(5237 S. K. m. 43, 53, 58, 103) (5271 S. K. m. 223, 273, 280)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dairemizce yapılan yargılama sonucunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 25/08/2015 tarih ve 2015/5637 soruşturma, 2015/1696 esas, 2015/1678 iddianame no sayılı iddianamesi ile sanık ....... hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı suçunu işlediği iddiasıyla 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103/1-1.cümle,103/3-c,43/1,53,58. Maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile İstanbul Anadolu 4.Ağır Ceza Mahkemesine açılan kamu davasında;
İDDİA:
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 25/08/2015 tarih ve 2015/5637 soruşturma, sayılı iddianamesi ile;"
"Şüphelinin mağdurenin üvey babası olduğu ve şüphelinin mağdurenin annesi olan müşteki ve müştekinin önceki evliliğinden olan çocukları ile birlikte aynı evde birlikte kaldıkları,
Şüphelinin taksi şoförü olduğu ve geceleyin eve saat 02.00-03.00 sıralarında geç vakitlerde geldiği, eşinin yani müştekinin yattığı odaya gelmeden önce ayrı odada kalan mağdurenin bulunduğu odaya giderek uyuyan mağdurenin dudaklarını ve boyun bölgesini öperek göğüs bölgesine eliyle dokunarak ve ayrıca cinsel organının bulunduğu bölgeye elini iç çamaşırından sokmak suretiyle dokunarak temasta bulunduğu, mağdurenin uyanıp dur yapma demesi üzerine şüphelinin olaydan eşinin uyanarak haberdar olabileceği düşüncesiyle odadan ayrıldığı, bu eylemlerin bir çok kez tekrarlandığı, hatta bir seferinde mağdurenin sesini yan taraftaki bitişik binada oturan anneannesinin .......'nın da duyduğu ve mağdureye ne olduğunu sorduğunda mağdurenin olayı ona aktarmamak için "hatırlamıyorum anneanne belki de rüya görmüşümdür" diye beyanda bulunduğu, bu şekilde şüpheli eylemlerinin bir çok kez tekrar ettiği,
Olay günü yine saat 02.00 sıralarında eve gelen şüphelinin eşinin bulunduğu, uyuduğu odaya gitmek yerine yine aynı şekilde üvey kızı olan mağdurenin yattığı odaya gittiği, o sırada uyanık halde olan müştekinin bir süre şüphelinin kendi odasına gelmesini beklediği, aradan bir süre geçmesine rağmen hala odasına şüphelinin gelmediğini görünce şüpheliye bakmak için çıktığında şüphelinin mağdurenin bulunduğu odada mağdurenin üzerine eğilmiş vaziyette olduğunu gördüğü, şüpheliye "ne yapıyorsun" diye sorduğunda "çocukların üzerini örtüyorum" diye cevap verdiği, müştekinin de "bu yaz günün de ne üst örtmesi" dediği ve aralarında bu nedenle bir tartışma yaşandığı, olay günü öncesi mağdurenin annesi olan müştekiye benzer eylemlerin şüphelinin gerçekleştirdiğini aktardığı ve tarafımızca müştekinin de eşini kontrol düşüncesiyle şüpheliyi kendi bulunduğu odaya gelmemesi üzerine bu nedenle takip ettiğinin değerlendirildiği, ancak yine önceden şikayetçi olmasına karşın ekonomik ve diğer nedenlerden dolayı olduğu tarafımızca değerlendirilen nedenlerden ötürü müştekinin şikayetinden vazgeçtiği,
Tüm soruşturma dosyası içeriğine göre mağdurenin üvey babası olduğu anlaşılan şüphelinin değişik tarihlerde zincirleme olarak birden çok kereler mağdureye karşı çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği anlaşılmakla,
Şüphelinin yargılamasının mahkemenizde yapılarak suçun sübutu halinde yukarıda belirtilen sevk maddesi uyarınca CEZALANDIRILMASINA,
Şüpheli hakkında mahkumiyet kararı tayin olunması halinde TCK. 53. maddesindeki belli hakları kullanmaktan YOKSUN BIRAKILMASINA,
Mükerrir bulunan şüpheli hakkında mahkumiyet kararı tayin olunması halinde cezasının TCK'nun 58.maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre ÇEKTİRİLMESİNE,
Karar verilmesi kamu adına talep ve iddia olunur." şeklinde kamu davası açılmıştır.
YEREL MAHKEME KARARI:
"Sanığın üzerine atılı katılan mağdureye yönelik çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediğine ilişkin mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı somut delil elde edilemediğinden, şüpheden sanık yararlanır ilkesinden hareketle CMK nun 223/2-e maddesi uyarınca BERAATİNE,
Sanık için ve bu suç yönünden yapılan yargılama giderinin kamu üzerinde bırakılmasına,
Dair, sanığın, sanık müdafinin, müştekinin ve mağdurenin yüzüne karşı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekilinin yokluğunda, iddia makamında Cumhuriyet Savcısı .......'ın huzuru ile 5271 sayılı CMK'nun 273 maddesi gereğince huzurdakiler yönünden tefhim, gıyaptakiler yönünden tebliğinden itibaren 7 günlük süre içerisinde mahkememize ya da eşdeğer başka bir mahkemeye sunulacak yazılı dilekçeyle ve ya zabıt katibine usulünce sözlü beyanda bulunması ve tutanağı hakime onaylatması suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere, aksi takdirde hükmün kesinleşerek infaz edileceği hususunun ihtaratı ile talebe uygun olarak oybirliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı."
