(5237 S. K. m. 73) (5271 S. K. m. 280, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısının istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığın mağdurlar M. ve S.'e karşı işlediği cinsel istismar suçundan kurulan hükümde TCK'nun 103/4. Maddeside uygulanmış ise de sanığın bu mağdurlara karşı eylem sırasında kızma dışında hangi cebir, tehdit yada hile oluşturan eylemleri sergilediğinin gerekçeli kararda tartışmasız bırakılması,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20/05/2014 gün 2013/14-287 esas ve 2014/273 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere suç tarihinde 15 yaşından küçük mağdurlara karşı işlenen suçlarda mağdurun ayırtetme gücüne sahip olmaması nedeniyle şikayet hakkının yasal temsilcilere ait olması ve maddi olayda da sanığın mağdur M.'ye karşı işlediği söylenen cinsel taciz suçundan dolayı adı geçen mağdurun yasal temsilcileri olan anne ve babasının şikayetçi olmaması karşısında kovuşturması şikayete bağlı olan suç ile ilgili TCK'nun 73. Madde gereğince davanın düşürülmesine karar verilmesi gerekip gerekmediğinin gerekçeli kararda tartışmasız bırakılması,
Hukuka aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafii ve o yer cumhuriyet savcısının istinaf nedenleri yerinde görüldüğünden CMK'nın 289/1-g, 280/1-b maddeleri uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Kesin olmak üzere 14/02/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)