(2709 S. K. m. 141) (5237 S. K. m. 4, 53, 63, 314) (5271 S. K. m. 34, 223, 230, 280, 284, 289) (YCGK 10.06.2008 T. 2007/9-270 E. 2008/164 K.) (16. CD. 30.04.2015 T. 2015/3344 E. 2015/926 K.) (16. CD. 20.04.2015 T. 2015/1069 E. 2015/840 K.)
İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesince sanıklar A. Ç., E. A. ve K. Ö. hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen beraat hükümlerine karşı Cumhuriyet savcıları tarafından istinaf Kanun yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan Cumhuriyet savcılılarının istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, gerekçe içeriği ve tüm dosya kapsamına göre yapılan incelemede;
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 09/02/2016 tarihli iddianamesi ile; "Müşteki D. D.'ın 26/09/2014 tarihli beyanında özetle; Hakkında tefrik kararı verilen M. Ş. ile 2014 yılında evlendiğini, M. A. Ş. isminde ortak çocuklarının olduğunu, M. G. isimli şahısla tanıştıktan sonra evdeki sorumluluğunu bıraktığını, bu nedenle anlaşamayarak ayrıldıklarını, kendisinin Antalya'ya gittiğini, 2014 yılı içerisinde M. Ş.'ın Antalya'ya giderek ortak çocukları olan M. A. Ş.'ı gezdirmek amacıyla kendisinden aldığını ve daha sonra geri getirmediğini, ortak çocuklarını kendisiyle birlikte Suriye'ye götürdüğünü, çocuğuna ulaşmak için şikayet dilekçeleri vererek araştırmalar yaptığını, M. G. isimli şahsın Suriye'deki DAEŞ örgütüne eleman aktarımı yaptığını öğrenmesi üzerine çeşitli aracılarla çocuğunun akibeti hakkında bilgiler edindiğini, daha sonraki tarihlerde Suriye'ye giden şüphelilerden E. A. aracılığıyla çocuğundan haber aldığını, çeşitli makamlara verdiği şikayet dilekçeleriyle şikayetçi olduğunu, sonraki tarihlerde M. Ş.'ın Suriye'de uçak bombalaması neticesinde öldüğünü öğrendiğini, çocuğunun buradan getirilmesi için yaptığı girişimlerinin de sonuçsuz kaldığını beyan ederek şikayetçi olduğu,
Bilgi sahibi olarak ifadesi alınan S. Ş.'ın ifade tutanağında özetle; Müşteki D. D.'ın abisi M. Ş.'ın eşi olması nedeniyle tanıdığını, abisinin DAEŞ örgütüne katıldığını duyduğunu, oğlunu da buraya götürdüğünü, abisi Suriye'deyken birkaç kez görüştüğünü, daha sonraki tarihlerde abisinin öldüğünü öğrendiğini, abisiyle yaptığı görüşmelerde ülkeye dönmesi için ikna etmek istemesine rağmen ikna edemediğini, abisinin öldüğünden emin olmak amacıyla şüpheli E. A. ile internet üzerinden görüştüğünü, şüpheli E. A.'ın abisi M. Ş.'ın öldüğünü, Suriye'de defnedildiğini, oğlu olan M. A. Ş.'ın babasının vasiyeti üzerine Musul'da kalacağını söylediğini beyan ettiği,
Müşteki D. D.'ın şikayetleri üzerine başlatılan soruşturma kapsamında şüpheli E. A.'ın 26/01/2015 tarihinde bilgi sahibi olarak alınan beyanında özetle; M. Ş.'ı eskiden beri tanıdığını, Suriye'ye cihat için gideceğini söylediğini, daha sonraki tarihlerde gittiğini öğrendiğini, bu sırada kendisinin yanında çalışan İ. G. isimli şahsın da Suriye'ye gittiğini ve burada öldüğünü, İ. G.'ün emanet eşyalarını almak için kendisinin Suriye'ye gittiğini, burada M. Ş.'ı araştırdığını, M. Ş.'ın oğlu olan M. A. Ş.'ı gördüğünü, M. A. Ş.'ı Türkiye'ye getirmek için oradaki yetkililerden izin istediğini, ancak izin alamadığını, bu durumlardan müşteki D. D.'ı haberdar ettiğini beyan ettiği,
