(2911 S. K. m. 23, 32, 33) (5237 S. K. m. 34, 43, 53, 58, 59, 63, 204, 220, 230, 265, 314) (3713 S. K. m. 5, 14) (5271 S. K. m. 250, 280, 289) (16.CD. 20.04.2015 T. 2015/1069 E. 2015/840 K.) (16.CD. 17.03.2016 T. 2015/2276 E. 2016/1947 K.) (ANY. MAH. 08.10.2015 T. 2014/140 E. 2015/85 K.)
Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesince sanık Ç. T. hakkında Silahlı terör örgütüne üye olma ve Resmi belgede sahtecilik; sanık S. İ. hakkında 2911 sayılı Kanunun 32/1. maddesine aykırılık suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine karşı sanıklar müdafiileri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan sanıklar müdafiilerinin istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, ekspertiz raporları, yakalama tutanakları, eylem tutanakları, gerekçe içeriği ve tüm dosya kapsamına göre yapılan incelemede;
I- İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/827 Soruşturma sayılı iddianamesi ile sanıklar Ç. T. ve S. İ. hakkında özetle;
1. Eylem olarak; PKK/KCK terör örgütü güdümünde yayın yapan http://www. Firatnews. com ve http://www.r.....com isimli internet sitelerinde; 21.12.2011 tarih ve "Komalen Ciwan Koordinasyonu'ndan gençlere çağrı" ve 29.12.2011 tarih ve "Bahoz Erdal: Roboskide hiçbir hareketliliğimiz yoktu" başlıklı haber içeriğinde; Eylem talimatı şeklinde yayınlanan haberlerin ardından gerçekleştirilen eylemlere bakıldığında;
29.12.2011 günü; Şırnak ili Uludere İlçesinde sınırı geçen 33 kaçakçının öldürülmesini protesto etmek amacıyla İlimiz Beyoğlu İlçesi Taksim Meydanı'nda toplanan grup sloganlar atıp basın açıklamasının okunmasının akabinde dağılım sırasında yüzleri kapalı bir grup Tarlabaşı mevkii ara sokaklarına girmiş ve buradan polise ve çevreye molotof kokteylleri atılmış, otobüs durakları ve çevredeki dükkanların camları taşlanarak kırılmıştır.
2. Eylem olarak; 13.03.2012 tarihinde ve saat: 14.29' da yayınlanan "Karayılan: Amed ve İstanbul Newroz'u önemli" başlıklı ve 16.03.2012 tarih ve saat: 11.03' de yayınlanan "KCK Newroz için tarihin en güçlü katılımına çağırdı" başlıklı haber içeriğinde; Eylem talimatı şeklinde yayınlanan haberlerin ardından gerçekleştirilen eylemlere bakıldığında;
18 Mart 2012 günü PKK/KCK terör örgütü üst düzey yöneticilerinin eylem talimatı niteliğindeki açıklamaların ardından İlimiz Fatih, Zeytinburnu, Başakşehir, Sultangazi, Gaziosmanpaşa, Küçükçekmece, Bağcılar ilçelerinde, "Teröristbaşı Abdullah Öcalan ve terör örgütü lehine sloganlar atılarak örgütsel pankart ve flamalar eşliğinde yolun trafiğe kapatılıp barikat kurularak korsan gösteri eylemlerinin yapıldığı, çevrede bulunan işyerlerine, otobüs duraklarına, banka ve bankamatiklere, belediye otobüsü ve metrobüslere, vatandaşlara ve kurumlara ait araçlara, güvenlik kuvvetlerine yönelik taşlı ve sopalı saldırılarda bulunulduğu, mukavemet edilmek suretiyle güvenlik görevlilerinin yaralanmasına sebebiyet verildiği, ayrıca İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kiptaş Ofisi'nin bayrak direğinde asılı bulunan Türk Bayrağı'nı bulunduğu yerden indirildiği bir dizi terör örgütü lehine eylemlerin gerçekleştirildiği belirlenmiştir.
3. Eylem olarak; 20.03.2012 tarihinde yayınlanan "Karayılan: Yeni bir süreç başladı" başlıklı, eylem talimatı şeklinde yayınlanan haberlerin ardından gerçekleştirilen eylemlere bakıldığında; 22.03.2012 günü İlimiz Fatih İlçesi Beyazıt Meydanı'ndan Çapa Tıp Fakültesi önüne kadar 50-100 kişilik bir grubun sloganlar eşliğinde yürüdüğü, burada terör örgütü elebaşısı Abdullah Öcalan'a sözde uygulanan tecriti protesto etmek amacıyla oturma eylemi yaptıkları belirlenmiştir.
