(2709 S. K. m. 22) (5271 S. K. m. 100, 101, 104, 280, 286, 289, 291) (5237 S. K. m. 53, 314) (2937 S. K. m. 4, 6) (ANY. MAH. 08.10.2015 T. 2014/140 E. 2015/85 K.) (16. CD. 14.07.2017 T. 2017/1443 E. 2017/4758 K.)
Yerel Mahkemece sanıklar hakkında verilen mahkumiyet hükmüne karşı istinaf yasa yoluna başvurulmakla başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre;
Dosya görüşüldü;
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanan deliller, gerekçe içeriği ve tüm dosya kapsamına göre yapılan incelemede;
Sanıkların silahlı terör örgütüne üye olduğunun iddia olunduğu olayda;
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin sanıklardan Ö. A., S. A., S. A., S. Y., S. A. yönünden 31/03/2017; S. F. yönünden 10/04/2017; sanık Ö. Ç. yönünden 07/04/2017 yerine "2017" olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edilmiş, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının TCK'nın 53. maddesinin uygulanması yönünden infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
A-Sanıklar S. F., S. A., S. Y. ve Ö. Ç.'in soruşturma aşamasında atılı suçtan tutuklandıkları, yargılamanın tutuklu olarak sürdürüldüğü, savunmalarının alındığı sırada ve tutukluluğunun devamına karar verilen oturumlarda müdafiinin bulunmadığı, her ne kadar müdafi talepleri yok ise de, CMK'nın 150.maddesinde belirtilen zorunlu müdafiilik şartları atılı suç için belirlenen cezanın alt haddi itibariyle mevcut değil ise de, usul kurallarında kıyasın mümkün olup, CMK'nın 101/3.maddesi gereğince "şüpheli veya sanığın" denilmek suretiyle kovuşturma aşamasını da kapsayacak biçimde tutuklu sanıkların müdafiinin yardımından yararlanması emredici kural olarak düzenlendiğinden, müdafii bulunmadan tutuklu sanıkların savunması alınarak tutukluluk halinin devamına karar verildikten sonra yargılamanın sonuçlandırılması savunma hakkının ihlali niteliğinde olduğu değerlendirilmekle sanıklar S. F., S. A., S. Y. ve Ö. Ç.'in istinaf talepleri belirtilen sebeple yerinde görüldüğünden CMK'nın 280/1-d ve 289/1-h maddeleri uyarınca adı geçen sanıklar yönünden HÜKMÜN BOZULMASINA,
Sanıklar S. F., S. A., S. Y. ve Ö. Ç.'e verilen ceza miktarı, tutuklulukta kaldıkları süre, atılı suçun niteliği, karşısında CMK'nın 100/3, 104/3. maddeleri gereğince TUTUKLULUK HALLERİNİN DEVAMINA,
Tutukluluk halinin devamına dair karara yönelik olarak; 5271 sayılı CMK'nın 101/5. maddesi uyarınca dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine İTİRAZ yasa yolu açık olmak üzere,
Kararın Sanıklar S. F., S. A., S. Y. ve Ö. Ç.'e TEBLİĞİNE,
CMK'nın 286/1. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere;
B-Kendisini kısaca 'Hizmet' olarak tanımlayan FETÖ/PDY; Paravan olarak kullandığı dini, din dışı dünyevi emellerine ulaşma aracı haline getiren, siyasi, ekonomik ve toplumsal yeni bir düzen kurma tasavvuruna sahip örgüt liderinden aldığı talimatlar doğrultusunda hareket eden, bu amaçla öncelikle güç kaynaklarına sahip olmayı hedefleyen, güçlü olmak ve yeni bir düzen kurmak için şeffaflık ve açıklık yerine büyük bir gizlilik içerisinde olmayı şiar edinen, gizlilikten görünmez bir duvar inşa edip bu duvarın arkasına saklanan, böyle bir örgütlenmenin olmadığına herkesi inandırmaya çalışarak ve bunda başarılı olduğu ölçüde büyüyüp güçlenen, bir yandan da bu düşman üzerinden mensuplarını motive eden, "Altın Nesil" adını verdiği kadrolarla sistemle çatışmak yerine sisteme sahip olma ilkesiyle devlete tabandan tavana sızan, bu kadroların sağladığı avantajlarla devlet içerisinde belli bir güce ulaştıktan sonra hasımlarını çeşitli hukuki görünümlü hukuk dışı yöntemlerle tasfiye eden, böylece devlet aygıtının bütün alt bileşenlerini ünite ünite kontrol altına almayı ve sisteme sahip olmayı planlayıp, ele geçirdiği kamu gücünü de kullanarak toplumsal dönüşümü sağlamayı amaçlayan suigeneris bir suç örgütüdür.