İSTİNAF CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI MAKAMI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA:
"İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin sanık .......'in mağdure .......'ya karşı işlemiş olduğu çocuğun basit cinsel istismarı suçundan vermiş olduğu hükmün CMK'nun 280/2 maddesi gereğince kaldırılmasına, sanık .......'in 15-18 yaş grubunda bulunan üvey kızı mağdure .......'ya karşı basit cinsel istismarda bulunduğu tüm dosya kapsamında sabit olup sanığın eylemine uyan TCK'nun 103/1-1. Cümle, 103/3-c, 43/1 maddelerince cezalandırılmasına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur "şeklinde mütalaada bulunmuştur.
DELİLLER:
1-)MÜŞTEKİ BEYANLARI:
Şikayetçi .......'in Cumhuriyet Savcılığında vermiş olduğu beyanı şu şekildedir:"Mağdure benim kızım, şüpheli ise eşimdir. Ben emniyette şikayetçi olduğumu söylediysem de şu anda şikayetçi değilim. Ben geceleyin eşimin benim bulunduğum odaya gelmeden önce mağdure kızım ve diğer kızımın kaldığı odaya gittiğini söylemiştim, o kısım doğrudur. Ancak eve girdikten 45-50 saniye kadar sonra ben eşimin bulunduğu yere gittim. Ne yaptığını sorduğumda o da çocukların üzerini örtüyorum dedi. Ben kesinlikle kızıma yönelik herhangi bir cinsel davranış görmedim.
Kızım bana zaman zaman üvey babam bana sarkıntılık yapıyor, el kol hareketi yapıyor diye söyledi. Ben de zaman zaman kendilerine evin ortamında samimiyetten şakalaştıklarını bildiğim için o kapsamda olduğunu düşünmüştüm. Daha başka bir taciz olayı aklıma gelmemişti.
Ben eşim gelince benim bulunduğum odayı gelmemesinden dolayı herhangi bir şüpheden dolayı değil zaten psikolojik rahatsızlığımdan dolayı hap kullanıp uyuyamadığım için uyanık olduğumdan dolayı eşimin bulunduğu yere yani kızlarımın olduğu odaya gittim. Herhangi bir kuşku ya da endişeden dolayı eşimin yanına gitmedim.
Ben eşimin kızıma yönelik cinsel taciz olabilecek herhangi bir davranışını görmediğim için şikayetçi değilim. Eşimin böylesi birşey yaptığını da sanmıyorum. Ayrıca ben evden alınan parayı kızımın aldığını bilmem.
Aynı kızımın yanlarına gittiği halasının eşinin alkollü vaziyette kendisine tacizde bulunduğu söyledi. Ben halalarıyla konuşmadığım için işin nasıl gerçekleştiğini bilmiyorum. Görgüye dayalı bilgim yoktur. Ayrıca benim evli olan büyük kızım Gebze’dedir. Bir ara onların evine giden ....... ordada kavga ederek ayrılmış. Ben orada bir cinsel taciz olayı olduğunu duymadım. Ancak kavga ettiğini biliyorum"
Şikayetçi .......'in yerel mahkemede(Asliye Ceza da) vermiş olduğu beyanı şu şeklindedir: "Ben mağdur .......'ün annesiyim, kendisi şikayetinden vazgeçmiştir, ben de şikayetimden vazgeçiyorum, ben olaya doğrudan tanık olmadım, ancak sesleri duyunca kızımla konuştuğumda, rüya görmüş olabileceğini söyledi, üvey babasının bir şey yaptığını söylemedi, ben sadece çocuğun üstünü örterken gördüm, başka bir olay görmedim dedi. Soruşturma aşamasındaki beyanı okundu: bana aittir."
Şikayetçi .......'in yerel mahkemede (Ağır Ceza da) vermiş olduğu beyanı şu şeklindedir: "Ben sanıkla 13 yıldır evliyim, ben kesinlikle sanığın öz kızım .......'e yönelik cinsel saikle yapılmış herhangi bir eylemini görmedim, bu süre içerisinde sanığın kızıma yönelik yadırgıyabileceğim tuhaf bulabileceğim herhangi bir davranışlarını görmedim, bu olaya kadar kızımın bana herhangi bir şekilde eşim olan sanığın kendisine sarkıntılık yaptığına dair beyanlarına şahit olmadım, benim kızımın psikolojik sorunları vardı, evleri kaçardı, halasına yollamıştık, halasının kocasına ilişkin olarak da böyle bir iddiada bulunmuştu, ancak bu iddiası adliyelere yansımadı, eşimin parası bu olaydan üç gün önce falan kaybolmuştu, akabinde kızım bu şekilde şikayetçi olmuş, evimizde iki oda vardır, biri bizim yatak odamız, öteki oturma odasıdır, kapı girişindeki oda oturma odasıdır, çocuklar burda yatar kalkar, bunun hemen yanında yatak odamız vardır, oturma odasında üç çocuk yatar, hali ile burada sesler olsa rahatlıkla herkes tarafından duyulabilir, .......'den büyük öz abisi ....... vardır, ancak bu oğlum bizde kalmamaktadır, .......'ün yattığı odada ....... ile beraber yatanlar öz kardeşi ....... ve .......'dır, ....... 13 yaşındadır, ....... 10 yaşındadır. Şikayetçi değilim. Müştekiye soruşturma beyanı okundu, soruldu: Bu ifadem de doğrudur, dedi.
