(5237 S. K. m. 43, 53, 63, 73, 86, 103, 105, 106, 125) (5271 S. K. m. 223)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre yeniden yapılan yargılama sonucunda gereği görüşüldü:
İSTİNAF ÖNCESİ AŞAMA:
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 31.05.2017 tarih ve 2017/3640 Sor. 2017/16215 Esas sayılı iddianamesi ile "14.5.2017 tarihinde mağdurun babası müşteki .......'in kavga etmesi üzerine, mağdur oğlunun şüpheli tarafından uzun süre cinsel saldırıya maruz kaldığının belirlenmesi sonucunda, mağdurun alınan ifadesinde, çalıştığı işyerinin yanında bulunan işyeri sahibi şüphelinin uzun süreden beri kendisine cinsel saldırı ve tacizde bulunduğu, ilk defa tarihten iki ay kadar önce şüphelinin yanına gelerek "bana bir kere versene, acıtmayacağım" diyerek cinsel tacizde bulunup, koluna ve kaba etine dokunmaya başladığını, aradan bir ay geçtikten sonra bu defa Kemerburgaz'a su almaya giderken Alibeyköy civarında şüphelinin bir elini kendi cinsel organına dokundurup, diğer eli ile kendisinin kulak memesi, kolu, göğsü ve kaba et kısmına dokunduğu, başka bir seferde pantolonunu indirmesini istediği, son olarak, cinsel organını kaba etine dayaması üzerine şüpheli ile kavga ettiğini, şüphelinin mağdura tokat atmak suretiyle darp ve cebir izi bırakmayacak şekilde yaraladığı, olay yerinden kaçtığını, daha sonra durumu babasına ve polise bildirdiklerini belirttiği, şüphelinin yine müştekinin cep telefonuna gönderdiği, videonun porno nitelikte olduğu, mağdurun bu mesaj video göndermesine karşılık şüpheliyi ikaz etmesi üzerine şüphelinin "aramazsan a... k.... seni gönderdiğim yerde a... k.... sözleri ile cinsel taciz ve tehditte de bulunduğu", sanığın bu şekilde iki aylık zaman dilimi içerisinde, küçük mağdura vücut dokunulmazlığını ihlal etmek suretiyle birden fazla cinsel saldırı, yüz yüze söylediği sözlerle ve video göndermek suretiyle birden fazla cinsel taciz, vücudun çeşitli yerlerini ellemek suretiyle birden fazla cinsel sarkıntılık , küfür ederek zarar vereceğini belirtip, tehdit; tokat atmak suretiyle de yaralama suçlarını işlediği iddiasıyla, sanığın 5237 sayılı TCK 103/1, birinci cümle, 43; 105/1, ikinci cümle, 43; 105/2,d; 103/1, ikinci cümle, 43; 106/1, birinci cümle; 86/2; 53,63 maddeleri ile cezalandırılmasına talep edilmiştir.
Müşteki ....... beyanında özetle: Sanıktan şikayetçi olduğunu beyan etmiştir.
Mağdur ....... Segbis sitemi ile kayıt altına alınan beyanında özetle: 2013 yılı sonlarına yakın sanığın şirketinde çalıştığını, çalışmanın karşılığını almayınca işten ayrıldığını, daha sonra .......’un yanında çalışmaya başladığını, sanığın bu sebeple kıskançlık içine girdiğini, sanık ile aralarında anlaşmazlık doğduğunu sürekli tartışmalar sözlü sataşmalar olduğunu, kendisine yönelik istismarın Kemerburgaz’a giderken başladığını, ondan sonra en son darp edene kadar devam ettiğini, Kemerburgaz'a su almaya giderken .......'un aracında sanığın, "bir kere verir misin acımayacak, işte ne olur ki bir kere versen" dediğini, daha sonra sanığın kendisinin kaba etine dokunduğunu, kulak memesine dokunmaya çalıştığını, bu tür taciz olayları ile karşı karşıya geldiğini, sanığa yapmaması söylediğini, sanığın kendisini dinlemediğini, .......'nin sanığı uyardığını, su kaynağı dönüşünde aynı yönde eylemler olmadığını, sanığın kendisine bu tür davranışları her gidişlerinde en az on defa yaptığını, babasına korkusundan dolayı söylemediğini, ancak darp olayından sonra babasına söylediğini, darp olayından önce sanığın, kendisine whatshup yoluyla bir erkeğin cinsel organı ile pinpon oynadığı videoyu attığını, vidoyu sildiğini, sanık ile birbirlerine cinsel içerikli mesajları gönderecek kadar samimiyet olmadığını, sanığın daha sonra dövmeli bir