(5237 S. K. m. 3, 53, 61, 109) (5271 S. K. m. 34, 232)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan sanık A. T. T.'ün istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Hükmün gerekçe kısmında sanığın "fuhuş için kazanç getirmesi gayesiyle mağdureyi rıza dışı tuttuğu" belirtilmesine ve sanık A. T. T.'ün, mağdureye "senin kocan benim, benden başka kimseyle konuşmayacaksın, ailen benim artık, bir tek ben varım, gidersen seni öldürürüm, aileni de yaşatmam" ve "hadi birlikte annene gideceğiz, nikah kıyacağız, evleneceğiz" gibi sözler söylemesi karşısında sanık hakkında TCK.109/5 maddesinin uygulanma ihtimalinin düşünülmemesi ve kişiyi çok kısa bir süre için bile hukuka aykırı olarak bir yere gitme veya bir yerde kalma hürriyetinden yoksun kılmanın TCK.109 maddesindeki suçu oluşturduğu, mağdurenin hukuka aykırı olarak günlerce bir yere gitme veya bir yerde kalma hürriyetinden yoksun kılınması şeklinde gerçekleşen olayda; 5237 sayılı TCK'nın 61 ve 3/1. maddelerine aykırı olarak hak ve orantılılık kuralları gözetilmeden olayın oluş biçimine ve dosya içeriğine uygun düşmeyecek şekilde temel cezanın alt sınırdan belirlenmiş olması hususları aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından bozma nedeni olarak gösterilmemiştir.
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü, 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan husus nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Beraat eden sanıklar V. Y. ve Y. K. için yapılan yargılama giderleri hakkında herhangi bir karar verilmemesi,
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/4. maddesi uyarınca beraat eden ve kendisini vekaletnameli müdafii ile temsil ettiren sanık V. Y. yararına hazine aleyhine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince, "1.980,00" TL maktu vekalet ücreti yerine, bu miktarın altında kalacak şekilde "1.800,00" TL vekalet ücretine hükmedilmesi,
5271 sayılı CMK'nın 232/6 ve 34/2. maddelerine göre kararda başvurulacak yasa yolu, süresi, mercii ve şekli kuşkuya yer vermeyecek biçimde açıkça gösterilmesi gerektiği halde, başvuru şekli ile süresinin gösterilmemesi ve sanık A. T. T. hakkında kurulan hükümde, TCK.109/3-b maddesi uyarınca belirlenen 4 yıl hapis cezasından TCK.62 maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılmak suretiyle 3 yıl 4 ay hapis cezası tayini gerekirken, hesap hatası sonucu yazılı şekilde 4 yıl 2 ay olarak fazla ceza tayin edilmesi, mahkemenin hükümle birlikte dosyadan el çekmiş olmasına rağmen daha sonra "Tavzih Şerhi" adıyla cezanın 3 yıl 4 ay olarak düzeltilmesi ve yasa yoluna başvuru şekli ve süresinin gösterilmesi sonucu hükümde çelişki ve karışıklığa neden olunması, dolayısıyla hükmün CMK'nın 230 uncu maddesi gereğince gerekçeyi içermemesi,
Hukuka aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan sanık A. T. T.'ün istinaf nedenlerine bu itibarla uygun olarak, CMK'nın 289/1-g, 280/1-b maddeleri uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Kesin olmak üzere 06/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)