(2709 S. K. m. 141) (5271 S. K. m. 230, 280, 284, 289) (5237 S. K. m. 43, 53, 58, 62, 63, 125, 204, 220, 264, 265, 314) (3713 S. K. m. 5) (5235 S. K. m. 12) (16. CD. 20. 04. 2015 T. 2015/1069 E. 2015/840 K.)
Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesince sanık C. K. hakkında Silahlı terör örgütüne üye olma, özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine karşı sanık müdafii tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiininn istinaf dilekçesi içeriğine göre, Dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, gerekçe içeriği ve tüm dosya kapsamına göre yapılan incelemede;
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 06.10.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında; "Suç tarihinde İstanbul Anadolu Adliye Sarayı önünden polis üniforması bulunan bir şahsın ticari taksiye binerek Gülsuyu Polis Merkez Amirliği önünde indiği ve bir markete girdiği, ticari taksi şoförünün polis kıyafetli müşterisinin sağ kolunda "Ela Gözlüm" yazılı dövme olması nedeniyle şüphelenerek durumun polise ihbar edilmesi üzerine araştırmalara başlanıldığı,
Ticari Taksi şoförü ile şahsın girdiği market görevlilerinin beyanları doğrultusunda araştırmaların devam ettiği, bu arada market içerisinde alınan parmak izlerinin yapılan incelemesinde; şüpheli C. K.'un parmak izleri ile aynı olduğu yönünde rapor tanzim edildiği, söz konusu ekspertiz raporu doğrultusunda şahsın kimliğinin tespit edilerek market görevlisi, ticari taksi şoförüne önce resim üzerinden ve daha sonrada canlı teşhis tutanakları ile teşhis yaptırılarak şahsın teşhis edilmesi üzerine kimliğinin tespitinin kesinleştirildiği,
Kimliği tespit edilen şahsın yakalanmasına yönelik yapılan çalışmalarda şahsın Kocaeli ili Çayırova ilçesindeki bir adreste bulunduğunun tespit edilmesi üzerine alınan talimat doğrultusunda söz konusu şahsın okul bahçesinde basketbol potalarının önünde olduğunun görülerek görevli polis memurlarının şahsa yaklaşarak polis tanıtma kartlarını göstererek gözaltı kararının anlatıldığı sırada şahsın görevlilere direnerek "Kimsiniz ulan siz, beni nereye götürüyorsunuz, götüremezsiniz, bırakın beni şerefsizler" şeklinde bağırdığı, şahsın direnmesi üzerine yeteri oranda zor kullanılarak gözaltına alınıp polis otosuna bindirildiği sırada tekrar direnmeye devam ettiği, kafasını, ayaklarını ve vücudunu araca vurarak kelepçe takılmasını engellemeye çalıştığı, görevli polis memurlarına sözlü beyanda ismini E. olarak bildirdiği,
Şüphelinin yakalanmasından sonra yapılan üst aramasında; kahverengi deri cüzdan içinde E. Y. adına tanzim edilmiş ve kendisinin resminin yapıştırıldığı bir adet polis kimlik kartı ile bir adet nüfus cüzdanının bulunduğu tespit edilerek bu kimliklere el konulup kimlikler üzerinde yaptırılan inceleme neticesinde düzenlenen 19.09.2015 tarih ve 2015/10855 sayılı uzmanlık raporuna göre; her iki kimliğin sahte olduğu ve aldatma kabiliyetine haiz olduklarının bildirildiği,
Söz konusu şahsın ticari taksiye İstanbul Anadolu Adliyesi önünden bindiğinin tespit edilmesi üzerine polis kıyafetleri ile Adliye içerisinde herhangi bir eylem için keşif yapmış olabileceği değerlendirilerek Anadolu Adliyesi içerisinde yapılan araştırmalar sırasında Adliye güvenlik müdürü olan M. R.'nun benzer bir şahıstan olay günü şüphelendiğini beyan ettiği, şahsın yakalanmasından sonra yaptırılan canlı teşhis işleminde M. R.'nun şüpheliyi polis kıyafetli olarak Adliye içerisinde gördüğünü teşhis ettiği,