Şüphelilerin şahsi konumlarına bakıldığında;
1- Şüpheli Ç. T.'ün;
ÖSB adlı yapı içerisinde faaliyet gösteren şüphelilerin tespitine yönelik çalışmalarda da hakkındaki evrak tefrik olunan N. D. ile irtibatlı olduğu öğrenilen Ç. kod Ç. T.'ün bu yapı içerisinde faaliyet yürüttüğünün belirlendiği, bu faaliyetleri yürütürken yukarıda belirtildiği üzere teknik takipten kurtulmak amacıyla cep telefonu kullanmadığı ve irtibatlı olduğu şahıslarla ankesörlü telefonlardan irtibat kurduğu, DYG yapılanmasını aktif duruma getirmek için İstanbul'da bir kısım arkadaşları ile beraber Üniversite ve Kampüs Komiteleri oluşturmaya çalıştıkları, bu amaçla çeşitli üniversite öğrencileri ile ayrı ayrı toplantılar yaptıkları, üniversitelerde yapılan eylem ve etkinlikleri organize ettikleri, örgüte sempati duyan üniversite gençliğine ilerleyen süreç içerisinde terör örgütü lehine eylemler için organize etmeye çalıştıklarına dair bilgilerin elde edilmesi üzerine şüpheli Ç. Kod Ç. T.'ün 04.05.2012 günü Fatih ilçesinde üzerine kendi resmi yapıştırılmış ancak içerdiği bilgiler itibariyle kardeşi A. T.'e ait sahte olduğu belirlenen nüfus cüzdanı ile yanında o an için kimliği bilinmeyen ancak konumu ve eylemleri bilahare yapılan araştırmalarla belirlenen diğer şüpheli S. İ. olduğu halde birlikte yakalandığı,
Hakkında yapılan araştırmada;
-12.11.2011 tarihinde Kilis ili Elbeyi ilçesi Havuzluçam Piyade Bölüğü Suriye Sınır Sahası sorumluluk alanında sınırı illigal olarak geçmekte olan 9 şahsın termal kamerada görüntülenmesi üzerine bunlardan 5 şahsın yakalandığı, 4 şahsın ise Suriye ülkesi sınırlarına kaçtıkları, bu olayla ilgili olarak bölgede devam eden çalışmalarda bölük yakınlarında şüpheli bir şekilde bekleme yaptığı belirlenen iki adet araç içerisinde 2 şahısla birlikte yakalandığı, bu şahısların Suriye sınırından ülkemize kaçak giriş yapacak şahısları karşılamak ve gidecekleri yere götürmek üzere bekledikleri kanaatinin oluştuğu,
Devletin Egemenlik Alametlerini Aşağılama suçundan 01.05.2010 tarihinde Eskişehir ilinde yakalandığı ve Eskişehir Sulh Ceza Mahkemesi'nde bu suçtan hakkında açılan davanın halen derdest olduğu,
11.05.2010-14.05.2010 tarihleri arasında Eskişehir ili Osmangazi Üniversitesi'nde bahar şenlikleri adı altında gerçekleştirilen etkinlikler sırasında 13.05.2010 tarihinde meydana gelen bıçaklı kavga olayı sonrasında güvenlik güçlerine taşlı saldırı olayları ile ilgili yakalandığı, Eskişehir C. Başsavcılığı'nın 2010/11869 soruşturma sayısı üzerinden yürütülen soruşturma sonucunda hakkında ek takipsizlik kararının verildiği,
06.10.2010 tarihinde Şanlıurfa ili Akçakale İlçe Emniyet Müdürlüğü 155 ihbar hattına gelen bir ihbarda eşgali belirlenen bir bayan ve bir erkek şahsın aralarında terör örgütünün kırsal alanına gitmek istedikleri şeklinde konuşmakta olduklarının duyulduğuna dair bilgi edinilmesi üzerine yapılan çalışmada yakalandığı,
Üzerinde ele geçen materyallerin incelenmesi sonucunda;
Z. adlı bir şahıs adına olduğu anlaşılan İETT indirimli taşıma kartının TC kimlik no bölümünün üzeri kazınmış olduğundan kime ait olduğunun belirlenemediği, şüpheli tarafından kullanılan bu kartın kime ait olduğunun belirlenmesinin engellenmesi amacıyla kimlik nosu bölümünün kazınmış olduğu kanaatinin oluştuğu,
10-005801 seri nolu nüfus cüzdanının A. T.'e ait olduğu ve üzerine şüphelinin fotoğrafının yapıştırılmış olduğu ve bu şekilde şüpheli tarafından kullanılmakta olduğunun, Kriminal Polis Laboratuvarının 05.05.2012 tarih ve 2012/4707 sayılı ekspertiz raporu ile tamamen sahte olduğunun belirlendiği,
Grundig marka 4 GB kapasiteli yeşil-beyaz renkli MP3 çaların içinde PKK terör örgütünün propagandası niteliğinde şarkı sözlerine sahip ses dosyalarının bulunduğunun belirlendiği,
Samsung marka USB girişli siyah renkli MP3 çaların içinde terör örgütü elebaşısını ve terör örgütü mensuplarını övücü nitelikteki şarkı sözlerine sahip ses dosyaları ile terör örgütünün kırsal alandaki kamplarında çekilmiş video görüntü kayıtlarının bulunduğunun belirlendiği,
Şüphelinin ağabeyi Ö. T. ile yapılan görüşme sonucunda alınan bilgilere göre; Kardeşi şüpheli Ç. T.'ün 2008 yılında Eskişehir Orhangazi Üniversitesi İktisat Fakültesi'ni kazanarak adını bilmediği bir öğrenci yurduna yerleştiğini, 2011 yılının sonlarına doğru Kilis ilinde yakalandığını polislerden öğrendiğini, daha sonra bir süre kendisinden haber alamadıklarını, zaman zaman kendileri ile telefonla irtibat kurduğunu, PKK/KCK terör örgütü içine girdiğini ve okula devam etmediğini anladığını, kendisine neden cep telefonu kullanmadığını sorduğunda cep telefonunun güvenli olmadığını söylediğini, o tarihten sonra kendisiyle hiç görüşmediklerini, nerede kaldığını ve ne tür faaliyetler içerisinde olduğunu bilmediğini, kardeşinin sabit bir yeri kullanmadığını ve herhangi bir telefonu olmadığını, İstanbul'da gözaltına alındığını öğrendiklerinde annesinin iyi ki yakalanmış, hiç olmazsa nerede olduğunu biliyoruz dediğini, kendisine kardeşinden ele geçen nüfus cüzdanı gösterildiğinde kimlik üzerinde yazılı bilgilerin şüpheli kardeşi Ç. T.'ten bir küçük kardeşi A. T.'e ait olduğun, fotoğrafın ise Mersin ilinde dersaneye gitmekte olan kardeşi A. T.'e ait olduğunu beyan ettiği,
