(2709 S. K. m. 141) (5271 S. K. m. 34, 104, 105, 153, 230, 280, 283, 286, 289) (2911 S. K. m. 32, 33) (5237 S. K. m. 52, 53, 54, 62, 63, 170, 174, 265, 314) (3713 S. K. m. 5, 7) (5275 S. K. m. 106) (16. CD. 30.04.2015 T. 2015/3344 E. 2015/926 K.) (16. CD. 20.04.2015 T. 2015/1069 E. 2015/840 K.) (16. CD. 13.01.2016 T. 2015/7307 E. 2016/319 K.) (ANY. MAH. 08.10.2015 T. 2014/140 E. 2015/85 K.)
İstanbul 14.Ağır Ceza Mahkemesince sanık A. E. hakkında verilen mahkumiyet hükümlerine karşı sanık müdafii tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmakla başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre;
Dosya görüşüldü;
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, hafıza kartları, sim kartlar, video çekimleri, emniyet müdürlüğünün uzmanlık raporları, fotoğraflar, fezlekeler, örgüt şeması, görüntü inceleme tutanağı, dijital inceleme tutanağı, olay tutanağı, emanet makbuzu, svaplar, gerekçe içeriği ve tüm dosya kapsamına göre yapılan incelemede;
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 07.04.2016 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında; " PKK/KCK terör örgütünün alt yapılanması YDG-H nin Türk yargı sistemince silahlı terör örgütü olarak kabul edildiği, YDG-H örgüt mensuplarının terör örgütü basın -yayın ve sosyal medya aracılığıyla PKK/KCK terör örgütü liderlerinden aldıkları eylem talimatlarını yürürlüğe koydukları, bu amaçla ilimiz İstanbul bölgesinde eylem yaptıkları ve eylem hazırlığı içerisinde bulundukları, 27/03/2016 günü Beyoğlu İlçe Emniyet Tem Büro Amirliğine bağlı ring görevini ifa eden görevlilere adını ve açık kimliğini vermeyen bir şahsın yapmış olduğu ihbarda Beyoğlu ilçesi Hacı Ahmet Mah Karakol Sok No 28 sayılı yerde bodrum katında yoğun benzin kokusu geldiğini, şahısların buraya şişe taşıdığını ve şu an da bodrumda bulundukları bilgisini vermesi üzerine gecikmesinde sakınca bulunan hal gözetilerek
Cumhuriyet Savcılığınca kolluk güçlerine yazılı arama talimatı verildiği, buna istinaden belirtilen adreste hakkındaki 2016/40881 sayılı soruşturma evrakı yaşı nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Çocuk Bürosu tarafından yürütülen SSÇ N. K. ile dosyamız şüphelisi A. E. nun kaçmaya çalışırken zor kullanılarak yakalandığı, şüpheli A. E. nun üzerinde yapılan aramada pantolonunun ön cebinden 2 adet hastanelerde kullanılan beyaz renkli eldiven, 1 adet emanetin 2016/5202 sırasına kayıtlı 12 kalibre dolu av fişeğinin ele geçirildiği, arama yapılan adresteki bodrum katında benzin kokusu gelen 1 adet büyük boy valiz ve 1 adet büyük boy siyah tekerlekli çanta ele geçirilmiş, koyu renkli valiz içerisinde 2 adet turuncu saplı tornavida, benzin, huni, 2 adet oda parfümü, 1 adet renkli ve ibaresiz poşet, 1 adet lacivert saplı makas, siyah renkli tekerlekli spor çantası içerisinde 29 adet beyaz ip ve fitilli, 7 adet siyah renkli bez fitilli toplam 36 adet EFES ibareli kahverengi şişe içerisinde hazırlanmış atıma hazır molotof, bir çift beyaz renkli kullanılmış ameliyat eldiveni, 1 kutu beyaz renkli hastanede kullanılan eldiven ile şüphelinin üst aramasında digital inceleme tutanağına konu 1 adet 4G Turkcell T60 marka cep telefonu, 1 adet Turkcell sim kartı ve hafıza kartı, ayrıca başka bir hafıza kartı ele geçirildiği, ele geçen materyaller ve suç eşyaları ile ilgili ele geçirilen çantalar Olay Yeri ve Bomba İmha İnceleme Şube Müdürlüğü tarafından incelenerek 2013/360 sayılı olay yeri inceleme raporu tanzim edilmiştir.
İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliğinin 28/03/2016 gün 2016/1891 değişik iş sayılı kararıyla el konulan suç eşyası için onama ve inceleme yapılmasına izin verilmesi kararı alındığı,
Yapılan soruşturma ile ilgili İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliğinin 28/03/2016 gün 2016/1889 değişik iş sayılı kararıyla CMK 153/2 maddesince dosyayla ilgili KISITLAMA KARARI verilmiştir.
Mahkeme tarafından izin verilen telefon sim kart ve hafıza kartının incelenmesiyle ilgili Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü görevlilerince 29/03/2016 tarihli digital inceleme tutanağı tanzim edilmiş, buna göre ;
- 1 adet 359102061846128 IMEI nolu 4G TURKCELL T60 marka cep telefonu,
- 1 adet cep telefonuna takılı Turkcell 64 k ibareli 1427180031201 seri nolu sim kart,
- 1 adet cep telefonuna takılı AOBECO246 seri nolu hafıza kartı,
- 1 adet MMAGR02GUECA-MB seri numaralı Micro SD marka 2GB hafıza kartı,
Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü Adli Bilişim Büro Amirliği görevlilerinden alınan imaj/exportunun aktarıldığı HI-LEVEL MARKA 32 GB HAFIZA KARTI içerisindeki export üzerinde yapılan inceleme neticesinde;
…. IMEI nolu 4G TURKCELL T60 marka cep telefonu VID 20160320 210550 isimli video ( 33 saniye uzunluk ) 20/03/2016 tarihli çekim,
Digital inceleme tutanağında resmedilen ekran görüntüsünde şüpheli A. E. isimli şahsın kendi cep telefonundan çekildiği değerlendirilen video görüntüsünde ( 00.08 saniye metrajı ) kamerada çekim yapan kişi de dahil olmak üzere toplamda 5 PKK/KCK terör örgütünün gençlik yapılanması olan YDG-H ( Yurtsever Devrimci Gençlik Hareketi ) mensubu şahısların ellerinde yanar vaziyette molotof kokteyli ile korsan gösteri eylemi yaptıkları görülmüş, videonun devam eden görüntülerinde;
Digital inceleme tutanağında resmedilen ekran görüntüsünde şüpheli A. E. isimli şahsın kendi cep telefonundan çekildiği değerlendirilen video görüntüsünde ( 00.14 saniye metrajı ) şüpheli A. E. nun bahse konu videoyu kendisinin çekmiş olabileceği, sağ eli ile telefonu tutarken sol elinde bulunan silah ile karşı yönde seyir halde bulunan zırhlı polis aracına doğru ateş ettiği görülmüş, bu ateş etme esnasında da önünde bulunan eylemci grubun bahse konu zırhlı araca havai fişek, el yapımı patlayıcı ve motolof kokteylleri ile saldırılarda bulunduğu anlaşılmış, videonun devam eden görüntülerinde;
Digital inceleme tutanağında resmedilen ekran görüntüsünde şüpheli A. E. isimli şahsın kendi cep telefonundan çekildiği değerlendirilen video görüntüsünde ( 00.28 saniye metrajı ) bahse konu korsan gösteri eylemine müdahele eden ve saldırıya maruz kalan zırhlı polis aracının caddeden siren çalmak suretiyle geçerek olaya müdahalede bulunduğu görülmektedir. Olayın meydana geldiği sokak/caddenin ve olayın tarihinin tespitine yönelik olarak yapılan çalışmalar kapsamında;
Digital inceleme tutanağında resmedilen ekran görüntüsünden de anlaşılacağı üzere bahse konu videonun şüpheli A. E. Tarafından 20/03/2016 tarihi akşam saatlerinde çekilmiş olabileceği değerlendirilmiştir.
