(5237 S. K. m. 53, 58, 63, 314) (3713 S. K. m. 1, 5) (5271 S. K. m. 286) (YCGK 03.04.2007 T. 2006/10-253 E. 2007/80 K.) (YCGK 24.02.2009 T. 2008/9-78 E. 2009/39 K.) (16. CD. 30.04.2015 T. 2015/3344 E. 2015/926 K.) (16. CD. 20.04.2015 T. 2015/1069 E. 2015/840 K.) (16. CD. 13.01.2016 T. 2015/7307 E. 2016/319 K.)
İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesince sanık A. A. hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet hükmüne karşı sanık müdafii tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmakla başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre;
Dosya görüşüldü;
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, kolluk tarafından tanzim edilen 27.01.2016 tarihli tutanak, imha tutanağı, Diyarbakır Valiliği Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü Kimlik Tespit Büro Amirliğinin 05.04.2016 tarih ve 2016/1534 sayılı uzmanlık raporu, ihbar formu, gerekçe içeriği ve tüm dosya kapsamına göre yapılan incelemede;
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 19.08.2016 tarih ve 2016/32671 esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında; "PKK/KCK terör örgütünün faaliyetlerinin deşifre edilmesi ve önlenmesine yönelik sürdürülen çalışmalar sırasında PKK/KCK terör örgütü adına kırsal alanda faaliyet gösteren DİCLE KOD ile ROJ KOD isimli örgüt mensupları arasında 02/06/2015 tarihinde saat 13:31 sıralarında 5450 KHZ frekansı üzerinden geçen telsiz konuşmalarında;
D.: A. A. Anne Adı: S. Baba Adı: N. Mardinli 2014 katılım.
R. : Tamam D. : Evet. Dicle: S.S şeklinde görüşme yapıldığı,
İstanbul 155 İhbar hattına 26.02.2016 tarihinde yapılan ihbarda "Maltepe İlçesi Küçükyalı Mahallesi Er Sokak Mustafa Bey Apartmanı yanındaki binada ikamet eden 19 yaşlarında A. A. isimli şahıs iki sene önce dağa çıkıp PKK terör örgütüne katıldı diye duyum almıştım. Bu şahıs bu hafta bu adreste dolaşırken gördüm. Buralarda dolaşıyor." şeklinde beyanda bulunulduğu, şüphelinin 04.04.2016 tarihinde saat 14.20 sıralarında Kadıköy İlçesi Osmanağa Mahallesi Rıhtım Caddesi Eminönü İskelesi önünde yapılan GBT kontrolleri sırasında kayıp şahıs olarak yakalandığı,
27.01.2016 tarihinde saat 15:00 sıralarında Sur ilçesi Abdaldede Mahallesi Deve hamamı Sokak üzerinde bölücü terör örgütü mensupları tarafından yol kapama ve hendek kazma olaylarına müdahale eden Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü TEM Şube'ye bağlı ekipler tarafından yapılan çalışmalar sırasında 4 adet roket atar mühimmatı ve 4 adet sevk motoru ele geçirildiği ve bu kapsamda düzenlenen Diyarbakır Valiliği Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü Kimlik Tespit Büro Amirliğinin 05/04/2016 tarih ve 2016/1534 uzmanlık numaralı raporuna göre; 27/01/2016 tarihinde PKK/KCK terör örgütünün gençlik yapılanması YDG-H yapılanması içerisinde faaliyet gösteren şahıslar tarafından Diyarbakır İli Sur İlçesi Abdaldede Mahallesi Deve Hamamı Sokak içinde yapılan müdahalede olay yerinden ele geçen materyallerin (mühimmat) incelenmesi sonucu ''Defacto'' ibareli yırtık naylon poşet üzerinden elde edilen 1 (bir) adet mukayese elverişli parmak izinin şüpheli A. A.'un sağ el işaret parmak izi ile aynı olduğunun tespit edildiği,
Şüphelinin müdafii huzurunda verdiği ifadesinde özetle; telsiz görüşmesindeki şahısları tanımadığını, babasıyla tartışması nedeniyle Mardin'e dedesinin yanına 2014 Eylül ayında gidip 2016 Ocak ayında döndüğünü, bu süre zarfında dayısı B. Y. ile birlikte 2015 yılı Nevruzunda kutlamalara katılmak için Diyarbakır'a gidip aynı gün geri döndüğünü beyanla üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği,
Diyarbakır İli Sur ilçesinde 27.01.2016 tarihinde olay yerinden ele geçen poşetlerde parmak izinin çıkması, terör örgütü mensuplarına ait olduğu anlaşılan telsiz konuşmaları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde bu savunmasının suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik olduğu, buna göre şüphelinin PKK/KCK terör örgütü üyesi olduğunun sabit olduğu" iddiasıyla sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan TCK’nın 314/2, 63, 53. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi talebi ile kamu davası açılmıştır.
İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda verilen 09.12.2016 tarihli hükümdeki; "Sanık A. A.'un 2014 yılı Eylül ayında ailesi ile birlikte ikamet ettiği İstanbul ili Maltepe ilçesindeki ikametinden ayrıldığı, Emniyet Genel Müdürlüğü'nün 20/05/2015 tarih ve bilgi iletimi konulu yazısıyla sanığın Eylül 2014 - Nisan 2015 tarihleri arasında PKK/KCK silahlı terör örgütünün kırsal alanındaki yapılanmasına katılıp ideolojik eğitim alarak ÖSB ve ÖS/YDG-H içerisinde görevlendirilebileceğinin bildirildiği, 02/06/2015 tarihinde Dicle ve Roj kod adlı PKK/KCK terör örgütü mensuplarınca yapılan telsiz görüşmesinde sanığa ait kimlik bilgilerine yer verildiğinin bildirilmesi üzerine Tem şube görevlilerince araştırma yapıldığında sanığın PKK/KCK terör örgütüne katıldığı yönünde istihbari bilgi edinildiği, 26/02/2016 tarihinde 155 ihbar hattı aranarak sanığın iki yıl önce PKK terör örgütüne katıldığı ve ihbarın yapıldığı hafta içerisinde ailesine ait ikamet civarında görüldüğünün bildirildiği, sanığın 04/04/2016 tarihinde kayıp şahıs olarak aramasının bulunması nedeniyle yakalandığı, Cumhuriyet Savcısının talimatı doğrultusunda sanığın parmak izlerinin alındığı, Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü Kimlik Tespit Büro Amirliğinin 05/04/2016 tarih ve 2016/1534 uzmanlık numaralı raporuna göre; 27/01/2016 tarihinde saat 15:00 sıralarında Sur ilçesi Abdaldede Mahallesi Devehamamı Sokak üzerinde bölücü terör örgütü mensupları tarafından yol kapama ve hendek kazma olaylarına müdahale eden Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğü Tem şube'ye bağlı ekipler tarafından yapılan çalışmalar sırasında Devehamamı sokaktaki barikatın yan tarafında üç adet anti tank ve bir adet anti personel roketatar mühimmatı ve dört adet roketatar mühimmatına ait sevk motoru ile çok sayıda kaleşnikof merisinin ele geçirildiği olayda olay yerinden ele geçen meteryallerin incelenmesi sonucu ''Defacto'' ibareli yırtık naylon poşet üzerinden elde edilen 1 (bir) adet parmak izinin sanığın sağ el işaret parmak izi ile aynı olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
Sanık A. A. hakkında PKK silahlı terör örgütüne katıldığına ilişkin ihbar yapılmış olması, sanığa ait sağ el işaret parmak izi ile 27/01/2016 tarihinde saat 15:00 sıralarında Sur ilçesi Abdaldede Mahallesi Devehamamı Sokaktaki barikatın yan tarafında bulunan mühimmata ilişkin incelemede ''Defacto'' ibareli yırtık naylon poşet üzerinden elde edilen 1 (bir) adet parmak izinin aynı olduğunun tespit edilmesi, sanığın sorgu sırasında ve mahkememizde verdiği ifadelerinde Diyarbakır iline sadece 2015 yılı Nevruzunda gittiğini beyan etmesine karşın 27.01.2016 tarihindeki olay sırasında elde edilen meteryaller üzerinde parmak izinin çıkmasının aradan geçen zaman itibariyle hayatın olağan akışına aykırı bulunması nedeniyle sanığın savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olması hususları bir arada gözetildiğinde sanığın PKK/ KCK silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediği sabit kabul edilmiştir. Her ne kadar istihbari nitelikli bilgilerin başlı başına delil olarak kabul edilmesi mümkün değilse de dosya kapsamındaki Emniyet Genel Müdürlüğü'nün 20/05/2015 tarihli yazısı ve telsiz konuşmalarının oluşan kanaati destekler mahiyette olduğu anlaşılmıştır." yolundaki gerekçe ile; Sanığın üzerine atılı Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak suçundan TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 53/1-2, 58/9, 63. maddeleri uyarınca neticeten 9 Yıl hapis cezası ile mahkumiyetine dair hüküm kurulmuştur.