şahsa kendisini takip ettirdiğini, bu dövmeli şahsın kendisini takip etmesi nedeniyle sanığa mesaj çekerek kendisini ihbar edeceğini bildiren mesajı çeltiğini, whatsuptaki ihbar edeceğine yönelik mesajın cinsel içerikli görüntü ile ilgili olmadığını, daha sonra sanığının kendisini gördüğünde kendisini tehdit ettiği, daha sonra .......nin dükkanında bulunduğu sırada sanığın aracı ile geçerken, araçtan inerek gelip, kendisine hitaben "sen beni 155 e ihbar mı edeceksin, sen kimsin" dediğini, kendisinin de sanığa hitaben "abi, bak yapma trafik cezası yedim, çok sinirliyim, hani kötüyüm, yapma" dediğini ancak sanığın kendisine küfür ettiğini , tokat, yumruk atığını daha sonra sanığın gittiğini, sanığa hiç bir zaman küfür etmediğini, daha sonra resmi ekipleri aradığını ve babasına haber verdiğini, ekiplere taciz olayını anlattığını, .......'inin sanığın kendisine araçta söylediği cinsel taciz içeren sözleri duyduğunu ancak korkusundan .......'nin bunları ifade etmediğini, sanığın, kendisi dışında diğer çocuklara da "oğlan "kelimesini kullanmış olduğunu, şikayetçi olduğunu, savcılıkta baskı altında beyanda bulunduğunu ve olayların büyümemesi için şikayetinden vazgeçtiğini, beyan etmiştir.
Cumhuriyet Savcısı Esas Hakkındaki Mütalaasında Özetle: Her ne kadar sanık hakkında Cumhuriyet Başsavcılığımızca iddianame ile çocuğun cinsel istismarı, Cinsel Taciz, Cinsel Sarkıntılık, Tehdit ve Yaralama suçlarından kamu davası açılmış ise de; yapılan yargılama, toplanan deliller, mağdurun aşamalardaki alınan çelişen beyanları, özellikle Cumhuriyet Başsavcılığımızca alınan 22/05/2017 tarihli beyanı, sanığın istikrarlı beyanları, tanık .......'un aşamalarda alınan istikrarlı beyanları ile tüm dosya evrakı birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atlı Çocuğun Cinsel İstismarı ve Tehdit Suçu'nu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli kesin inandırıcı delil elde edilemediğinden CMK.nun 223/2-e uyarınca ayrı ayrı beraatine, Cinsel Taciz ve Cinsel Sarkıntılık suçunun manevi unsurları oluşmadığından bu suçlar yönünden CMK.nun 223/2-c maddesi uyarınca beraatine, yine atılı basit yaralama suçundan şikayet yokluğu nedeniyle CMK.nun 223/8. Maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesi, sanığın tahliyesine karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur.
Sanık savunmasında özetle: Sırma su isimli su satışı yapan iş yerinin sahibi olduğunu, mağdurun yaklaşık 4-5 yıl önce yardımcı eleman olarak 4-5 ay çalıştığını, çalışırken mağdurun sürekli yalan konuştuğunu, alkol aldığını bu sebeple mağduru işten çıkardığını, mağdurun işten çıktıktan sonra da .......'un yanında çalışmaya başladığını, ....... ile kendi iş yeri arasında sadece bir sokak olduğunu, mağdura yönelik ya da cinsel maksatlı bir davranışta ve sözde bulunmadığını, sanık daha bir kez ....... olduğu halde Kemerburgaz gittiklerini, araçta ....... olduğu halde mağdura yönelik cinsel davranışlarda bulunmasının mümkün olmadığını, mağdura gönderdiği videonun komik bir video olduğunu, mağdur ile beraber bir çok arkadaşına gönderdiğini, videonun 7-8 saniyeden ibaret çıplak bir erkeğin cinsel organı ile pinpon oynamayan video olduğunu, video filmi altındaki yazışmaların ise daha sonraki yapılan yazışmalar olduğunu, gözaltına alınmadan yaklaşık 2 hafta önce mağdurun kendisine küfür ettiğini, bu küfür üzerine mağdura "seni döverim" dediğini, mağdura "seni döverim" dedikten yaklaşık 2 hafta sonra çalıştığı dükkanın önünde mağduru gördüğünde ilk başta neden küfrettiğini iki defa sorduğunu cevap alamayınca mağdura iki sefer tokat attığını, mağdurla ilgili olarak kullanmış olduğu "Oğlan" kelimesini tamamen şaka amaçlı kullandığını, özel bir kastının bulunmadığını beyan etmiştir.
