(5271 S. K. m. 34, 230, 280, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekili Av. F. M. A. E. tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Hükmün gerekçe kısmında: Dosyada mevcut deliller tartışılıp değerlendirildikten sonra hükme esas alınan ve reddedilen bütün deliller belirlenmeli, delillerle sonuç arasındaki bağ üzerinde durularak, niçin bu sonuca ulaşıldığı anlatılmak suretiyle hukuki nitelendirmeye yer verilerek sonuç kısmında açıklanan uygulamaların dayanaklarına değinilmelidir(Y.C.G.K 15.03.2016 2014/4-698 2016/135)
Yargılama hakimi delilleri değerlendirmekte ve vicdani kanaatini oluşturmakta serbesttir. Ancak bunun gerekçesini mantık kurallarına göre iyi hazırlamak ve hükmünde göstermek zorundadır. Hakimin bir olayın neden gerçekleşmiş saydığını veya saymadığını gerekçelendirme zorunluluğu anayasamız ve yasalarla hüküm altına alınmıştır. Günümüzde gerekçe temel bir hak olarak kabul edilmekte ve "gerekçeli karar hakkı" olarak adil yargılanma hakkının temel unsurunu oluşturmaktadır. AİHS'in 6.maddesi kapsamında, AİHM içtihatlarıyla tanınan ve korunan gerekçeli karar hakkı, Anayasamızda ve usul kanunlarımızda yer almaktadır. Nitekim Anayasamızın 141/3 ve C.M.K'nun 34, 230 maddeleri gereğince mahkemelerin verdiği tüm kararların gerekçeli olması anayasal ve yasal bir zorunluluktur. (Doğan Gedik, İstinaf Yasa Yolunda Bir Bozma Sebebi Olarak Hükmün C.M.K 230. Madde Gereğince Gerekçeyi İçermemesi, Terazi Hukuk Dergisi Şubat 2017 sayısı, Makale S:8-9)Ayrıca maddi olgular ile hüküm arasındaki bağlantıyı açıklamayan sadece yapılan yargılamayı özetleyen kararın da gerekçe olarak nitelendirilmesi mümkün değildir...tarafların mahkemece hükmün hangi maddi ve hukuki sebebe dayandırıldığının anlayabilmeleri ve Yargıtay'ın kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığını denetlemesi ancak kararın gerekçeli olmasıyla mümkündür.(Yargıtay 15.H.D 20.03.2015, 2015/143) Yine sırf delillerin arka arkaya sıralanması ile oluşturulmuş olan metnin yeterli ve geçerli bir gerekçe niteliği taşıdığı söylenemeyeceğinden yasal gerekçeyi içermeyen hüküm niteliğindedir(Y.C.G.K 25.01.2011 2010/7-192, 2011/1)
Açıklamalar ışığında;
Kabule göre;
Mağdure hastane doğumlu olup suç tarihinde 15 yaşından küçüktür. Mahkeme beraat gerekçesini açıklar iken "....sanıkla mağdurenin Toki konutlarına gittikleri, burada apartmanın zemin katında bulunan ve kiler olarak kullanılan bodruma girdikleri ve geceyi burada geçirdikleri hususunda herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır" tespiti yapmasına ve mağdure ile sanıkta vermiş oldukları beyanlarında bunu doğruladıklarına göre sanık üzerine atılı Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Bırakma suçundan dolayı ne gerekçe ile Beraat kararı verildiğinin kararda gösterilmemiş olması,
Sanığın yaşı 18 den büyük olup soruşturma aşamasında polis merkezinde vermiş olduğu savunmasında da müdafisinin hazır bulunmuş olması karşısında ve soruşturma aşamasında mağdure dahi hiç bir açıklamada bulunmamış iken, sıcağı sıcağına vermiş olduğu beyanında cinsel istismar suçunu kabul edip, olayı ayrıntıları ile açıklamasına rağmen, duruşmada açıkça kendisini suçtan kurtarma gayesi belli olan "ifadesini alan polis memurlarının o şekilde ifade vermesi halinde kendisi için iyi olacağının söylediğinden o şekilde ifade verdiği" şeklindeki tek taraflı ve hiç bir delille desteklenmeyen savunmasına itibar edilerek yetersiz gerekçe ile atılı cinsel İstismar suçundan dolayı beraat kararı verilmiş olması hükmün C.M.K'nun 230 uncu madde gereğince gerekçeyi içermemesi kabul edilerek,
Hukuka aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekili Av. F. M. A. E.'ın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmüş olmakla, C.M.K'nın 289/1-g, 280/1-b maddeleri uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
KESİN OLARAK, 15.05.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)