Müştekiye mağdur .......'ın ve tanık .......'in ifadeleri okundu, soruldu: ....... annem olur, evi bize bitişiktir, bizde geceleyip yatmaz, kızımın anlattığı hususlara ben görmüş yaşamış değilim."
Mağdur(Katılan)....... 'ın yerel mahkemede (Asliye ceza) vermiş olduğu beyanı şu şeklindedir: "Olay tarihinden önce babamın parası kaybolmuştu, bundan dolayı da suçlandım, bunun üzerine karakola giderek şikayette bulundum, üvey babamın bana yönelik herhangi bir cinsel davranışı olmadı, vücuduma dokunmadı, ben daha sonra zaten şikayetten vazgeçme dilekçemi de verdim dedi.
Soruşturma aşamasındaki beyanı okundu, açık çelişki nedeniyle soruldu: şimdiki beyanım doğrudur, bana suçlama yapıldığı için ben de karakola giderek bu şekilde beyanda bulunmuştum, ben iftiranın suç olduğunu biliyorum "
Mağdur(Katılan).......'ın yerel mahkemede(Ağır ceza) vermiş olduğu beyanı şu şeklindedir: "Olay şöyle oluşuyor zaman zaman annemlerde kalıyorduk o zaman, annemlerde kaldığım süre zarfında kendisini baba olarak görüyordum gece çalışıyordu, gece işten geldiği saatlerde ben kız kardeşimle oturma odasında yatıyordum, işten geldiği saatlerde sürekli yanıma gelip dokunmaya çalışıp öpmeye çalışıp duruyordu, göğüs bölgeme dokunmaya çalışıyordu dudağımdan öpmeye çalışıyordu. Sesimi çıkartamıyordum çekiniyordum, küçüktüm zaten o zaman daha, bu şekil oluyordu ben anneme söylemiştim annem inanmamıştı yapmaz öyle şey falan filan dedi, ondan sonra bu sürekli devam ettiği için anneme anne uyuma bu gece bekle kalkıp bakarsın dedim, tamam dedi o gece yapma diye bağırdığımda anneannem duymuş sesimi, dokunmaya çalışmıştı. Ben tepki verene kadar ben kıpırdayıp şey yapana kadar yanımda duruyor, onun dışında annem geldi odaya ben uyuma numarası yaptım hemen çekindiğim için annemle tartışmaya başladılar, annem buna bağırdı sen nasıl yaparsın böyle birşey sen benim kızımdan nasıl çıkartırsın böyle birşey diye, sabah kalkıp anneme sorduğumda birşey olmadı kendi aramızda tartıştık dedi bana, sonra kendisi işe gittikten sonra anneme dedim ki anne ben gördüm biliyorum olanları senin kalkıp gördüğünü de biliyorum niye yalan söylüyorsun bana dedim, annem de beni affet kızım sana annelik yapamadım kaç kurtar kendini, kendisinden şikayetçi ol arkandayım dedi bana. Ben uyurken dudaklarımı boyun bölgemi öpüyordu, göğüs bölgemi elini içeri sokarak okşuyor vajinamı iç çamaşırlarıma elini sokarak okşaması doğrudur. Son zamanlarda her gece olmaya başlamıştı ondan önce sürekli değildi. 1-2 ay falan devam etti. Şu anda bile mesela dün ben annemi aradığımda beni sürekli yanıltmaya çalıştılar mahkemeye seni çağırmıyorlar dediler, senin gitmene gerek yok dediler, Kartal'da değil Çağlayan'da dediler, işte sen gidersen ona birşey olursa bir daha görüştürmez dedi, ben de seninle görüşmem dedi bütün yük benim üstüme kalıyor dedi, yapma beni katmayın dedi, vazgeç dedi. Annen ifadesinde ....... ve .......'nın da aynı odada kaldığını söylemiş. Hayır yalan benimle beraber kız kardeşim kalıyordu ......., o da zaten uyuyordu o sırada. Hiç yalnız kaldın mı odada. Hayır korktuğum için yatamıyordum. ....... annemle babasının yattığı odada kalıyordu. Ben bağırdım anneannem (....... bunu duymuş, beni yanına çağırıp kızım ne oldu sen niye bu şekilde bağırdın diyince ben de çekindiğim için rüya görmüşümdür anneanne hatırlamıyorum dedim. O kadarını biliyor anlatmadım. Ben böyle birşey de bulunduğum için kimseyi bana inandırmamak için bana iftira atıyorlar. Halamlarla ilgili bir şikayette bulunmadım. Aile içinde böyle bir söylem dillendirmedim. Ben o sıra halamda kalıyordum halamlarda da kalmak istemiyordum karakola gittik seni babana verelim dediler ben de babama da gitmek istemedim babam hakkında da böyle birşey de bulundum sadece akşamları içerek sarhoş eve geliyor korkuyorum onun yanında kalmak istemiyorum demiştim. 2-3 sene önce. Sürekli orada kalmıyordum dedem vefat edene kadar babamla kalıyordum zaten ben dedem vefat ettikten sonra annemin yanına geçtim, ben babam tacizde bulundu diye ifade vermedim ben babam geceleri alkol içerek geliyor onun yanında kalmak istemiyorum diye birşey söyledim şikayette bulunmadım, bu olayla alakalı annem inanmıyorsa kimse inanmaz gibi düşündüğüm için kimseye açamadım zaten küçüktüm korkuyordum, çekiniyordum herşeyden. Bu şekilde kimsenin arkamda durmayacağını da biliyordum şu an bile görüyorsunuz annem bile arkamda durmuyor"
2)-SANIK SAVUNMALARI:
Sanığın Cumhuriyet Savcılığında vermiş olduğu savunması şu şekildedir: "Şikayetçi benim eşimdir. Mağdure ise üvey kızımdır. Ben gerek mağdure gerekse diğer kardeşlerini de bakıp büyüttüm. Hatta ablasını evlendirdik. Evin içerisinde samimi bir ortam olduğu için benim zaman zaman mağdureyle el kol şakası yaptığım olmuş olabilir. Ancak bunun haricinde kesinlikle mağdurenin ifadesinde belirttiği gibi cinsel taciz mahiyetinde olabilecek hiç bir eylem tarafımca gerçekleştirilmemiştir.
