(5237 S. K. m. 53, 54, 58, 63, 174, 204, 265, 302, 314) (3713 S. K. m. 4, 5, 7) (2911 S. K. m. 32, 33) (5271 S. K. m. 230, 280, 289) (16. CD 03.10.2016 T. 2015/8142 E. 2016/4899 K.) (16. CD. 30.04.2015 T. 2015/3344 E. 2015/926 K.) (16. CD 20.04.2015 T. 2015/1069 E. 2015/840 K.) (16. CD 11.05.2016 T. 2016/441 E. 2016/3062 K.)
İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesince sanık R. E. hakkında silahlı terör örgütüne üye olma, sanık İ. Ş. hakkında resmi belgede sahtecilik ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine karşı sanıklar müdafileri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiinin istinaf dilekçesi içeriğine göre;
Dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.03.2017 tarih ve 2016/340 esas sayılı yazısı, İstanbul Cumhuriyet Başsacılığının 05.12.2016 tarih ve 2016/148195 soruşturma sayılı iddianamesi, gerekçe içeriği ve tüm dosya kapsamına göre yapılan incelemede;
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 20.04.2016 tarih 2016/18200 Esas sayılı iddianamesi ile; Sanık İ. Ş. hakkında resmi belgede sahtecilik ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından TCK'nın 204/1, 3713 sayılı Kanunun 4/1-a, 5, TCK'nın 314/2, 53, 54, 63. maddeleri, sanık R. E. hakkında Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan TCK'nın 314/2, 53, 54, 63. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda verilen 29.12.2016 tarihli hükümdeki "Sanık İ. Ş.; 17.10.2015 tarihinde Ataşehir Örnek Mahallesinde kimlik kontrolü yapan polislere sanığın "H. Ş." adına düzenlenen bir kimlik ibraz ettiği, ancak kimlikte soğuk damgasında kabartma bulunmaması ve 24.01.2007 tarihinde yenilenmesine rağmen yıpranmamış olması nedeniyle kimliğin sahte olabileceğinden şüphelenildiği, nitekim sanığın da ibraz ettiği kimliğin sahte olduğunu ikrar ile asker kaçağı olması nedeniyle ağabeyi H. Ş.'e ait kimliğe kendi fotoğrafını yapıştırdığını kabul ettiği,
Sanığın yapılan üst aramasında çeşitli belge ve dokümanlar çıktığı, bu belgelerde PKK terör örgütünün kırsal alanına gönderilecek elemanlara yardımcı olması amacıyla İETT otobüs ve durak bilgileri, örgüte eleman aktarımı yaptığı iddiasıyla hakkında daha önce soruşturma yapılan Fettullah Gül isimli kişiyle ilgili iletişim bilgileri, yine telefon defterinde PKK terör örgütüne eleman aktarımı ve ideolojik eğitim veren örgüt üyelerine ait iletişim bilgileri, 2013 yılında örgüte katılarak kırsal alana gittiği bilinen E. K.'a ait bankamatik kartı ile kayıp kaydı bulunan H. Z.'e ait İETT taşıma kartı bulunduğu,
Ayrıca başka bir soruşturma kapsamında terör örgütü üyesi olduğu iddia edilen A. Y.'a ait dokümanda sanıktan "heval A." kod adı ile bahsedilerek "bu arkadaşı Kobaniye malzeme getirmesi için göndermiştik daha gelmedi" notu bulunduğu, yine benzer şekilde yakalanan H. D. isimli örgüt üyesi olduğu iddia edilen kişiden ele geçen dokümanda da yine sanıktan "heval A." kod adıyla bahsedilerek "1 ay Kürdistan'a kaldı, döndükten sonra ataması İstanbul 1.bölgeye yapıldı, şimdi öz savunma çalışması yapmaktadır" ibaresinin yer aldığı,
Öte yandan sanığın sol bacak diz alt kısmında iki adet kapanmış ve ateşli silah tarafından oluşturulmuş giriş-çıkış yarasının bulunduğu görülmüştür.