Aşağıda sıralanan delillerin dosyaya intikal ettirildiği görülmüştür.
1-14.05.2017 tarihli tutanak
2-Cep telefonu ekran görüntüsü
3- Şikayetten vazgeçme beyanı
4- Tanık ....... beyanında "Benim mağdurdan büyük bir oğlumda vardır, mağduru hiçbir zaman kendi çocuğumdan ayrı tutmadım, benim dükkanım sanığın dükkanına yakındır, aramızda bir rekabet ortamı da yoktur, sanığın aracı bağlanmıştı, bu nedenle Kemerburgaz'a birlikte gittik, mağdurda kendisi gelmek istedi, bende izin verdim, mağdur çok küfreden birisidir, bana bile küfretmektedir, olay günü sanık, mağdur dükkanımın önündeyken geldi ve ona neden anama küfrettin dedi ve ona iki tokat attı, bunun üzerine mağdur polisi aradı, mağdur babasına her konuyu anlatmamaktadır, ben mağdurun anlattığı gibi bir durum olduğunu görmedim ancak daha önce aralarında birşey olmuştur, olmamıştır bu konuda diyeceğim bir şey yoktur, ben, mağdur ve sanık üçümüz beraber toplam iki sefer gitmişizdir, gidiş gelişlerde aracı ben kullanıyordum, mağdur bana sanığın kendisine cinsel olarak bir temasta bulunduğu yönünde bana hiçbir şey söylemedi, sanığın, mağdura cinsel içerikli bir video gönderip göndermediğini bilmiyorum, mağdur Kürt kökenli insanları sevmemektedir ve onlara tahammülü yoktur, bu nedenlerle aralarında daha önce bir zıtlık oluşmuştu, bence mağdur bu nedenle sanık hakkında böyle bir suçlamada bulunmuştur, benim su getirmek için kullandığım araçta …… marka kapalı bir kamyonettir, sadece şoför mahallinde benimde oturduğum yanında da iki kişinin oturabileceği bir koltuk vardır, mağdur benim yanımda ara ara bir iki ay çalışmışlığı vardır, ben sadece mağdurun uyuşturucu maddeye başlamaması, sokaktaki kötü alışkanlıklardan uzak durması için sahiplenerek yanımda çalıştırmıştım, sanık ve mağdur aralarında el şakası ve küfürleşme yapıyordu, olay hakkındaki bilgim ve görgüm bundan ibarettir, Kemerburgaz'a gidip gelirken aracı gidişte ve dönüşte ben kullanıyordum sadece benim su aldığım kaynakla onun su aldığı kaynak arasında 1 km kadar mesafe vardır, ben sanığa kendi sularını alması için aracı verdiğim olmuştur" yönünde beyanda bulunmuştur.
MAHKEMECE YAPILIP BİTİRİLEN KOVUŞTURMA SONUCUNDA: "Her ne kadar sanık hakkında Mağdur .......'e karşı zincirleme şekilde cinsel saldırı, Basit Yaralama, Çocuğa Karşı Cinsel Taciz, Tehdit suçlarını işlediği iddiasıyla dava açılmış ise de; Tüm dosya kapsamı, mağdurun şikayeti, şikayetten vazgeçme dilekçesi müştekinin beyanı, dinlenen tanık beyanları ve diğer delillerin değerlendirilmesinde; Sanığın yaralama olayı tarihinde mağduru basit şekilde yaralamasından sonra soruşturmanın başladığı, soruşturma aşamasında mağdur .......'in beyanında, sanığın kendisine karşı cinsel saldırı eylemlerini gerçekleştirdiğini iddiası üzerine soruşturmanın bu suçlar yönünden de devam ettiği, Mağdurun iddia ettiği eylemlerden önce su satıcılığı yapan sanığın yanında çalıştığı, daha sonra mağdurun, iş şartları itibariyle sanığın işyerinden ayrıldığı, daha sonra tanık olarak dinlenen .......'un yanında çalışmaya başladığı, mağdurun, sanık ve mağdurun patronu olan .......'un da bulunduğu halde patronuna ait kapalı kasa dolmuş şeklindeki araçla su almak için gittiklerinin beyanlardan anlaşıldığı, Ancak soruşturma ve yargılamada alınan beyanlar ve toplanan deliller çerçevesinde Sanığın mağdura karşı cinsel saldırıda bulunduğuna dair mağdur .......'in soruşturma aşamasındaki beyanları ile ve soruşturma aşamasındaki şikayetten vazgeçme beyanlarının kendi içerisinde birbiriyle