Örgütün türü ve niteliği açısından değerlendirme yapıldığında; örgütün kurucusu, yöneticileri ve üyeleri arasında sıkı bir hiyerarşik bağın mevcut olduğu, gizliliğe riayet ettiği, görünür yüzüyle gerçek yüzü arasındaki farkı gizlediği, amaca ulaşabilmek için yeterli eleman, araç ve gerece sahip olduğu, amacının Anayasada öngörülen meşru yöntemlerle iktidara gelmek olmayıp, örgütün yarattığı kaos ortamı sonucu, demokratik olmayan yöntemlerle cebir şiddet kullanmak suretiyle parlamento, hükümet ve diğer Anayasal kurumları fesih edip iktidara gelmek olduğu, bu amacı gerçekleştirmek için Polis ve Jandarma teşkilatı, Milli İstihbarat Teşkilatı ve Genel Kurmay Başkanlığı gibi kuvvet kullanma yetkisine haiz kurumlara sızan üyeleri vasıtasıyla, meşru organlara ve halka karşı silahlı saldırıda bulunmak suretiyle amaç suçu gerçekleştirmeye elverişli öldürme, yaralama gibi çok sayıda vahim eylem gerçekleştirdiğinin, anılan örgüt mensupları hakkında 15 Temmuz darbe girişiminden ya da örgüte mensubiyetlerinden dolayı açılıp bir kısmı derdest olan ya da mahkemelerce karara bağlanan davalar, bu davalarda dinlenen itirafçı sanıkların savunmaları ve gizli-açık tanık anlatımları, örgüt lider ve yöneticilerinin açık kaynaklardaki yazılı ve sözlü açıklamaları. Emniyet Genel Müdürlüğü'nün örgüt hakkındaki raporu gibi olgu ve tespitler dikkate alındığında; FETÖ/PDY küresel güçlerin stratejik hedeflerini gerçekleştirmek üzerine kurulan bir maşa olarak; Anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek. Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türkiye Devletini ve varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini yıkmak ve daha sonra ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini bozmak amacıyla kurulmuş bir terör örgütüdür. Bu örgüt kuruluşundan 15 Temmuz sürecine kadar örgüt lideri Fethullah Gülen tarafından belirlenen ideolojisi doğrultusunda amaçlarını gerçekleştirmek üzere eylem ve fikir birliği içinde hareket etmiştir. Sahip olduğu ya da mensuplarının tasarrufunda bulunan araç gereç bakımından 5237 sayılı TCK'nın 314/1-2 maddesi kapsamında silahlı bir terör örgütü olduğu anlaşılmıştır.(Yargıtay 16. Ceza Dairesi 2017/1443-4758)
ByLock iletişim sistemi, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaata ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı açık olup sözü edilen delilin elde ediliş şeklinin 2937 sayılı MİT Kanunun 6/d, g ve 4. maddesinin i maddeleri karşısında yine Anayasanın 22/3. maddesindeki belirlenen "istisnaların uygulanacağı kamu kurum ve kuruluşları kanunla belirtilir" hükmüne göre Milli İstihbarat Teşkilatının bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiği hususları bir arada değerlendirildiğinde ByLock isimli iletişim sisteminin gerek elde ediliş şekli, gerekse bu sistemin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı olmadan bu ağa dahil olmanın mümkün olmayışı, gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının açık oluşu karşısında ByLock iletişim sistemine üyeliğin ve kullanılmasının atılı silahlı terör örgütü üyeliği suçunun delili niteliğinde olduğu kabul edilmelidir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Sanıklardan Ö. A.'ın 0505 544 98 46; S. A.'nın 0505 477 15 86; S. A.'ın 0505 886 87 97 nolu telefon hatlarını kendilerinin kullandığına dönük ikrar ve HTS kayıtlarından anlaşılmakla. sözü edilen telefon hatları ile terör örgütü tarafından kiralandığı bilinen IP'lerden sanıklardan Ö.'in 46.166.160.137; S.'ın 46.166.160.137; S.'un 46.166.164.181 IP numarası ile giriş yapmak suretiyle kullandığının dosyada mevcut Bilgi Teknolojileri İletişim Kurumu tarafından düzenlenen CD içeriğinden anlaşılması karşısında, sanıkların yukarıda özellikleri anlatılıp örgüt üyeliğinin delili olan bylock uygulamasını kullandıklarının teknik verilerle sabit oluşuna göre ve yine; Münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü için oluşturulan ve mensuplarınca kullanılan Bylock programını örgütün hiyeyarşik yapısı kapsamındaki haberleşmesinde gizliliği temin etmek için dosya kapsamında tespit edilen tarihlerde kullandığı anlaşılan sanığın; anılan programın niteliği de göz önüne alındığında, subutu kabul edilen eylem ve faaliyetlerine göre silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğine dair yerel mahkemenin suç nitelendirmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller, karar yerinde incelenip, sanıkların suçunun sübutunun kabul edildiği, eylemlerinin olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde nitelendirilerek vasıflarının tayin edildiği, cezayı azaltıcı sebebin niteliğinin takdir kılındığı, savunmalarının inandırıcı gerekçelerle reddedildiği, incelenen dosyaya göre verilen hükümde usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanıklar müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla CMK'nın 280/1-a maddesi gereğince İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Sanıklardan Ö. A., S. A. ve S. A.'a verilen ceza miktarı, tutuklulukta kaldıkları süre, atılı suçun niteliği, karşısında CMK'nın 100/3, 104/3. maddeleri gereğince TUTUKLULUK HALLERİNİN DEVAMINA,
Tutukluluk halinin devamına dair karara yönelik olarak; 5271 sayılı CMK'nın 101/5. maddesi uyarınca dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine İTİRAZ yasa yolu açık olmak üzere,
Kararın sanıklar müdafiilerine TEBLİĞİNE,
CMK'nın 291/1. maddesi gereğince tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde Dairemiz'e verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak, veya bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığı ile dilekçe gönderilmek sureti ile Yargıtay İlgili Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere TEMYİZ yolu açık olarak 11/12/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)