Bu bilgiler bir bütün halinde değerlendirildiğinde sanığın örgüt talimatları doğrultusunda örgüt faaliyetleri için Kobani'ye gittiği, muhtemelen burada çatışmaya girerek yaralandığı, daha sonra Türkiye'ye dönerek örgütün talimatı doğrultusunda İstanbul'da (1.seçim bölgesi olan Anadolu yakası'nda) örgüte eleman aktarımı faaliyetlerinde bulunduğu, bu kapsamda örgüte katıldığı bilinen E. K. ve kayıp bilgisi olan H. Z.'ü örgüte eleman olarak kazandırdığı, bu faaliyetleri kapsamında ele geçen dokümanlarda iletişim bilgileri yazılı diğer örgüt üyeleri ile iletişime geçtiği,
Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere örgüte eleman aktarımı-kazanımı yapmanın başlı başına terör örgütüne üye olma suçunun oluşması için yeterli olacağı bilindiğinden (Yargıtay 16. CD 2015/8142-2016/4899; "Terör örgütlerinin yurtiçi ve yurtdışındaki kamplarına örgüte katılmak üzere eleman göndermenin, bu örgütlere üye sağlamanın başlıca yollarından biri olduğu, terör örgütlerinin amaç suçun işlenmesi yolunda güven, disiplin ve sıkı irtibata önem veren iş bölümüne dayalı, hiyerarşik düzene sahip yapılar olarak istihbarat, gizlilik, güvenlik ve denetim konularında duyarlı oldukları, işleyiş ve yapılanma itibariyle bu özellikleri gösteren terör örgütlerinin, örgütün "hiyerarşik yapısına" dahil edilmek üzere gönderilen elemanları, irtibat halinde olmadıkları, güvenilir bulmadıkları, denetlemedikleri kaynaklardan kabul etmeyecekleri gibi, gizlilik ve güvenlik kuralları ile hiyerarşiye uymayan kişilerin bu tür faaliyetlerine de izin vermeyecekleri, terör örgütlerine yeni eleman temin etme, barındırma, gönderme veya ulaşımını sağlama gibi faaliyetlere ilişkin organizasyonun örgütsel yapı dışında değerlendirilemeyeceği ve bu eylemlerin salt yardım düzeyini aşmamış eylemlerden nitelik itibariyle farklılık arz ettiği göz önüne alındığında; suça sürüklenen çocuğun temyiz dışı sanıklar (....) ile birlikte (...) isimli kişilerin terör örgütüne katılmalarını sağladıklarının kabul edildiği somut olayda, sanığın eyleminin doğrudan silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturacağı..") sanığın üzerine atılı terör örgütüne üye olma suçunun sübut ettiği,
Yine suç tarihinde polislere ibraz ettiği sahte kimliğin kriminal raporca da sabit olmak üzere sahte olarak oluşturulduğu ve iğfal kabiliyeti bulunduğu anlaşılmakla, üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunun da sübut ettiği anlaşılmıştır.