Hükme karşı sanık müdafii tarafından istinaf Kanun yoluna başvurulması üzerine; Dairemizce yapılan istinaf incelemesi sonucunda 01.02.2017 tarih ve 2017/95 Esas, 2017/128 Karar sayılı kararımız ile; "Silahlı terör örgütüne üye olma suçunun temadi eden suçlardan olup yakalanma anına kadar vahamet arz eden eylemlerin gerçekleşmesi durumunda tüm eylemlerin birlikte değerlendirilmesi gerekeceği,
Buna göre sanığın suçuna delil kabul edilen mühimmat yanında bulunduğu belirtilen poşetin bulunduğu terör örgütleri mensuplarınca güvenlik kuvvetlerine yönelik uzun namlulu silahlarla ateş edildiği, olay yerinde yapılan araştırmalar sonucunda 3 adet Anti Tank Roket Atar Mühimmatı, 1 Adet Anti Personel Roket Atar mühimmatı, 4 Adet Roket Atar Sevk Fişeği, "Poşet İçerinde" 120 Adet AK 47 silaha ait 7, 62 mm çapında fişek elde edildiğinin kolluk görevlilerince tanzim edilen 27.01.2016 tarihli tutanak içeriğinden anlaşılması karşısında; çatışmaya ilişkin soruşturma evrakında sanığın şüpheli sıfatının bulunulup bulunmadığı, poşetlere ilişkin parmak izinin bulunmasına dair yüklenen eylemlere ve söz konusu çatışmalara ilişkin bir iddia veya tespit olup olmadığı, hakkında dava açılıp açılmadığı, çatışmalara katıldığına veya olay yerinde poşet içinde silah bulunduğu göz önüne alındığında bu hususta yüklenen bir eylem olup olmadığına dair iddia bulunup bulunmadığı hususlarında gerekçede bir açıklama ve değerlendirme yapılmadan ve Surdaki çatışmalarda yüklenen bir fiilinin olup olmadığı belirlenmeden, gerekçeye yansıtılıp değerlendirilmeden eyleminin "Olay yerindeki poşet üzerinde parmak izi bulunması" şeklinde sınırlanmak suretiyle yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğu" gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bu kez Dairemizin bozma kararı sonrasında yapılan yargılama sonunda İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.04.2017 tarihli hükmündeki; "Sanık A. A.'un 2014 yılı Eylül ayında ailesi ile birlikte ikamet ettiği İstanbul ili Maltepe ilçesindeki ikametinden ayrıldığı, Emniyet Genel Müdürlüğü'nün 20.05.2015 tarih ve bilgi iletimi konulu yazısıyla sanığın Eylül 2014 - Nisan 2015 tarihleri arasında PKK/KCK silahlı terör örgütünün kırsal alanındaki yapılanmasına katılıp ideolojik eğitim alarak ÖSB ve ÖS/YDG-H içerisinde görevlendirilebileceğinin bildirildiği, 02.06.2015 tarihinde Dicle ve Roj kod adlı PKK/KCK terör örgütü mensuplarınca yapılan telsiz görüşmesinde sanığa ait kimlik bilgilerine yer verildiğinin bildirilmesi üzerine Tem şube görevlilerince araştırma yapıldığında sanığın PKK/KCK terör örgütüne katıldığı yönünde istihbari bilgi edinildiği, 26.02.2016 tarihinde 155 ihbar hattı aranarak sanığın iki yıl önce PKK terör örgütüne katıldığı ve ihbarın yapıldığı hafta içerisinde ailesine ait ikamet civarında görüldüğünün bildirildiği, sanığın 04.04.2016 tarihinde kayıp şahıs olarak aramasının bulunması nedeniyle yakalandığı, Cumhuriyet savcısının talimatı doğrultusunda sanığın parmak izlerinin alındığı, Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü Kimlik Tespit Büro Amirliğinin 05.04.2016 tarih ve 2016/1534 uzmanlık numaralı raporuna göre; 27.01.2016 tarihinde saat 15:00 sıralarında Sur ilçesi Abdaldede Mahallesi Devehamamı Sokak üzerinde bölücü terör örgütü mensupları tarafından yol kapama ve hendek kazma olaylarına müdahale eden Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğü Tem şube'ye bağlı ekipler tarafından yapılan çalışmalar sırasında Devehamamı sokaktaki barikatın yan tarafında üç adet anti tank ve bir adet anti personel roketatar mühimmatı ve dört adet roketatar mühimmatına ait sevk motoru ile çok sayıda kaleşnikof merisinin ele geçirildiği olayda olay yerinden ele geçen meteryallerin incelenmesi sonucu ''Defacto'' ibareli yırtık naylon poşet üzerinden elde edilen 1 (bir) adet parmak izinin sanığın sağ el işaret parmak izi ile aynı olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