K. K. isimli şahsın 16/09/2015 tarihli bilgi alma tutanağında özetle; Kardeşi S. K.'ın Gebze ilçesinden ayrılarak Suriye'ye gittiğini öğrenmesi üzerine karakola şikayet dilekçesi verdiğini, kardeşiyle Suriye sınırına geçtikten sonra irtibat kurabildiğini, kardeşinin dönmesi için ikna ettiğini, dönüşü sağlamak amacıyla kaçakçılara verilmek üzere 3.000 TL parayı kardeşinin kendisinden istediğini, kardeşim S. K.'ın yönlendirmesi neticesinde temin ettiği 2.000 TL parayı kendisine ulaştırmak üzere Tuzla İçmeler'de bulunan çiğ köfteci K. Ö.'a bırakılmasını, K. Ö.'ın da bu parayı M. G. aracılığıyla kendisine ulaştıracağını, bu durumdan da M. G.'in haberdar edilmesi talimatını verdiği, bu talimat doğrultusunda söz konusu paranın şüpheli K. Ö.'a ulaştırıldığı, daha sonra da alınan beyanlar doğrultusunda paranın geri alındığı,
Şüpheli E. A.'ın şüpheli olarak alınan beyanında özetle; Kendisinin Türkiye'de ticari işle uğraştığını, 2015 yılı Mayıs-Haziran aylarında illegal yollarla Suriye'ye gittiğini, Suriye'ye gitme amacının yanında çalışan ve Suriye'deki DAEŞ örgütüne katılmış olan İ. G. isimli arkadaşının burada öldüğünü duyması üzerine ailesinin isteği doğrultusunda eşyalarını getirmek olduğunu, Suriye'den Rakka şehrine gittiğini, burada İ. G.'ün Kobani'de savaşırken öldüğünü öğrendiğini, M. A. Ş. isimli çocuğu da gördüğünü, bu çocuğu Türkiye'ye getirmek için oradaki yetkililerle görüştüğünü ancak izin alamadığını, daha sonra Türkiye'ye döndüğünü, İ. G.'ün özel eşyalarını ailesine teslim ettiğini, Suriye'de iken M. G. isimli şahsı da Rakka şehrinde gördüğünü, kendisiyle konuştuğunu, burada bulunan Türklere ilim öğrettiğini söylediğini, İ. G. ve diğer şahıslara DAEŞ'e katılmaları yönünde herhangi bir telkininin olmadığını, soruşturma dosyasının şüphelilerinin bir kısmını tanıdığını, bir kısmını ise tanımadığını, K. Ö. ile tanıştığını, K. Ö.'ın kendisini arayarak 2.000 TL paranın kendisine bırakıldığını, S. diye birisine verileceğini söylediğini, kendisinin de S.'i tanımadığını beyan ederek telefonu kapattığını, whatsapptan atılan mesajda da parayla ilgili olarak M. G. ile görüşülmesi gerektiğini söylediğini, parayı almadığını, DAEŞ örgüt üyeliği suçlamasını kabul etmediğini beyan ettiği,
Şüpheli Ş. S.'nun müdafii huzurunda alınan beyanında özetle; Kendisinin çiğ köfte dükkanının bulunduğunu, 2 yıl önce burayı E. A.'a devrettiğini, yurt dışına hiç gitmediğini, herhangi bir örgüt üyeliğinin bulunmadığını, soruşturma dosyası kapsamında bulunan şüphelilerin büyük bir kısmını tanıdığını, bir kısım şüphelileri ise tanımadığını, DAEŞ örgüt üyeliğiyle herhangi bir alakasının bulunmadığını, Suriye'de bulunan şahıslarla herhangi bir bağlantı ve alakasının olmadığını, suçlamaları kabul etmediğini beyan ettiği,