PKK/KCK terör örgütünün BDP adlı partinin il ve ilçe binalarında yapmış oldukları toplantılarda; örgütsel işleyiş ve yapılacak kitlesel şiddet eylemleriyle ilgili olarak birçok örgütsel kararın alındığının belirlenmesi üzerine toplantıya katılan şahıslara yönelik yapılan çalışmalarda gözaltına alınan İ. A. adlı şüphelinin çantasından elde edilen Toshıba marka flash bellek üzerinde yapılan incelemede "Bel2" adlı belgenin "İl konseyi divan başkanlığı" adlı bir şemayı içerdiğinin, bu şemanın 4 katmanlı bir hiyerarşik yapıyı içerdiği, gözaltına alınan şüpheli İ. A.'ın şemanın en tepesinde yer alan üç kişiden biri olduğu, şemanın 4. Katmanında ise 131 kişinin kayıtlı olduğu ve 113. sırada da şüpheli Ç. T.'ün adının kayıtlı olduğunun belirlendiği,
28.04.2011 tarihinde Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü'nce yine ÖSB yapısı içinde faaliyet gösterdiği belirlenerek yakalanan Y. S. adlı şüphelinin üst aramasından R. E. ve şüpheli Ç. T. adına düzenlenmiş Ziraat Bankası Visa Electron kartlarının ele geçirildiği, bu kartın yapılan incelemesinde s…..50@hotmail.com adlı elektronik posta adresinde 19.10.2011 tarihinde geçtiği anlaşılan şifreli verinin çözüm kısmında; " son eğitim grubunu onun üzerinden urfaya göndermiştik ama hem onun hem de grubun kendi eksikliğinden kaynaklı yakalanmalar oldu, şimdi suriye hattımız onların duyarsızlığından dolayı bir süre çalışmayacak kurye yurtseverdi oda alındı ve suriyelilere teslim edildi" şeklinde bir verinin bulunduğu, bu veri ile ilgili yapılan çalışma sonucunda Şanlıurfa Emniyet Müdürlüğü görevlilerince 06.10.2010 tarihinde PKK/KCK dağ kadrosuna katılma şüphesi ile 3 arkadaşı ile birlikte şüpheli Ç. T.'ün de yakalandığının belirlendiği, gerek bu veri içeriği gerekse yukarıda anlatılanlar bir arada değerlendirildiğinde Y. S. adlı şüphelinin bu dosya şüphelisi Ç. T. de dahil olmak üzere toplam 4 kişiyi örgütün dağa kadrosuna katılmak üzere kırsal alanına göndermeye çalıştığı sırada yakalandıklarının anlaşılmakta olduğu, gözaltına alınan şüphelilerden Ç. T.'ün tutuklandığı, yine bu olayla ilgili olarak "G." adlı gizli tanığın beyanında; "R. E.'ın PKK/KCK terör örgütünün gençlik yapılanması DYG (Demokratik Yurtsever Gençlik) içerisinde ülkemizde faaliyet gösterdiğini, Toplumlar Tarihi, Kürdistan Tarihi, PKK Tarihi, Kadın Kurtuluş İdeolojisi, Demokratik Konfederalizm konularında dersler verdiğini ve Türkiye Gençlik Meclisi Sözcüleri'nin Y. S., Z. K. ve R. E. olduklarını" beyan ettiği, yukarıda belirtildiği üzere iki adet kartın Y. S.'nın üzerinde ele geçtiği ve birinin Ç. T. birinin ise R. E. üzerine kayıtlı olduğunun belirlendiği, yine muhtelif gizli tanık beyanlarından anlaşıldığına göre örgütün kırsal alanına katılacak olanlardan kimliklerini belirlemeye yarayacak kimlik, telefon vs her türlü aracın alınarak iletişimin bu tip kartlarla ve şifreli mesajlarla sağlandığının belirlendiği,
12.11.2011 tarihinde Kilis ili Elbeyli ilçesi Havuzluçam Piyade Bölüğü Suriye sınır sahası sorumluluk alanında illegal olarak sınırı geçmeye çalışan 9 şahıstan 5'inin yakalandığı, şüpheli Ç. T. ile birlikte yakalanan D. A. adlı şahsın şüpheli ile ilgili teşhisinde; şüpheliyi 103 nolu fotoğrafından teşhis ederek şahsın Diyarbakır'da kadro olarak faaliyet gösterdiğini, Diyarbakır'daki faaliyetleri ile ilgili kendisine eğitim vermiş olduğu kampta sık sık bilgi geldiğini, en son ÖSB eğitimi aldığını ve Suriye üzerinden Türkiye'ye gönderildiğini bildiğini beyan ettiği,
Şüphelinin PKK/KCK terör örgütünün üyesi olma, sahte nüfus cüzdanı kullanma suçundan cezalandırılmasının gerektiği,
2- Şüpheli S. İ.'nın;
Fiziki takip sırasında şüpheli Ç. T. ile birlikte olduğu ve birlikte hareket ettiği görülerek yakalandığı, Üzerinde Adem Durak adına ücretsiz İETT taşıma kartının ele geçtiği,
Yine üzerinde ele geçen 2 GB kapasiteli micro SD hafıza kartının incelenmesinde terör örgütü elebaşısı ile mensuplarını övücü sözlere sahip ses dosyalarının bulunduğunun belirlendiği,
Şüpheli hakkında yapılan araştırma sonucunda 2011 ve 2012 yıllarında katıldığı bazı eylemlerin olduğunun belirlendiği, buna göre;
1. Eylem başlığı altında anlatılan 29.12.2011 tarihinde Taksim Meydanı'nda gerçekleştirilen eyleme katılarak slogan attığının Teknik Büro Amirliği ve Foto Film Şube Müdürlüğü'nden alınan fotoğraf ve videoların incelenmesi sonucunda tereddüde yer vermeyecek şekilde belirlendiği, bu eylemde gösteriye katılan grubun polise, çevreye, otobüs duraklarına ve dükkanların camlarına molotof kokteylleri ve taşlar atarak zarar verdikleri, bu olay nedeniyle şüphelinin örgüt adına suç işleme dolayısı ile örgüt üyesi olma, terör örgütü propagandası yapma ve 2911 sayılı kanuna muhalefet suçlarını işlediği,
2. Eylem başlığı altında anlatılan 18.03.2012 tarihinde İstanbul ili muhtelif ilçelerinde gerçekleştirilen olaylarla aynı anda Zeytinburnu ilçesi Kazlıçeşme Meydanı'nda ve civarında gerçekleştirilen molotof kokteylleri ve taşlarla kamuya ait araçlara ve dükkanlara ve özel şahıslara ait mallara zarar verilmesi eyleminde şüphelinin de yer aldığının, slogan atanlarla uzun süre birlikte hareket ederek slogan attığının ve yine taş atanlarla birlikte taş atmakta olduğunun fotoğraf ve video görüntüleri ile belirlendiği, bu olay nedeniyle şüphelinin örgüt adına suç işleme dolayısı ile örgüt üyesi olma, terör örgütü propagandası yapma ve 2911 sayılı kanuna muhalefet suçlarını işlediği,
