Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yasa yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliğine göre Dairemiz tarafından delillerin yeniden değerlendirilmesi açısından davanın yeniden görülmesine karar verilmesinden sonra Dairemizce yapılan yargılama sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Edirne Cumhuriyet Başsavcılığının 23/02/2017 tarih 2018/153 sayılı iddianamesi ile sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediği iddiası ve bu suçtan cezalandırılması ile hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.
SAVUNMA: Sanık etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini beyan ederek savunma ve dilekçeleri ile örgütün yapısı ve faaliyetleri hakkında bilgi vermiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ HÜKMÜ: İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda sanığın, üzerine atılı suçu işlediği sabit olduğu kanaatine varılarak mahkumiyetine ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
Verilen karara karşı sanık müdafii tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine CMK'nın 280/2. maddesi gereğince Dairemizce, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması sırasında indirim miktarının yeniden taktir ve değerlendirilmesi gerektiği kanaati oluştuğundan duruşma açılarak yargılama sonuçlandırılmıştır.
İSTİNAF CUMHURİYET SAVCISI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA; Sanık K1'in kendi ikrarı ve tanık beyanlarına göre KOD ismi kullandığı, Türk Silahlı Kuvvetleri'nde görev yapan subaylara sohbet abiliği yaptığı, hiyerarşik yapı içerisinde müdür yardımcılarına bağlı olarak değişik zaman ve yerlerde sürekli ve istikrarlı olarak görev alarak faaliyetler yürüttüğü, burs, himmet, kurban adı altında para toplayarak örgüte aktardığı, konumuna uygun olarak örgütün yapılanması ve yapıda yer alan şahıslarla ve yürütülen faaliyetlerle ilgili bilgiler verdiği, söz konusu eylemlerin sanığın örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluk arz ettiği, dosya kapsamındaki delillere göre silahlı terör örgütüne üye olma suçunun sübut bulduğu, ilk derece mahkemesince de sanık hakkında etkin pişmanlık hükmü de uygulanmak suretiyle mahkumiyet kararı verildiği, ancak sanığın etkin pişmanlık kapsamında vermiş olduğu bilgiler nazara alındığında daha fazla oranda indirim yapılması gerekirken yapılmadığı anlaşıldığından;
1-Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin sanık hakkında vermiş olan mahkumiyet hükmünün kaldırılmasına,
2-Mevcut deliller ve tüm dosya kapsamına göre atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği anlaşılan sanığın eylemine uyan TCK'nın 314/2, 3713 sayılı yasanın 5/1, TCK'nın 221/4-2.cümle, 53, 58/9. ve 63. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
YAPILAN YARGILAMA SONUCU TOPLANAN DELİLLERDEN; Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2015/3 Esas ve 2017/1864 karar sayılı kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün silahlı terör örgütü olarak nitelendirildiği ve Milli Güvenlik Kurulu tarafından da aynı şekilde değerlendirildiği bilinmektedir.
Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır.
Amaç suçun işlenişine iştirak etmeksizin, hakkında bir soruşturma başlamadan önce örgütten gönüllü olarak ayrıldığını ilgili makamlara bildirmesi halinde (221/2 m.), hakkında soruşturma başladıktan sonra, gönüllü olarak teslim olup, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi vermesi (221/4 m. ilk cümle), verilen bilgilerin samimi ve örgütlü suçlarla mücadelede yararlı olması halinde, sanık yakalandıktan sonra pişmanlık duyarak örgütün dağılmasını veya mensuplarının önemli ölçüde yakalanmasını sağlamaya elverişli bilgi vermesi halinde (221/3 m.), sanık hakkında şahsi cezasızlık nedeni uygulanacaktır.
TCK’nın 221/4. fıkrasının 2. cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 E. 2015/1292 K. 26.10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.).
TCK’nın 221/4. fıkrasının 2. cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir.
Sanık K1)'in "FETÖ/PDY mahrem subay" yapılanmasında, gizlilik ve hücre tipi yapılanma ile Türk Silahlı Kuvvetleri'nde görev yapan subaylara "Zeki" kod adı ile sohbet abiliği yaptığı, örgüt toplantıları düzenlediği, örgüt mahrem subay yapılanması içerisinde müdür yardımcılarına bağlı olarak hiyerarşik yapı içerisinde sürekli ve istikrarlı örgüt lehine faaliyetler sergilediği, bu yapılanma içerisinde önemli bir rol üstlendiği, sanığın subaylardan burs, himmet ve kurban adı altında para toplayarak örgüte aktardığı, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak isteyen sanığın örgütün faaliyeti ve yapısı hakkında bildiklerini anlattığı, örgüt içerisinde örgütle bağlantısı olan kişilerin isimlerini verdiği, bu şekilde FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün bir üyesi olduğu, etkin pişmanlıktan faydalanmayı talep ederek atılı eylemleri de ikrar ettiği, örgütün yapısı ve faaliyeti hakkında beyanlarda bulunduğu ve bir kısım örgüt üyelerinin yakalanmasını, bir kısım örgüt üyelerinin ise belirlenmesini sağladığı, iddianamede de bu hususun belirtildiği, böylelikle sanığın üzerine atılı suçu işlediği ve etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanması gerektiği savunma ve tüm dosya kapsamı ile anlaşılmıştır.