Şüpheli K. Ö.'ın alınan beyanında özetle; Legal veya illegal yollarla yurt dışına gitmediğini, Suriye'deki kişilerle irtibatlı olmadığını, soruşturma dosyasının şüphelileri ile tanıştığını, çiğ köfte dükkanında çalıştığını, E. A.'ın buradan tanıdığını, bir gece dükkanda iken tanımadığı bir şahsın gelerek zarf içerisinde para bırakıp E.'e verileceğini söylediğini, kendisinin de durumu telefonla E.'e bildirdiğini, E.'in haberinin olmadığını söylemesi üzerine zarfı bırakan şahsın geri gelerek kendisinden zarfı alıp gittiğini, bu hususu E.'e söylemediğini, sonraki günlerde bu durumu E.'e anlattığını, E. L. ve S. K. isimli şahısları tanımadığını, örgüt suçlamasını kabul etmediğini beyan ettiği,
Şüpheli A. Ç.'ın alınan beyanında özetle; Kendisinin Suriye ülkesine legal yada illegal yollarla hiçbir zaman gitmediğini, şüphelilerden E. A.'ı tanıdığını, yanında bir müddet çalıştığını, diğer şüphelilerin de büyük bir kısmını tanıdığını, M. Ş. isimli tanıdığının oğluyla birlikte Suriye'ye gittiğini duyduğunu, bir müddet sonra müşteki D. D.'ın kendisine gelerek Suriye'deki DAEŞ örgütüne gitmek istediğini ve kendisine yardımcı olup olmayacağını sorduğunu, kendisinin de benim bu örgütle bir ilişkim ve alakam yoktur dediğini ve bu nedenle talebini kabul etmediğini, herhangi bir terör örgütüyle bağlantısının bulunmadığını, çatışma bölgelerine giden şahıslarla da hiçbir irtibatının olmadığını beyan ettiği,
Şüpheli E. K.'un alınan beyanında özetle; Suçlamaları kabul etmediğini, yurt dışına hiç gitmediğini, dosyadaki şüphelilerin büyük bir kısmını tanıdığını, M. Ş.'ı tanıdığını, M. Ş.'ın Suriye'ye giderek burada öldüğünü duyduğunu, DAEŞ Terör Örgütüne karşı olduğunu, eylemlerini benimsemediğini ve bu nedenlerle suçlamaları kabul etmediğini beyan ettiği,
Şüpheli R. C.'un alınan beyanında özetle; Suriye ülkesine giriş çıkış yapmadığını, dosyadaki şüphelilerin büyük bir kısmını tanıdığını, yurt dışına eğitim amacıyla da gitmediğini, M. Ş. isimli şahsı tanımadığını, DAEŞ Terör Örgütüyle bir bağlantısının olmadığını ve suçlamaları kabul etmediğini beyan ettiği,
Şüpheli S. S.'ın alınan beyanında özetle; Suriye ülkesine hiç gitmediğini, dosyadaki şüphelilerin bir kısmını tanıdığını, DAEŞ örgütüyle bir bağlantısının olmadığını, Suriye'deki kişilerle bir bağlantısının olmadığını, kardeşinin Suriye ülkesinde öldüğünü, suçsuz olduğunu beyan ettiği,
Emniyet Müdürlüğü ekiplerince şüphelilerin DAEŞ Terör Örgütüne destek olmak amacıyla Suriye ve Irak'taki çatışma alanlarına gidip geldiklerine dair istihbari bilgilerin bulunduğu, bu bilgilerin 10/01/2016 tarihli tutanak ile tutanak altına alındığı, tutanak içeriğine göre bu şüphelilerin DAEŞ'in yoğun olarak faaliyet gösterdiği bölgelere yasa dışı yollarla gidip geldiklerinin tespit edildiği,
Bir kısım şüphelilerin örgütle irtibatlı olan kişilerle yakın temas halinde olmaları, şüpheli E. A.'ın dinleme dosyası içerisindeki tapelerinde kendisine IŞİD'çi olarak hitap edilmesi, müşteki D. D.'