Sanık R. E.; 17.10.2015 tarihinde Ataşehir libadiye caddesinde durumundan şüphelenilen sanık R. E 'in yapılan üst aramasında çeşitli belge ve dokümanlar çıktığı, bu belgelerde PKK terör örgütünün kırsal alanına gönderilen elemanların kırsal alana ulaştıklarına dair ailelerine bilgi veren kişiler ile ilgili iletişim bilgileri ve telefon numaralarını olduğu,
Terör örgütü üyesi olmak suçundan tutuklanan Y. K. isimli kişiye ait İETT taşıma kartı bulunduğu,
Ayrıca sanık ile ilgili yapılan soruşturma kapsamında 15/07/2015 tarihinde Maltepe İlçesi Nurettin Sözen Parkında izinsiz kurulan çadırın üzerinde ve çevresinde terör örgütü lideri Abdullah Öcalan'ın resimlerinin bulunması üzerine yapılan müdahale sırasında H. Ş.isimli şahıs yakalandığında olay yerinden elde edilen materyaller üzerinde 183 adet parmak izin 2 adet avuç izinin elde edildiği, APFİS sisteminden yapılan sorgulamada olay yerinden elde edilen "Kolera Gündeminde Aşk" isimli kitabın üzerinden 5 adet, "All Star" ibareli not defteri üzerinden 5 adet ve "Amed" ibareli not defterinden 8 adet olmak üzere toplam 18 det parmak izinin sanık R. E.'in sağ el baş, sol el yüzük, sağ el serçe, sol el baş, sol el orta, sağ el işaret, sol el işaret, sağ el orta parmak izleri ile aynı olduğunun saptandığı,
Emanetin 2015/18625 sırasında kayıtlı DNA örneklerine ilişkin olarak İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 26/10/2015 tarih ve İST-BYL-15-8360 uzmanlık numaralı raporunda; sanık R. E.'e ait DNA profilinin 15/07/2015 tarihinde Maltepe İlçesi Gülensu Mahallesi Ümit Kaftancıoğlu Caddesi Nurettin Sözen Parkı içerisinde meydana gelen 2911 sayılı Kanun, suç ve suçluyu övmek ve terör örgütü propagandası olayı ile ilgili olay yerinden temin edilen diş fırçası üzerinden alınan DNA profili ile uyumlu olduğunun tespit edildiği görülmüştür.
Bu bilgiler bir bütün halinde değerlendirildiğinde sanığın örgüt talimatları doğrultusunda örgüte eleman aktarımı faaliyetlerinde bulunduğu, bu kapsamda örgüt üyesi olduğu bilinen Y. K.'yı örgüte eleman olarak kazandırdığı, bu faaliyetleri kapsamında ele geçen dokümanlarda iletişim bilgileri yazılı diğer örgüt üyeleri ile iletişime geçtiği,
Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere örgüte eleman aktarımı-kazanımı yapmanın başlı başına terör örgütüne üye olma suçunun oluşması için yeterli olacağı bilindiğinden (Yargıtay 16. CD 2015/8142-2016/4899; "Terör örgütlerinin yurtiçi ve yurtdışındaki kamplarına örgüte katılmak üzere eleman göndermenin, bu örgütlere üye sağlamanın başlıca yollarından biri olduğu, terör örgütlerinin amaç suçun işlenmesi yolunda güven, disiplin ve sıkı irtibata önem veren iş bölümüne dayalı, hiyerarşik düzene sahip yapılar olarak istihbarat, gizlilik, güvenlik ve denetim konularında duyarlı oldukları, işleyiş ve yapılanma itibariyle bu özellikleri gösteren terör örgütlerinin, örgütün "hiyerarşik yapısına" dahil edilmek üzere gönderilen elemanları, irtibat halinde olmadıkları, güvenilir bulmadıkları, denetlemedikleri kaynaklardan kabul etmeyecekleri gibi, gizlilik ve güvenlik kuralları ile hiyerarşiye uymayan kişilerin bu tür faaliyetlerine de izin vermeyecekleri, terör örgütlerine yeni eleman temin etme, barındırma, gönderme veya ulaşımını sağlama gibi faaliyetlere ilişkin organizasyonun örgütsel yapı dışında değerlendirilemeyeceği ve bu eylemlerin salt yardım düzeyini aşmamış eylemlerden nitelik itibariyle farklılık arz ettiği göz önüne alındığında; suça sürüklenen çocuğun temyiz dışı sanıklar (....) ile birlikte (...) isimli kişilerin terör örgütüne katılmalarını sağladıklarının kabul edildiği somut olayda, sanığın eyleminin doğrudan silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturacağı..") sanığın üzerine atılı terör örgütüne üye olma suçunun sübut ettiği anlaşılmıştır." yolundaki gerekçe ile;
Sanık R. E. hakkında; TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 53/1, 58/9. maddeleri uyarınca neticeten 7 Yıl 6 Ay hapis cezası ile;
Sanık İ. Ş. hakkında; TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 53/1, 58/9. maddeleri uyarınca 7 Yıl 6 Ay Hapis, TCK'nın 204/1, 3713 sayılı Kanunun 4/a. maddesi delaletiyle 5/1, 53/1, 63. maddeleri uyarınca neticeten 3 Yıl Hapis cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir.
İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nin İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ne hitaben yazdığı 21/03/2017 tarih ve 2016/340 Esas sayılı yazısı ile; Devletin Birliğini ve Ülke Bütünlüğü Bozma, Terör Amaçlı Kasten Tasarlayarak Adam Öldürme, Terör Amaçlı Kasten Tasarlayarak Adam Öldürmeye Teşebbüs, Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma, Mala Zarar Verme, Ruhsatsız Ateşli Silahlarla Mermileri Satın Alma veya Taşıma veya Bulundurma, Sayı ve Nitelik Bakımından Vahim Olan Silah veya Mermileri Satın Alınması Taşınması Bulundurulması suçlarından sanıklar A. C., A. Ö., A. A., A. B., C. K., E. A., H. S., H. Ö., İ. T., İ. B., İ. Ç., İ. Ş., M. G., M. V. İ., M. T., M. K., O. Ç., R. S., R. A., S. A., S. B., S. D., T. B., Y. B., Z. A. hakkında açılan kamu davasının yapılan yargılamasında; Mahkemenin 2016/340 Esas sayılı dosyasının, İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2016/157 esas sayılı dosyasında sanık İ. Ş. ile ilgili olarak dava dosyalarına konu suç ve iddianame tarihlerine nazaran münhasıran adı geçen sanık yönünden birleştirilmesine muvafakat edilip edilmeyeceğinin bildirilmesinin istendiği anlaşılmıştır.
İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 21/03/2017 tarih ve 2016/340 Esas sayılı dosyaların birleştirilmesi hususunda görüş sorulmasına ilişkin yazısı ekindeki İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 05/12/2016 tarih ve 2016/148195 soruşturma sayılı iddianamesinin incelenmesinde; Sanık İ. Ş. hakkında; Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak,
Silahlı terör örgütü üyesi olmak, Terör amaçlı olarak tehlikeli maddeleri izinsiz bulundurmak (28/12/2014 tarihli olay), Terör örgütünün propagandasına dönüştürülen toplantı ve gösteri yürüyüşlerinde kimliklerini gizlemek amacıyla yüzünü tamamen veya kısmen kapatmak (28/12/2014 tarihli olay), 2911 sayılı Kanuna muhalefet suretiyle silahla yasa dışı toplantı ve gösteri yürüyüşüne katılma ve güvenlik güçlerinin uyarısına rağmen dağılmama (28/12/2014 tarihli olay), Görevi yaptırmamak için direnme (28/12/2014 tarihli olaylar sırasında) suçlarından; Roboski olayı olarak bilinen 28.11.2011 günü Şırnak Uludere ilçesi Irak sınırında hava operasyonunda cereyan eden olayın yıldönümünü bahane ederek PKK/KCK silahlı terör örgütü talimatı üzerine 28.12.2014 günü Kanarya mahallesinde yapılan yasa dışı protesto ve gösteri yürüyüşü sırasında; olaya müdahale eden güvenlik güçleri arasındaki polis memurlarından İ. Ö. S. ve polis memuru M. V. D.'in vurularak yaralandığı, molotof ve havai fişek de kullanılan terör olaylarıyla ilgili olarak;
Şüpheli İ. Ş. (REŞO AD/KOD)'un PKK/KCK nın kırsal alanından gelen terör örgütü üyesi olduğu, 28/12/2014 günü Kanarya mahallesinde gerçekleştirilen silahlı saldırı eyleminde polise ateş eden şahıslardan birinin de bu şahıs olduğu yönünde şüpheli A.'in beyan ve teşhisi bulunduğu iddiasıyla yargılamasının yapılarak; TCK'nın 302/1, 53, 314/2, 53, 174/1-2, 3713 sayılı Kanunun 5, TCK'nın 53, 3713 sayılı Kanunun 7/3, TCK 53, 2911 sayılı Kanunun 32, 33, TCK'nın 53, 265/1-3-4, 53. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Silahlı terör örgütüne üye olma suçu, TCK'nın 314. maddesinde düzenlenmiş ve TCK'nın 4. kısmının dördüncü ve beşinci bölümlerinde yer alan suçları işlemek amacıyla kurulan silahlı örgüte üye olanlara, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verileceği hükme bağlanmıştır.
Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 30.04.2015 tarih ve 2015/3344 Esas, 2015/926 Karar sayılı ilamında "Örgüt üyeliği örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyeliği temadi eden bir suçtur. Örgüte üye olmak kişinin rızasıyla örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmasıdır. Örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur..." denilmiştir.
Yine Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 20.04.2015 tarih ve 2015/1069 Esas, 2015/840 karar sayılı ilamında, silahlı terör örgütüne üye olma suçunun unsurları; gönüllü olarak örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmak suretiyle örgütle organik bağ kurma, eylem ve faaliyetlerde süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk olarak kabul edilmiştir.
CMK'nın "Hukuka Kesin Aykırılık Halleri" başlıklı 289. maddesinin 1/g bendine göre; “Hükmün 230 uncu madde gereğince gerekçeyi içermemesi.” hukuka kesin aykırılık halidir. CMK’nın 230/1-b bendine göre de hükmün gerekçesinde; “Delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi; bu kapsamda dosya içerisinde bulunan ve hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin ayrıca ve açıkça gösterilmesi.” gerekmektedir. Bu hükümler dikkate alındığında;
Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 11.05.2016 tarih ve 2016/441 Esas, 2016/3062 Karar sayılı ilamında da" Temadi eden suçlardan olan silahlı terör örgütüne üye olma suçunda sanığın mütemadi suçlardan olan silahlı terör örgütüne üye olma suçunda temadinin yakalanma ile kesileceği, örgüte katılma tarihi ile yakalanma tarihi arasında silahlı terör örgütünün amaçladığı suçu gerçekleştirmeye elverişli olan ve vehamet arz eden eylemlerin gerçekleşmesi halinde tüm eylemlerin geçitli suça ilişkin kurallar ile fikri içtima hükümleri de nazara alınıp hukuken birlikte değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu" yolundaki ilamı ile birlikte değerlendirildiğinde....; " şeklinde değinildiği üzere silahlı terör örgütüne üye olma suçunun temadi eden suçlardan olup yakalanma anına kadar vahamet arz eden eylemlerin gerçekleşmesi durumunda tüm eylemlerin birlikte değerlendirilmesi gerekeceği,
Buna göre; sanık İ. Ş. hakkındaki her iki dava dosyasına konu atılı suça ilişkin olaylar arasında hukuki kesintinin gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti ve dosyalar arasındaki hukuki ve fiili bağlantı nedeniyle ve ayrıca; istinaf incelemesine konu bu dosyadaki iddianame kapsamına ve sanıklara atılı suçun niteliğine göre her iki sanık yönünden yargılamanın birlikte yürütülmesi gerektiği de göz önüne alınarak; istinaf incelemesine konu bu dosya ile İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/340 Esas sayılı dosyasının birleştirilmesi; maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya konulması bakımından her iki dosyada yer alan tüm delillerin birlikte ele alınarak gerekçeye yansıtılıp değerlendirilerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği anlaşılmıştır.
Mahkeme kararlarının dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere göre sanığa isnat edilen ve suç oluşturduğu kabul edilen eylemin karar yerinde gösterilmesi ve bu hususun gerekçeye yansıtılması gerektiğinden hükümlerin bu yönüyle Kanuna aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan sanıklar müdafiilerinin istinaf nedenleri bu sebeple yerinde görülmüş olduğundan CMK'nın 280/1-b ve 289/1. maddesi uyarınca diğer yönleri incelenmeksizin hükümlerin öncelikle bu sebepten dolayı BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE.
CMK'nın 284. maddesi uyarınca kesin olmak üzere 30.03.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)