(2911 S. K. m. 32, 33) (5271 S. K. m. 231) (3713 S. K. m. 7) (5237 S. K. m. 53, 152)
Kanunun 32/1. maddesine aykırılık, 2911 sayılı Kanunun 33/1-a. maddesine aykırılık, Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirilmesi, Silahlı terör örgütüne üye olma, Mala zarar verme
İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesince sanık Ş. T. hakkında Silahlı terör örgütünün propagandasını yapma, 2911 sayılı Kanunun 32/1. maddesine aykırılık suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına, 2911 sayılı Kanunun 33/1-a. maddesine aykırılık, Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirilmesi, Silahlı terör örgütüne üye olma ve Mala zarar verme suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine karşı sanık müdafiileri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmakla başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre;
Dosya görüşüldü;
I- Sanık hakkında Silahlı Terör Örgütünün propagandasını yapma ve 2911 sayılı Kanunun 32/1. maddesine aykırılık suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına yönelik;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlar 5271 sayılı CMK'nın 231/12. fıkrası uyarınca itiraza tabi olup mahallinde itiraz merciince incelenip sonuçlandırılması gerektiğinden, DAİREMİZCE İNCELEME YAPILMASINA YER OLMADIĞINA,
II- Silahlı terör örgütüne üye olma, 2911 sayılı Kanunun 33/1-a, Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi ve Mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik incelemede;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, arama tutanakları, toplanan deliller, gerekçe içeriği ve tüm dosya kapsamına göre yapılan incelemede;
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 13.04.2016 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında; Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 53, Silahlı terör örgütünün propagandasını yapma suçundan, 3713 sayılı Kanunun 7/2, TCK'nın 53, 2911 sayılı Kanunun 32/1. maddesine aykırılık suçundan, 2911 sayılı Kanunun 32/1, TCK'nın 53, 2911 sayılı Kanunun 33/1-a. maddesine aykırılık suçundan, 2911 sayılı Kanunun 33/a, TCK'nın 53. maddeleri, Mala zarar verme suçundan, TCK'nın 152/2-a, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 53, Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak taşınması ve bulundurulması suçundan, TCK'nın 174/1-2, 53. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına, Gaziosmanpaşa Adli Emanet Memurluğunun 2015/3623 sırasına kayıtlı puşinin TCK'nın 54. maddesi uyarınca müsaderesine, karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
Yapılan yargılama sonunda İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.11.2016 tarihli hükmü ile; "Sanığın dolaylı ikrarı, olay anına ilişkin tutanaklar, teşhis tutanakları, ve tüm dosya kapsamı itibarı ile sanık Ş. T.'un uzun süredir Arnavutköy ilçesinde ikamet ettiği, 2015 Haziran seçimlerinden önce HDP adına seçim çalışmalarında bulunarak onlar için broşür dağıttığı, kendisine ait facebook hesabı üzerinden sıklıkla terör örgütü PKK'yı ve eylemlerini övücü mahiyette paylaşımlarda bulunduğu, sanığın HDP'nin gençlik yapılanmalarına ait birimlere de sohbet amacı ile gidip geldiği, bu çalışmalar esnasında Tekoşin kod isimli A. N. ile tanıştığı, A. N.'ın Arnavutköy'deki YDGH yapılanması içerisinde olduğunun sanıkça bilindiği, facebook ortamında Tekoşin kod isimli A. N.'ın kendisine eylemlere katılması yönünde telkinlerde bulunduğu yine Tekoşin Kod'un kendisine facebook üzerinden 05/12/2015 Cumartesi akşamı "Şirindere de maç var, herkese haber ver" şeklinde mesaj attığı, bu mesaj ile Tekoşin Kod'un kendisini Şirindere 'de gerçekleşecek eyleme davet etmiş olduğu, kendisinin de Ş. T. (Delibaş) isimli facebook sayfasından "bu akşam Kürdistan'daki katliamlar için saat 20:00 de Şirindere meydanından merkeze kadar yürüyüş gerçekleşecektir, bütün halkımızı bekliyoruz, Biji Serok Apo " şeklinde çağrılarda bulunduğu, 05/12/2015 Cumartesi günü saat 19:00 civarında işten çıkarak eylemin olacağı Şirindere'ye geçtiği, burada eyleme katılacak diğer kişiler ile bir araya geldiği, gelenlerin yanında molotof kokteyli ve ses bombalarının olduğu, molotof kokteyllerinin göstericilere ve sanığa da dağıtıldığı, hatta eldiven de