17.09.2015 gününe ait adliyede bulunan güvenlik kamera görüntülerinin incelendiği ve 19.09.2015 tarihli görüntü izleme tutanağının düzenlendiği, söz konusu tutanağa göre; şüphelinin polis kıyafetli olarak elinde evrak ile olay günü saat 10.27 itibariyle C Blok girişinden Adliye içerisine girdiği, Adliye içerisindeki C ve B bloklardaki bazı katlarda ki kamera görüntülerine takıldığı, şüphelinin özellikle H. F. G.'in öldürülmesi olayına ilişkin dosyaya bakan İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinin bulunduğu katta dolaştığı, daha sonra aynı gün saat 11.49 itibariyle İstanbul Anadolu Adalet Sarayından çıkış yaptığının tespit edildiği, şüphelinin daha sonra ticari taksiye binerek aynı gün saat 14.14 itibariyle Gülsuyu Şehit S. O. Polis Merkezine ait kamera görüntüsüne göre karakolun karşısında inerek Seyhanlar Markete doğru ilerleyip saat 14.17 itibariyle polis üniforması ile markete giriş yaptığı, daha sonra marketten çıkarak başka bir sokağa gittiği ve kamera görüntüsü kapsamından çıktığının tespit edildiği,
13.04.2015 Tarihinde İstanbul ili Yenibosna da eylem hazırlığında iken silahları ile birlikte yakalanan DHKP-C mensubu şahıslar olan A. Ü. ve O. D.'ın üzerlerinden çıkan flash belleğin incelenmesi sonucu elde edilen notta;
"Polisi polis kılığında vurmak hem hedefe ulaşmakta, hem psikolojik olarak yıpratmakta etkili bir yöntem olabilir"
"Polis kılıklı eylemler yapabilmek mümkünse en azından bazıları kısa vadede bence mümkün, karşı saldırıyı erteletmek ve bu taktikle yapılabilecek bütün eylemleri yapabilmek için bir süre belki farklı bir isimle üstlenmek gerekebilir" şeklinde notların bulunduğu, şüphelinin yukarıda izah edilen eylemlerinin DHKP-C örgütünden aldığı talimatlar ile sansasyonel bir eylem hazırlığı için keşif amaçlı veya eylem niyetiyle gerçekleştirmiş olabileceğinin değerlendirildiği,
Şüphelinin yakalanması ve söz konusu eylemlerin DHKP-C terör örgütünün yöntemleriyle benzerlik göstermesi nedeniyle şüphelinin örgüt üyesi olabileceği yönünde yapılan araştırmalar neticesinde;
Şüpheli hakkında yapılan tespitlere göre; DHKP/C terör örgütünün yayın organı olan Halkın Sesi TV isimli internet sitesinden yayınlanan haber ve fotoğraflarda şüpheli C. K.'un örgüt tarafından gerçekleştirilen "çalışırken ölen işçiler için adalet istiyoruz" başlıklı haberin altında örgüt tarafından yapılan eyleme şüphelinin katıldığının tespit edildiği,
Aynı internet sitesinde 08.05.2015 tarihinde yayınlanan ve örgütün sahiplendiği, örgütün işçi yapılanması olarak faaliyet gösteren Devrimci İşçi hareketi organizesinde gerçekleştirilen eyleme katılarak Halk Cephesi adı altında toplanan grup ile birlikte hareket ederek slogan attığı,
28.05.2015 tarihinde örgütün internet sitesinde yayınlanan Devrimci İşçi hareketi Kültür Üniversitesi önünde E. M. için oturma eylemi yaptığı başlıklı haberin yayınlandığı, görüntülerde şüphelinin 40 kişilik grubun içerisinde oturma eylemine katılarak basın açıklaması yapıp grupla birlikte slogan attığı,
