(5237 S. K. m. 234) (5271 S. K. m. 253, 254)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan sanığın istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK'nın 234/3. maddesinde düzenlenen çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunda on sekiz yaşını bitirmeyen çocuğun annesi ile babasının çocuk üzerinde sahip oldukları velayet haklarının koruma altına alınması nedeniyle atılı suçun mağdurunun anne ile baba olması karşısında, hiçbir aşamada mağdure E.K.'ın yasal temsilcisinin beyanı alınmadan ve şikayetçi olup olmadığı belirlenmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sanığın, mağdureler Y.K. ve E.K.'a yönelik eylemlerinin mağdure sayısınca ayrı suç mu yoksa zincirleme suç mu olduğu karar yerinde tartışılmadan tek suç kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunun 5560 sayılı Kanun ile değişik CMK'nın 253. maddesi uyarınca uzlaşm kapsamında kaldığı ve kovuşturma şartı olan uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiğinden 02.12.2016 tarih ve 6763 sayılı Kanun hükümleri de nazara alınıp CMK'nın 253, 254. maddeleri uyarınca uzlaşma girişiminde bulunularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi, dolayısıyla hükmün CMK'nın 230 uncu maddesi gereğince gerekçeyi içermemesi,
Hukuka aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan sanığın istinaf nedenlerine bu itibarla uygun olarak, CMK'nın 289/1-g, 280/1-b maddeleri uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Kesin olmak üzere 03.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)