(2709 S. K. m. 141) (5237 S. K. m. 51, 62, 271) (5271 S. K. m. 34, 230, 280, 289)
TÜRK MİLLETİ ADINA
İstanbul 35. Asliye Ceza Mahkemesince verilen hükme karşı sanık tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan sanığın istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, gerekçe içeriği ve tüm dosya kapsamına göre yapılan incelemede;
Sanık hakkında; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına şikayet dilekçesi vererek terör örgütü mensuplarınca 04/10/2011 tarihinde Tunceli Pülümür'de yolunun kesildiğini, daha sonra aynı şahısların kendisini telefonla tehdit ettiğini beyan ettiği, bu yüzden İstanbul Başsavcılığınca soruşturma başlatıldığı, bilahare evrakın görevsizlik kararıyla CMK 250. madde ile görevli İstanbul C.Başsavcılığına gönderildiği, soruşturma kapsamında emniyetçe yapılan araştırmada, yapılan araştırmalara karşın müştekinin ifadesinde anlattığı şekilde terör örgütünün yol kesme olayının gerçekleşmediği gibi o tarihlerde Jandarmaya ihbarda bulunulmadığı, yine …adlı şahsın iddia edildiği şekilde belirttiği telefon vasıtasıyla tehdit edildiğine yönelik bir aramanın da yapılmamış olduğu belirtilmiş ve 2012/450 sayılı soruşturma dosyasında yürütülen soruşturma sonunda ise şüphelinin beyanını doğrulayıcı bir kanıt olmaması sebebiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, böylece suç uydurma suçunu işlediği iddiasıyla TCK'nın 271/1, 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Yapılan yargılama sonunda sanık hakkında 24.12.2013 tarihli hüküm ile TCK'nın 271/1.maddesi uyarınca suç uydurma suçundan neticeten 25 Gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş; verilen hüküm 02.01.2014 tarihinde kesinleşmiş ve sanığın 15.10.2014 tarihinde işlediği Vergi Usul Kanuna muhalefet suçundan dolayı bildirimde bulunulması ile yapılan yargılama sonucu hükmün açıklanmasına karar verilerek; sanığın TCK'nın 271/1, 62/1, 51, 51/3. maddeleri uyarınca 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.
Anayasanın 141. ve 5271 sayılı CMK'nın 34. maddesi uyarınca bütün mahkeme kararlarının gerekçeli yazılması zorunludur. Gerekçe, verilen hükmün dayanaklarının hukuka ve dosya içeriğine uygun olarak izah edilmesidir.
Sanığın şikayetçi sıfatıyla 26.10.2011 tarihli beyanlarında özetle; iş icabı Erzincan Tercan ilçesine gittiğini, dönüşte Pülümür üzerinden geçerken terör örgütünce yollarının kesildiğini, bu olayı gerekli yerlere ihbar ettiğini, bu olaydan sonra 17.10.2011 tarihinde kendisine ait …ve … abone nolu hatların ortak kullanıldığı çift hatlı telefonuna hangi hattan geldiğini tespit edemediği …sayılı numaradan arama geldiğini, ihbar dolaysıyla kendisinin tehdit edildiğini beyanla şikayetçi olduğu,
Sanığın belirttiği hatlardan yalnızca … abone nolu telefona ait hts kayıtlarının temin edildiği, diğer hatta ilişkin herhangi bir rapor alınmadığı, açılan davada sanığın suç tarihinde hata olduğunu beyanla 3 sayfadan ibaret yazılı savunma verdiği, iş gezisi sırasında yanında bulunan tanık …'ın dinlenmesini talep ettiği, tanık …'ın mahkemece alınan beyanında sanık anlatımını doğrulayarak sanığın savunmaları doğrultusunda anlatımda bulunduğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamına göre; tanık …'ın beyanlarına ve sanığın 11.07.2013 tarihli mahkemedeki olay gününe ilişkin olduğunu iddia ettiği fotoğrafları ibraz ederek, olay tarihinin dilekçesinde yanlış yazılmış olduğu gerçekte fotoğraflar üzerinde yazılı olan tarihte olduğu yolundaki savunmalarına, diğer hatta ilişkin hts raporunun dosyada bulunmadığı gözetilmeden ve bu husus gerekçede tartışmasız bırakılmak suretiyle yalnızca, temin edilen hatta ilişkin kayıtların sanık savunmasını ve tanık beyanlarını doğrulamadığından bahisle yetersiz gerekçe ile ve Cumhuriyet savcılığındaki şikayeti savunma olarak karara dercedilmek suretiyle hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
Tüm bu açıklamalar doğrultusunda;
Mahkeme kararlarının dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere göre sanığa isnat olunan suç oluşturduğu yada oluşturmadığı kabul edilen eylemin karar yerinde gösterilmesi ve bu hususun gerekçeye yansıtılması gerektiği gözetilmeden yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması suretiyle, Anayasanın 141, CMK 34, 230 maddelerine muhalefet edilmesi,
Kanuna aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan sanığın istinaf nedenleri bu sebeple yerinde görülmüş olduğundan CMK'nın 280/1-b ve 289/1-g. maddesi uyarınca diğer yönleri incelenmeksizin hükmün öncelikle bu sebepten dolayı BOZULMASINA, CMK'nın 283. maddesi uyarınca sonuç ceza ve erteleme hükümlerinin uygulanmış olması bakımından kazanılmış hakkının gözetilmesine,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, CMK'nın 284. maddesi uyarınca kesin olmak üzere 17.01.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)