28.05.2015 tarihinde yayınlanan Devrimci İşçi harekete Kıraç Kuruçeşme'de masa açtı başlıklı haberde şüphelinin bu eyleme katılarak örgüte ait Yürüyüş Dergisini ayrıca Berkin Elvan için düzenlenecek olan gecenin davetiyelerinin satışını yaptığı,
Şüphelinin yukarıda örnekleme olarak anlatılan ve DHKP/C terör örgütünün internet sitesi üzerinden sahiplendiği benzer şekildeki birden çok eylemine fiilen iştirak ederek örgüt adına örgütle beraber hareket ettiği, örgütten aldığı talimatlar doğrultusunda eylemlere katıldığı, örgüt adına eylemlerde slogan attığı ve bu şekilde şüphelinin söz konusu örgütün üyesi olduğunun tespit edildiği,
DHKP/C Terör örgütünün kuruluş amacının mevcut anayasal düzeni silahlı halk ayaklanması ile yıkarak yerine Marksist Leninist ilkelere dayalı Komünist bir düzen kurmayı amaçladığı, bu amacına ulaşmak için silahlı eylemlere giriştiği, kuruluş tarihinden itibaren çeşitli isim değişiklikleri yaparak ülkemiz içerisinde amacına ulaşmak için sansasyonel nitelikte silahlı öldürme ve bombalama eylemlerini gerçekleştirdiği, bu eylemler nedeniyle söz konusu örgütün gerek ülkemizde ki mevcut mevzuat çerçevesinde ve gerekse uluslararası alanda silahlı terör örgütü olarak değerlendirilip silahlı terör örgütü listelerine alındığı, söz konusu örgütün bu imajını yıkmak amacıyla yine örgütün güdümünde örgüt tarafından Demokratik alan olarak isimlendirilen legal alanda HALK CEPHESİ isimli çatı yapılanması içerisinde faaliyet gösteren tüzel kişiliği olan yada olmayan dernek, vakıf ve kurumlar aracılığıyla düşüncelerini halka yaymaya çalıştığı, Halk Cephesi isimli çatı yapılanmasının Yargıtay tarafından DHKP/C Terör örgütünün halk yapılanması olduğuna karar verildiği,
Şüphelinin olaya ilişkin olarak alınan beyanında; suçlamaları kabul etmeyerek aranması olduğu için polis kıyafetiyle adliyeye gelip bir arkadaşıyla buluşacağını beyan ettiği, arkadaşının gelmemesi üzerine adliyeden çıkarak ticari taksiye binip Gülsuyuna gittiğini, üzerindeki polis kıyafetlerini bir şahıstan temin ettiğini, Gülsuyu'nda ki ara sokakta polis kıyafetlerini çıkararak daha sonra Çayırova' da yaktığını, gerek Adliye kamera görüntülerinde ve gerekse Gülsuyu'nda ki karakol kamera görüntülerindeki şahsın kendisi olduğunu beyan ettiği,
Şüphelinin yukarıda izah edildiği şekilde silahlı terör örgütü olan DHKP/C adına eylem yapmak amacıyla keşif amaçlı ve örgütün bilgisi dahilinde polis kıyafetli olarak Adliyeye gelip kendisiyle ilgili olmayacak bölgelerde gezmek suretiyle keşif yaptığı ve daha sonra Adliyeden çıkarak Gülsuyu'nda ki Polis karakolu önünde indiği, şüphelinin geçmişine yönelik yapılan araştırmalarda DHKP/C Terör örgütünün organize ettiği birden fazla eyleme katılarak örgüt adına slogan atıp pankart taşımak suretiyle söz konusu örgütün üyesi olduğu incelenen soruşturma evrakı kapsamından anlaşıldığı" iddiasıyla;
Yargılamasının yapılarak; Silahlı terör örgütü üyesi olma suçundan, TCK'nın 314/2, 53/1. maddeleri, Resmi belgede sahtecilik suçundan, TCK'nın 204/1, 43, 53/1. maddeleri, Görevi yaptırmamak için direnme suçundan, TCK'nın 265/1, 53/1. maddeleri, Hakaret suçundan, TCK'nın 125/1-3/a-4, 53/1. maddeleri, Özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma suçundan, TCK'nın 264/1-2, 53/1. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 2015/304 Esas ve 2015/337 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında açılan kamu davasında yetkisizlik kararı verilerek dosyanın Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş,
Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.01.2016 tarih ve 2016/7 Esas, 2016/15 Karar sayılı kararı ile de; sanığın üzerine atılı "Resmi belgede sahtecilik, Görevi yaptırmamak için direnme, Hakaret" suçları yönünden dosyanın tefrikine ve yeni esasa kaydına;
Silahlı terör örgütüne üye olma, özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma suçları yönünden ise; İstanbul Anadolu Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesi yetkili ve görevli olduğu gerekçesiyle yetkisizliğine karar verildiği,
Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 12.04.2016 tarih ve 2016/3179 Esas, 2016/3746 Karar sayılı ilamı ile; Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesinin yetkisizlik kararının kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Yapılan yargılama sonunda Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.11.2016 tarihli hükmündeki "Dosya içerisinde bulunan 18.09.2015 tarihli yakalama tutanağı, CD izleme tutanağı, açık kaynak tespit tutanağı, dijital veri inceleme tutanağı, görüntü izleme tutanağı, kolluk fezlekesi, sanığın aşamalardaki beyanları, İstanbul KPL raporu, parmak izi raporu, sanığın nüfus ve adli sicil kaydı ve tüm dosya kapsamına göre;
17.09.2015 günü polis kıyafetli şüpheli hareketleri bulunan bir şahsın İstanbul Anadolu Adliyesi önünden ticari taksiye bindiği, söz konusu taksinin Esentepe Taksi durağına ait olduğunun ihbarı üzerine polis üniformalı söz konusu şahsı adliye önünden alan taksi şoförünün H. F. T. isimli şahıs olduğunun tespit edildiği, taksi şoförünün şahsı Maltepe Gülsuyu Şehit S. O. Polis Merkezi karşısında bulunan Seyhanlar Market isimli market önünde bıraktığı, Seyhanlar Market isimli iş yerinde söz konusu ticari taksi üzerinde yapılan inceleme sonucu ticari taksi üzerinden tespit edilen parmak izlerinin sanığa ait olduğu tespit edilmiş, akabinde yapılan teşhis işlemiyle de, söz konusu şahsın sanık C. K. olduğu tespit edilmiş. Sanık Çayırova ilçesinde ele geçirilmiş, yapılan üst aramasında E. Y. adına tanzim edilmiş sahte polis kimlik kartı ve bir adet nüfus cüzdanı ele geçirilmiş, her ikisinin sahteliği de kriminal uzmanlık raporuyla sabit olmuş, 17.09.2015 tarihine ait adliyede bulunan güvenlik kamera görüntüleri incelenmiş, dosyamız içerisinde bulunan inceleme tutanaklarından, sanığın polis kıyafeti ile ve elinde evrak ile olay günü saat 10:27 itibariyle Anadolu Adliyesi C Blok girişinden adliye içerisine girdiği C ve B bloklarda bazı katlardaki kamera görüntülerinde tespit edildiği, aynı gün saat 11.49 itibariyle adliye sarayından çıkış yaptığı, S. O. Polis Merkezine ait kamera kayıtlarından sanığın adliye sarayı önünde bindiği taksiden saat 14.14 itibariyle Gülsuyu Şehit S. O. polis merkezinde indiği, saat 14.17 itibariyle karakol karşısındaki markete giriş yaptığı tespit edilmiş,
