(5271 S. K. m. 34, 230, 280, 289)
Yerel Mahkemece verilerin hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan sanığın istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, haciz tutanakları, gerekçe içeriği ve tüm dosya kapsamına göre yapılan incelemede;
28.04.2009 tarihinde yapılan hacizde sanığın kendisine ait olduğunu iddia ettiği saman balya makinasının haczedildiği, 28.07.2009 tarihinde haczedilen makinanın bulunamaması üzerine sanık hakkında muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan dava açıldığı ve sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, hükmün 14.02.2011 tarihinde kesinleştiği, sanığın 26.07.2011 tarihinde yeniden suç işlemesi ve almış olduğu cezanın 04.05.2016 tarihinde kesinleşmesi sebebiyle muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan verilen hükmün açıklandığı ve sanığın neticeten 1 ay 7 gün hapis ve 1 gün karşılığı 20 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin verilen hükme ilişkin olarak;
Sanığın alınan beyanında, borçla ilgisinin bulunmadığını, haczedilen makinanın kendisine ait olduğunu ve halen köyde bulunduğunu ayrıca haczedilen mal kendisine ait olduğu için İstanbul 6 İcra Hukuk Mahkemesinin 2009/2343 Esas sayılı dava dosyasında istihkak davası açtığını beyan ettiği, yargılama aşamasında dosyanın incelenmek üzere istendiği, sanığın beyanının doğru olduğu ve malın tedbiren sanığa teslimine karar verildiği ve davanın derdest olduğu görülmesine rağmen "sanık hacze konu borcun kendisine ait olmadığını ve haczedilen makinanın da borçlularla bir ilgisinin olmadığını beyanla suça konu makina ile ilgili olarak İstanbul 6. İcra Hukuk Mahkemesine İstihkak davası açtıklarını beyan etmiş ise de, borcun kaynağı ile yediemin arasında doğrudan bir bağlantı olması gerekmeyip yedieminliğin başlı başına borçtan ayrı olarak değerlendirilmesi gereken hukuki bir müessese olduğu ve hukuki ve cezai sorumluğunun bulunduğu" gerekçesiyle istihkak davasının sonucu beklenmeksizin ve hacizli malın köyde olduğunu beyan eden sanığın bu beyanı araştırılmaksızın sanığa atılı suçun şekli suç olduğu, malın muhafazası için gidildiğinde bulunamamasının suçun oluşumu için yeterli olduğu gerekçesiyle sanığın cezalandırılmasına karar verildiği,
Mahkeme kararlarının dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere göre sanığa isnat edilen ve suç oluşturduğu kabul edilen eylemin karar yerinde gösterilmesi ve bu hususun gerekçeye yansıtılması gerektiği gözetilmeden, yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması suretiyle, Anayasanın 141, CMK'nın 34, 230. maddelerine muhalefet edilmesi,
Kanuna aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan sanığın istinaf nedenleri bu sebeple yerinde görülmüş olduğundan CMK'nın 280/1-b ve 289/1-g. maddesi uyarınca diğer yönleri incelenmeksizin hükmün öncelikle bu sebepten dolayı BOZULMASINA, CMK'nın 283. maddesi uyarınca sonuç ceza bakımından kazanılmış hakkının gözetilmesine,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
CMK'nın 284. maddesi uyarınca kesin olmak üzere 23.03.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)