(5271 S. K. m. 230, 280, 289) (5237 S. K. m. 3, 61, 103)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiinin, katılan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekilinin istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Müştekiler İ. Ö. ve E. Ö.in, kayden 09/05/2007 doğumlu olup, suç tarihi itibariyle 4 yaşında olan kızları mağdureyi, müşteki E. Ö.'in ablasının oğlu olan sanığa emanet ederek işe gitmelerinden sonra sanığın, mağdureyi yaşamını tehlikeye sokacak ve basit bir tıbbi müdahaleyle giderilemeyecek, vücudunda oluşan kırığın hayat fonksiyonlarına etkisi ağır (4) derece olacak şekilde yaralaması ve parmağını mağdureye anal yoldan sokması şeklinde gerçekleşen olayda, İstanbul Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanlığının 07/02/2012 tarih ve 2012/151 sayılı raporu ile İstanbul Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalının 11/10/2012 tarihli raporunda, mağdurenin ruh sağlığının bozulduğunun belirtilmesi de gözetilerek, mağdureyi koruma ve gözetim yükümlülüğü bulunan sanık hakkında 6545 sayılı Yasa ile değişiklikten önceki TCK'nın 103/3 ve 103/6. maddelerinin uygulanmaması ve uygulanmama gerekçesinin de kararda gösterilmemesi,
5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin birinci fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlarla aynı Kanunun 3. maddesinin birinci fıkrasındaki "Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur," şeklindeki kanuni düzenlemeler karşısında, maddede düzenlenen alt ve üst sınırlar arasında ceza miktarına yönelik takdir hakkı kullanılırken denetime olanak verecek somut gerekçeler gösterilmesi gerektiği gözetilmeden "suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen sonuç" şeklinde maddedeki bazı ibarelerin tekrarlanması suretiyle ve hukuki dayanaktan yoksun soyut gerekçelerle temel cezanın üst hadden belirlenmesi, dolayısıyla hükmün CMK'nın 230 uncu maddesi gereğince gerekçeyi içermemesi,
Hukuka aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiinin, katılan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekilinin istinaf nedenlerine bu itibarla uygun olarak, CMK'nın 289/1-g, 280/1-b maddeleri uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Kesin olmak üzere 18/04/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)