ın çocuğunu Suriye ülkesinden getirmek için A. Ç. isimli şüpheliden yardım talebinde bulunması, Suriye'de bulunan şahsın Türkiye'ye dönüşü için K. Ö. isimli şüpheliye para bırakılması ve bu paranın E. A. aracılığıyla Suriye'de olduğu bilinen M. G. aracılığıyla sahibine ulaştırılmak istenmesi, şüphelilerin birbirleriyle olan irtibatları, DAEŞ örgütüne yönelik delil elde etme zorlukları birlikte değerlendirildiğinde; tüm şüphelilerin müsnet suçu işledikleri yönünde haklarında kamu davası açmayı gerektirecek nitelikte delillerin elde edildiği incelenen soruşturma evrakı kapsamından anlaşıldığı, böylelikle; üzerlerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işledikleri iddiasıyla yargılamalarının yapılarak TCK'nın 314/2, 53/1, 63. maddeleri gereğince ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 15.12.2016 tarihli hükmü ile; "Sanıklar hakkında örgüte üye olma suçundan yapılan yargılama neticesinde toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; müşteki D. D.'ın 26/09/2014 tarihli beyanında M. Ş. ile 2014 yılında evlendiğini, M. A. Ş. isminde ortak çocuklarının olduğunu, M. G. isimli şahısla tanıştıktan sonra evdeki sorumluluğunu bıraktığını, bu nedenle anlaşamayarak ayrıldıklarını, kendisinin Antalya'ya gittiğini, 2014 yılı içerisinde M. Ş.'ın Antalya'ya giderek ortak çocukları olan M. A. Ş.'ı gezdirmek amacıyla kendisinden aldığını ve daha sonra geri getirmediğini, ortak çocuklarını kendisiyle birlikte Suriye'ye götürdüğünü, çocuğuna ulaşmak için şikayet dilekçeleri vererek araştırmalar yaptığını, M. G. isimli şahsın Suriye'deki DAEŞ örgütüne eleman aktarımı yaptığını öğrenmesi üzerine çeşitli aracılarla çocuğunun akibeti hakkında bilgiler edindiğini, daha sonraki tarihlerde Suriye'ye giden E. A. aracılığıyla çocuğundan haber aldığını belirtmiş olup çeşitli makamlara verdiği şikayet dilekçelerine istinaden soruşturmaya başlanıldığı, dosya kapsamında soruşturma aşamasında bilgilerine başvurulan D. D. ile S. Ş.'ın beyanlarına göre M. Ş. hakkında nerde olduğuna, sağ olup olmadığına ilişkin bilgileri sanık E. A.'dan aldıklarını belirttikleri, E.'le yaptıkları görüşmeler neticesinde M. Ş.'ın öldüğü bilgisine ulaştıkları fakat müştekinin oğlu olan M. A. Ş.'ın babasının vasiyeti üzerine Musul'da kalacağını söylediğini ifade etmeleri üzerine soruşturmanın derinleştirildiği ve sanık E.'in alınan ifadesinde İ. G. isimli kişinin Suriye'de vefat etmesi üzerine oraya giderek emanet eşyalarını almak için uğraştığını ve müştekinin oğlunu da orada gördüğünü ikrar ettiği,
Soruşturma aşamasında ifadesine başvurulan ve kardeşinin örgüte katılmak için Suriye'ye gittiği beyan eden tanık K. K.'ın 16/09/2015 tarihli ifadesinde kardeşi S. K.'ın Suriye'ye gittiğini öğrenmesi üzerine karakola şikayet dilekçesi verdiğini, kardeşiyle Suriye sınırına geçtikten sonra irtibat kurabildiğini, kardeşinin dönmesi için ikna ettiğini, dönüşü sağlamak amacıyla kaçakçılara verilmek üzere 3.000 TL parayı kardeşinin kendisinden istediğini, kardeşim S. K.'ın yönlendirmesi neticesinde temin ettiği 2.000 TL parayı kendisine ulaştırmak üzere Tuzla İçmeler'de bulunan çiğ köfteci sanık K. Ö.'a bırakılmasını, K. Ö.'ın da bu parayı M. G. aracılığıyla kendisine ulaştıracağını, bu durumdan da M. G.'in haberdar edilmesi talimatını verdiği, bu talimat doğrultusunda söz konusu paranın sanık K. Ö.'a ulaştırıldığı, daha sonra da alınan beyanlar doğrultusunda paranın geri alındığı belirttiği anlaşılmıştır. Söz konusu müşteki ve tanık beyanlarına istinaden yukarıda belirtilen deliller ve mahkeme kararları doğrultusunda bir kısım sanıklar hakkında iletişimin tespiti tedbirine başvurulmuş ve tanık tarafından kardeşinin örgütten kurtarılması için verilen paranın izi sürülerek dosya kapsamındaki sanıklara ulaşılmıştır. Sanıklardan E. A. illegal yollardan Suriye'ye yanında daha önce çalışan İ. G.'