Sanık savunmalarında olay tarihinde polis üniformasıyla İstanbul Anadolu Adalet Sarayına gittiğini, oradan çıktıktan sonra söz konusu karakolun bulunduğu mevkiye gittiğini markete girdiğini inkar etmemiş, olayın oluş şeklini kabul etmiş, ancak sanık gerek savunmalarında gerekse sanık müdafi beyanlarında açık kimliği dahi bilinmeyen polis M. isimli bir şahsın kendisinin polis olduğunu söyleyerek kendisine nerede oturduğunu hangi eylemlere katıldığını tek tek anlatıp kendisini bu işten temizleyebileceğini söyleyip olay günü Anadolu Adliyesinin dışarısında kantinde buluşmayı kararlaştırıp kendisine üniformayı verdiğini, onun talimatlarıyla olay günü üniformalı olarak adliyeye gittiğini beyan etmişler,
Sanığın DHKP/C terör örgütünün yayın organı olan Halkın Sesi TV isimli internet sitesinden yayınlanan haber ve fotoğraflarda örgüt tarafından gerçekleştirilen "çalışırken ölen işçiler için adalet istiyoruz" başlıklı haberin altında örgüt tarafından yapılan eyleme katıldığının tespit edildiği, aynı internet sitesinde 08.05.2015 tarihinde yayınlanan ve örgütün sahiplendiği, örgütün işçi yapılanması olarak faaliyet gösteren Devrimci İşçi hareketi organizesinde gerçekleştirilen eyleme katılarak Halk Cephesi adı altında toplanan grup ile birlikte hareket ederek slogan attığı, 28.05.2015 tarihinde örgütün internet sitesinde yayınlanan Devrimci İşçi hareketi Kültür Üniversitesi önünde E. M. için oturma eylemi yaptığı başlıklı haberin yayınlandığı, görüntülerde 40 kişilik grubun içerisinde oturma eylemine katılarak basın açıklaması yapıp grupla birlikte slogan attığı, 28.05.2015 tarihinde yayınlanan Devrimci İşçi harekete Kıraç Kuruçeşme'de masa açtı başlıklı haberde bu eyleme katılarak örgüte ait Yürüyüş Dergisini ayrıca Berkin Elvan için düzenlenecek olan gecenin davetiyelerinin satışını yaptığı böylelikle sanığın DHKP/C terör örgütünün internet sitesi üzerinden sahiplendiği benzer şekildeki birden çok eylemine fiilen iştirak ederek örgüt adına örgütle beraber hareket ettiği, örgütten aldığı talimatlar doğrultusunda eylemlere katıldığı, örgüt adına eylemlerde slogan attığı, söz konusu eylemlere ilişkin görüntü ve haber içeriklerinin dosyamız içerisinde mevcut olduğu, sanığın da savunmalarında bu eylemlere katıldığını kabullenip inkar etmediği fakat eylemlere katılmasının örgüt üyeliğine matuf olmadığını belirttiği,
İddianame içeriğine göre 13.04.2015 tarihinde İstanbul Yenibosna da eylem hazırlığında iken silahlarıyla yakalanan DHKP/C terör örgütü mensuplarının üzerlerinden çıkan flash belleklerinden polisi polis kılığında vurmanın hem hedeflerine ulaşmakta hemde polisi psikolojik olarak yıpratmakta etkili olabileceğine dair notların çıktığı, sanığın da eylemine örgütten aldığı talimatlar ile sansasyonel bir eylem hazırlığı için keşif amaçlı veya eylem niyetiyle gerçekleştirmiş olabileceğinin değerlendirildiğinin belirtildiği, sanığın ve müdafiinin ise savunmalarında adliye binasının herkesin girip çıkabileceği bir mekan olduğunun şayet keşif amaçlı adliyeye girilecekse polis kıyafetine ihtiyaç olmadığını beyan ettiklerinin anlaşıldığı,
