sağlanması gerekirken borçluya ait gayrimenkulün borçlu ...’e devrinin gerçekleştirilemediğini, borçluların protokol gereği ...'e devredilmesi gereken gayrimenkulün devri yapılamayacağı için bakiye borcu ödemekten imtina ettiklerini, protokole konu gayrimenkulün yaklaşık 2.000 m2 olup, Küçükçekmece 4. İcra Müdürlüğünün ... Tal., sayılı dosyasından yaptırılan kıymet takdiri raporuna göre m2 değeri maksimum 400 TL., civarında olduğunu, toplam değerinin 800.000,00 TL civarında olduğunu, müvekkilin bakiye alacağının, borçlu ...'e devredilmesi gereken gayrimenkulün değerinden çok daha fazla olduğundan müvekkilin alacağını tahsil edemediğini, 2015 yılı Mayıs ayındaki mevcut durumu fırsat gören borçlular tarafından, borç ödenmiş olduğu gerekçesiyle takibin iptali veya durdurulmasına yönelik yapılan itiraz ve neticesinde, İstanbul 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/909 E., 2016/688 K., sayılı kararı ile taraflar arasındaki protokol gereği yükümlülüklerin yerine getirilmediği gerekçesiyle, takibin iptali talepleri reddedilerek takibin durdurulmasına karar verildiğini, taraflar arasındaki 17.11.2014 tarihli protokol gereği, borç miktarı 2.800.000,00 Amerikan Doları olarak belirlendiğini, davacı müvekkilin alacağı konusunda herhangi bir çekişme olmadığını, borçlular tarafından 2014 yılı Aralık ayından 2015 yılı Mayıs ayına kadar 800.000,00 ve dört adet 500.000,00 Türk Lirası olmak üzere protokolde belirlenmiş 2.800.000,00 TL ödeme yapıldığını, bu konuda çekişme olmadığını, İstanbul 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/909 E., sayılı dosyasından verilen durdurma kararı sebebiyle, davacı müvekkilin alacağının tahsili için icra işlemlerine devam edemediklerini, arabuluculuk başvurusunda bulunduklarını, tarafların anlaşamamaları sebebiyle 17.01.2020 tarihinde 2019/137063 Büro, 2019/25281 Arabuluculuk numaralı anlaşamama tutanağı düzenlendiğini, bu nedenlerle borçlular tarafından yapılan ödemelerin ödeme tarihlerindeki döviz kurları üzerinden hesaplama yapılarak ana borçtan düşülmesi ve davacı müvekkilin bakiye alacağının bilirkişi marifetiyle belirlenmesi gerektiğinden bilirkişi incelemesi yapılması, müvekkilin protokol gereği ...’e ait gayrimenkulü devredemediğinden ve fiili ve hukuki imkansızlık sebebiyle mümkün olamayacağından, gayrimenkulün, 2015 yılı Mayıs ayındaki değerinin bilirkişi marifetiyle tespit edilerek, bedelinin bakiye alacaktan düşülerek, davacı müvekkilin 2015 yılı Mayıs ayı itibarıyla alacağının hem döviz hem Türk Lirası olarak tespiti ile belirsiz olan alacağımızın şimdilik 100 yüzbin TürkLirası yönünden İstanbul 37. İcra Müdürlüğünün ... E., sayılı dosyasında, borçluların itirazlarının iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava esas değeri belirlenebilir olmasına rağmen, sırf harcın düşük çıkması amacıyla davayı belirsiz alacak üzerinden açtığını, alacak davasında belirsiz alacağın şimdilik 100.000-TL yönünden.. şeklinde ibare ile dava açılamayacağını, alacak miktarının belirlenebilir olduğu durumlarda belirsiz alacak davası açılamayacağını, dava dilekçesinde davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı durumda davacıya herhangi bir süre verilmeden hukuki yarar yokluğundan davanın reddi yoluna gidilmesi gerektiğini, ek olarak davaya konu alacağın zamanaşımına da uğradığını, protokolde bahsi geçen taşınmaz süresinden önce başkasına satıldığını ve devredildiğini, protokolü kendi eylemi ile ihlal eden davacının-tarafın protokolün şartlarına uyulmadığından bahsetmesinin söz konusu olamayacağnını, davacı protokole konu taşınmazı satarak kendi eylemi ile davanın ifasını imkansız hale getirdiğini, davacının bilinçli bir şekilde protokolü imkansız hale getirdiğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 