(6284 S. K. m. 20) (5271 S. K. m. 237, 303) (5237 S. K. m. 53) (ANY. MAH. 08.10.2015 T. 2014/140 E. 2015/85 K.)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun 20/2. maddesi uyarınca adı geçen bakanlığın her aşamada ilgili davalara katılma ve hükümleri istinaf etme hakkının bulunduğu, bakanlık vekili tarafından sunulan istinaf istemli dilekçe ile de açıkça katılma iradesinin ortaya konulduğu anlaşılmakla, anılan 20/2. madde ile 5271 sayılı CMK'nın 237/2. maddesi gözetilerek Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının katılan, vekilinin ise katılan bakanlık vekili sıfatıyla davaya katılmasına karar verildikten sonra istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre Cinsel Saldırı suçu yönünden yapılan incelemede;
Zincirleme suç hükümlerinin uygulanması sırasında uygulanan madde numarasının gösterilmemesi, mahallinde düzeltilebilir maddi yazım hatası kabul edilmesi,
TCK.53 maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilirken, Anayasa Mahkemesi'nin 24/01/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08/10/2015 tarih ve 2014/140 Esas 2015/85 Karar sayılı iptal kararı dikkate alınmamış ise de, iptal kararının, kapsam ve içerik itibariyle infaz aşamasında mahallinde gözetilebileceği, hususları dışında;
Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiinin, katılan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekilinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Cinsel Taciz suçu yönünden yapılan incelemede;
Diş hekimi olan sanığın yaklaşık 15 günlük süre içeresinde yanında asistan olarak çalışan mağdureye karşı farklı zamanlarda "göğüslerin dik dik bakıyor" diye söyleyip, yol tarif etme bahanesiyle elinden tutması, koltukta otururken başını mağdurenin bacaklarına koyarak uzanması ve "kirpiklerim birbirine yapışıyor, onları ayırır mısın" diye söylemesi şeklinde kabul edilen olayda, sanığın mağdureye yönelik eylemleri bütün halinde bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirilen zincirleme şekilde sarkıntılık yapmak suretiyle cinsel saldırı suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde eylem bölünerek cinsel saldırı ve cinsel taciz suçlarından ayrı ayrı hüküm kurulması,
Hukuka aykırı, istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiinin, katılan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekilinin istinaf iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, 5271 sayılı Kanunun 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, istinaf yoluna başvurulan kararın cinsel taciz suçundan mahkumiyete ilişkin 2. bendi çıkartılarak yerine "Sanığın eylemlerinin bir bütün halinde Sarkıntılık Yapmak Suretiyle Cinsel Saldırı suçunu oluşturduğundan, üzerine atılı Cinsel Taciz suçundan ayrıca ceza verilmesine yer olmadığına," ibaresi eklenmek suretiyle DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Kesin olmak üzere 31.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)