(5237 S. K. m. 51, 53, 62, 257, 294)
TÜRK MİLLETİ ADINA
Bakırköy 30. Asliye Ceza Mahkemesince sanık …hakkında Gözaltına alınan veya tutuklunun kaçmasına imkan sağlama ve Görevi kötüye kullanma suçlarından verilen hükümlere karşı, sanık müdafii tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiinin istinaf dilekçesi içeriğine göre,
Dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, gerekçe içeriği ve tüm dosya kapsamına göre yapılan incelemede;
Ünye İlamat ve İnfaz Bürosunun 2015/2311 ilamat numaralı evrakta hırsızlık suçundan kesinleşmiş 4 yıl hapis cezası bulunan… hakkında yakalama kararı çıkartıldığı, bu kararın infazı için adres itibarı ile evrakın İstanbul Emniyet Müdürlüğü İnfaz Büro Amirliğine gönderildiği, yakalamanın infazından polis memuru olan sanık …'nun da içinde bulunduğu ekibin görevlendirildiği, 04.07.2015 günü yakalama evrakının infazı için …'un evine giden sanık …ile diğer sanık …'in o an evde bulunmayan …'un eşi vasıtası ile telefonla irtibat kurarak …'u eve çağırdıkları, …ile bir süre görüştükten sonra bayram sonrası istediği zaman teslim olabileceğini söyleyerek yakalama kararının gereğini yerine getirmeyip …'u serbest bırakarak kaçmasına imkan sağladığından bahisle TCK'nın 257/1, 294/1-5, 53/1. maddeleri gereğince cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmıştır.
Yapılan yargılama sonunda; sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan TCK'nın 257/1, 62, 51/1-3-7-8. maddeleri uyarınca 5 ay erteli hapis cezasına ve Gözaltına alınan veya tutuklanan kişinin kaçmasına imkan sağlama suçundan TCK'nın 294/1-5, 62, 51/1-3-7-8. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün erteli hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Dosya kapsamına göre;
Hakkında kesinleşmiş hüküm dolayısı ile yakalama kararı bulunan hükümlüyü yakalamakla görevlendirilen sanığın hükümlü ile yüz yüze gelip onu yakalama imkanı varken yakalamayıp serbest bırakması şeklinde gerçekleşen eylemde, “TCK'nın 294/2.” maddesi yerine “294/1. “ maddesinde belirtilen suçun ne şekilde oluştuğunun gerekçede tartışmasız bırakıldığı anlaşılmıştır.
Mahkeme kararlarının dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere göre sanığa isnat edilen ve suç oluşturduğu kabul edilen eylemin karar yerinde gösterilmesi ve bu hususun gerekçeye yansıtılması gerektiği gözetilmeden, yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle, Anayasanın 141, CMK'nın 34, 230. maddelerine muhalefet edilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
Sanığın iddia ve kabul edilen eyleminin bir bütün olarak kaçmaya imkan sağlama suçunu oluşturduğu gözetilmeden, kaçmaya imkan sağlama suçunun yanında ve ayrıca aynı eylem nedeniyle görevi kötüye kullanma suçundan da TCK'nın 257/1. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafinin istinaf nedenleri bu sebeple yerinde görülmüş olduğundan CMK'nın 280/1-b ve 289/1-g. maddesi uyarınca diğer yönleri incelenmeksizin hükmün öncelikle bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, CMK'nın 283. maddesi uyarınca sonuç ceza bakımından kazanılmış hakkının gözetilmesine,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan Bakırköy 30. Asliye Ceza Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, CMK'nın 284. maddesi uyarınca kesin olmak üzere 08.03.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)