3. Eylem başlığı altında anlatılan 22.03.2012 tarihinde İstanbul ili Fatih İlçesi Beyazıt Meydanı'ndan Çapa Tıp Fakültesi önüne kadar 50-100 kişilik bir grubun sloganlar eşliğinde yürüdüğü, burada terör örgütü elebaşısı Abdullah Öcalan'a sözde uygulanan tecrit'i protesto etmek amacıyla oturma eylemi yaptıkları, şüphelinin de bu eyleme katılarak birlikte hareket ettiğinin ve sloganlar attığının fotoğraf ve video görüntüleri ile belirlendiği, bu olayla ilgili terör örgütünün bir önceki olayda (22.03.2012 tarihli) vermiş olduğu (Halkımız, milli giysileri ve renkleriyle, slogan ve söylemiyle Newroz'u görkemli bir biçimde karşılayıp, Önderliğine, geleceğine nasıl sahip çıkacağını ortaya koymalıdır. "Edi Bese, An Azadi An Azadi" sloganı adı altında yapılacak olan Newroz'a tüm halkımız bu biçimde güçlü katılmalıdır. Aynı zamanda bunun İmralı işkence sistemine ve yine KCK operasyonlarına karşı bir duruş olacağı; tüm demokratik yurtsever özgürlükçü değerlere sahip çıkma, sömürgeci uygulamalara karşı tavır alma anlamına gelecektir.) şeklindeki talimatlara da uygun olarak terör örgütü elebaşısının hapis hali sözde tecrit olarak nitelenmek suretiyle gösteriye konu yapıldığı ve sahip çıkıldığı, bu olay nedeniyle şüphelinin örgüt adına suç işleme dolayısı ile örgüt üyesi olma, terör örgütü propagandası yapma ve 2911 sayılı kanuna muhalefet suçlarını işlediği kanaatinin oluştuğu," iddiasıyla yargılamalarının yapılarak;
Sanık Ç. T. hakkında; Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5, TCK'nın 53, 58/9, 63. maddeleri, Resmi belgede sahtecilik suçundan; TCK'nın 204/1, 3713 sayılı Kanunun 5, TCK'nın 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca;
Sanık S. İ. hakkında; Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçundan; TCK'nın 314/3 ve 220/6. maddeleri delaletiyle 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5, TCK'nın 53, 58/9, 63. maddeleri,
1. Eylem uyarınca; Silahlı terör örgütünün propagandasını yapma suçundan; 3713 sayılı Kanunun 7/2-1. cümlesi, TCK'nın 53, 58/9, 63. Maddeleri; 2911 sayılı Kanunun 32/1. maddesine aykırılık suçundan; 2911 sayılı Kanunun 32/1, TCK'nın 53. maddeleri
2. Eylem uyarınca; Silahlı terör örgütünün propagandasını yapma suçundan; 3713 S.K.un 7/2-1. cümlesi, TCK'nın 53, 58/9, 63. maddeleri; 2911 sayılı Kanunun 33/a. maddesine aykırılık suçundan; 2911 sayılı Kanunun 23/b maddesi delaletiyle 33/a, TCK'nın 53. maddeleri,
3. Eylem uyarınca; Silahlı terör örgütünün propagandasını yapma suçundan; 3713 sayılı Kanunun 7/2-1. cümlesi, TCK'nın 53, 58/9, 63. maddeleri, 2911 sayılı Kanunun 32/1. maddesine aykırılık suçundan; 2911 sayılı Kanunun 32/1, TCK'nın 53. maddeleri,
1. Eylem ve 2. Eylemler uyarınca; Görevi yaptırmamak için direnme suçundan; 2911 sayılı Kanunun 32/2. maddesi delaletiyle TCK'nın 265/1-3-4, 3713 sayılı Kanunun 5, TCK'nın 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca cezalandırılmalarına, suç unsuru içeren flashdisklerin ve hafıza kartının TCK'nın 54/1. maddesi uyarınca müsaderesine, sahte nüfus cüzdanının dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmesi talebi ile kamu davası açılmıştır.
II- Sanık Ç. T. hakkında Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/328 soruşturma sayılı iddianamesi ile özetle;
12.11.2011 günü saat: 18.15 sıralarında Kilis ili Elbeyli İlçesi Havuzluçam Piyade Bölüğü Suriye sınır sahası sorumluluk alanında sınırı illegal olarak geçmekte olan 9 kişinin termal kamerada görülmesi üzerine Havuzluçam Piyade Bölüğü görevlilerince yapılan çalışmalar neticesinde yukarıda açık kimlikleri belirtilen D. A., E. A., Ç. T., E. Ş.ve H. Y.'nun yakalandığı, kimlikleri tespit edilemeyen 4 kişinin sınırın Suriye devleti tarafına kaçmayı başardıkları,
Bölgede güvenlik görevlilerince yapılan çalışmalarda Havuzluçam Piyade Bölüğü yakınlarında şüpheli bir şekilde beklemekte olan 63 FF … plaka sayılı Renaul 12 GTS marka ve 27 U…. plaka sayılı Tofaş Şahin marka araçların içerisinde bulunan ve yukarıda açık kimlikleri yazılı bulunan şüpheliler S. Y., M. K. ve Y. K. isimli şahısların yakalandıkları, bu şahısların Suriye sınırından illegal yollarla Türkiye tarafına geçen ve yakalanan diğer 5 şüpheliyi almak üzere orada beklediklerinin tespit edildiği anlaşılmıştır.
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı (CMK. 250. Madde ile Görevli)'nca yapılan 01.12.2011 tarihli fotoğraftan teşhis tutanağına göre;
Daha önce PKK terör örgütünden ayrılarak Kilis İl Jandarma Alay Komutanlığına teslim olan B. (K) F. A.'a Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca (CMK. 250. Madde ile Görevli) 01.12.2011 tarihinde yaptırılan fotoğraftan teşhis tutanağına göre; F. A.'ın şüpheli D. A.'ı teşhis ettiği, şüpheli D. A.'ın Diyarbakır ilinde kadro olarak faaliyet gösterdiğini, Diyarbakır ilinde şüphelinin faaliyetleri ile ilgili olarak eğitim verdiği kampta sık sık bilgi geldiğini, şüphelinin en son öz Savunma Birliği kapsamında eğitim aldığını, Suriye üzerinden de Türkiye'ye gönderildiğini belirttiği anlaşılmıştır.
