(5271 S. K. m. 155, 178, 262)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere Sanık Müdafii Av. İ. E. K. ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekili Av. Nuray Y. tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Kabule ve esasa göre:
Sanığın savunmalarında kursun henüz açılmadığını beyan etmesi ve Müşteki A. Ö.'nün duruşmadaki beyanında "Cuma günü cuma namazından sonra çocukların bahçede oynadıklarını gördüm. Aralarında benim kızım yoktu. Çocuklara derste olmanız gerekiyor niçin buradasınız diye söylediğimde hocanın camide spor yaptırdığını söylediler. Buna bir anlam veremediği için camiye gittim" şeklinde bayanda bulunması nedeniyle, kuran kursunun açılıp açılmadığının tespiti ve yine müştekinin beyanında geçen hususların doğruluğu tespiti açısından, müştekinin beyanında geçen kursiyer çocukların kimliğinin başvuru belgelerinden tespit edilerek kursun faal olup olmadığının, müştekinin beyanında geçen hususların doğru olup olmadığı hususlarının tespiti gerekir iken bunun yapılmaması,
Yine sanığın müdafisinin 09.02.2017 tarihli celsede hazır ederek dinlenmesini istediği iki tanığın C.M.K'nun 178.maddesi gereğince sadece "davayı uzatmak amacıyla yapılan talep" olması halinde dinlenmesinin red edilebileceği amir hükmüne rağmen "tanıklık yapacakları konu gözönüne alınarak dinlenmeleri davaya bir katkı sağlamayacağından" gerekçesi ile red edilmesi,
Dosya kapsamına göre olayın görgü tanığı olmadığına göre; Mağdurların duruşmada usulü dairesinde dinlenmesi, dinlenmeyecek iseler sebebinin gösterilerek önceki beyanlarının okunarak tartışılması gerekir iken bunun yapılmaması,
Sanığın 07.09.2016 tarihli duruşmada verdiği savunmasında: "ben cezaevine girdikten sonra mahallede bulunan bazı kişilerin kendisine tayini çıksın diye gözdağı verdik şeklinde sözler söylediklerini duydum" şeklinde beyanı ve C.M.K'nun 155 ve 262 maddeleri gözönüne alındığında sanığın eşi olan H. D.'ın dosyaya sunmuş olduğu 14.11.2016 tarihli dilekçede geçen "biz bu işin buraya karar varacağını tahmin edememiştik, amacımız Y. hocanın sadece gözünü korkutup bu camiden kaçırmaktı diye etrafta söylenirken duyulmuştur. Bu mevzu yakındaki Sokullu cami hocalarından İ. T. beye sorulabilir, şahitlik edeceğini umarım" şeklindeki beyan birlikte değerlendirildiğinde, ismi geçen tanığın duruşmaya celbi ile bu hususta dinlenmesi ve sonucuna göre değerlendirme yapılması gerekirken bunun yapılmamış olması,
Dolayısı ile bu durumların sanığın savunma haklarının kısıtlanması kabul edilerek,
Hukuka aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafisinin ileri sürdüğü nedenler bu sebeplerle yerinde görülmüş olmakla, C.M.K'nın 289/1-h 280/1-b maddeleri uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
KESİN OLARAK, 10.04.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)