ün emanetlerini alıp ailesine teslim etmek maksadıyla gittiğini ve çiğ köfteci dükkanında sanık K.'a zarf içinde bırakılan paranın ne amaçla kime bırakıldığını bilmediğini istikrarlı şekilde beyan etmiş; onun haricindeki sanıklar atılı suçlamaları kabul etmeyerek Suriye'ye gitmediklerini ısrarla beyan etmişlerdir. Emniyet Müdürlüğü ekiplerince sanıkların DAEŞ terör örgütüne destek olmak amacıyla Suriye ve Irak'taki çatışma alanlarına gidip geldiklerine dair istihbari bilgilerin bulunduğu, bu bilgilerin 10/01/2016 tarihinde tutanak altına alındığı, tutanak içeriğine göre bu sanıkların DAEŞ'in yoğun olarak faaliyet gösterdiği bölgelere yasa dışı yollarla gidip geldiklerinin tespit edildiği, iletişimin tespiti sırasında sanık E. A.'na "IŞİD'ci" olarak hitap edilmesi, sanıkların birbirleriyle olan irtibatları ile DAEŞ örgütüne yönelik delil elde etme zorluklarından bahisle cezalandırılmaları talep edilmişse de dosya kapsamında istihbari bilgilere kimlerden, nasıl ve ne şekilde ulaşıldığına ilişkin somut herhangi bir delil bulunmaması, istihbari bilgilerin tek başına mahkumiyete yetecek derecede delil olarak değerlendirilemeyeceği, tape kayıtlarında aşamalardaki beyan ve delillere bakıldığında sosyal medya hesaplarında IŞİD'e ilişkin video veya paylaşımlarda bulunan sanık E. A.'a "IŞİD'ci" şeklinde hitap edilmesi haricinde delil olabilecek herhangi bir konuşmaya rastlanılmaması, sanıkların birbirlerini tanımalarının örgüt bağına ilişkin varsayımdan öteye geçen bir durum olmadığı, çiğ köfteciye zarf içinde bırakılan paranın tanık K.'nın kardeşini örgütten kurtarmak amacıyla mı, örgüte para ve kaynak sağlamak amacıyla mı, örgüt faaliyetleri çerçevesinde mi bırakıldığının kesin olarak tespit edilememiş olması, sanıkların çatışma bölgelerine birçok defa gidip geldiklerine ilişkin duyum dışında teknik takip-fiziki takip gibi herhangi bir somut delil bulunmadığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 10/06/2008 tarihli 2007/9-270 esas 2008/164 sayılı kararında da belirtildiği üzere "Yerleşik yargısal kararlarda belirlenen ilkelere göre, failin salt silahlı örgüte ilgi duyması, örgüte katılmak için zemin arayışına girmesi, bu amaçla kendisini örgüte ulaştırabilecek kişilerle temasa geçmeye çalışması ve örgüt mensuplarıyla görüşüp buluşmadan salt örgüte katılmak amacıyla başka bir bölgeye yolculuk yapması silahlı örgüt üyeliği suçunun oluşumu için yeterli değildir." kararına göre de sanık E.'in Suriye’ye gitmesinin tek başına örgüt üyeliğinden mahkum olması için yeterli delil olmadığı değerlendirilmekle sanıkların beraatlerine karar vermek gerekmiştir." yolundaki gerekçe ile sanıkların üzerlerine atılı suçu işlediklerinin sabit olmaması nedeniyle CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince ayrı ayrı beraatlerine dair hüküm kurulmuştur.