PKK terör örgütü kırsalında öz savunma birlikleri içerisinde eğitim aldıkları anlaşılan şüpheliler D. A., E. A. ve Ç. T. 'ün Kilis Cumhuriyet Başsavcılığında alınan savunmalarında çelişkili beyanlarda bulundukları, beyanlarında Türkiye'den erkek arkadaşları ile buluşmak için Suriye ülkesine gitmeye karar verdiklerini belirttikleri, telefon numaralarını hatırlamadıkları, ayrıca son günlerde Türkiye'de bulunduklarına dair de bir kanıt gösteremediklerini, okumakta oldukları okula da son dönemlerde gitmediklerini belirttikleri, oysa şüpheli E. Ş. 'un beyanında, Suriye ülkesinden para karşılığında şüpheliler D. A., E. A. ve Ç. T.'ü Türkiye'ye geçirmeyi kabul ettiğini ikrar ettiği, diğer şüpheli H. Y.'nun da bunu destekler nitelikte beyanda bulunduğu, şüpheliler D. A., E. A. ve Ç. T.'ün üzerlerinde aynı miktar dolar ve aynı miktar Türk parasının ele geçirildiği, ayrıca şüphelilerin üzerlerindeki ayakkabı ve elbiselerin de nitelik bakımından birbirlerine benzerlik gösterdiği anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamına göre; Şüpheliler D. A., E. A. ve Ç. T.'ün terör örgütü kırsalında öz savunma birlikleri içerisinde eğitim aldıkları, şüphelilerden E. Ş. ve H. Y.'nun ise, Suriye ülkesinden Türkiye'ye mayınlı bölgeden illegal yollardan giriş yaptırdıkları, yine şüpheli H. Y.'nun kardeşi olan şüpheli S. Y. ile irtibata geçerek Suriye ülkesinden Türkiye'ye geçtikten sonra araç temini istediği, şüpheli S. Y.'nun da diğer şüpheliler Y. K. ve M. K. ile birlikte Kilis ili, Elbeyli İlçesi Havuzluçam köyü civarına geldikleri, şüpheli M. K.'nın, şüpheli S. Y.'na ait 63 FF … sayılı aracı kullandığı, S. Y.'nun da 27 U …. plakalı aracı beraberinde Y. K.'da olduğu halde olay yerine getirdikleri, bu şekilde şüphelilerin fikir birliği ve iştirak içerisinde silahlı terör örgütünün faaliyetleri kapsamında terör örgütüne üye olma suçunu işledikleri" iddiasıyla;
Yargılamalarının yapılarak; silahlı terör örgütüne üye olma suçundan TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 53, 54, 58 ve 63. maddeleri uyarınca cezalandırılmalarına karar verilmesi talebiyle; Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesine 2012/76 Esas sayısı üzerinden kamu davası açılmıştır.
Adana 8. Ağır ceza Mahkemesinin 2012/76 esas sayılı dosyasında sanık Ç. T. yönünden tefrik kararı verilerek dosyanın Esasın 2013/107 sırasına kayıt edildiği ve 11.06.2013 tarih ve 2013/107 Esas - 2013/149 Karar sayılı karar ile dosyanın İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/86 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/76 Esas sayılı dosyasında yargılamasına devam olunan sanıklar hakkında; 05.11.2013 tarih ve 2013/189 Karar sayılı hükümle, "Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; PKK terör örgütü kırsalında Öz Savunma Birlikleri içerisinde eğitim aldıkları anlaşılan sanıklar D. A. ve E. A. ile hakkındaki evrak tefrik edilen Ç. T.'ün sanıklar E. Ş. ve H. Y. vasıtası ile Suriye sınırından Türkiye'ye sokuldukları, sanıklar S. Y., M. K. ve Y. K.'ın ise gelen sanıkların karşılamak üzereyken yakalandıkları sonucuna varılmış olduğu" yolundaki kabul ve gerekçe ile; sanıklar D. A. ve E. Ş. hakkında; silahlı terör örgütüne üye olma suçundan TCK'nın 314/2. Maddesi uyarınca; sanık H. Y. hakkında silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan TCK'nın 314/3, 220/7. maddeleri delaletiyle 314/2. maddesi uyarınca ve sanıklar sanıklar M. K., Y. K., S. Y. hakkında ise silahlı terör örgütüne yardıma teebbüs etme suçlarından mahkumiyetlerine ilişkin verilen hükümlerin temyizi neticesinde; UYAP kayıtlarından Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 15.04.2015 tarih ve 2015/1042 Esas, 2015/764 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Yine sanık Ç. T. hakkında; Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 23.02.2011 tarihli iddianamesi ile Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/49 Esas sayılı dosyasına konu silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçundan TCK'nın 314/3, 220/6. maddeleri yollamasıyla 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5, silahlı terör örgütünün propagandasını yapma suçundan 3713 sayılı Kanunun 7/2. maddeleri uyarınca cezalandırılması talep edilmiş, bu dosyada atılı suç tarihinin sanık yönünden 30.03.2010 olduğu ve sanığın yüklenen suçlar nedeniyle "soruşturma aşamasında yakalanarak" beyanının alınmış olduğu, Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.03.2014 tarihli kararı ile; dosyanın 6526 sayılı Kanunun 1. maddesi ile 3713 sayılı Kanununa eklenen geçici 14/4. maddesi uyarınca kamu davasının, dosyanın bulunduğu aşamadan itibaren kovuşturmaya devam edilmek üzere yetkili ve görevli Eskişehir Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesine devrine karar verilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Sanıklar hakkında Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda verilen 14.12.2016 tarihli hükümdeki; "İddia, sanıkların savunmaları, tanık beyanları, arama tutanakları, flash disk ve hafıza kartı içerikleri, tanık beyan ve teşhisleri, başka savcılık ve emniyet müdürlüklerinden celp olunan evrak suretleri, video kayıtları, emanete aldırılan sanıklardan el konulan emanet eşyaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
... Sanık S. İ.'nın her üç gösteriye de katıldığı elde edilen görüntüler ve sanığın ikrarıyla tespit edilmiştir. Yine tüm gösterilerde sanığın yüzünün açık olup kapatılmadığı açıklıkla anlaşılmaktadır. Her ne kadar 18.03.2012 tarihinde Zeytinburnu ilçesi Kazlıçeşme Meydanı'nda ki gösteride taş attığı iddia edilmiş ise de fotoğraflar incelendiğinde bu hususu teyid eden bir delil olmadığı açıkça görülecektir. Bu tespitler karşısında; sanık Ç. T.'ün bu eylemlerden kaynaklanan bir sorumluluğunun bulunmadığı açıktır. Sanık S. İ. nın ise izinsiz gösterilere katıldığı sabit olmakla beraber yüzünü kapatmadığı ve direnme sayılabilecek herhangi bir şiddet ve cebir eylemine rastlanmadığından, Bu nedenle; Sanık S. İ.'nın 29.12.2011- 18.03.2012 - 22.03.2012 tarihli eylemlere katıldığı, ortaya konulan ve delillendirilen konumu itibariyle eylemlerinde Görevi nedeniyle kamu görevlisine direnme ve terör örgütü propagandası yapmak suçlarının unsurlarının oluşmadığı, ancak, her üç eylemin toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanununa muhalefet teşkil ettiği, bu eylemlerden 29.12.2011 tarihinde gerçekleştirilmiş olanının 6352 sayılı yasanın geçici 1. maddesi kapsamında ertelenebilecek nitelikte olduğu, diğer ikisinin ise Nevruz kutlamaları kapsamında yakın tarihlerde gerçekleştirilmiş zincirleme suç hükümlerine tabi olduğu mahkememizce kanaat oluşmuştur.
