(5271 S. K. m. 280, 286, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf kanun yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan sanığın istinaf dilekçesi içeriğine göre,
Dosya görüşüldü;
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, gerekçe içeriği, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre yapılan incelemede;
Sanığın muhafaza görevini kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia olunduğu olayda;
Sanığa 05/05/2016 tarihli hacizde teslim edilen malların 02/06/2016 tarihinde haciz mahalline gidildiğinde bulunmadığı, sanığın 29/05/2016 tarihinde işten ayrıldığına dair İcra Müdürlüğüne 28/06/2016 tarihli dilekçe verdiği, Yerel Mahkemece sanığın bu konudaki savunmasına itibar edilerek beraatine karar verildiği görülmüş ise de, dosya kapsamına göre sanığın suç tarihi olan 02/06/2016 tarihinde iş yerinde çalışıp çalışmadığı, bu noktada savunmanın doğru olup olmadığı yine başkaca icra dosyalarının bulunduğunun bildirilmesi karşısında tüm icra dosyalarının getirtilerek mahcuzlar üzerinde başka hacizlerin bulunup bulunmadığı varsa bu hacizler nedeniyle herhangi bir işlem yapılıp yapılmadığı hususları yönünde herhangi bir gerekçe gösterilmeden belirtilen hususlar gerekçeye yansıtılmadan yetersiz gerekçeyle sanığın beraatine karar verilmesinde isabet görülmediğinden katılan vekilin istinaf talepleri bu itibarla yerinde olup CMK'nın 280/1-b ve 289/1-g. maddeleri uyarınca diğer yönleri incelenmeksizin hükmün öncelikle bu sebepten dolayı BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan İstanbul 38. Asliye Ceza Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, CMK'nın 286/1. maddesi uyarınca kesin olmak üzere 20.10.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)