Somut olay incelendiğinde;
Silahlı terör örgütüne üye olma suçu, TCK'nın 314. maddesinde düzenlenmiş ve TCK'nın 4. kısmının dördüncü ve beşinci bölümlerinde yer alan suçları işlemek amacıyla kurulan silahlı örgüte üye olanlara, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verileceği hükme bağlanmıştır.
Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 30.04.2015 tarih ve 2015/3344 Esas, 2015/926 Karar sayılı ilamında "Örgüt üyeliği örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyeliği temadi eden bir suçtur. Örgüte üye olmak kişinin rızasıyla örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmasıdır. Örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. ..."denilmiştir.
Yine Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 20.04.2015 tarih ve 2015/1069 Esas, 2015/840 Karar sayılı ilamında, silahlı terör örgütüne üye olma suçunun unsurları; gönüllü olarak örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmak suretiyle örgütle organik bağ kurma, eylem ve faaliyetlerde süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk olarak kabul edilmiştir.
K. K. kolluktaki 16.09.2015 tarihli bilgi alma tutanağında özetle; Kardeşi S. K.'ın Gebze ilçesinden ayrılarak Suriye'ye gittiğini öğrenmesi üzerine karakola şikayet dilekçesi verdiğini, kardeşiyle Suriye sınırına geçtikten sonra irtibat kurabildiğini, kardeşinin Suriye'de IŞİD içinde eğitim aldığını, eğitim sonrasında kendisini farklı yerlere gönderdiklerini kardeşinden öğrendiğini, bir süre sonra geri dönmek istediğini, dönüşü sağlamak amacıyla kaçakçılara verilmek üzere 3.000 TL parayı kardeşinin kendisinden istediğini, kardeşi S. K.'ın yönlendirmesi neticesinde temin ettiği 2.000 TL parayı kendisine ulaştırmak üzere Tuzla İçmeler'de bulunan çiğ köfteci K.'a bırakılmasını, K.'ın da bu parayı M. G. aracılığıyla kendisine ulaştıracağını, bu durumdan da M. G.'in haberdar edilmesi talimatını verdiği, bu talimat doğrultusunda söz konusu paranın şüpheli K. 'a ulaştırıldığını beyan ettiği,
Yine F. K. 28.09.2015 tarihli Emniyette bilgi veren sıfatıyla alınan beyanında; S. K.'ın IŞİD terör örgütüne katılmak üzere Suriye ülkesine geçtiğini, bilahare pişman olması üzerine kaçmak için ablası K. ile telefon yoluyla iletişim kurduğunu, örgütten kaçmak için 3.000-TL paraya ihtiyacı olduğunu söylemesi üzerine çevreden para topladıklarını, bir gün K.'nın kendisine 2.000-TL vererek bu parayı S.'e göndermek üzere Tuzla Ülkü Ocağı'nın yanındaki K. isimli şahsın işlettiği çiğ köfteciye giderek "E. L. alacak, M. hocaya haber ver parayı alacak şahsın adı K. E. " demesini istediği ve parayı vermesini, bunu S.'in istediğini söylediğini, E. L.'nin S.'in IŞİD içindeyken kullandığı isim olduğunu öğrendiklerini, kendisinin parayı aldıktan sonra çiğ köfteci dükkanına gittiğini, Dükkanda gördüğü şahsa adının K. olup olmadığını sorduğunu, evet deyince "Beni E. L. gönderdi, bir emanet var E. hocaya emaneti aldığınızı söyleyin, o da M. G. hocaya haber versin" dediğini, İçinde para bulunan zarfı K.'a verdiğini, K. isimli şahsın E. isimli şahsı yanında telefonla aradığını ve "E. L.'ye ulaştırmak için bir emanet getirildi, haberin var mı" dediğini, Telefondaki şahsa tamam deyip parayı cebine koyduğunu,
