(5237 S. K. m. 53, 54, 58, 62, 63, 314) (3713 S. K. m. 5) (5271 S. K. m. 104, 105, 286) (16. CD. 30.04.2015 T. 2015/3344 E. 2015/926 K.) (16. CD. 20.04.2015 T. 2015/1069 E. 2015/840 K.) (16. CD. 13.01.2016 T. 2015/7307 E. 2016/319 K.)
Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesince sanık … hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet hükmüne karşı sanık müdafii tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmakla başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre;
Dosya görüşüldü;
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, 04.03.2016 tarihli kolluk görevlileri tarafından tanzim edilen tutanak, el koyma ve inceleme tutanakları, toplanan deliller, gerekçe içeriği ve tüm dosya kapsamına göre yapılan incelemede;
Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan TCK'nın 314/2, 53/1, 63, 54. maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda; İlk derece mahkemesince TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5, TCK'nın 62/1, 53/1, 58-7-9, 63. maddeleri uyarınca neticeten 6 Yıl 3 Ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hüküm kurulmuştur.
Silahlı terör örgütüne üye olma suçu, TCK'nın 314. maddesinde düzenlenmiş ve TCK'nın 4. kısmının dördüncü ve beşinci bölümlerinde yer alan suçları işlemek amacıyla kurulan silahlı örgüte üye olanlara, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verileceği hükme bağlanmıştır.
Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 30.04.2015 tarih ve 2015/3344 Esas, 2015/926 Karar sayılı ilamında "Örgüt üyeliği örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyeliği temadi eden bir suçtur. Örgüte üye olmak kişinin rızasıyla örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmasıdır. Örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. ..." denilmiştir.
Yine Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 20.04.2015 tarih ve 2015/1069 Esas, 2015/840 Karar sayılı ilamında, silahlı terör örgütüne üye olma suçunun unsurları; gönüllü olarak örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmak suretiyle örgütle organik bağ kurma, eylem ve faaliyetlerde süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk olarak kabul edilmiştir.
Bunun yanında, Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 13.01.2016 tarih ve 2015/7307 Esas, 2016/319 Karar sayılı ve 24.04.2015 tarih ve 2015/1066 Esas, 2015/1243 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere; terör örgütlerine yeni eleman temin etme, barındırma, gönderme veya ulaşımını sağlama, terör örgütüne gelir sağlamanın yollarından biri olan silah ticareti yapma gibi faaliyetlere ilişkin organizasyonların içinde bulunmaya yönelik eylemlerde ise söz konusu unsurların tamamı bir arada bulunmasa bile, anılan bu faaliyetlere ilişkin organizasyonların örgütsel yapı dışında değerlendirilemeyeceği açıktır.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Kollukta düzenlenen 04.03.2016 tarihli tutanakta; Suriye uyruklu … ve … isimli şahısların; … isimli şahıs ile aynı evde kaldıkları şahsın sürekli IŞİD (DAEŞ) propagandası yaptığı, kendisinin de katılacağını belirterek IŞİD'e katılmaları yönünde telkinde bulunduğunu beyan etmeleri üzerine … isimli şahsın Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü görevlilerine teslim edildiği belirtilmiştir.
Sanık müdafii katılımı ile emniyette verdiği ifadesinde; IŞİD (DAEŞ)'i görüş olarak benimsediğini ve kabul ettiğini, ancak örgüt içinde herhangi bir faaliyette bulunmadığını, Özgür Suriye Ordusu içinde yaşadığı yer olan Dera kırsalında birlikte rejim güçlerine karşı savaştığı, … ve … isimli şahıslara yaptıklarının doğru olduğunu ve hak olduğunu söylediği, ancak oraya gidip savaşmaları konusunda beyanatının olmadığını, …nın beyanında geçtiği şekilde cep telefonundan "Gelin Suriye’ye İslam Devletine gidelim" diye davet mesajları attığını, ancak bu mesajları Suriye’de bulunan arkadaşlarına gönderdiği, Türkiye'de kimseye göndermediği, Birbuçuk sene önce Suriye kırsalında savaş esnasında el yapımı havan topu kullandığı sırada topun elinde patlamasıyla şarapnel parçasının başına geldiği, ve yaralandığı, Türkiye'ye yaklaşık kırk gün önce Hatay üzerinden illegal yollarla pasaportsuz olarak tedavi amacıyla geldiğini ifade etmiştir.
Sanığın cep telefonu üzerinde yapılan incelemede; IŞİD'e ait simgeler ve mensuplarının silahlı görüntülerinin bulunduğu, roket düzenekleri ile tanıtım ifadelerinin, El Nusra cephesi ile ilgili konuşmalar bulunduğu, anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamına göre; Sanığın IŞİD silahlı terör örgütü adına propaganda yaparak eleman temin etme faaliyetlerini yürütmek üzere vatandaşı olduğu Suriye ülkesinden ülkemize yasadışı yollardan giriş yaptığı, silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğu anlaşılan sanığın bu şekilde gerçekleşen eylem ve faaliyetlerinin süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk durumu da göz önüne alındığında silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğu sonucuna varılmıştır.
Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller, karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutunun kabul edildiği, eyleminin olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde nitelendirilerek vasfının tayin edildiği, cezayı azaltıcı sebebin niteliğinin takdir kılındığı, savunmalarının inandırıcı gerekçelerle reddedildiği, incelenen dosyaya göre sanık hakkında verilen hükümde usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, suçun niteliği, sanığa verilen ceza miktarı ve tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alındığında tahliye talebinin reddine, dosyanın hükmü veren Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine,
Tahliye talebinin reddi kararına yönelik olarak; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 104/3, 105/son cümle uyarınca dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle Dairemize İTİRAZ kanun yolu açık olmak üzere,
İstinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin karar yönünden; CMK'nın 286/2. maddesi uyarınca tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde Dairemize verilecek dilekçe veya tutanağı geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak veya bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığı ile dilekçe gönderilmek sureti ile Yargıtay İlgili Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere CMK'nın 286. Maddesi uyarınca TEMYİZ YOLU açık olmak üzere 16.02.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)