10/11/2021 tarih, 2020/44 Esas, 2021/842 Karar sayılı "Davanın REDDİNE" Kararı davacı tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğu şufa davasından haberi karar duruşmasına yakın tarihte olduğu, bu protokolün şartları konusunda hataya düştüğü ayrıca iade edilecek gayrimenkul ile bakiye borç arasında büyük bir orantısızlık olduğu hata iddialarımız hakkında inceleme ve araştırma yapılmadığı, gabin hükümleri araştırılmadığı, taraflar arasında imzalanmış 17.11.2014 tarihli protokolde davacı borçluya ait gayrimenkulün bir beyan ve açıklama mevcut olmadığı, olayların gelişmesine bakıldığında, anlaşıldığı üzere, 17.11.2014 tarihli protokol imzalandığı tarih itibarıyla, davalı borçlular, gayrimenkulün alacaklı müvekkil ... tarafından davalı ...'e iade edilemeyeceğini bildikleri, yani maddi ve hukuki olarak alacaklı ... tarafından yerine getirilmesi mümkün olmayan bir durum söz konusu olduğu bir hukuki imkansızlık mevcut olduğu, dolayısıyla bu durumu bilen davalı borçluların, hukuki imkansızlığa rağmen borçlarını ödemekten kaçınmak için bu durumdan faydalandıklarının açıkça görüldüğü, hukuki imkansızlığı bilen borçluların haksız menfaat elde etmelerine göz yummanın hakka ve hukuka aykırılık teşkil edeceği gerekçesiyle istinaf talebinde bulunmuştur.
GEREKÇE:
Dosya incelendiğinde, davanın taraflara arasında imzalanan protokole aykırılık iddiasıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu tespit edilmiştir.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verildiği görülmüştür. Davacı ...'ın karar tarihinden sonra 25/08/2024 tarihinde vefat ettiği görülmüştür.HMK'nun 55/1. maddesinde; “Taraflardan birinin ölümü hâlinde, mirasçılar mirası kabul veya reddetmemişse, bu hususta kanunla belirlenen süreler geçinceye kadar davanın erteleneceği, bununla beraber hâkimin, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, talep üzerine davayı takip için kayyım atanmasına karar verebileceği” hükmü uyarınca, yargılama sırasında taraflardan birinin ölmesi halinde, ölen tarafın ehliyeti sona ereceğinden, ölen kişinin veya kural olarak vekilinin davaya devam etmesi mümkün olmayıp, sadece bu kişinin mirasçıları tarafından, dava konusunun ölenin mal varlığına ilişkin olması ve dava sonunda verilecek hükmün olumlu veya olumsuz bir şekilde mirasçıların haklarını etkilemesi durumunda davaya devam edilebilir. Bu halde, ölen tarafın mirasını reddetmeyen mirasçılarının, davayı, mecburî dava arkadaşı olarak hep birlikte takip etmeleri gerekir.Somut uyuşmazlıkta, davacının karar tarihinden sonra vefat ettiği, davanın mamelek hukukundan doğan alacak davası olduğundan, ölenin mirasçılarını da ilgilendiren bir davadır. Bu nedenlerle davacıya ait veraset ilamının dosyaya kazandırılması ve mirasçılarının davaya devam edip etmeyecekleri sorulması gerektiği anlaşılmıştır.Anılan gerekçeler ile istinaf sebepleri incelenmeksizin yazılı eksikliğin giderilmesi taraf teşkilinin sağlanması için kararın kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacının istinaf sebepleri incelenmeksizin,
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/44 Esas, 2021/842 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
Dosyanın, gerekçede belirtilen hususlar çerçevesinde yeniden yargılama yapılmak üzere ilk derece mahkemesine İADESİNE,
İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yolu harcının talep halinde ilk derece mahkemesince kendisine iadesine,
İstinaf kanun yoluna başvuru için yapılan yargılama giderlerinin esas karar ile birlikte ilk derece mahkemesince değerlendirilmesine,
Davanın ve dosya üzerinde yapılan yargılamanın niteliği ve avukatlık asgari ücret tarifesi göz önünde bulundurularak istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi. 26/12/2025