Digital inceleme tutanağında resmedilen ekran görüntüsünde bahse konu videonun 20/03/2016 günü akşam saat 19.06 sıralarında çekildiği tespit edilmiştir.
Tespit edilen görüntülerin Beyoğlu İlçe Emniyet Müdürlüğüne Kasımpaşa Polis Merkezi Amirliğinin 20/03/2016 tarihli 2016/439 suç no konu faili meçhul olarak tanzim edilmiş soruşturma evrakına ilişkin olduğu, evrak içeriğine göre İstanbul Valiliğinin il genelinde Nevruz kutlamalarının yasaklandığı bildirilmesine rağmen Hacı Ahmet Mah Yeni Bostan Sok üzerinden Yeni Yol Sok istikametinde zırhlı araçların bekleme yaptığı noktaya doğru 20 kişilik yüzleri siyah bezle kapalı şahısların sokak üzerindeki çöpleri ateşe verdiği, güvenlik güçlerinin müdahalesi üzerine görevlilere havai fişek, molotof bombası, el yapımı patlayıcı ve taşlarla saldırdıkları, gazla müdahale üzerine göstericilerin kaçtığı ve nereden geldiği belli olmayan birkaç el ateşli silah sesinin duyulduğu, soruşturma evrakının faili meçhul olarak tanzim edildiği anlaşılmıştır.
Digital inceleme tutanağındaki tespite göre şüphelinin bu eylemi gerçekleştiren PKK/KCK terör örgütü gençlik yapılanması olan YDG-H ( Yurtsever Devrimci Gençlik Hareketi ) mensuplarından biri olduğu, kanuna aykırı şekilde toplantı ve gösteri yaptıkları, ikaza ve zor kullanmaya rağmen dağılmayan ve güvenlik güçlerine karşı direnen, taş, havai fişek, molotof kokteyli atan ve gösteriler esnasında yüzlerini kapatan grupla birlikte hareket ettiği, şüphelinin aynı zamanda zırhlı polis aracına doğru 4-5 el ateş etmek suretiyle saldırıda bulunduğu tespit edilmiştir.
Şüphelinin örgütün çağrısı üzerine 20/03/2016 tarihinde yukarıda belirtildiği şekilde eylemleri gerçekleştirdiği aynı zamanda yakalandığı 27/03/2016 tarihinde ileride yapılacak eylemlere patlayıcı nitelikte molotof kokteyli hazırladığı ve temin ettiğinin anlaşılması karşısında terör örgütü üyesi olarak da sayılmasında zorunluluk bulunduğu belirtilip, buna göre şüphelinin yargılamasının yapılarak Tehlikeli Maddeleri İzinsiz Olarak Bulundurma veya El Değiştirme, Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma, Görevi Yaptırmamak İçin Direnme, Kasten Yangın Çıkarma, Kanuna Aykırı Toplantı ve Yürüyüşlere Silahsız Katılarak İhtara Rağmen Kendiliğinden Dağılmama, Toplantı ve Yürüyüşlere Silah veya 23.Mad. Belirtilen Aletlerle Katılma suçlarını işlediği iddiasıyla 2911 sayılı kanun 32/1, 33/a, TCK nin 265/1-3-4, 43/1, 170/1-a, 174/1-2, 3713 sayılı kanun 5, TCK nin 314/2, 3713 sayılı kanun 5, TCK nin 53, 54/1, 63 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Yapılan yargılama sonunda İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.11.2016 26.01.2017 tarihli hükmündeki;
