(5275 S. K. m. 106) (5271 S. K. m. 280, 283, 289)
Yerel Mahkemece verilerin hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiinin istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, duruşma zabıtları, gerekçe içeriği ve tüm dosya kapsamına göre yapılan incelemede;
Kabule göre; seçenek yaptırım olan adli para cezalarının yerine getirilmemesi halinde 6545 sayılı Kanunla değişik 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesi uyarınca infaz aşamasında res'en uygulama yapılabileceğinden, hüküm fıkrasındaki TCK'nın 52/4. maddesi uyarınca yapılan ihtarat sonuca etkili görülmemiştir.
Sanığın savunmasında dinlenmesini talep ettiği tanık S. A.'ın dinlenip dinlenmeyeceği hususunda mahkemece herhangi bir karar verilmediği anlaşılmakla hüküm gerekçesinde bu hususta yeterli gerekçe belirtilmemesi suretiyle savunma hakkının sınırlandırılmış olması,
Kanuna aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiinin istinaf nedenleri bu sebeple yerinde görülmüş olduğundan CMK'nın 280/1-b ve 289/1-g maddesi uyarınca hükmün öncelikle bu sebepten dolayı BOZULMASINA, CMK'nın 283. maddesi uyarınca sonuç ceza bakımından kazanılmış hakkının gözetilmesine,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
CMK'nın 284. maddesi uyarınca kesin olmak üzere 10.03.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)