Tüm dosya kapsamına göre, sanığın polis üniformasıyla İstanbul Anadolu Adalet Sarayına suç tarihinde giriş yaptığı, bir saatten fazla Anadolu Adalet Sarayında dolaştıktan sonra adliyeden çıkarak bindiği ticari taksiyle Şehit S. O. Polis Karakolunun önüne gittiği, karakol karşısındaki markete girdiği, marketten alışveriş yaptıktan sonra olay mahallinden ayrıldığı, bu olaydan 1 gün sonra 18.09.2015 tarihinde Çayırova ilçesi, Özgürlük Mah.de bulunan Mustafa Necati İlkokulu bahçesinde basketbol oynarken saat 20.50 sırasında yakalandığı, yakalandığında üzerinden sahte polis kimlik kartı ve sahte nüfus cüzdanı elde edildiği, sanığın izah edildiği şekilde DHKP/C terör örgütünü sahiplendiği, bir kısmı yukarıda anlatılan eylemlere katıldığı, her ne kadar sanığın polis üniforması giyerek Anadolu Adalet Sarayında bir saat süreden fazla dolanmasının izah sadedinde yaptığı savunmaya inandırıcı olmadığından itibar edilmemiş ise de, sanığın bu eylemi tam olarak neden yaptığı tespit edilmemiş ise de sanığın adliye içerisinde daha rahat hareket edebilmek istediği yere rahatça girip çıkabilmek ve dikkat çekmemek için polis kıyafeti ile adliyeye girdiği, sanığı ele veren hususun elindeki ela gözlüm yazısı olup ayrıca taksi şoförüne suç tarihi itibariyle bulunmayan daha önceden kapatılmış Cevizli Karakolunu sorması hususunun olduğu, sanığın savunmasına itibar edilmemekle birlikte net olarak amacı tespit edilemese de, bir örgüt üyesi mantalitesinde hareket ederek bu eylemi gerçekleştirdiği kanaatine varılmış, DHKP/C nin Yargıtay kararlarıyla da terör örgütü olarak kabul edildiği anlaşılmış,
Sanığın polis kıyafetiyle İstanbul Anadolu Adliyesinde bulunması ve akabinde S. O. Karakolu önünde inerek karakol karşısında bulunan markete girerek karakolu gözetlemek suretiyle yapmış olduğu eylemin daha önceden de katıldığı eylemler dikkate alındığında amacının ne olduğu tam olarak tespit edilemese de DHKP/C terör örgütünün üyesi olarak gerçekleştirdiği, böylelikle terör örgütü üyesi olma, yetkisi olmadığı halde özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma suçlarını işlediği kanaatine varıldığı" yolundaki gerekçe ile;
Sanığın; Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan; TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 62, 53/1, 63. maddeleri uyarınca neticeten 6 yıl 3 ay hapis cezası ile; ve Özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma suçundan TCK'nın 264/1, 62, 53/1, 63. maddeleri uyarınca neticeten 10 Ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği;
Resmi belgede sahtecilik, görevi yaptırmamak için direnme, hakaret" suçları yönünden tefrik edilen dosyanın inceleme tarihi itibariyle Gebze 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/192 sırasında kayıtlı ve derdest olduğu anlaşılmıştır.
Tüm bu açıklamalar kapsamında somut olay incelendiğinde;
Sanığın üzerine atılı Silahlı terör örgütüne üye olma suçu, TCK'nın 314. maddesinde düzenlenmiş ve TCK'nın 4. kısmının dördüncü ve beşinci bölümlerinde yer alan suçları işlemek amacıyla kurulan silahlı örgüte üye olanlara, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verileceği hükme bağlanmıştır.
Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 30.04.2015 tarih ve 2015/3344 Esas, 2015/926 Karar sayılı ilamında "Örgüt üyeliği örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyeliği temadi eden bir suçtur. Örgüte üye olmak kişinin rızasıyla örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmasıdır. Örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur..." denilmiştir.
