(5237 S. K. m. 30) (5271 S. K. m. 150, 280, 289)
DAVA: Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan katılan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekilinin istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
KARAR: İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Gözaltı, tutuklama ve tahliye tarihlerinin karar başlığında gösterilmemesi,
18/11/2014 tarihli 2. celsede tanık A. O.'ın dinlenmesi yönünde ara karar kurulmasına ve 26/02/2015 tarihli 3. celsede de hakkında zorla getirme kararı çıkarılmasına rağmen bu kararın gereği yerine getirilmeden ve ara kararından dönüldüğüne dair yeni bir karar da verilmeden yargılamaya devamla hükmün gerekçe kısmında bu tanığın önceki beyanına dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
Öncelikle mağdurenin resmi bir kurumda doğup doğmadığının araştırılıp doğmadığının tespit edilmesi halinde yaş tespitine esas olacak şekilde kemik grafileri çektirilip tam teşekküllü bir hastaneden içinde radyoloji uzmanının da bulunduğu sağlık kurulundan rapor alınması, duraksama halinde Adli Tıp Kurumundan görüş alınarak gerçek yaşının bilimsel olarak saptanması, 5237 sayılı TCK'nın 30. maddesi hükümlerine göre hata halinin mevcut olup olmadığının tespiti için mağdurenin suç tarihi itibariyle görünüm olarak onbeş yaşından büyük olduğunun anlaşılıp anlaşılamayacağı, içinde bulundukları sosyal ve kültürel durumları da dikkate alınarak sanığın mağdurenin yaşı konusunda hataya düşmesinin mümkün olup olmadığı, mahkemenin kendi gözlemini de tespit edip tutanağa geçmesinden sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken sanığın mağdurenin yaşının 15 yaşından büyük olduğu hususunda hataya düştüğünün kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sanığın üzerine atılı suçun alt sınırı 5 yıldan fazla hürriyeti bağlayıcı cezayı gerektiren suçlardan olmasına rağmen CMK'nın 150. maddesine aykırı olarak sanığın istemi aranmaksızın bir müdafii görevlendirilmeden yakalama emri üzerine İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinde beyanı alınmak suretiyle savunma hakkının sınırlandırılmış olması,
SONUÇ: Hukuka aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan katılan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekilinin istinaf nedenlerine bu itibarla uygun olarak, CMK'nın 289/1-h, 280/1-b maddeleri uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, Kesin olmak üzere, 27.02.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)