(5237 S. K. m. 267, 269) (5271 S. K. m. 34, 230, 280, 284, 289)
Yerel Mahkemece verilerin hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan Cumhuriyet Savcısının istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, gerekçe içeriği ve tüm dosya kapsamına göre yapılan incelemede;
Sanık F. I. C. Başsavcılığı'na müracaat ederek ahuk.gizemk@hotmail.com isimli facebook adresinin şifresini bilen 16 yaşındaki yeğeni H.'nin bilgisi dışında facebook hesabına girdiğini iddia ederek beyanda bulunması üzerine soruşturma başlatıldığı, yürütülen soruşturma sonunda sanığın aslında H. isimli yeğeninin olmadığını, facebook hesabından erkekler kendisinin sohbet ettiğini, durumdan eşinin haberdar olması üzerine ailevi problemler çıkmasını engellemek amacıyla suç uydurduğunu beyan etmesi üzerine C. Başsavcılığınca sanığın şikayetçi olduğu bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girme ve orada kalmak suçundan ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verilerek sanık hakkında TCK'nın 271/1, 53. maddeleri uyarınca kamu davası açılmıştır.
Yapılan yargılama sırasında savunması alınan sanık soruşturma aşamasındaki savunmasını tekrar ettiği, mahkemece sanığın eyleminin TCK'nın 267 ve 269. maddelerine uyma ihtimaline binaen CMK'nun 226. maddesi uyarınca ek savunma verildiği ve sanığın eyleminin iftira olarak kabulüyle TCK'nın 267/1 ve 269. maddeleri uyarınca erteli olarak mahkumiyetine karar verilmiştir.
Dosya kapsamına göre sanığın soruşturma aşamasında şüpheli olarak alınan beyanı ve yargılama aşamasındaki savunması dikkate alındığında H. isminde bir yeğeninin olmadığını, ailevi meselelerinden kurtulma adına suç uydurduğunu beyan ettiği, dolayısıyla gerçekte de H. isimli birinin bulunmadığı, bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girme ve orada kalma iddiasına ilişkin ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilirken şüphelinin kimliği belirsiz olarak belirtildiği, buna göre H. isimli kişi hakkında yapılmış bir soruşturmanın da olmadığı, buna rağmen mahkemece dosya kapsamıyla uyuşmayan gerekçeyle vasıfta yanılgıya düşülerek iftira suçundan hüküm kurulmuştur.
Hükmün TCK'nın 267/1 ve 269. Maddelerinden kurulmasına karşın gerekçeli karar başlığında suç adının suç uydurma olarak belirtilmek suretiyle çelişkiye düşüldüğü anlaşılmıştır.
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "01.08.2016" yerine "2016" olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edilmiştir.
Mahkeme kararlarının dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere göre sanığa isnat edilen ve suç oluşturduğu kabul edilen eylemin karar yerinde gösterilmesi ve bu hususun gerekçeye yansıtılması gerektiği gözetilmeden, dosya kapsamıyla uyuşmayan gerekçeyle hüküm kurulması suretiyle, Anayasanın 141, CMK'nın 34, 230. maddelerine muhalefet edilmesi,
Kanuna aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan Cumhuriyet Savcısının istinaf nedenleri bu sebeple yerinde görülmüş olduğundan CMK'nın 280/1-b ve 289/1-g. maddesi uyarınca diğer yönleri incelenmeksizin hükmün öncelikle bu sebepten dolayı BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
CMK'nın 284. maddesi uyarınca kesin olmak üzere 16/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)