Yine Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 20.04.2015 tarih ve 2015/1069 Esas, 2015/840 karar sayılı ilamında, silahlı terör örgütüne üye olma suçunun unsurları; gönüllü olarak örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmak suretiyle örgütle organik bağ kurma, eylem ve faaliyetlerde süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk olarak kabul edilmiştir.
Mahkumiyet hükmüne konu suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçuna ilişkin 220. maddenin 6. fıkrasında ise; “Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişinin, ayrıca örgüte üye olmak suçundan dolayı” cezalandırılacağı hükmü düzenlenmiştir.
CMK'nın "Hukuka Kesin Aykırılık Halleri" başlıklı 289. maddesinin 1/g bendine göre; “Hükmün 230 uncu madde gereğince gerekçeyi içermemesi.” hukuka kesin aykırılık halidir. CMK’nın 230/1-b bendine göre de hükmün gerekçesinde; “Delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi; bu kapsamda dosya içerisinde bulunan ve hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin ayrıca ve açıkça gösterilmesi.” gerekmektedir.
Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesince sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçunun sübutuna delil sayılan eylemlere ilişkin ve bunların dışında başkaca silahlı terör örgütüne üye olma veya örgüt faaliyeti çerçevesinde işlediği iddia olunan suçlara ilişkin, soruşturma yapılıp yapılmadığının tespit edilerek var ise soruşturma akıbetleri de araştırılıp kamu davası açılmış olması durumunda ilgili dava dosyaları da incelenerek, bir örneği istinaf incelemesine esas olmak üzere dosya içine alındıktan ve silahlı terör örgütünün propagandasını yapma suçundan İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/106 Esas sayılı dosyası getirtilip incelenerek, ilgili tutanak, beyan ve belgelerin bir suretinin bu dosya içerisine konulduktan sonra, yine; sanık hakkında iddianamede örgüt faaliyeti çerçevesinde işlediği iddia olunan resmi belgede sahtecilik, görevi yaptırmamak için direnme, hakaret suçlarından tefrik edilen dosyanın bu suçlara ilişkin atılı eylemlerinin örgütsel niteliği bulunup bulunmadığı, eylemlerin sebebi, işleniş şekli, niteliği itibariyle örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmiş olup olmadığının tespiti ile, anılan suçlardan sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulması durumunda 3713 sayılı Kanunun 5 ve TCK'nın 58/9. maddelerinin uygulanmasının gerekip gerekmediğinin, belirlenmesi için 5235 sayılı Kanunun 12. maddesi de göz önüne alındığında, öncelikle istinaf incelemesine konu bu dosya ile hukuki ve fiili bağlantısı bulunan Gebze 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/192 sırasında kayıtlı dosyanın birleştirilerek; böylelikle tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi ve buna göre sanığın hukuki durumunun tespit edilip karar yerinde gerekçeleri de gösterilerek takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
Mahkeme kararlarının dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere göre sanığa isnat edilen ve suç oluşturduğu kabul edilen eylemin karar yerinde gösterilmesi ve bu hususun gerekçeye yansıtılması gerektiği gözetilmeden, yeterli olmayan gerekçe ile hüküm kurulması suretiyle, Anayasanın 141, CMK'nın 34, 230. maddelerine muhalefet edilmesi,
Kanuna aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiinin istinaf nedenleri bu sebeple yerinde görülmüş olduğundan CMK'nın 280/1-b ve 289/1-g. maddesi uyarınca diğer yönleri incelenmeksizin hükümlerin öncelikle bu sebepten dolayı BOZULMASINA, CMK'nın 283. maddesi uyarınca sonuç ceza bakımından kazanılmış hakkının gözetilmesine,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
CMK'nın 284. maddesi uyarınca kesin olmak üzere 13.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)