dağıtıldığı, yürüyüşe başlamadan önce sanığın yüzünü sarı kırmızı yeşil rengindeki puşi ile kapattığı, Şirindere meydanında 30 kişilik bir grup halinde yürüyüşe geçtikleri, slogan atmaya başladıkları, Kürdistan halkı yanlız değildir şeklinde sloganda bulundukları, grup içerisinden cadde ortasına ve çöp konteynırlarına molotof kokteyli atıldığı, polisin müdahalede bulunduğu, gaz bombası attığı, göstericilerin ve sanığın kaçıştıkları, ancak daha sonra meydana yakın bir yerde tekrar toplandıkları, sanığın da içinde yer aldığı küçük bir grubun BİM markete doğru yöneldiği, sanığın ve gruptakilerin marketin içerisine doğru molotof kokteyllerini yakarak attıkları, camlarını kırdıkları, bu saldırı neticesinde marketteki 3 adet post cihazının, 1 adet yazarkasanın, 1 adet LG marka monitörün ve market dışındaki kameranın zarar gördüğü, emniyet güçlerinin gelmesi üzerine dağıldıkları, tüm bu olayların sübut bulduğu kanaatine ulaşılmıştır. " yolundaki kabulü ile;
Silahlı Terör Örgütünün propagandasını yapma ve 2911 sayılı Kanunun 32/1. maddesine muhalefet suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 2911 sayılı Kanunun 33/1-a. maddesine muhalefet suçundan; neticeten 2 yıl 1 ay hapis cezası ile, Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirilmesi suçundan; neticeten 5 yıl hapis ve 160 TL adli para cezası ile, Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan; neticeten 6 yıl 3 ay hapis cezası ile ve Mala zarar verme suçundan neticeten 2 yıl 6 ay hapis cezası ile mahkumiyetine ilişkin hüküm kurulmuştur.
Dosya incelendiğinde;
1- Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik;
Silahlı terör örgütüne üye olma suçu, TCK'nın 314. maddesinde düzenlenmiş ve TCK'nın 4. kısmının dördüncü ve beşinci bölümlerinde yer alan suçları işlemek amacıyla kurulan silahlı örgüte üye olanlara, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verileceği hükme bağlanmıştır.
Yargıtay 16. Ceza Dairesinin yerleşik içtihatlarında, silahlı terör örgütüne üye olma suçunun unsurları; gönüllü olarak örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmak suretiyle örgütle organik bağ kurma, eylem ve faaliyetlerde süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk olarak kabul edilmiştir. (Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 20.04.2015 tarih ve 2015/1069 Esas, 2015/840 Karar sayılı kararı)
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Sanık Ş. T.'un; Silahlı terör örgütü PKK adına düzenlenen eylemin organizesine, örgüte müzahir kitlenin katılımının sağlanması için kitleye duyurulmasına katıldığı, örgüt adına düzenlenen eyleme talimat alarak katıldığı, örgütsel ilişkileri bulunduğunu ifade ettiği şahısların gizliliğin sağlanması için kullandıkları kod adlarını bildiğini ifade ettiği, facebook isimli sosyal paylaşım sitesinde silahlı terör örgütü PKK'nın propagandası niteliğinde "Zafer altın mekapların altında, bu akşam Kürdistan'daki katliamlar için saat 20:00 de ...Şirindere meydanından merkeze kadar yürüyüş gerçekleştirilecektir, bütün halkımızı bekliyoruz, biji serok apo" ve benzeri paylaşımlarda bulunduğu, Cumhuriyet savcılığında müdafii huzurunda verdiği ifadesinde YDGH içinde faaliyette bulunduğunu ifade ettiği kişilere ilişkin teşhiste bulunduğu, kod adlarını bildirdiği ve "5-6 aydır içlerinde olduğu, bu sebeple sadece bir eyleme katıldığı" yolundaki tevilli ikrarının olduğu göz önüne alındığında; sanığın örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu ve aldığı talimatlar doğrultusunda örgütsel faaliyette bulunduğu anlaşılmakla, mahkemece silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden verilen mahkumiyet hükmünün usul ve yasaya uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının TCK'nın 53. maddesinin uygulanması yönünden infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller, karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutunun kabul edildiği, eylemlerinin olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde nitelendirilerek vasfının tayin edildiği, cezayı azaltıcı sebebin niteliğinin takdir kılındığı, savunmalarının inandırıcı gerekçelerle reddedildiği, incelenen dosyaya göre sanık hakkında verilen hükümde usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiilerinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, istinaf başvurularının ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, suçun niteliği, sanığa verilen ceza miktarı ve tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alındığında tahliye taleplerinin reddine,