tamamen çeliştiği, sanık ile mağdur arasındaki basit yaralama eylemi sebebiyle müşteki babasının şikayette bulunmasından sonra mağdurun iddia konusu cinsel saldırı ve taciz olaylarının dile getirdiği, mağdurun cinsel saldırı gerçekleştiği iddia ettiği araçta bulunduğunu belirtiği tanık ....... alınan beyanında mağdurun iddialarını doğrulamadığı, araç içerisinde iddia edilen olayların gerçekleşmediğini beyan ettiği, Alınan bu beyanlar çerçevesinde sanığın mağdurun kaba etine dokunduğuna ve cinsel amaçla vücut bölgelerine dokunduğuna dair mağdurun birbiriyle çelişen ve mankememizce samimi görülmeyen bayanları dışında mağdurun soyut iddiasını destekleyen başkaca delil elde edilmemiş olması, mağdurun anlatımlarının atılı suçun meydana geldiği sırada aynı araç içerisinde bulunan tanık tarafından doğrulanmaması nazara alındığında sanığın, çocuğun cinsel istismarı, tehdit ve sarkıntılık düzeyinde kalan çocuğun cinsel istismarı suçlarını işlediğine ilişkin hür türlü şüpheden uzak kesin ve mahkumiyete yeterli delil elde edilmemiş olması, olayın gerçekleştiğinin şüphe aşamasında kalması ve doğan şüpheden sanığın yararlanması gerektiği yönündeki evrensek hukuk ilkesi uyarınca CMK 223/2-e maddesi gereğince sanığın bu suçlardan beraatine karar verilmiştir. Her ne kadar sanık hakkında mağduru etkisi basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı iddiasıyla TCK 86/2 maddesi gereğince cezalandırılması istenilmiş ise de, atılı bu suçun şikayete tabi olduğu, mağdurunun soruşturmanın başında şikayetçi olduğu, ancak soruşturma devam ederken mağdurun 22.05.2017 tarihli beyanı ile şikayetten vazgeçtiği, mağdurun şikayetten vazgeçtiği tarih itibariyle 17 yaşından gün almış olduğu, şikayet hakkının kişiye bağlı bir hak olduğu, yaşı itibariyle şikayet hakkının mağdurda olduğu, mağdurun şikayetten vazgeçmesi nedeniyle yaralama suçundan düşme kararı verilmiştir. Her ne kadar sanık hakkında mağdura karşı cep telefonundan gönderdiği video filminden dolayı cinsel taciz suçundan cezalandırılması için kamu davası açılmış ise de, bahse konu videonun tamamının mahkememiz denetimine uygun bir şekilde dosyada bulunmadığı, sadece cep telefonunun ekran görüntüsünün bulunduğu, dolayısıyla video içeriğinin atılı suçun unsurlarını oluşturup oluşturmayacağının tespit edilmediği, kaldı ki mağdurun hazırlık aşamasında alınan beyanında sanığın suça konu video filmini kendisine şaka olarak gönderdiğini belirtmesi karşısında sanığın suç işleme kastıyla hareket etmediği, suç işleme kastının bulunmadığı kanaatine varılarak atılı suçun yasal unsurları oluşmadığından C.M.K.’nun 223/2-c maddesi gereğince sanığın cinsel taciz suçundan beratine karar verilmiştir " biçimindeki gerekçe sanık hakkında kasten yaralama suçundan düşme, tehdit, çocuğun cinsel istismarı, sarkıntılık düzeyinde çocuğun cinsel istismarı ve cinsel taciz suçlarından beraatine karar verilmiştir.
İstinaf isteyen Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekili özetle; sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğini belirtmişlerdir.
İSTİNAF AŞAMASI:
Duruşmaya katılanlardan;
Sanık savunmasında; Ben bu hususta daha önce hem poliste hem sulh ceza hakimliğinde hem de mahkemede ifade vermiştim. O ifadelerim doğrudur. Beni mahallede kime sorarlarsa sorsunlar. Kimseye karşı herhangi bir yanlışım olmadığını söylerler. Bu ifadelerim doğrudur, ben suçsuz yere buraya geldim. Herhangi bir suçum yoktur. Benim için en büyük ceza böyle yere böyle bir suçlama ile gelmiş olmamdır, demiştir.