Sanığın avukat eşliğinde alınan soruşturma safhasındaki beyanları, tutanaklar, uzmanlık raporları ve tüm dosya kapsamı itibarı ile de kolluk güçlerince yapılan ihbar üzerine 27 Mart 2016 günü Beyoğlu İlçesi Hacıahmet mahallesi Karakol sokak no 28 sayılı yerdeki bodrum katına gidildiği, sanık A. E.nun kaçmaya çalışırken zor kullanılarak yakalandığı, yapılan aramada pantolonun ön cebinden 2 adet hastanelerde kullanılan beyaz renkli eldiven ele geçirildiği, bodrum katında yapılan aramada da bir adet büyük boy valiz ve bir adet büyük boy siyah tekerlekli çanta ele geçirildiği, çantaların içerisinde benzin, huni, iki adet oda parfümü. bir adet renkli ve ibaresiz poşet, renkli spor çantası içerisinde 29 adet beyaz ip ve fitilli, 7 adet siyah renkli bez fitilli toplam 36 adet efes ibareli kahverengi şişe içerisinde atıma hazır molotof kokteyli, 1 adet telefon hafıza kartlarının ele geçirildiği, yine sanığın üzerinde ele geçen cep telefonunun tetkikinde içerisinde 20 Mart 2016 tarihli Hacıahmet mahallesi Yenibostan sokak üzerinde yaşanan olaylara ilişkin görüntüler olduğu, söz konusu görüntülerde yüzleri siyah bezle kapalı şahısların sokaktaki çöpleri ateşe verdiği, güvenlik güçlerinin müdahalesi üzerine havai fişek, molotof ve taşlarla saldırdıkları, polisin gazla müdahalesi üzerine göstericilerin kaçtığı, görüntülerin bizzat sanık tarafından çekildiği, kendisinin de bu hususu teyit ettiği, görüntüleri eve dönerken bir grubun eylem yaptığını görmesi üzerine çektiğini belirttiği, ancak görüntüler içerisinde cep telefonu ile çekim yapan kişinin sağ elinde telefon ile çekim yaparken sol eli ile de karşıdaki zırhlı polis aracını hedef gözetir şekilde tabanca tuttuğunun görüldüğü, her ne kadar sanık görüntüdeki tabanca tutan elin yanında duran bir kişiye ait olduğunu belirtmiş ise de tabancanın sol el ile tutuluyor olması, görüntünün açısı birlikte değerlendirildiğinde tabancanın bizzat telefon ile çekim yapan kişiye ait olduğu, çekimi yapanın da sanığın ikrarından da anlaşıldığı üzere kendisi olduğundan bizzat 20 Mart'taki eylemlere katıldığının anlaşıldığı, bu şekilde eylemlerin sübut bulduğu yolundaki kabul ve gerekçe ile sanığın TCK 314/2 maddesi uyarınca alt hadden ceza tayin olunmuş, 3713 sayılı yasanın 5. Maddesi uyarınca cezada yarı oranında arttırım yapılmış, TCK 62. Maddesi tatbik olunmuş neticeden sanığın 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilşkin hüküm kurulmuştur.
Silahlı terör örgütüne üye olma suçu, TCK'nın 314. maddesinde düzenlenmiş ve TCK'nın 4. kısmının dördüncü ve beşinci bölümlerinde yer alan suçları işlemek amacıyla kurulan silahlı örgüte üye olanlara, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verileceği hükme bağlanmıştır.
Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 30.04.2015 tarih ve 2015/3344 Esas, 2015/926 Karar sayılı ilamında "Örgüt üyeliği örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyeliği temadi eden bir suçtur. Örgüte üye olmak kişinin rızasıyla örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmasıdır. Örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. ..."denilmiştir.
Yine Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 20.04.2015 tarih ve 2015/1069 Esas, 2015/840 Karar sayılı ilamında, silahlı terör örgütüne üye olma suçunun unsurları; gönüllü olarak örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmak suretiyle örgütle organik bağ kurma, eylem ve faaliyetlerde süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk olarak kabul edilmiştir.