Bizim evimizde bulunan 800 tl para kaybolmuştu. Bu parayı mağdure .......'ün aldığını ben anlayınca parayı geri getirmesini istedim. Bunun üzerine kendisi benim hakkımda bu tür asılsız bir isnat içeren suçlamayı yapmış. Kesinlikle ben mağdureye yönelik belirtilen şekilde bir eylem gerçekleştirmedim. Mağdure zaman zaman evden kaçıp giden ve sokaklarda kalan bir kızdır. Hatta bazen kendi vücuduna kesmek suretiyle zarar da verdiği olmuştur. Hatta biz bir ara halasının evine göndermiştik. Orada da halasının eşinin kendisine sarkıntılık yaptığını söyleyip geri eve gelmişti. En son Gebze'de ablasının yanına gitmişti. Orada da ablasının eşinin kendisine benzer bir sarkıntılık gerçekleştirdiğini söyleyerek oradan da kaçmış ve yurda yerleştirmişler. Biz de kendisini yurttan almıştık. O zamandan bu yana bizim evimizde idi.
.......'in ifadesi okundu, soruldu: Ben mağdure evde yatarken üstü başı açık ve biraz dağınık şekilde yatmaktadır. Ben işten gelince kendisini o şekilde yattığını gördüğüm için altında bulunan yorganı alıp üzerini örttüm. Öncesinde de evin perdesini çekmiştim. Ben bu konudan dolayı herhangi bir tartışma eşimle yaşamadım. Benim aleyhime olan diğer beyanları kabul etmiyorum. Suçlamalar asılsızdır. Evdeki paranın kaybolmasından dolayıdır"
Sanığın Sulh Ceza Hakimliğinde vermiş olduğu savunması şu şekildedir: "Ben bu konuda hazırlık aşamasında ifade verdim. Olayı orada anlattım. Aynen tekrar ederim. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Ben üvey kızıma cinsel sarkıntılıkta bulunmadım. 800 TL param kaybolunca ben de .......'den şüphelendim. Daha sonra da evden kaçınca teyzesinin yanına gitmiş oradan da karakola gidip şikayetçi olmuşlar. Tahliyemi talep ediyorum. Dedi
Şüphelinin dosyadaki savcılık ifadesi okundu, soruldu: Doğrudur, tekrar ederim, altındaki imza da bana aittir dedi.
Şüpheliye olaya ilişkin tutulan tutanaklar ve dosyadaki diğer belgeler okundu.
Şüpheliden soruldu: Aleyhime olanlarını kabul etmem dedi. "
Sanığın yerel mahkemede (Asliye Cezada)vermiş olduğu savunması şu şekildedir: "Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, böyle bir olay olmamıştır, beraatimi talep ederim, ceza verildiği takdirde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul ederim dedi.
Soruşturma aşamasındaki anlatımı okundu: okuduğunuz ifade bana aittir, mağdure olay tarihinden benden habersiz 800 TL paramı çalmıştı ve gidip teyzesinde 3-4 günde kaldıktan sonra şikayetçi olmuş, eşim izin alamadığı için bugün gelemedi, mağdure de ortaçeşme’de bir gençle birlikte yaşamaktadır dedi.
Sanığa ait nüfus ve adli sicil kaydı okundu: bana aittir dedi.
Dosyada bulunan tutanaklar, sorgu zaptı ve diğer belgeler okundu.
Sanık: aleyhime olan hususları kabul etmiyorum dedi. "
Sanığın yerel mahkemede (Ağır Cezada)vermiş olduğu savunması şu şekildedir: "Ben suçlamaları kabul etmiyorum, olay öncesine kadar benim mağdure ile herhangi bir problemim yoktu, kendisi ile bir husumetim bulunmamaktadır, normel bir ebeveyn ilişkisi vardı, beraatimi talep ederim, dedi.