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekili esas hakkındaki beyanında: Biz düzenlenen iddianame doğrultusunda sanığın cezalandırılmasını talep ediyoruz, istinaf dilekçemizi de tekrar ediyoruz, demiştir.
Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasında; İstinafa konu ilk derece mahkemesi kararında usul veya esasa dair herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla istinaf talebinin esastan reddine karar verilmesi talep ve mütalaa olunur, demiştir.
Sanık müdafii esas hakkındaki savunmasında: Biz cumhuriyet savcılığının mütalaasına iştirak ediyoruz. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının görüşüne katılmıyoruz. Bu olayların geçtiği iddia olunana mahalle benimde yaşadığım mahalledir. Olayları bizzat takip etme fırsatı buldum. Ben bu sebeple maddi gerçeğinde ne olduğunu bildiğimi düşünüyorum. Bu olaylar açıldığı zaman mağdurun babası mahallede yalancı tanık bulma arayışına çıktı. Müvekkilim Müslüman dinine inanan biridir. Karşı taraf ise Hristiyan dinine inanan biridir. Bu sebeple aralarında husumet vardır. Olayın başlangıcı küfür ve yaralama ile başlamıştır. Emniyette bu şekilde ifadeler alınırken mağdurun babası gelip olayı cinsel istismara çevirip anlatımlarda bulunmuştur. Yani özetle mağdurun babası müvekkilimin cinsel istismar suçlamasında bulunarak kumpas kurmuştur. Bu sebeple müvekkilim işyerini de kapatmak zorunda kalmıştır. Söz konusu video ise cinsel içerik taşımayan bir videodur. İnternette yaygın olarak dolaşan bir videodur. Bu video yaygın olarak ülkemizde herkes birbirine gönderdi. Komik ve şakalaşma anlamında gönderilen bir videodur ve internet ortamında da birinci sıraya yükselen komik bir videodur. Mademki benim müvekkilimden korkuyor. Korkan adam müvekkilime küfreder mi? bu sebeple suçlamalar oluşmamıştır. Adli görüşmeci yapmış olduğu raporda da mağdurun özelliklerini açıklamıştır. Bu özelliklerden mağdurun aklı başında olup bazı kumpaslar kurabileceği anlamı da çıkabilmektedir. Müvekkilimden intikam almak için böyle bir suçlamada bulunmuştur. Daha sonra savcılıkta da suç duyurusundan vazgeçmişlerdir. Daha sonra maddi kazanç isteyince vermedik ve bunun üzerine duruşmada gelip şikayetçi oldular. Mahkeme kararı doğrudur, esastan red kararı verilmesini talep ediyoruz, demiştir.
Sanıktan esas hakkındaki savunmasında: Avukatımın yapmış olduğu savunmaya aynen katılıyorum, eski savunmalarımı da tekrar ediyorum. Daha önceden şikayetten vazgeçmişlerdir. Duruşmada devam ettirmelerinin sebebi ise ben babasına oğlunun alkol içtiğini söyledim ve bunun gibi kötü şeylerini anlattım. Bu defa gelip şikayetçi oldular, demiştir.