Örgüte üye olmak fiili bir katılmadır. Örgüte üye olmak için örgüt yöneticilerinin rızasının varlığına gerek yoktur. Tek taraflı iradeyle de katılmak mümkündür. Failin terör örgütü üyesi kabul edilebilmesi için kuruluşun, örgütün amacı, stratejisi, yapılanması ve faaliyetleri itibariyle 3713 Sayılı Yasanın 1. maddesinde tarifini bulan cebir, şiddet, kullanarak baskı, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemlerinden biriyle Anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, devletin ve cumhuriyetin varlığın tehlikeye düşürmek, devletin otoritesini zaafa uğratmak veya yıkmak veya ele geçirmek amacıyla kurulmuş terör örgütünün varlığı ve failin de örgüt faaliyeti çerçevesinde süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren faaliyetlerde bulunması gerekir. Sanığın örgütte bulunduğu müddetçe eylemlerini terör örgütünün amaç ve faaliyetleri kapsamında icra ettiği ortadadır. Örgütlü suçlara ilişkin Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun ilkesel nitelikli 03.04.2007 gün, 2006/10-253 E. ve 2007/80 K., 24.02.2009 gün, 2008/9-78 E. ve 2009/39 K. sayılı ilamları ile yine Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun ve Yargıtay 16.Ceza Dairesi'nin emsal nitelikteki kararları ışığında; sanık A. A. hakkında PKK silahlı terör örgütüne katıldığına ilişkin ihbar yapılmış olması, sanığa ait sağ el işaret parmak izi ile 27/01/2016 tarihinde saat 15:00 sıralarında Sur ilçesi Abdaldede Mahallesi Devehamamı Sokaktaki barikatın yan tarafında bulunan mühimmata ilişkin incelemede ''Defacto'' ibareli yırtık naylon poşet üzerinden elde edilen 1 (bir) adet parmak izinin aynı olduğunun tespit edilmesi, sanığın sorgu sırasında ve mahkememizde verdiği ifadelerinde Diyarbakır iline sadece 2015 yılı Nevruzunda gittiğini beyan etmesine karşın 27.01.2016 tarihindeki olay sırasında elde edilen meteryaller üzerinde parmak izinin çıkmasının aradan geçen zaman itibariyle hayatın olağan akışına aykırı bulunması nedeniyle sanığın savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olması hususları bir arada gözetildiğinde sanığın PKK/ KCK silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediği sabit kabul edilmiştir. Her ne kadar istihbari nitelikli bilgilerin başlı başına delil olarak kabul edilmesi mümkün değilse de dosya kapsamındaki Emniyet Genel Müdürlüğü'nün 20.05.2015 tarihli yazısı ve telsiz konuşmalarının oluşan kanaati destekler mahiyette olduğu anlaşılmıştır.,
Sanığın üzerine atılı olan ve mahkememizce subut bulduğu kabul edilen eylemin TCK'nun 314/2 maddesine tanımlı silahlı terör örgütüne üye olma suçunun unsurlarını oluşturduğu, sanığın İstanbul'da yakalandığı Sur ilçesinde hendek kazma ve bombalama eylemlerinin devam ettiği bir dönemde ele geçirilen "Defacto" ibareli yırtık poşet üzerindeki parmak izinin sanığın terör örgütü üyesi olarak Sur ilçesine gittiğinin bir delili olarak kabul edildiği, Diyarbakır'da sanık hakkında başkaca bir soruşturma veya tespit edilen eylem bulunmadığı bu haliyle kesintinin İstanbul'da gerçekleştiği kabul edilerek soruşturma dosyasının yetkisizlikle İstanbul'a gönderildiği ve yapılan soruşturma sonucunda mahkememize eldeki davanın açıldığı görülmüştür...
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'na sanıkla ilgili bir soruşturma bulunup bulunmadığı sorulmuş, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'nca verilen cevapta daha önce yetkisizlikle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilen ve açılan dava sonucunda yargılaması mahkememizce sürdürülen iş bu dosya dışında sanık hakkında herhangi bir soruşturma bulunmadığı bildirilmiştir. Diyarbakır Emniyet Müdürlüğünden de aynı mahiyette cevap verilmiş, bu durum UYAP kayıtlarında da görülmüştür.