İkinci kısım iddiaların incelenmesinde; Sanık Ç. T.'ün, ÖSB adlı yapı içerisinde faaliyet gösteren şüphelilerin tespitine yönelik çalışmalarda da hakkındaki evrak tefrik olunan N. D. ile irtibatlı olduğu öğrenilen Ç. kod Ç. T.'ün bu yapı içerisinde faaliyet yürüttüğünün belirlendiği, iddia edildiği halde bu iddiaların delillendirilemediği, teknik takipten kurtulmak amacıyla cep telefonu kullanmadığı ve irtibatlı olduğu şahıslarla ankesörlü telefonlardan irtibat kurduğu, dyg yapılanmasını aktif duruma getirmek için İstanbul'da bir kısım arkadaşları ile beraber Üniversite ve Kampüs Komiteleri oluşturmaya çalıştıkları, bu amaçla çeşitli üniversite öğrencileri ile ayrı ayrı toplantılar yaptıkları, üniversitelerde yapılan eylem ve etkinlikleri organize ettikleri şeklindeki iddiaların doğrudan suç delili olabilecek nitelikte bulunmadığı gibi dosya kapsamında somutlaştırılarak delillendirilemediği, yakalandığında hakkında yapılan araştırmada; Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı ve Mahkemelerinde hakkında yürütülen ve sonuçlanan soruşturmalar ve yargılamalar bulunduğu şeklindeki bilgilerin somut olayda delil niteliği taşımadığı, üzerinde ele geçen bir MP3 çaların içinde PKK terör örgütünün propagandası niteliğinde şarkı sözlerine sahip ses dosyalarının bulunduğu, diğerinde ise, terör örgütü elebaşısını ve terör örgütü mensuplarını övücü nitelikteki şarkı sözlerine sahip ses dosyaları ile terör örgütünün kırsal alandaki kamplarında çekilmiş video görüntü kayıtlarının bulunduğu iddia edilmiş ise de, bu ses ve görüntülerin pek çok yayın organında yayınlanan şarkı, klip ve resimlerden ibaret olduğu, sanık Ç. T.'ün ağabeyi Ö. T. ile yapılan görüşme sonucunda adı geçenin sanık için; bir süre kendisinden haber alamadıklarını, zaman zaman kendileri ile telefonla irtibat kurduğunu, pkk/kck terör örgütü içine girdiğini ve okula devam etmediğini anladığını, nerede kaldığını ve ne tür faaliyetler içerisinde olduğunu bilmediğini, kardeşinin sabit bir yeri kullanmadığını ve herhangi bir telefonu olmadığına beyan ettiğine dair tutanak düzenlenmiş ise de Ö. T.'ün yargılama aşamasında alınan ifadesinde bu hususların doğru olmadığını açıkça ifade ettiği, pkk/kck terör örgütünün BDP adlı partinin il ve ilçe binalarında yapmış oldukları toplantılarda; örgütsel işleyiş ve yapılacak kitlesel şiddet eylemleriyle ilgili olarak birçok örgütsel kararın alındığının belirlenmesi üzerine toplantıya katılan şahıslara yönelik yapılan çalışmalarda gözaltına alınan İ. A. adlı şüphelinin çantasından elde edilen Toshıba marka flash bellek üzerinde yapılan incelemede "Bel2" adlı belgenin "İl Konseyi Divan Başkanlığı" adlı bir şemayı içerdiğinin, bu şemanın 4 katmanlı bir hiyerarşik yapıyı içerdiği, gözaltına alınan şüpheli İ. A.'ın şemanın en tepesinde yer alan üç kişiden biri olduğu, şemanın 4. Katmanında ise 131 kişinin kayıtlı olduğu ve 113. sırada da sanık Ç. T.'ün adının kayıtlı olduğunun belirlendiği, sanığın savunmasında BDP ile siyasi görüşlerinin örtüştüğünü, zaman zaman toplantılarına katıldığını, listenin parti teşkilatınca yapılan bir çalışma listesi olabileceğini beyan etmesi karşısında listenin PKK/KCK örgütüne ait bir liste olduğuna dair her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığı, dolayısıyla yukarıda atfedilen iddialardan dolayı sanığın bir sorumluluğunun bulunmadığı, ancak 28.04.2011 tarihinde Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü'nce ÖSB yapısı içinde faaliyet gösterdiği belirlenerek yakalanan Y. S. adlı şüphelinin üst aramasından R. E. ve sanık Ç. T. adına düzenlenmiş Ziraat Bankası Visa Electron kartlarının ele geçirilmesi, bu kartın yapılan incelemesinde si………..50@hotmail.com adlı elektronik posta adresinde 19.10.2011 tarihinde geçtiği anlaşılan şifreli verinin çözüm kısmında; "son eğitim grubunu onun üzerinden urfaya göndermiştik ama hem onun hem de grubun kendi eksikliğinden kaynaklı yakalanmalar oldu, şimdi Suriye hattımız onların duyarsızlığından dolayı bir süre çalışmayacak kurye yurtseverdi oda alındı ve suriyelilere teslim edildi" şeklinde bir verinin bulunması, bu veri ile ilgili yapılan çalışma sonucunda Şanlıurfa Emniyet Müdürlüğü görevlilerince 06.10.2010 tarihinde pkk/kck dağ kadrosuna katılma şüphesi ile 3 arkadaşı ile birlikte sanık Ç. T.'ün de yakalandığının ortaya çıkması, bu hususta hakkında farklı bir soruşturma yapılması, 12.11.2011 tarihinde Kilis ili Elbeyi ilçesi Havuzluçam Piyade Bölüğü Suriye Sınır Sahası sorumluluk alanında sınırı illegal olarak geçmekte olan 9 şahsın termal kamerada görüntülenmesi üzerine bunlardan aralarında sanık Ç. T.'ün de bulunduğu 5 şahsın yakalanması, 4 şahsın ise Suriye ülkesi sınırlarına kaçması şeklindeki iddiaların gerçek ve somut olduğu, sanığın savunmasında Suriye'ye erkek arkadaşının yanına gitmek için yola çıktığını beyan etmesine rağmen yanında bulunan ve aynı suçtan yargılanan diğer kişilerle aynı anda sınır bölgesinde bulunmasının bu savunmayla açıklanabilecek bir durum olmaması, kolluk görevlilerinin bu husustaki tespitlerinin yerinde olduğu, dolayısıyla sanığın örgüte katılmak üzere sınırı geçmeye çalışırken yakalanması şeklinde gerçekleşen eyleminin PKK/KCK terör örgütü üyesi olma suçunun oluşumuna vücut vereceği kabul edilerek sübut bulan bu suçtan TCK'nun 314/2, 3713 sayılı Yasanın 5, TCK'nun 53/1 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar vermek gerekmiş, öte yandan 04.05.2012 günü Fatih'te yakalandığında üzerinde kendi fotoğrafı yapıştırılmış, D10-005801 seri nolu A. T.'e ait olup İstanbul Kriminal Polis Labaratuvarının 05.05.2012 tarih ve 2012/4707 sayılı ekspertiz raporu ile tamamen sahte olduğun mütalaa edilen nüfus cüzdanının sanık tarafından kullanılmasının resmi belgede sahtecilik ve başkasına ait kimlik kullanmak suçlarını oluşturduğu,
