(5271 S. K. m. 223, 279, 280, 303) (5237 S. K. m. 52, 62, 159, 267)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, CMK.nın 279.maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda; duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi incelenerek, CMK.nın 280.maddesi gereğince Dairemizin görev ve yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi, yasa yolunun açıklığı, kapsamına göre sanık müdafiin istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna karar verildikten sonra, 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 4.bölümünün ortak hükümler başlıklı 46.maddesine uygun olarak gereği düşünüldü:
Sanığın ısrarlı talebi üzerine, katılan K. tarafından daha önce teminat olarak sanığa verilen 4312450 numaralı çek üzerinde bulunan vade tarihi üzerinde ve rakamla yazılan bedel üzerinde katılanın düzeltme yaparak yine sanığa verdiği ve sanığın aralarındaki hukuki ilişki nedeniyle kendisine teminat olarak verilen bu çeki aralarındaki hukuki ilişkiye dayanarak katılan S. Ü.'e, S.'ın A. B.'a, A.'nin de katılan H. İ. isimli kişiye ciro ederek verdiği, sonrasında çekin bankaya H. tarafından ibraz edildiğinde karşılığının bulunmaması sebebiyle ödenmediği, bunun üzerine katılanın Sakarya 3.İcra Müdürlüğü'nün 2014/6366 sayılı dosyasında keşideci ve ciro silsilesinde yer alanlar aleyhine takibe koyduğu, sonrasında sanığın katılanlar hakkında resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından şikayetçi olduğu, soruşturma yapılmasını sağladığı böylece üzerine atılı iftira suçu ile hukuki ilişkiye dayanan alacağını tahsil amacıyla dolandırıcılık suçlarını işlediğinin iddia kabul edildiği olayda;
Sanık hakkında fiilin maddi eser ve delillerini ne şekilde uyduruğu sabit olmamasına rağmen sanık hakkında TCK 267/2 maddesinin uygulanmasına karar verilmesi ile hukuki ilişkiye ait alacağın tahsili amacıyla dolandırıcılık suçunun ne şekilde sübut bulduğunun belirlenememesine rağmen sanık hakkında TCK.nın 159/1,62 maddelerinden mahkumiyet hükmü kurulması;
Kanuna aykırı, sanık müdafiin istinaf itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, CMK.nın 303 ve 280/1-a maddeleri uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak bu aykırılık aynı Kanunun aynı maddeleri gereğince yeniden duruşma yapılmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, sanık hakkındaki İftira suçundan kurulan " 2-sanığın suçu fiilin maddi eserle ve delillerini uydurarak işlediği anlaşıldığından cezasından yarı oranında arttırıma gidilerek 1 YIL 12 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA" ilişkin cümlenin çıkartılması ve 3.fıkradaki 1 YIL 18 AY HAPİS" İLE 4. FIKRADAKİ 1 YIL 13 AY HAPİS" yerine sırasıyla "1 YIL 7 AY HAPİS" VE "1 YIL 4 AY 20 GÜN HAPİS" cümlelerinin yazılması suretiyle,
Hüküm fıkrasındaki " B- 1- Sanık M. S.'nın üzerine atılı “hukuki bir ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla dolandırıcılık" suçunu işlediği sabit olduğundan, eylemine uyan 5237 Sayılı TCK'nun 159/1 maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar, sanığın kastı, amaç ve saiki, ekonomik sosyal durumu göz önüne alınarak seçimlik cezalardan takdiren adli para cezası seçilerek alt sınırdan uzaklaşılarak takdiren ve teşdiden 240 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2- Sanığa verilen cezanın, sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri düşünülerek, yasadaki özel indirim nedenleri dışında verilen cezanın daha da indirilmesi gerektiği mahkememizce kabul edildiğinden 5237 Sayılı TCK’nun 62/1. maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 200 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
3- Sanığa verilen GÜN ADLİ PARA CEZASININ sanığın şahsi, sosyal ve ekonomik durumu göz önüne alınarak 5237 Sayılı TCK’nun 52/2. maddesi uyarınca günlüğü takdiren ve teşdiden 30 TL den toplam 6.000,00 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
4- Sanığa verilen para cezasının, cezanın miktarı, sanığın ekonomik ve sosyal durumu göz önüne alınarak 5237 Sayılı TCK’nun 52/4 maddesi uyarınca takdiren 15 eşit aylık taksitlerle tahsiline, taksitlerden birinin ödenmemesi halinde kalan cezanın tümden tahsiline, sanığa ihtarına(yapılamadı)
5- Sanığın katılanların zararlarını gidermemesi nedeniyle CMK’nun 231/11. maddesi uyarınca HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA YER OLMADIĞINA"
İlişkin cümlelerin hükümden tamamen çıkartılarak yerine "Sanığın üzerine atılı hukuki bir ilişkiye dayanan alacağı tahsil suretiyle dolandırıcılık suçunun unsurları itibariyle oluşmadığından sanığın CMK.nın 223/2-a maddesi uyarınca BERAATİNE" cümlesinin yazılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün CMK.nın 303. ve 280/1-a maddeleri uyarınca DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kamu davasının tarafları bakımından KESİN, CMK.nın 308/A maddesi gereğince İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Başsavcılığı bakımından itiraz yolu açık olmak üzere, 09/01/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)