Sanığa soruşturma beyanı olarak polis ifadesi okundu, soruldu: Bu ifadem de doğrudur, evden 800 TL param çalınınca ben .......'ü suçladım, akabinde .......'ün haksız isnadına maruz kaldım, dedi.
Sanığa savcılık ifadesi okundu, soruldu: Söz konusu ifadem de doğrudur, ben mağdureye herhangi bir cinsel istismar eyleminde bulunmadım, dedi.
Sanığa sorgu ifadesi okundu, soruldu: Kaybolan paramla ilgili şikayetçi olmadım, dedi.
Sanığa müşteki .......'in soruşturma beyanları okundu, soruldu: Eşimin ifadesinde geçen çocukların üzerini örttüğüm hususu doğrudur, mağdure benim kızım ....... ile birlikte aynı çekyatta yatıyorlardı, sırtları açık kalınca ben üstlerini örttüm, dedi.
Sanığa mağdurenin soruşturma beyanları okundu, soruldu: Ben mağdurenin beyanlarını kabul etmiyorum, cinsel saikle hiçbir zaman kendisine temasta bulunmuş değilim, dedi.
Sanığa .......'in soruşturma beyanı okundu, torunu .......'ün evdeyken dur yapma şeklinde sözler söylediğini işittiğine dair olay aktarımı dolayısıyla soruldu: ....... ile evlerimiz yan yanadır, kendi evinde kalır. Ben bu ifadeyi kabul etmiyorum, dedi.
Sanığa tanık .......'ün soruşturma beyanları okundu, soruldu: ....... mağdurenin teyzesidir, bu kişinin beyanlarını da kabul etmiyorum, evimizde gece kalmaları da söz konusu değildir, dedi.
Sanığa dosyada mevcut olay tutanakları, yakalama tutanağı okundu, soruldu: Aleyhe olan hususları kabul etmiyorum, dedi.
Sanığa görevsiz mahkemede vermiş olduğu savunma beyanları okundu, soruldu: Doğrudur, bana aittir"
Sanığın dairemizde yapmış olduğu savunması şu şekildedir: "Ben emniyette, hem savcılıkta, hem sulh ceza hakimliğinde hem de mahkemede ifade vermiştim. O ifadelerim doğrudur, tekrar ederim, dedi.
Sanığın emniyette vermiş olduğu 19/08/2015 tarihli ifadesi okundu. Soruldu: Bu ifadem doğrudur, tekrar ederim, dedi.
Sanığın savcılıkta vermiş olduğu 19/08/2015 tarihli ifadesi okundu. Soruldu: Bu ifadem doğrudur, aynen tekrar ederim, dedi.
Sanığın sulh ceza hakimliğinde vermiş olduğu ifadesi okundu. Soruldu: Bu ifadem doğrudur, tekrar ederim, dedi.
Sanığın asliye ceza mahkemesinde vermiş olduğu ifadesi okundu. Soruldu: Bu ifadem doğrudur. dedi.
Sanığın ağır ceza mahkemesinde vermiş olduğu ifadesi okundu. Soruldu: Bu ifadem doğrudur"
Sanık müdafinin dairemizde yapmış olduğu esas hakkındaki savunma: "Mütalaaya katılmıyoruz, Üzerine atılı suçların maddi unsurları oluşmamıştır. Mağdurenin soyut beyanları dışında dosyada delil bulunmamaktadır. Para çalınması mevzusundan hareketler sanığa iftira atılmıştır. Şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca sanık hakkında verilen beraat kararının onanması talep olunur "
3)- TANIK BEYANLARI:
Yerel mahkeme dinlenen tanıkların beyanları şöyledir:
Tanık ....... beyanında: "Ben huzurda bulunan müşteki kızkardeşim ile suç tarihinde aynı odada yatıyorduk. Sanığın aleyhine atılı eylemlere yönelik hiçbir görgüm ve izlenimim ve şüphem olmadı. Aralarındaki samimiyet biraz fazlaydı. Bu nedenle kızkardeşimi kenara çekerek aralarına mesafe koyması yönünde bir ihtaratım olmuştu. Olay tarihinde evde üvey babam .......'ın 700-800 TL civarında parası kayboldu. Ben bu paranın kız kardeşim tarafından alındığını tahmin ederek .......'a ve teyzeme söyledim. Kız kardeşim ise parayı aldığını inkar etti. Bu olaydan sonra da iddianameye konu suçlamalarda bulundu. Böyle bir olay olsaydı bu para olayından önce bahsederdi. Kendisi paranın alınmasından suçlanmasından sonra bu iddialarda bulundu." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ....... beyanında: "Sanık olan babamın mağdure ablama cinsel saldırıda bulunduğu iddiaları doğru değildir. Biz başka odada kalıyorduk, babamlar başka odada kalıyordu, küçük kardeşim ......., ben ve ablam üçümüz bir odada yatıyorduk, devamlı bu şekilde kalıyorduk, ben zaman zaman diğer çekyatta yatıyordum ancak sürekli, devamlı aynı odada kardeşlerimle yatıyorduk, babamlar başka odada yatıyordu, ....... ile ....... bir çekyatta ben de diğer çekyatta yatıyordum, ben hiçbir zaman ablamı babamın yanında yatağında görmedim, babam işten gelince hemen yatar, hiç alkollü geldiğini görmedim, ben