Parayı şahsa verdikten sonra S.in whatsupp üzerinden mesaj yazarak parayı doğru adama vermesini, M. hocaya haber verdiklerinden emin olmasını söylediğini ve sonra kendisine M. G. hocaya ait telefonları gönderdiğini, Whatsapp üzerinden aradığında, açan olmayınca bu sefer S.in E. isimli şahsın kullandığı telefonu yolladığını, E. isimli şahsı aradığında telefonu açtığında S.'e gönderilmek üzere para gönderdiğini, S.'in M. G.'e haber verildiğinden emin olmasını istediğini söyleyince E.in bir şey söylemeden telefonu yüzüne kapattığını, Telefonda konuşmaktan korktuğunu düşünüp, bu kez kendisini whatsupp üzerinden aradığını, Tekrar konuyu anlatıp M. G. hocaya haber vermesini istediğinde; "Tamam kardeşim merak etme ben halledeceğim" dediğini, Yaklaşık yarım saat sonra S.in kendisine whatsupp üzerinden mesaj atarak "M. hocadan 2.000-Tl parayı aldım" dediğini, Bunun üzerine K.'a verdiği paranın E. hoca-M. G. birbiriyle irtibat kurdukları koordine neticesinde Suriye'de IŞİD terör örgütü içinde faaliyet gösterdiğini anladığı M. G. isimli hocaya ulaştırdıklarını ve M.'nın da S.'e parayı verdiğini anladığını, S. isimli kaynının IŞİD terör örgütü içindeyken Suriye'de faaliyet gösterirken kaçarak Kilis'te Türk güvenlik güçlerince yakalanıp sonrasında tutuklandığını, S.'in yönlendirmesiyle parayı verdiğini " beyan etmiştir.
Dosya içinde mevcut İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'na hitaben yazdığı 20.07.2016 tarihli yazıda DAEŞ terör örgütü mensuplarına yönelik 18.06.2016 tarihli operasyonda F. G., B. A., Z. A. T.'un yakalandıkları, ikamet ve üst aramalarında çok sayıda dijital malzeme ve çatışma bölgelerine gönderilmek üzere askeri malzemelerin ele geçirildiği,
28.06.2016 günü Atatürk Havalimanı'nda meydana gelen saldırı ile ilgili canlı bomba eylemini gerçekleştirdiği değerlendirilen 3 şüpheli şahsın kullandığı GSM hatları ile ilgili çalışmalarda; irtibatlarının bir çoğunun DEAŞ bünyesinde faaliyet gösteren şahıslar olduğu, ankesörlü telefon kullanılarak gizliliğe önem verdikleri, bu kapsamda yapılan eş zamanlı operasyonlarda "M. G. grubu" içinde yer alan R. C., L. U., Y. B. ve S. S.'ın tutuklanarak cezaevine teslim edildikleri, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2016/87626 Soruşturma sayılı dosyasında yakalanan Fuat Güneş'in alınan ifadesinde ağabeyi M. G.'in DEAŞ terör örgütü içinde 2 yıl önce IŞİD terör örgütü saflarında savaşmak için Suriye'ye gittiğini beyan ettiği, bir arada değerlendirildiğinde şahısların birlikte hareket ederek DEAŞ terör örgütüne katılacak kişileri ikna ettiği, bu ülkeye götürülmesi için gerekli organizasyonu yaptıkları, çatışma bölgeleriyle bağlantılı oldukları, Atatürk Havalimanı'nda meydana gelen saldırıyı gerçekleştiren şahıslarla bağlantılı olmaları nedeniyle DEAŞ terör örgütü içinde halen etkin bir rol üstlendikleri, ele geçen dijital malzemelerin henüz incelenmesinin tamamlanmadığı belirtilmiştir.