Sanığın örgüt içerisindeki konumu ve etkinliği nazara alınarak TCK'nun 314/2. Maddesi gereğince alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılmasına hükmedilmiştir.
Hakkında başlatılan ceza soruşturmasından sonra yakalanan ve aşamalardaki savunmalarında örgütsel faaliyetleri ve diğer örgüt mensupları hakkında verdiği ve kovuşturma sonuna kadar özü itibariyle dönmediği beyanlarına göre samimi olarak pişmanlık duyduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 221. maddesinin 4. fıkrasının 2. cümlesinde yazılı etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği kanaati oluşmuş, ilk derece mahkemesi tarafından etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması sırasında yeterli gerekçe gösterilmeden alt sınırdan uygulama yapılarak sanık hakkında asgari miktarda ceza indirimi yapılmış olması Dairemizce yerinde görülmemiş bulunduğundan sanık hakkındaki ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak sanığın silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan cezalandırılmasına ve hakkında TCK'nun 221/2-2. Cümle uyarınca 1/2 oranında ceza indirimi yapılarak etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
Sanık K1 hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 19/06/2018 tarihli, 2018/45 esas, 2018/137 Karar sayılı mahkumiyet hükmünün KALDIRILMASINA,
1-Sanık K1'in sabit olan silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 314/2. maddesi gereğince suçun işleniş özellikleri nazara alınarak takdiren 5 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın eyleminin terör suçu olması sebebiyle 3713 sayılı Yasanın 5/1. maddesi gereğince cezasında 1/2 oranında artırım yapılarak sanığın 7 YIL 15 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın etkin pişmanlık hükümleri kapsamındaki beyanları nazara alınarak 5237 sayılı yasanın 221/4-2.cümlesi uyarınca hakkında tayin edilen cezasından takdiren 1/2 oranında indirim yapılmak suretiyle 4 YIL 1 AY 15 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA
Sanığın fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları lehine takdiri hafifletici neden kabul edilerek hakkında verilen ceza TCK.nun 62/1 maddesi gereğince suçun işleniş biçimi ve olayın özelliği dikkate alınarak takdiren 1/6 oranında indirilerek sanığın NETİCETEN 3 YIL 5 AY 7 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanık hakkında tayin olunan cezalarında başkaca kanuni artırım yada indirim maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
Sanığa verilen hapis cezasının süresi göz önünde bulundurularak; CMK'nın 231/5 maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması, TCK.nın 50/1 maddesi uyarınca seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi ve TCK'nın 51.maddesi uyarınca ertelenmesi hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına,
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E. 2015/85 sayılı iptal kararı doğrultusunda yürürlükte bulunan TCK'nın 53. maddesinin sanık hakkında uygulanmasına,
Sanığın tutuklulukta ve gözaltında kaldığı sürelerin TCK'nın 63. Maddesi gereğince verilen hapis cezasından MAHSUBUNA,
Sanık hakkında TCK'nın 58/9. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına, cezanın tamamen infazından sonra hakkında DENETİMLİ SERBESTLİK TEDBİRLERİ UYGULANMASINA,
Sanığın TCK'nın 221/5. maddesi gereğince 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına,
2-Sanık hakkında yargılama süresince sarf edilen 8 tebligat gideri 88 TL, posta gideri 49,25 TL, bilirkişi ücreti 200 TL olmak üzere toplam 337,25 TL yargılama giderinin sanıktan tahlisine,
Dair, sanık ve sanık müdafiinin yüzüne karşı, iddia makamında C. Savcısı ... huzurunda, talebe uygun olarak, hükmün tefhiminden itibaren 15 günlük süre içinde Dairemize verilecek dilekçe veya zapta geçirilmek üzere zabıt katibine sözlü beyanda bulunmak yoluyla Yargıtay ilgili ceza dairesine TEMYİZ yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar Daireye mahsus salonda açıkça okunup usulen anlatıldı.05/03/2020 (¤¤)