ablamın uykusunda veya yatağında herhangi bir sebeple bağırdığını hiç görmedim, duymadım, babamın parasının kaybolma olayı oldu, 800 TL parası kaybolmuştu, tam tarihini hatırlamıyorum, para çalındıktan sonra bu şikayet olayı ortaya çıktı, paranın çalınmasından ....... ablamı suçladılar, para çalındı sonrasında ....... ablam evden kaçtı, daha önceden de ablam evden kaçıyordu, beş kez falan evden kaçmışlığı vardır, nereye kaçtığını bilmiyorum ancak kaçtıktan sonra geri dönüyordu sonra yine kaçıyordu, ....... benim üvey abimdir, para çalındığında ....... abim bize geldi ....... çaldı ben gördüm diye söyledi, sinirden eve geldi, ....... parayı çalmış dedi, ....... .......'ü para çalınması olayından dolayı dövmüş değildir." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ....... beyanında: "Benim olaya dair görgüm yoktur, sadece torunumun .......'ü bir gece odasından yapma dur diye ses geldiğini işittim, sabah sorduğumda anneanne kötü bir rüya gördüm diye söyledi, başka da birşey söylemedi." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ....... beyanında: "Yeğenim ....... sürekli evden kaçan biriydi, Çocuk Esirgeme Kurumunda da kaldı, enişteme iftira atacağını söylemişti, para muhabbetinden üç gün sonra yanıma geldi, evde para kaybolmuş eniştem üzerine atmış o şekilde söyledi, üvey babası .......'ın mağdureyi suçladığını söyledi, iftira atacağını belirtti, ben ciddiye almadım, yaşı tutmayınca annesini çağırdılar, daha evvel halasının kocası için de aynı şeyleri söylemişti, bir iki kişiye daha böyle benzer iftiralar atmıştı. " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanığa 18/08/2015 tarihli soruşturmaya dayanak oluşturan olay tutanağı okunup sorulduğunda, içeriğine göre 18/08/2015 günü saat 17:00 sıralarında büro amirliğinin mağdurenin öz teyzesi ....... ile birlikte gelerek üvey babası olan sanığa ilişkin cinsel istismara yönelik şikayet beyanlarında bulunduğuna dair iş bu tespit tahtında soruldu: Mağdure benim yanıma geldi, yanımdayken para kayboldu konusu oldu, madem beni parayla suçluyorlar ben de onları suçluycam dedi, ben mağdureye aslı astarı olmayan şeyleri söylemek olmaz dememe rağmen ısrarla şikayet edeceğini söyledi, bunun üzerine birlikte gittik, poliste benim refakatim kabul edilmedi, mağdurenin annesi çağırıldı." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanığa bilgi alma tutanağındaki ifadesi okunup burada mağdurenin sanık tarafından cinsel istismara maruz bırakıldığı yönündeki kendisine yapılan anlatım sırasında para çalınması ve akabinde paranın çalınması ile suçlanma üzerine buna tepki sadedinde söz konusu cinsel istismar iddiasının gündeme geldiğine dair herhangi bir açıklama olmaması dolayısıyla beyanlar arası oluşan çelişkinin giderilmesi için sorulduğunda: "....... benim yanımda iken abisi ....... gelerek .......'ü .......'a ait 700-800 TL paranın kaybolmasından dolayı dövmüştür, ben .......'e sorduğumda böyle bir parayı almadığını söylemiştir, ....... bana bahsi geçen ifademde okuduğunuz şeyleri anlattı, benden şahitlik yapmamı da istedi, ancak görmediğim şeye şahitlik yapamayacağımı söyledim, .......a ilişkin olarak bir tek o gün şikayette bulundu, öncesinde .......'a dair herhangi bir serzenişi yoktu, sanık ile mağdure arasında anormal herhangi bir durum görmedim, hatta sanık mağdureye öz babasından daha iyi davranıyordu." şeklinde beyanda bulunmuştur.
4-)TUTANAKLAR VE RAPORLAR:
---Mağdurenin Özel Hastanesinden getirtilen 30.05.2016 tarihli rapor ve ekleri dosyaya konmuştur. Raporun tanı kısmında; F44.9 Disosiyatif(Konversiyon)bozukluk, şeklinde bölüm olduğu anlaşılmıştır.
--- Sanığın nüfus ve adli sicil kayıtları dosyaya konmuştur
---Mağdurenin nüfus kayıtları dosyaya konmuştur
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dairemizce yapılan yargılamada toplanan deliller, sanığın aşamalardaki savunmaları, mağdurenin aşamalardaki anlatımları, hastane raporu, tutanaklar, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamının incelenmesi ile delillerin değerlendirilmesi neticesinde;
Mağdure 06.02.1998 doğumlu olup suç tarihlerinde 15-18 yaş grubu içerisindedir.