Sanık S. İ. hakkında;
Her ne kadar sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nun 314/2 maddesindeki suçtan, kamu görevlisine direnme suçundan ve TCK. 265 maddesi uyarınca ve örgüt propagandası yapmak suçundan 3713 sayılı yasanın 7/2 maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle mahkememize kamu davası açılmış ise de; sanığın kendisine isnat edilen bu suçları işlediği hususunda, cezalandırılmasına yetecek, her türlü şüpheden arınmış, yeterli ve inandırıcı delil elde edilemediğinden, sanığın yüklenen bu suçtan da sanığın CMK 223/2-e maddesi gereğince beraatine,
Sanık S. İ.'nın sübut bulan toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanununa muhalefet suçundan fiil ve eylemine uyan 2911 sayılı yasanın 32/1-1. cümlesi uyarınca cezalandırılması cihetine gidilmiş, sanığın bu eylemi suç işleme kararlılığın icrası kapsamında değişik zamanlarda birden fazla kez işlediği anlaşıldığından TCK'nun 43. maddesi gereğince bu suçtan sanığa verilen cezadan artırılmaya gidilerek" yolundaki gerekçe ile;
Sanık Ç. T. hakkında; Resmi belgede sahtecilik suçundan TCK'nın 204/1, 62, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 1 Yıl 8 Ay hapis cezası ile; silahlı terör örgütüne üye olma suçundan;
TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5, TCK'nın 62, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 6 Yıl 3 Ay hapis cezası ile mahkumiyetine; Sanık S. İ. hakkında ; 2911 sayılı Kanunun 32/1-1. cümle,
TCK'nın 43, 62, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 6 Ay 7 Gün hapis cezası ile mahkumiyetine ilişkin hüküm kurulmuştur.
1-) Sanık Ç. T. hakkında; Silahlı terör örgütüne üye olma ve Resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine ilişkin yapılan incelemede;
Silahlı terör örgütüne üye olma suçu, TCK'nın 314. maddesinde düzenlenmiş ve TCK'nın 4. kısmının dördüncü ve beşinci bölümlerinde yer alan suçları işlemek amacıyla kurulan silahlı örgüte üye olanlara, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verileceği hükme bağlanmıştır.
Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 30.04.2015 tarih ve 2015/3344 Esas, 2015/926 Karar sayılı ilamında "Örgüt üyeliği örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyeliği temadi eden bir suçtur. Örgüte üye olmak kişinin rızasıyla örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmasıdır. Örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. ..."denilmiştir.
Yine Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 20.04.2015 tarih ve 2015/1069 Esas, 2015/840 Karar sayılı ilamında, silahlı terör örgütüne üye olma suçunun unsurları; gönüllü olarak örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmak suretiyle örgütle organik bağ kurma, eylem ve faaliyetlerde süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk olarak kabul edilmiştir.
Bunun yanında, Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 13.01.2016 tarih ve 2015/7307 Esas, 2016/319 Karar sayılı ve 24.04.2015 tarih ve 2015/1066 Esas, 2015/1243 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere; terör örgütlerine yeni eleman temin etme, barındırma, gönderme veya ulaşımını sağlama, terör örgütüne gelir sağlamanın yollarından biri olan silah ticareti yapma gibi faaliyetlere ilişkin organizasyonların içinde bulunmaya yönelik eylemlerde ise söz konusu unsurların tamamı bir arada bulunmasa bile, anılan bu faaliyetlere ilişkin organizasyonların örgütsel yapı dışında değerlendirilemeyeceği açıktır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Sanığın PKK terör örgütü kırsalında Öz Savunma Birlikleri içerisinde eğitim aldığı, bilahare 12.11.2011 günü Kilis Elbeyli ilçesi Havuzlu Bölüğü Suriye sınır sahası alanında İllegal yollardan beraberinde silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından mahkumiyet hükmü kesinleşen diğer sanıklar ile birlikte Türkiye'ye geçtiği esnada kolluk güçleri tarafından yakalandığı, yine 28.04.2011 tarihinde ÖSB içinde faaliyette bulunduğu iddiasıyla yakalanan Y. S. üzerinden sanık Ç. T. ve R. E. adına düzenlenen Visa electron kartlarının ele geçtiği, incelenmesinde "son eğitim grubunu onun üzerinden geçirecektik yakalanmalar oldu, Kurye de alındı...."şeklinde verilerin bulunduğu, Şanlıurfa'da 06.10.2010 tarihinde dağ kadrosuna katılma şüphelisi olarak yakalanan Y. Ç.'in dağ kadrosuna götüreceği şahıslardan biri olduğu iddiasıyla sanık ç. tutuklandığı, böylelikle sanığın eylem ve faaliyetlerindeki süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk durumu da göz önüne alındığında silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğu; Yine sanık Ç. T.'ün 18.03.2012 tarihinde yakalandığında; üzerinde bulunan kardeşi A. T. adına sahte olarak tanzim edilmiş ve aldatma kabiliyeti bulunduğu ekspertiz raporu ile belirtilen nüfus cüzdanını kullanmak suretiyle üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği anlaşıldığından anılan suçtan da mahkumiyeti gerektiğine ilişkin mahkeme hükmünün usul ve kanuna uygun olduğu anlaşılmıştır.
