(3713 S. K. m. 5) (5271 S. K. m. 100, 101, 104, 226, 280, 289, 291)
Yerel Mahkemece sanıklar hakkında verilen mahkumiyet hükmüne karşı istinaf yasa yoluna başvurulmakla başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre;
Dosya görüşüldü;
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanan deliller, gerekçe içeriği ve tüm dosya kapsamına göre yapılan incelemede;
Sanıkların silahlı terör örgütü üyesi olup, tehlikeli maddeleri izinsiz bulundurma suçlarını işlediklerinin iddia olunduğu olayda;
Silahlı terör örgütüne üye olma; örgütün yapısından doğan hiyerarşik güce tabi olmayı, örgütle organik bir bağ kurmayı, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk niteliğinde eylem ve faaliyetlerde bulunmayı gerektirir.
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "29.12.2015" yerine "04.09.2015" olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.
Oluş ve dosya kapsamına göre;
1-Sanık A. Ç.'nin terör örgütü YDG-H içerisinde faaliyet gösteren kişilere silah temin ettiği, örgütlediği, 29/12/2015 günü Esenyurt'ta hazırladığı bombanın patlaması nedeniyle olay yerinden elde edilen kan örneğinin sanık A. Ç.'nin kan örneği ile uyumlu çıkması, mevcut rapora göre olay yerinde ele geçen diğer bombanın öldürücü ve yaralayıcı mahiyette olduğunun belirlenmesi, yasal dinleme kararındaki mevcut konuşmalar, yine sanık M. A. B. yönünden 29/12/2015 tarihindeki yol kenarında patlayan bombanın bulunduğu yerde deforme olmuş teneke kutuya sarılı bantlarda parmak izinin bulunmuş oluşu, Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/92 Esas sayılı dosyasında sanık hakkında dava açılmış olup, suç tarihi itibariyle işbu davaya konu eylemler yönünden temadinin kesilmiş olduğunun anlaşılması, sözü edilen dosyada V. G.'de ele geçen şifreli örgütsel materyallerin içinde sanığın isminin bulunuşu, incelenen Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/92 esas sayılı dosyasına göre yukarıda belirtildiği gibi temadinin işbu davaya konu yakalama ile kesildiğinin ve sözü edilen dava dosyasındaki iddianamede de işbu davaya konu eylemlere de atıfta bulunulduğunun anlaşılması, sanığın yasal dinleme kararlarındaki örgütsel içerikli konuşmaları, geçmişi değerlendirildiğinde Yerel Mahkemece her iki sanığın silahlı terör örgütü üyesi olduğuna dair kabul ve nitelendirmede herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller, karar yerinde incelenip, sanıklar A. Ç. ve M. A. B.'in silahlı terör örgütüne üye olmak suçlarının sübutunun kabul edildiği, eylemlerinin olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde nitelendirilerek vasıflarının tayin edildiği, cezayı azaltıcı sebebin niteliğinin takdir kılındığı, savunmalarının inandırıcı gerekçelerle reddedildiği, ancak haklarında beraat kararı verilen sanıklar H. A. ve Z. A.'ın kendilerini aynı vekille temsil ettirmelerine ve sanık N. T.'inde kendisini vekille temsil ettirmesine rağmen vekalet ücretine karar verilmemesinde isabet görülmemiş ise de bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm fıkrasına "Sanıklar H. A. ve Z. A. kendilerini aynı vekil ile temsil ettirdiklerinden 3.960 TL vekalet ücretinin hazineden alınarak sanıklara eşit şekilde verilmesine", "sanık N. T.'in kendisini vekille temsil ettirmesi nedeniyle 3.960 TL vekalet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesine" ibareleri eklenmek suretiyle sanıklar A. Ç. ve M. A. B.'in silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan mahkumiyetlerine, sanıklar H. A., N. T. ve Z. A.'ın aynı suçtan beraatlerine dair incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanıklar müdafiilerinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla CMK'nın 280/1-a maddesi gereğince İSTİNAF BAŞVURUSUNUN DÜZELTİLEREK ESASTAN REDDİNE,
2-Sanıklar A. Ç. ve M. A. B.'in tehlikeli maddeleri izinsiz bulundurmak suçundan mahkumiyetlerine dair verilen kararda haklarında 3713 sayılı yasanın 5/2.maddesi gereğince tayin olunan cezanın arttırıldığı ancak gerek iddianamede gerekse C. Savcısının esas hakkındaki mütalaasında 3713 sayılı yasanın 5/2.maddesinin gösterilmeyişi karşısında CMK 226.maddesi gereğince bu konuda ek savunma hakkı tanınmadan hüküm kurulması savunma hakkının ihlali niteliğinde görülmüş,