2- 2911 sayılı Kanunun 33/1-a, Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi ve Mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesinde;
a) Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi ve Mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik;
Sanığın aşamalarda değişmeyen savunmalarında olay sırasında molotof kokteyli kullanmadığını savunmuş olması, olay tutanağı ve görüntülerinde sanığın elinde molotof bulundurduğuna ilişkin bir tespit bulunmaması, görüntülerde sanığın olay sırasında elinde bulundurduğu anlaşılan cismin ne olduğuna ilişkin bilirkişi raporunda bir belirlemenin yapılmamış olması ve İstanbul 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/204 Esas sayılı dosyasında suça sürüklenen çocukların alınan beyanları da göz önüne alındığında;
İstanbul 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/204 Esas sayılı dosyasında yargılamaları devam eden suça sürüklenen çocukların da olay sırasında molotof kullandıklarının iddia edilmesi karşısında anılan dosyanın iş bu dosya ile birleştirilerek tüm delillerin bir arada değerlendirilip sanığın atılı tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya nakledilmesi suçunu işleyip işlemediğine ilişkin subut delillerin ve suçun unsurlarının ne şekilde oluştuğunun; bunun sonucuna göre de sanık hakkında mala zarar verme suçundan TCK'nın 152/2-a. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının gerekçede nedenlerinin gösterilmesi gerektiği gözetilmeden; tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya nakledilmesi ve mala zarar verme suçunun yakarak işlendiğine dair subüt deliller gösterilmeden yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
b) 2911 sayılı Kanunun 33/1-a. maddesine muhalefet suçundan kurulan hükme yönelik;
3713 sayılı Kanunun 7. maddesinin Ek3-2. Fıkrasında, (Ek fıkra: 27/3/2015 - 6638/10 md.); "Terör örgütünün propagandasına dönüştürülen toplantı ve gösteri yürüyüşlerinde, kimliklerini gizlemek amacıyla yüzünü tamamen veya kısmen kapatanlar üç yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Bu suçu işleyenlerin cebir ve şiddete başvurmaları ya da her türlü silah, molotof ve benzeri patlayıcı, yakıcı ya da yaralayıcı maddeler bulundurmaları veya kullanmaları hâlinde verilecek cezanın alt sınırı dört yıldan az olamaz." hükmü bulunmaktadır.
2911 sayılı Kanunun 33. maddesinin 1. Fıkrasının a bendinde; (Değişik birinci fıkra: 27/3/2015-6638/8 md.) Toplantı ve gösteri yürüyüşlerine;
Ateşli silahlar veya havai fişek, molotof ve benzeri el yapımı olanlar dâhil patlayıcı maddeler veya her türlü kesici, delici aletler veya taş, sopa, demir ve lastik çubuklar, boğma teli veya zincir, demir bilye ve sapan gibi bereleyici ve boğucu araçlar veya yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı eczalar veya diğer her türlü zehirler veya her türlü sis, gaz ve benzeri maddeler taşıyarak veya kimliklerini gizlemek amacıyla yüzlerini tamamen veya kısmen bez vesair unsurlarla örterek katılanlar iki yıl altı aydan dört yıla kadar," hapis cezası ile cezalandırılacakları belirtilmiştir.
Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 01.02.2017 tarih ve 2016/6664 Esas, 2017/940 Karar sayılı Terör örgütünün propagandasına dönüşen yasa dışı gösteri yürüyüşüne, kimliğini gizlemek amacıyla yüzünü kapatarak katılıp güvenlik güçlerine molotof kokteyli atan suça sürüklenen çocuğun, hukuki anlamda tek fiil niteliğindeki eyleminin görünüşte hem 2911 sayılı Kanunun 33/1-a maddesinde, hem de 3713 sayılı Kanunun 7/3-2. cümlesinde düzenlenen suçları oluşturduğu görülmekte ise de; suça sürüklenen çocuğun, her türlü yasa dışı gösteri yürüyüşünde uygulama imkanı bulunan genel norm niteliğindeki 2911 sayılı Kanunun 33/1-a maddesine göre özel norm olan ve fiilin haksızlık muhtevasını tamamen tüketen 3713 sayılı Kanunun 7/3-2. cümlesinde tanımlanan suçtan cezalandırılmasıyla yetinilmesi gerekirken ayrıca 2911 sayılı Kanunun 33/1-a maddesinden de hüküm kurulması,.."nın hatalı olduğu belirtilmiştir.
