(5271 S. K. m. 230, 280, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere O yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Esasa göre:
Suç tarihinin 28.03.2013 olmasına ve o tarihte yürürlükte bulunan T.C.K'nun 102/5 maddesi gereğince, mağdurun beden veya ruh sağlığının bozulup bozulmadığı hususunda rapor alınması gerektiği halde bunun yapılmayıp sebebinin de kararda tartışılmamış olması,
Mağdurun ve tanıkların, mağdurun psikolojik sorunlar geçirmesi sebebiyle sanığa tedavi amaçlı gittiklerini beyan etmeleri karşısında; mağdurun beden ve ruh bakımından kendini savunamayacak durumda olup olmadığının bir rapor ile tespitinin yapılması gerekir iken bunun yapılmamış olması,
Mağdure ve tanıklar, sanığın psikolojik sorunlar yaşayan mağdureyi kendince tedavi edeceğinden bahisle bir odaya çağırdığını beyan ettiklerine göre, olayda bir hilenin veya manevi cebirin (Yargıtay 14.Ceza Dairesi 2012/14765 E. 2013/1911 K.)var olup olmadığının karar gerekçesinde tartışılmaması,
Hükmün C.M.K'nın 230 uncu maddesi gereğince yeterli gerekçeyi içermemiş olması kabul edilerek,
Hukuka aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan o yer Cumhuriyet Savcısının ileri sürdüğü nedenler bu sebeplerle yerinde görülmüş olmakla, C.M.K'nın 289/1-g 280/1-b maddeleri uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
KESİN OLARAK, 10.04.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)