O yer C. Savcısının sanıklar H. A. ve İ. T. yönünden silahlı terör örgütüne üye olmak ve tehlikeli maddeleri izinsiz bulundurmak suçlarından beraatlerine dair verilen karara yönelik istinaf incelemesinde;
Olay yeri tutanağı ve görüntü kayıtlarına göre 29/12/2015 günü bomba eylemi hazırlığındayken elinde patlayan diğer sanık A.'e hastanede refakat eden, yaralanma sebebini kayıtlara iş kazası olarak yazdıran sanık İ. T.'in, A. ile olay öncesinde çok sayıda görüşmelerinin tespit edilmesi diğer örgüt elemanları ile sürekli irtibat halinde ve şifreli konuşmaların ve bu konuşlarda ses getirici eylem yapılmasına dair sürekli toplantı ve organize halde olduğunun anlaşılması, Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/92 Esas sayılı dosyasında örgüt üyeliği suçundan yargılanan Serdar kod adlı V. B.de ele geçen A. şifresi ile kayıtlı M. A. B. ile çok sayıda eylem içerikli görüşmelerinin tespiti, geçmişinde örgüt propagandasına katıldığının Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/109 Esas sayılı dosyasında propaganda suçundan açılan dava ile anlaşılması, yine sanık H. A.'ın 29/12/2015 tarihli olayda diğer sanık A.'i hastaneye getiren kişi olduğunun görüntü kayıtlarından anlaşılması, yine görüntü kayıtlarına göre olay yerinden kaçan iki kapşonlu kişinin belirlenmesi, sanığın hakkında örgüt propagandası suçlarından açılmış İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/131 Esas sayılı dosyasının ve yine yüzünü kapatarak izinsiz örgüt çağrısı ile yapılan gösteriye katılmak suçundan Büyükçekmece 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/199 Esasında kayden görülmekte olan davanın bulunduğunun belirlenmesi, yine Küçükçekmece C. Başsavcılığının 2016/4151 soruşturma sayılı dosyasında hakkında yasadışı toplantıya katılmaktan soruşturmanın bulunuşu, Küçükçekmece 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/151 Esas sayılı dosyasında yasadışı gösteriyi organize etmekten açılmış davanın oluşu, tüm bu eylemlerin aynı terör örgütü faaliyeti kapsamında işlendiğinin iddia olunması karşısında Yerel Mahkemece belirtilen hususlarda herhangi bir değerlendirme yapılmayıp gerekçeye yansıtılmadan yetersiz gerekçe ile sanıklar H. A. ve İ. T.'in silahlı terör örgütüne üye olmak ve tehlikeli maddeleri izinsiz bulundurmak suçlarından verilen beraat kararlarında isabet görülmediğinden;
Sanıklar A. Ç. ve M. A. B. yönünden tehlikeli maddeleri izinsiz bulundurmak suçundan verilen mahkumiyet kararı ile sanıklar İ. T. ve H. A. haklarında silahlı terör örgütüne üye olmak ve tehlikeli maddeleri izinsiz bulundurmak suçlarından verilen beraat kararlarına yönelik sanıklar müdafiileri ve o yer C. Savcısının istinaf talepleri yerinde görüldüğünden atılı suçlardan kurulan hükümlerin CMK'nın 280/1-d ve 289/1-g-h. maddeleri uyarınca BOZULMASINA,
Sanıklar A. Ç. ve M. A. B.'e verilen ceza miktarı, tutuklulukta kaldığı süreler, atılı suçun niteliği karşısında CMK'nın 100/3, 104/3. maddeleri gereğince TUTUKLULUK HALLERİNİN DEVAMINA,
Tutukluluk hallerinin devamına dair karara yönelik olarak; 5271 sayılı CMK'nın 101/5. maddesi uyarınca dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine İTİRAZ yasa yolu açık olmak üzere,
Kararın sanıklar müdafiilerine TEBLİĞİNE,
Sanıklar A. Ç. ve M. A. B. yönünden terör örgütüne üye olmak suçu ile ilgili istinaf başvurusunun esastan reddine dair karara karşı CMK'nın 291/1. maddesi gereğince tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde Dairemiz’e verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak veya bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığı ile dilekçe gönderilmek sureti ile Yargıtay İlgili Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere TEMYİZ yolu açık olarak; bozma kararları yönünden KESİN olmak üzere 06.11.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)