Dosyaya toplanan deliller itibariyle Diyarbakır'ın Sur ilçesindeki PKK terör örgütü tarafından hendek kazılması, barikat kurulması, bombalama ve öldürme şeklindeki vahim nitelikli olaylarının gerçekleştirildiği dönemde sanığında orada bulunduğu sabit olmakla birlikte sanığın vahim nitelikteki bu eylemlere katıldığı tespit edilemediğinden eyleminin TCK'nın 314/2 maddesinde düzenlenen silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu oluşturduğu, geçişli suç niteliğindeki ve örgüt üyeliğinin yoğunlaşmış hali olarak uygulanıp kabul edilen devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak suçundan cezalandırılamayacağı kanaatiyle TCK'nun 314/2. maddesi gereğince suçun işleniş şekli ve özelliği, sanığın katıldığı anlaşılan Diyarbakır Sur ilçesinde meydana gelen terör olaylarının vehameti dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılmasına,.." karar verildiği içeriğindeki gerekçe ile sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan; TCK'nın 314, 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 53/1-2, 58/9, 63. maddeleri uyarınca neticeten 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Silahlı terör örgütüne üye olma suçu, TCK'nın 314. maddesinde düzenlenmiş ve TCK'nın 4. kısmının dördüncü ve beşinci bölümlerinde yer alan suçları işlemek amacıyla kurulan silahlı örgüte üye olanlara, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verileceği hükme bağlanmıştır.
Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 30.04.2015 tarih ve 2015/3344 Esas, 2015/926 Karar sayılı ilamında "Örgüt üyeliği örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyeliği temadi eden bir suçtur. Örgüte üye olmak kişinin rızasıyla örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmasıdır. Örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. ..."denilmiştir.
Yine Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 20.04.2015 tarih ve 2015/1069 Esas, 2015/840 Karar sayılı ilamında, silahlı terör örgütüne üye olma suçunun unsurları; gönüllü olarak örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmak suretiyle örgütle organik bağ kurma, eylem ve faaliyetlerde süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk olarak kabul edilmiştir.
Bunun yanında, Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 13.01.2016 tarih ve 2015/7307 Esas, 2016/319 Karar sayılı ve 24.04.2015 tarih ve 2015/1066 Esas, 2015/1243 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere; terör örgütlerine yeni eleman temin etme, barındırma, gönderme veya ulaşımını sağlama, terör örgütüne gelir sağlamanın yollarından biri olan silah ticareti yapma gibi faaliyetlere ilişkin organizasyonların içinde bulunmaya yönelik eylemlerde ise söz konusu unsurların tamamı bir arada bulunmasa bile, anılan bu faaliyetlere ilişkin organizasyonların örgütsel yapı dışında değerlendirilemeyeceği açıktır.
Tüm dosya kapsamına göre;
Sanık hakkındaki İstanbul 155 ihbar hattına 26.02.2016 tarihinde "İki sene önce dağa çıkıp PKK terör örgütüne katıldığı" yolunda yapılan ihbarın, PKK silahlı terör örgütü tarafından Sur ilçesinde güvenlik güçleri ile çatışmaların yaşandığı bölgede ele geçen poşet üzerinde parmak izinin bulunması ile doğrulandığı, mahkemece de "Diyarbakır iline sadece 2015 yılı Nevruzunda gittiğini beyan etmesine karşın 27.01.2016 tarihindeki olay sırasında elde edilen meteryaller üzerinde parmak izinin çıkmasının aradan geçen zaman itibariyle hayatın olağan akışına aykırı bulunduğu" gerekçesiyle sanığın savunmasına itibar edilmeyerek silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine karar verildiği, bu şekilde sanığın gerçekleşen eylem ve faaliyetlerinin süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk durumu da göz önüne alındığında verilen mahkumiyet hükmünün usul ve kanuna uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "04.04.2016 ve öncesi" yerine "2004" olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller, karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutunun kabul edildiği, eyleminin olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde nitelendirilerek vasfının tayin edildiği, savunmalarının inandırıcı gerekçelerle reddedildiği, incelenen dosyaya göre sanık hakkında verilen hükümde usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, istinaf başvurularının ESASTAN REDDİNE, dosyanın hükmü veren İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine,
İstinaf başvurusunun Esastan reddine ilişkin karar yönünden; CMK'nın 286/1. maddesi uyarınca tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde Dairemize verilecek dilekçe veya tutanağı geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak veya bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığı ile dilekçe gönderilmek sureti ile Yargıtay İlgili Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere CMK'nın 286. maddesi uyarınca TEMYİZ YOLU açık olmak üzere 01.06.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)