Mağdurenin sanığın üvey kızı olduğu ve suç tarihlerinde aynı çatı altında yaşadıkları hususunda dosyada bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Mağdure kendisine yapılan davranışları: "...annemlerde kaldığım süre zarfında kendisini baba olarak görüyordum gece çalışıyordu, gece işten geldiği saatlerde ben kız kardeşimle oturma odasında yatıyordum, işten geldiği saatlerde sürekli yanıma gelip dokunmaya çalışıp öpmeye çalışıp duruyordu, göğüs bölgeme dokunmaya çalışıyordu dudağımdan öpmeye çalışıyordu. Sesimi çıkartamıyordum çekiniyordum, küçüktüm zaten o zaman daha, bu şekil oluyordu ben anneme söylemiştim annem inanmamıştı yapmaz öyle şey falan filan dedi, ondan sonra bu sürekli devam ettiği için anneme anne uyuma bu gece bekle kalkıp bakarsın dedim, tamam dedi o gece yapma diye bağırdığımda anneannem duymuş sesimi, dokunmaya çalışmıştı. Ben tepki verene kadar ben kıpırdayıp şey yapana kadar yanımda duruyor, onun dışında annem geldi odaya ben uyuma numarası yaptım hemen çekindiğim için annemle tartışmaya başladılar...Ben uyurken dudaklarımı boyun bölgemi öpüyordu, göğüs bölgemi elini içeri sokarak okşuyor vajinamı iç çamaşırlarıma elini sokarak okşaması doğrudur. Son zamanlarda her gece olmaya başlamıştı ondan önce sürekli değildi. 1-2 ay falan devam etti..." şeklinde tarif etmiştir.
Mağdurenin ilk beyanında verdiği olaylar annesi olan ....... tarafından da poliste verdiği sıcağı sıcağına ifadesinde doğrulanmıştır........ poliste verdiği beyanında; son olayın geçtiği gece sanığın eve geç geldiğini, kendisinin eşi olan sanığı yatağında beklerken gelmemesi üzerine kalkarak baktığında sanığı mağdurenin uyuduğu odada mağdurenin başında gördüğünü, uzaktan onu izlediğini, sanığın mağdurenin baş kısmında üzerine eğilmiş şekilde gördüğünü, oraya giderek "sen burada ne yapıyorsun" şeklinde sorduğunu, sanığın kendisine "çocukların üzerine örtüyorum" şeklinde cevap verdiğini, kendisinin de "bu yaz günü ne üst örtmesi" şeklinde kızdığını, daha öncede kızının kendisine "anne üvey babam beni taciz ediyor, vücudumu okşuyor," dediğini kızını o zaman inanmadığını, sanığın kızına istismarda bulunduğu düşündüğünü beyan etmiştir.
Mağdure poliste şikayet sırasında verdiği ve daha sonrasında da mahkemelerde vermiş olduğu beyanlarında, sanığın son olaydan öncesinde de kendisine zaman zaman istismarda bulunduğunu, bunu annesine anlattığında annesinin kendisine inanmadığını, son istismar olayında annesinin olay yerine gelerek sanığı görüp onunla tartıştığını söylemiştir. Bu beyanları annesi ....... tarafından poliste verilen ilk beyanlarda doğrulanmıştır.
Yine mağdure cinsel istismar olaylarını evlerinin hemen yanında başka bir evde oturan anneannesi olan 1952 doğumlu .......'e anlattığını beyan etmiştir.
Poliste sıcağı sıcağını beyanı alınan ....... verdiği ifadesinde: Mağdurenin beyanını kısmen doğrulamış ve son olayın olduğu gece vakti evde uyurken saat 02.00 sıralarında bir takım seslerle uyanıp pencereye yönelip dinlediğinde torunu olan mağdurenin "dur yapma" şeklinde bağırmasını duyduğunu, gündüz torunu olan mağdureye "kızım gece rüya mı gördün" şeklinde soru sorduğunda mağdurenin kendisine "hatırlamıyorum, anneanne belki de rüya gömüşümdür" şeklinde cevap verdiğini beyan ederek mağdurenin iddia etmiş olduğu son cinsel istismar olayını dolaylı şekilde doğrulamıştır. ....... bu beyanını duruşma sırasında da tekrarlamıştır.
Yine olay sonrasında poliste sıcağı sıcağına beyanı alınan ....... isimli kişi verdiği beyanında, mağdurenin sanığın kendisini istismar ettiği olayları kendisine ayrıntı vererek zaman zaman anlattığını belirtmiştir.
Sanık savcılıkta verdiği savunmalarında "...Ben mağdure evde yatarken üstü başı açık ve biraz dağınık şekilde yatmaktadır. Ben işten gelince kendisini o şekilde yattığını gördüğüm için altında bulunan yorganı alıp üzerini örttüm. Öncesinde de evin perdesini çekmiştim. Ben bu konudan dolayı herhangi bir tartışma eşimle yaşamadım..."şeklinde savunmada bulunarak son eylemin olduğu gece yaşananları kaçamaklı olarak ikrar etmiştir. Yine sanıktan mahkemede .......'in verdiği beyan okunarak sorulduğunda ".......... ile evlerimiz yan yanadır, kendi evinde kalır..." şeklinde beyan vererek .......'in evinin kendilerinin evine bitişik olduğu kabul etmiştir.