Tüm bu açıklamalar doğrultusunda;
Olay tutanağı, olay yeri inceleme formu ve tüm dosya kapsamından terör örgütünün eylem çağrısı üzerine 05.12.2015 suç tarihinde yapılan yasadışı gösteriye katılan sanığın eyleminin; suça konu yasa dışı gösterinin Terör örgütünün propagandası niteliğinde olduğunun anlaşılması karşısında, (a) bendinde yer alan bozma nedeni de göz önüne alınarak sanığın eyleminin; olay sırasında molotof kokteyli kullandığının tespit edilmesi durumunda "3713 sayılı Kanunun 7/3-2. cümlesinde" yazılı suçu, molotof kokteyli bulundurmayıp yalnızca yüzünü kapattığının kabulü halinde ise; "3713 sayılı Kanunun 7/3-1. cümlesinde" yazılı suçu oluşturacağı gözetilerek, sanığın hukuki durumunun buna göre takdir ve tayin edilerek sonucunun hükmün gerekçesinde açıklanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
A) Mahkeme kararlarının dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere göre sanığa isnat olunan suç oluşturduğu ya da oluşturmadığı kabul edilen eylemin karar yerinde gösterilmesi ve bu hususun gerekçeye yansıtılması gerektiği gözetilmeden Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi, Mala zarar verme suçları yönünden yetersiz gerekçeyle ve 2911 sayılı Kanunun 33/1-a maddesine aykırılık suçu yönünden ayrıca suç vasfında da yanılgıya düşülerek hüküm kurulması suretiyle, Anayasanın 141, CMK 34, 230 maddelerine muhalefet edilmesi,
B) Kabule göre de;
aa) TCK'nın 58/9. maddesi infaz rejimi ile ilgili olup kazanılmış hak oluşturmayacağından, Silahlı terör örgütü mensubu olan sanığın 2911 sayılı Kanunun 33/1-a maddesine aykırılık suçunu örgütün faaliyeti çerçevesinde işlediği iddia ve kabul edilmesine rağmen anılan suçtan hakkında TCK'nın 58/9. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
bb) TCK’nın 50/6. maddesinde yapılan düzenleme ile "yaptırım" ibaresinin "tedbir" olarak değiştirilmesi, 5275 sayılı Kanunun 106. maddesinin 4 ve 9. fıkralarının yeniden düzenlenip, 10. fıkrasının yürürlükten kaldırılması nedeniyle, sanık hakkında Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçundan kurulan hükümde infazda yetkiyi kısıtlayacak şekilde seçenek yaptırım olan adli para cezasının ödenmemesi durumunda hapis cezasının kısmen veya tamamen infazına karar verilemeyeceği gözetilmeden hüküm fıkrasında TCK'nın 52/4. maddesi uyarınca yazılı şekilde ihtarata yer verilmesi,
cc) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının TCK'nın 53. maddesinin uygulanması yönünden gözetilmesinin gerekmesi,
Kanuna aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan sanığın istinaf nedenleri bu sebeple yerinde görülmüş olduğundan CMK'nın 280/1-b ve 289/1-g. maddesi uyarınca diğer yönleri incelenmeksizin Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi, Mala zarar verme ve 2911 sayılı Kanunun 33/1-a maddesine aykırılık suçlarından kurulan hükümlerin öncelikle bu sebepten dolayı BOZULMASINA, CMK'nın 283. maddesi uyarınca sonuç ceza bakımından kazanılmış hakkının gözetilmesine,
Tahliye talebinin reddi kararına yönelik olarak; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 104/3, 105/son cümle uyarınca dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle Dairemize İTİRAZ kanun yolu açık olmak üzere,
Silahlı Terör Örgütünün propagandasını yapma ve 2911 sayılı Kanunun 32/1. maddesine aykırılık suçlarından verilen kararlara, Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi, Mala zarar verme ve 2911 sayılı Kanunun 33/1-a. maddesine aykırılık suçlarına ilişkin bozma kararları yönünden CMK'nın 286/2. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere,
Silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden verilen hükme yönelik isitnaf talebinin esastan reddine ilişkin karşı CMK'nın 286/2. maddesi uyarınca tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde Dairemize verilecek dilekçe veya tutanağı geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak, veya bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığı ile dilekçe gönderilmek sureti ile Yargıtay İlgili Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere CMK'nın 286. Maddesi uyarınca TEMYİZ YOLU açık olmak üzere 18.05.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)