(2709 S. K. m. 40) (5271 S. K. m. 34, 230, 231, 232, 280, 289) (5237 S. K. m. 53, 102, 105, 106) (ANY. MAH. 08.10.2015 T. 2014/140 E. 2015/85 K.)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiinin ve katılan vekilinin istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü, 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan husus nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri gereğince, kararda başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ve şeklinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiği halde, sanık ve katılanın yokluklarında verilen karara karşı sadece tefhimden itibaren başvuru süresinin başlayacağı belirtilmek suretiyle yanlış gösterilmesi,
Hükmün gerekçe kısmında "sanığın müştekinin iki bacak arasını ellemek suretiyle cinsel saldırı suçunu elle sarkıntılık şeklinde işlediği birbirini doğrulayan müşteki ve tanıkların beyanları ile sabit olmuştur. Sanığın ikinci cümle uyarınca cezalandırılması yoluna gidilmiştir." şeklinde, hüküm kısmında da "her ne kadar sanık hakkında cinsel saldırı suçundan 5237 Sayılı TCK'nın 102/1-1.cümle maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de; sanığa atılı suçun TCK nun 106/1-1. İkinci cümle maddesine mümas suçu oluşturduğu kabul edildiğinden" şeklinde yazılarak ve "5237 sayılı TCK'nun 105/1-1.ikinci cümle maddesi uyarınca takdiren 2 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına," denilerek temel cezanın belirlenmesi suretiyle hangi suçtan hüküm kurulduğu konusunda çelişki oluşturacak şekilde karar verilmesi, dolayısıyla hükmün CMK'nın 230 uncu maddesi gereğince gerekçeyi içermemesi,
Hukuka aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiinin ve katılan vekilinin istinaf nedenlerine bu itibarla uygun olarak, CMK'nın 289/1-g, 280/1-b maddeleri uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Kesin olmak üzere 01.02.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)