Mağdurenin dosya kapsamına göre sanığa iftira atmasını gerektirecek bir sebepte bulunmamaktadır. Sanık şikayet edilip gözaltına alındıktan sonra verdiği savunmasında bir kısım parasının kaybolduğunu ve paranın mağdure tarafından alındığından şüphelendiği için mağdurenin kendisine bu şekilde bir iftirada bulunduğu ileri sürmüş ise de, sanığın savunma olarak ileri sürdüğü bu olay doğru olsa bile, cinsel istismar şikayeti sonrasında poliste sıcağı sıcağına alınan ifadelerde mağdurenin çok önceki tarihlerde de sanığın kendisine zaman zaman istismarda bulunduğunu, bu durumu halası, annesi ve anneannesine anlattığını beyan etmesi ve bu beyanlarının bu kişiler tarafından polis ifadelerinde doğrulanması gerçeği karşında sanığın para ile ilgili savunmalarına itibar edilmemiş ve kendisin cezadan kurtarmaya yönelik beyanlar olduğu kanaatine varılmıştır.
Neticeten Dairemiz tüm dosya kapsamına göre sanığın zincirleme şekilde üvey kızı olan mağdureye yönelik basit düzeyde kalan cinsel istismar suçunu işlediği sonucuna vararak;
İstanbul Anadolu 4.Ağır Ceza Mahkemesinin beraat hükmü kurduğu kararının kaldırılarak sanığın zincirleme şekilde basit cinsel istismarda bulunmak suçundan cezalandırılması kanaatine ile aşağıdaki hüküm kurmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklanacağı üzere;
İstanbul Anadolu 4.Ağır Ceza Mahkemesinin sanık .......'in mağdure .......'ya karşı işlemiş olduğu Çocuğun Basit Cinsel İstismarı suçundan vermiş olduğu hükümlerinin C.M.K'nun 280/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
Sanık .......'in 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan mağdure.......'ya karşı Basit Cinsel İstismarda bulunduğu sabit olmakla eylemine uyan;
Suç tarihinde yürürlükte olan ve lehine olan 6545 sayılı yasa ile değişiklikten sonraki TCK 103/1-b maddesi yollaması ile T.C.K'nun 103/1-1 cümle maddesi uyarınca sanığın kastı, suç işleme şekli dikkate alınarak takdiren alt sınırdan olmak üzere 8 Yıl Hapis Cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın mağdurenin üvey babası olması sebebiyle cezası T.C.K'nun 103/3-c maddesi gereğince yarı oranında arttırılarak 12 Yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına
Sanığın mağdura karşı bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı suçu birden fazla işlediği anlaşıldığından T.C.K 43/1 madde uyarınca sanığa verilen cezanın takdiren 1/4 oranında arttırılmak suretiyle neticeten sanığın 15 Yıl Hapis Cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın sosyal ilişkileri, yargılamanın her aşamasında suçunu inkar etmesi şeklindeki yargılama sürecindeki davranışları dikkate alındığında T.C.K'nun 62.maddesinin uygulanmasına taktiren yer olmadığına,
Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında dikkate alınmak suretiyle sanık hakkında T.C.K'nun 53/1-2-3 maddesinin uygulanmasına,
Sanığın göz altında geçirdiği sürelerin 5237 sayılı T.C.K'nın63. maddesi gereğince cezasından mahsubuna,
Yasal şartları oluşmadığından sanık hakkında TCK 50,51 ve C.M.K 231. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına,
Katılan Bakanlık davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince ilk derece mahkemesindeki yargılama için 3960 TL, dairemizdeki yargılama için 1090 TL avukatlık ücretinin sanıktan alınarak Katılan tarafa verilmesine,
Sanığın yargılamamanın tüm aşamalarında sarfına neden olduğu ve aşağıda dökümü yapılan (421,50) TL Yargılama giderinin sanıktan alınarak hazineye irat kaydına,
Sanığın işlemiş olduğu suçun vasıf ve mahiyetine, alınmış olduğu cezanın miktarına göre kaçma şüphesine göre hakkında Yurtdışın çıkış yasağı uygulanmasına, gereğinin takdir ve ifası için Emniyet Genel Müdürlüğü ve Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulmasına,
Dair, sanık, sanık müdafiinin yüzlerine karşı, Cumhuriyet savcısı .......'ın katılımıyla;
5271 sayılı C.M.K'nun 291.maddesi gereğince huzurdakiler yönünden hükmün açıklanmasından itibaren 15 gün süre içerisinde dairemize yada eşdeğer başka bir daireye sunulacak yazılı dilekçeyle veya zabit katibine usulünce sözlü beyanda bulunması ve tutanağı hakime onaylatması suretiyle Yargıtay Temyiz yolu açık olmak üzere, süresinde yasal yollara başvurulmadığı taktirde kararın kesinleşeceğine dair talebe uygun olarak üye hakim .......'ın karşı oyu oyçokluğuyla verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/07/2018
KARŞI OY YAZISI:
Dosyada sanığın atılı suçu işlediği hususunda tek delilin mağdurenin soyut beyanları ve annesinin mağdureyi dolaylı olarak destekleyen beyanları olduğu, mahkumiyet kararı verilebilmesi için bu beyanların tüm aşamalarda çelişkisiz ve birbiriyle uyumlu olması gerektiği, ancak mağdure ve annesinin asliye ceza mahkemesinde vermiş oldukları beyanlarında sanığa atfedilen fiillerin gerçekleşmediğini söyledikleri, bu nedenle mağdur ve annesi olan müştekinin beyanlarının tereddütsüz olarak mahkumiyet kararına esas alınamayacağı kanaatinde olduğumdan verilen beraat kararına karşı yapılan başvurunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatiyle sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. (¤¤)