(AİHS. m. 6) (5271 S. K. m. 216, 280, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan sanık C. A. müdafiinin, katılan M. D. vekilinin, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekilinin istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
03/12/2015 tarihli 1. celsede kapalılık kararı alındığı halde 16/06/2016 tarihli 4. celse ile 15/11/2016 tarihli 5. celsenin açık yapılması,
07/01/2016 tarihli 2. celsede tanık N. U.'in kimlik tespiti yapılmasına rağmen dinlenmemesi ve dinlenmeme nedeninin de gösterilmemesi,
15/11/2016 tarihli son celsede sanık C. A. ve müdafii Av. İ. K.'un duruşmaya geldikleri belirtildiği halde kanun yolu kısmında sanık C. A.'ın yokluğunda karar verildiği izlenimi oluşturmak suretiyle karışıklığa yol açılması, sanık C. A. karar duruşmasında hazır bulunuyor ise, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesi ve 5271 sayılı CMK'nın 216/3. maddesi uyarınca son sözü sorulmaksızın karar verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Hukuka aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan sanık C. A. müdafiinin, katılan M. D. vekilinin, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekilinin istinaf nedenlerine bu itibarla uygun olarak, CMK'nın 289/1-h, 280/1-b maddeleri uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Kesin olmak üzere 27/02/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)