DEĞERLENDİRME VE SONUÇ:
Sanık hakkında çocuğun basit cinsel istismarı ve çocuğa karşı sarkıntılık düzeyinde basit cinsel istismar suçundan verilen beraat kararları ile basit yaralama suçundan verilen düşme kararı yönünden yapılan incelemede;
Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksikliğin olmadığı anlaşılmakla istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiği,
Sanığın kısa mesaj göndererek mağdura sinkaflı sözler sarf etmesinden dolayı tehdit suçundan dolayı açılan davada yerel mahkemece delil yokluğundan bahisle beraat kararı verilmiş ise de, mesajların tespit edilip dökümünün yapıldığı, dolayısıyla eylemin sabit olduğu ve fakat bu haliyle eylemin TCK'nun 125/1 maddesinde tanımlanan hakaret suçunu oluşturduğu, suçun şikayete tabi olduğu ve mağdurun şikayetten vazgeçtiği anlaşılmakla TCK'nun 73 ve CMK'nun 223/8. Maddeleri uyarınca davanın düşürülmesine karar verilmesi gerektiği,
Sanığın, mağdurun cep telefonuna müstehcen görüntü içeren video göndermesi nedeniyle cinsel taciz suçundan açılan davada delil yokluğundan söz edilerek beraat kararı verilmiş ise de, sanığın böyle bir videoyu gönderdiğini her aşamada dolanlı olarak kabul ettiği, videoya silinmiş olması nedeniyle ulaşılamamış ise de ekran çıktısının bulunduğu, dolayısıyla eylemin sabit olduğu ve fakat bu haliyle cinsel taciz değil müstehcenlik suçunu oluşturduğu, bu itibarla yerel mahkemenin beraat kararının isabetsiz olduğu ve sanığın müstehcenlik suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği,
Kanaatine ulaşılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Sanık hakkında çocuğun basit cinsel istismarı ve çocuğa karşı sarkıntılık düzeyinde basit cinsel istismar suçundan verilen beraat kararları ile basit yaralama suçundan verilen düşme kararı yönünden yapılan incelemede;
Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksikliğin olmadığı anlaşılmakla İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
2- Sanık hakkında tehdit suçundan açılan davada eylemin TCK'nun 125/1 maddesinde tanımlanan hakaret suçunu oluşturduğu, suçun şikayete tabi olduğu ve mağdurun şikayetten vazgeçtiği anlaşılmakla TCK'nun 73 ve CMK'nun 223/8. Maddeleri uyarınca DAVANIN DÜŞÜRÜLMESİNE,
3- İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/90 esas 2017/54 karar sayılı cinsel taciz suçundan verilen beraat kararının CMK'nun 280/2 maddesine göre KALDIRILMASINA,
Sanığın mağdurun telefonuna müstehcen görüntü içeren video göndermesi eylemi müstehcenlik suçunu oluşturduğundan sanığın bu suçtan dolayı TCK'nun 226/1-a maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, konusunun önem ve değeri dikkate alınarak takdiren6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın yargılama aşamasındaki iyi hali nedeniyle TCK'nun 62. Madde gereğince cezasından 1/6 oranında indirim yapılarak 5 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Anayasa mahkemesinin iptal kararı da gözetilerek sanık hakkında TCK'nun 53. Maddesinin 1,2,3. Fıkralarının uygulanmasına,
Sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin TCK'nun 63. Maddesi gereğince cezasından mahsubuna,
Sanığın geçmişte sabıkasız olması, suçun işleniş biçimi, sanığın kişilik özellikleri, yeniden suç işlemeyeceğine dair oluşan kanaat dikkate alındığında CMK'nun 231. Maddesi gereğince HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA,
CMK'nun 231/8 maddesi gereğince 5 yıl süreyle denetim süresine tabi tutulmasına, kişilik özellikleri itibariyle denetim süresinin herhangi bir yükümlülük belirlenmeden geçirmesine, CMK'nun 231/10 maddesine göre denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlememesi halinde açıklanması geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılacağı ve davanın düşmesine karar verileceğinin aksi halde hükmün açıklanacağının ihtarına (ihtar edildi),
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince 1090 TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak anılan bakanlığa verilmesine,
Çocuğun basit cinsel istismarı, çocuğun sarkıntılık düzeyinde kalmış cinsel istismarı, basit yaralama ve hakaret suçlarından yapılan yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına,
Müstehcenlik suçu yönünden yapılan ve aşağıda dökümü bulunan yargılama giderlerinin sanıktan tahsil edilerek hazineye irat kaydına,
Çocuğa karşı sarkıntılık düzeyinde cinsel istismar, basit yaralama ve hakaret suçlarından verilen Esastan red ve düşme kararları yönünden KESİN olmak üzere,
Çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen esastan red kararına karşı, cinsel istismar suçu yönünden 5271 sayılı CMK'nun 291 maddesi gereğince huzurdakiler yönünden hükmün açıklanmasından itibaren 15 günlük süre içerisinde dairemize ya da eşdeğer başka bir daireye sunulacak yazılı dilekçeyle ve ya zabıt katibine usulünce sözlü beyanda bulunması ve tutanağı hakime onaylatması suretiyle atılı suçun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı dikkate alındığında Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere,
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara karşı tefhim tarihinden itibaren 7 gün içerisinde aynı yöntemle başvurulmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere İTİRAZ yolu açık olmak üzere,
Dair; sanık ve sanık müdafii ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekilinin yüzüne karşı, mağdur, mağdur vekili ve müştekinin yokluğunda cumhuriyet savcısı .......'nin katılımıyla talebe kısmen aykırı olarak oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/07/2018 (¤¤)