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin Sanık Çimen Türk yönünden; "12.11.2011 " Sanık S. İ. yönünden; "29.12.2011 - 18.03.2012 - 22.03.2012" yerine 18.03.2012 - 12.11.2011" olarak yazılması mahallinde giderilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine karar verilen sanık Ç. T. hakkında, TCK'nın 58/9. maddesinin uygulanmasına karar verilmemiş ise de, anılan husususun infaz rejimi ile ilgili olup kazanılmış hak teşkil etmeyeceğinden infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Kabule göre; sanığın 12.11.2011 tarihinde yakalandıktan sonraki eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturmadığı kabul edildiğinden ve bu tarihte yakalanması ile temadi eden suç niteliğinde olan silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden temadinin kesileceğinden; anılan yakalama tarihinden sonraki eylemlerinin ayrı bir suç oluşturup iki ayrı silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden iki kez cezalandırılması gerektiğinin düşünülmemesi ve sanığın resmi belgede sahtecilik suçunu silahlı terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde işlediğinden anılan suçtan hakkında TCK'nın 58/9. maddesinin ve 3713 sayılı Kanunun 5. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi bu suçun işlendiği tarih itibariyle silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine karar verilmemiş olması; ve yine; Sanık Ç. T. hakkında, Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1. madde ve fıkrasında yer alan ölçütler nazara alınmak suretiyle TCK'nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, suç konusunun önemi, meydana gelen zararın ağırlığı göz önünde bulundurularak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının her iki mahkumiyete konu suça ilişkin olmak üzere TCK'nın 53. maddesinin uygulanması yönünden infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller, karar yerinde incelenip, sanık Ç. T.'ün suçlarının sübutunun kabul edildiği, eylemlerinin olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde nitelendirilerek vasfının tayin edildiği, cezayı azaltıcı sebebin niteliğinin takdir kılındığı, savunmalarının inandırıcı gerekçelerle reddedildiği, incelenen dosyaya göre sanık hakkında Silahlı terör örgütüne üye olma ve Resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerinde usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, istinaf başvurularının ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-) Sanık S. İ. hakkında 2911 sayılı Kanunun 32/1-1. maddesine aykırılık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin yapılan incelemede;
29.12.2011 suç tarihli 2911 sayılı Kanunun 32/1. maddesine aykırılık suçundan açılan kamu davası na ilişkin olarak; hükmün gerekçesinde anılan suç yönünden eyleminin 6352 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi kapsamında kaldığının, bu Kanun uyarınca ertelenebilecek nitelikte olduğunun belirtilmesine karşın bir karar verilmediği anlaşılmakla; bu suç yönünden mahallinde her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
a-) 2911 sayılı Kanunun "Direnme (1)" başlığı altında düzenlenen 32 /1. maddesi "Kanuna aykırı toplantı veya gösteri yürüyüşlerine katılanlar, ihtara ve zor kullanmaya rağmen dağılmamakta ısrar ederlerse, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçu, toplantı ve gösteri yürüyüşünü tertip edenlerin işlemesi halinde, bu fıkra hükmüne göre verilecek ceza yarı oranında artırılarak hükmolunur." şeklindedir.
Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 17.03.2016 tarih ve 2015/2276 Esas, 2016/1947 Karar sayılı ilamında; "Toplantı ve gösteri yürüyüşü sırasında güvenlik güçlerince yapılan ihtar yanında zor kullanmaya rağmen dağılmamakta ısrar edilmesi halinde 2911 sayılı Kanun uyarınca atılı eylemin suç teşkil edeceği, gerekirse tutanak tanıklarının dinlenilmesinden sonra dosyada mevcut delillere göre suçun unsurlarının ne şekilde gerçekleştiğinin tespit edilip karar yerinde tartışılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,...." denilmiştir.
Sanık savunmaları, tutanaklar, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; hükmün gerekçesinde " Sanık S. İ.' nın izinsiz gösterilere katıldığı sabit olmakla beraber yüzünü kapatmadığı ve direnme sayılabilecek herhangi bir şiddet ve cebir eylemine rastlanmadığı" yolundaki kabul de göz önüne alındığında; Toplantı ve gösteri yürüyüşü sırasında güvenlik güçlerince yapılan ihtar yanında zor kullanmaya rağmen sanığın ne şekilde dağılmamakta ısrar ettiği, sanığın hangi söz ve davranışlarının dağılmamakta ısrar olarak kabul edildiği, sübutu kabul edilen eyleminin nelerden ibaret olduğu istinaf incelemesi denetimine imkan verecek açıklıkta karar yerinde gösterilip, mevcut delillerle ilişkilendirilmesi ve karar yerinde somutlaştırılıp, böylelikle suçun unsurlarının ne şekilde gerçekleştiğinin karar yerinde gösterilip, mevcut delillerle ilişkilendirilmesi gerektiği gözetilmeden yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşılmıştır.
Mahkeme kararlarının dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere göre sanığa isnat edilen ve suç oluşturduğu kabul edilen eylemin karar yerinde gösterilmesi ve bu hususun gerekçeye yansıtılması gerektiği gözetilmeden, yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması suretiyle, Anayasanın 141, CMK'nın 34, 230. maddelerine muhalefet edilmesi,
b-) Kabule göre de;
Hükmün gerekçesinde; Silahlı terör örgütünün çağrısı üzerine katıldığı yasadışı gösteri sırasında 2911 sayılı Kanunun 32/1-1. maddesine aykırılık suçunu işlediğinin kabul edildiği göz önüne alındığında; TCK'nın 314. maddesinin 3. fıkrası, 220. maddenin 6. fıkrası hükümleri bir arada değerlendirildiğinde silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraatine karar verilen ve örgüt çağrıları üzerine toplanan gurup içerisinde yer alarak 2911 sayılı Kanunun 32/1-1. maddesine aykırılık suçunu işlediği kabul edilen sanığın bu eyleminin 6459 sayılı Kanunun 8. maddesi ile 3713 sayılı Kanunun 7. maddesine eklenen 4. fıkra kapsamında sayılan suçlardan olmadığı da gözetildiğinde, sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek suçundan mahkumiyet hükmü kurulması gerekirken hatalı nitelendirme ile örgüt üyeliği suçundan yazılı şekilde beraat kararı verildiği ve anılan hususta aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığının anlaşılması karşısında; örgüt faaliyeti çerçevesinde işlediği kabul ve iddia edilen 2911 sayılı Kanunun 32/1-1. maddesine aykırılık suçundan kurulan hükümde TCK'nın 58/9. maddesinin uygulanmasına karar verilmemesi bozma nedeni yapılmamıştır.
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının TCK'nın 53. maddesinin uygulanması yönünden dikkate alınmaması,
Kanuna aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiinin istinaf nedenleri bu sebeple yerinde görülmüş olduğundan CMK'nın 280/1-b ve 289/1-g. maddesi uyarınca diğer yönleri incelenmeksizin hükmün öncelikle bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, (CMK'nın 283. maddesi uyarınca sonuç ceza bakımından kazanılmış hakkının gözetilmesine,)
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE.
CMK'nın 284. maddesi uyarınca kesin olmak üzere 06.04.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)