Kollukta ifadesi alınan K. ve F.'in yukarıda yazılı beyanlarında; IŞİD'e katılmak üzere Suriye ülkesine gidip bilahare pişman olup ülkemize dönmek isteyen tanık K.'nın kardeşi S.'in istediği parayı sanık K.'ın işletmekte olduğu çiğ köfte dükkanında "E. L." kod adını kullanan S.'e teslim edilmek üzere sanık K.'a bizzat verdiği ve bilahare kod adını da belirtip Suriye ülkesinde IŞİD içerisinde faaliyet gösteren M. G.'e paranın teslim edildiğinin bildirilmesi için daha önceden tanımadığı sanık E. ile S.'in yönlendirmesi sonucu iletişime geçtiği ve E.'in kendisine "ben halledeceğim" diye cevap verdiği, bilahare S.'in gerçekten kendisine whatsupp üzerinden mesaj atarak "M. hocadan 2.000-TL parayı aldım" yolundaki F.'in beyanları bir arada değerlendirildiğinde; K. ve F.'in bu beyanlarının gerekçeli kararda değerlendirilmediği, anılan her iki tanığın mahkemece dinlenmediği, beyanlarına neden üstünlük tanınmadığı, geçerli sayılmadığı hususlarının gerekçeli kararda tartışılmadığı, yine her iki tanığın beyanında ve açıkça IŞİD terör örgütü içinde Suriye ülkesinde faaliyet gösterdiği ve soruşturma dosyası tefrik edilen M. G. vasıtasıyla diğer sanıklarla örgütsel irtibat kurduğu, para temin ettiği neticesinde ülkemize dönüşünde Kilis'de yakalanıp tutuklandığı belirtilen S. K.'ın hangi cezaevinde bulunduğunun tespit edilerek tanık olarak dinlenip tanıklar K. ve F.'in beyanlarında geçen hususların sorularak 2.000-TL parayı Suriye ülkesindeyken M. G. vasıtasıyla sanıklar K. ve E. aracılığıyla teslim alıp almadığı, Suriye ülkesinde IŞİD terör örgütüne katıldığına ilişkin hakkında soruşturma olup olmadığı ve diğer sanıkların IŞİD terör örgütü ile bağlantısı ve bu sanıkların terör örgütü ile irtibatlarının, örgüt içinde faaliyetlerinin olup olmadığı hususlarında bilgisinin sorulup tüm bu hususlar bir arada değerlendirildikten sonra silahlı terör örgütüne üye olma suçunun "süreklilik, çeşitlilik ve örgüt içindeki organizasyona dahil olma unsurları da gözetilerek" sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken anılan hususların gerekçede tartışmasız bırakıldığı;
Yine; tüm bu deliller ve bunun yanında soruşturma aşamasında soruşturma evrakının tefrik edilmesine karar verilen ve iş bu dosyamız sanıkları ile de örgütsel bağı olduğu iddia edilen M. G. ve F. G. haklarında yürütüldüğü belirtilen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yukarıda numarası yazılı soruşturma dosyalarının da celp edilip incelenerek varsa iş bu dosya sanıklarıyla örgütsel irtibat ve delillere ilişkin belgeler ile birlikte açılmış ise kamu davasının ilişkin iddianame örneğinin de bu dosya içerisine konulup bu şekilde tüm deliller bir arada değerlendirilerek ve hükmün gerekçesinde tartışılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken gerekçede bu hususlara değinilmeden yetersiz gerekçe ile sanıkların beraatine ilişkin hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
Mahkeme kararlarının dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere göre sanığa isnat edilen ve suç oluşturduğu kabul edilen eylemin karar yerinde gösterilmesi ve bu hususun gerekçeye yansıtılması gerektiği gözetilmeden, yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması suretiyle, Anayasanın 141, CMK'nın 34, 230. maddelerine muhalefet edilmesi,
Kanuna aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan Cumhuriyet savcılarının istinaf nedenleri bu sebeple yerinde görülmüş olduğundan CMK'nın 280/1-b ve 289/1-g. maddesi uyarınca diğer yönleri incelenmeksizin hükümlerin öncelikle bu sebepten dolayı ayrı ayrı BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
CMK'nın 284. maddesi uyarınca kesin olmak üzere 23.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)