(5237 S. K. m. 50, 52, 62, 289) (5275 S. K. m. 106)
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre;
Dosya görüşüldü;
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, haciz zabıtları, toplanan deliller, gerekçe içeriği ve tüm dosya kapsamına göre yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan TCK'nın 289/1-1. cümle, 53/1. maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasının, yapılan yargılaması sonunda; İlk derece mahkemesince TCK'nın 289/1, 289/1-son, 62/1, 52/2, 50/1-a, 52/4. maddeleri uyarınca her bir sanığın, ayrı ayrı hapis cezasından çevrilen 1.500 TL ve gün karşılığı 240 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hüküm kurulmuştur.
Somut olay değerlendirildiğinde;
Sanıklardan … hakkında yapılan icra takibi nedeniyle işlettiği markete haciz amacıyla gelindiği ve bir kısım menkul malların haczedildiği, bir hafta sonra gelindiğinde bu kez işyerinin diğer sanığa devredildiğinin tespit edildiği, işyerinde yeniden başkaca malların haczedilip istihkak iddiasında bulunan diğer sanık …’na yediemin olarak teslim edildiği, sanık ...'nun açmış olduğu istihkak davasının devrin muvazaalı olarak yapıldığı gerekçesiyle reddine karar verildiği, malların muhafazası için gidildiğinde sanıklar tarafından adresin boşaltıldığının tespit edilmesi şeklinde gerçekleşen eylemlerinin; “muhafaza görevini kötüye kullanma suçu” nu oluşturduğu sonucuna varılmıştır.
…'nın gerekçeli karar başlığında "Katılan" yerine "müşteki" olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Seçenek yaptırım olan adli para cezalarının yerine getirilmemesi halinde 6545 sayılı Kanunla değişik 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesi uyarınca infaz aşamasında res'en uygulama yapılabileceğinden, hüküm fıkrasındaki TCK'nın 52/4. maddesi uyarınca yapılan ihtarat sonuca etkili görülmemiştir.
Sanık …'nun ilk haciz tarihinden sonra hacizli malların bulunduğu marketi devir alması ve haciz esnasında istihkak iddiasında bulunması ve akabinde açılan davada istihkak iddiasının reddedilmiş olması nazara alındığında, hakkında TCK'nın 289/1-son cümlesi ile indirim yapılması aleyhe istinaf başvurusu olmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır
Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller, karar yerinde incelenip, sanıkların suçunun sübutunun kabul edildiği, eylemlerinin olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde nitelendirilerek vasıflarının tayin edildiği, cezayı azaltıcı sebebin niteliğinin takdir kılındığı, incelenen dosyaya göre verilen hükümde usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanıklar müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine, dosyanın hükmü veren İstanbul Anadolu 69. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesine, CMK'nın 286/2. maddesi uyarınca kesin olmak üzere 09.02.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)