Bunun yanında, Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 13.01.2016 tarih ve 2015/7307 Esas, 2016/319 Karar sayılı ve 24.04.2015 tarih ve 2015/1066 Esas, 2015/1243 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere; terör örgütlerine yeni eleman temin etme, barındırma, gönderme veya ulaşımını sağlama, terör örgütüne gelir sağlamanın yollarından biri olan silah ticareti yapma gibi faaliyetlere ilişkin organizasyonların içinde bulunmaya yönelik eylemlerde ise söz konusu unsurların tamamı bir arada bulunmasa bile, anılan bu faaliyetlere ilişkin organizasyonların örgütsel yapı dışında değerlendirilemeyeceği açıktır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
A-Sanığın yukarıda iddianame anlatıldığı üzere olay mahallinde 27.03.2016 tarihinde 36 adet kullanıma hazır molotof kokteyli ile yakalanması şeklindeki eylemin TCK 174/1 maddesinde düzenlenen suça girmekte olup sanığın eylemine uyan sevk maddeleri gereğince verilmiş olan mahkumiyet kararının yerinde ve isabetli olduğu sonucuna varılmıştır.
B-Sanık hakkında TCK'nın 314/2 maddesi gereğince verilen mahkumiyet hükmü incelendiğinde, kullanıma hazır molotof ile yakalanmış olması, ayrıca 20.03.2016 tarihinde terör örgütünün çağrısı üzerine sokaklara çıkıp molotof taş ve tabanca kullanmak sureti ile güvenlik güçleri ile çatışması ve örgütün talimatına uyarak bu eylemleri işlemesi dikkate alınıp örgüt hiyerarşisi içinde yer aldığı , örgütün talimatlarına bağlılık gösterdiği, bu suretle örgütün üyesi olduğu sonucuna varılarak mahkumiyet hükmünde bir isabetsizlik görülmediği sonucuna varılmıştır.
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının TCK'nın 53. maddesinin uygulanması yönünden infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Seçenek yaptırım olan adli para cezalarının yerine getirilmemesi halinde 6545 sayılı Kanunla değişik 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesi uyarınca infaz aşamasında res'en uygulama yapılabileceğinden, hüküm fıkrasındaki TCK'nın 52/4. maddesi uyarınca yapılan ihtarat sonuca etkili görülmemiştir.
Tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme suçu ile silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından açılan kamu davalarının yapılan yargılaması sonunda toplanan deliller, karar yerinde incelenip, sanığın suçlarının sübutunun kabul edildiği, eylemlerinin olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde nitelendirilerek vasıflarının tayin edildiği, cezayı azaltıcı sebebin niteliğinin takdir kılındığı, savunmalarının inandırıcı gerekçelerle reddedildiği, incelenen dosyaya göre verilen hükümde usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
Toplantı ve yürüyüşlere silah veya 23. md. belirtilen aletlerle katılma suçundan kurulan hükme yönelik İstinaf incelemesinde;
Mahkeme kararının dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere göre; sanığın bu eyleminin 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 7/2.maddesinde düzenlenen suçu oluşturup oluşturmadığı hususunun tartışılmaması sureti ile yetersiz ve eksik gerekçe ile hüküm kurulması suretiyle, Anayasanın 141, CMK 34, 230 maddelerine muhalefet edilmesi,
Kanuna aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiinin istinaf nedenleri bu sebeple yerinde görülmüş olduğundan CMK'nın 280/1-b ve 289/1-g.maddeleri uyarınca diğer yönleri incelenmeksizin bu hükmün öncelikle bu sebepten dolayı BOZULMASINA, CMK'nın 283. maddesi uyarınca sonuç ceza bakımından kazanılmış hakkının gözetilmesine,
Suçların niteliği, sanığa verilen cezaların miktarı ve tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alındığında tahliye talebinin reddine, dosyanın hükmü veren İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine,
Tahliye taleplerinin reddi kararına yönelik olarak; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 104/3, 105/son cümle uyarınca dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle Dairemize İTİRAZ kanun yolu açık olmak üzere,
CMK'nın 286/1. maddesi uyarınca tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde Dairemize verilecek dilekçe veya tutanağı geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak, veya bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığı ile dilekçe gönderilmek sureti ile Yargıtay İlgili Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere CMK'nın 286. maddesi uyarınca TEMYİZ YOLU açık olmak üzere 12.07.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)