(5237 S. K. m. 103) (5271 S. K. m. 280, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A-Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma suçu yönünden; Yerel mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, nitelikli cinsel saldırı suçu yönünden istinaf başvurusunda bulunan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ve mağdur vekilinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla,
İSTİNAF BAŞVURULARININ ESASTAN REDDİNE,
B-Çocuğun Sarkıntılık Suretiyle Cinsel İstismarı su yönünden;
Kabule göre:
Suçun T.C.K'nun 103/1-2 cümledeki suç olduğunun kabulü sonrasında şikayete yokluğundan davanın düşmesine karar verilmiştir.
Oysa dosyanın sanığı 14.05.1975 doğumlu olup suç tarihinde 18 yaşından büyüktür. Ancak "Sarkıntılık düzeyinde kalmış suçun failinin çocuk olması hâlinde soruşturma ve kovuşturma yapılması mağdurun, velisinin veya vasisinin şikâyetine bağlıdır" amir hükmüne rağmen eksik ve hukuka aykırı gerekçe ile davanın şikayet yokluğundan düşmesine karar verilmesi,
Hukuka aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan, Aile ve sosyal Politikalar Bakanlığı vekilinin istinaf başvurusu bu nedenle yerinde görülmekle, C.M.K'nın 289/1-g 280/1-b maddeleri uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
KESİN, olmak üzere, 17/10/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)