(5237 S. K. m. 32, 34, 63) (5271 S. K. m. 209, 280, 289, 324) (6183 S. K. m. 106) (6545 S. K. m. 102)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiinin istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 324/4. maddesinde yer alan, ''Devlete ait yargılama giderlerinin 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106 ncı maddesindeki terkin edilmesi gereken tutarlardan az olması halinde, bu giderin Devlet Hazinesine yüklenmesine karar verilir.'' hükmü gereği, söz konusu miktarın altında kalan 18.40 TL'lik yargılama giderinin devlet hazinesine yüklenmesine karar verilmesi gerekirken, sanıktan tahsiline hükmedilmesi,
5237 sayılı Kanun’un 63. maddesi uyarınca, sanığın 18/11/2015 ile 14/01/2016 tarihleri arasında tutuklulukta geçirdiği sürelerin, cezasından indirilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Dosyada mevcut delil olarak kullanılacak belge ve yazıların duruşmada okunmaması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 209/1. maddesine aykırı davranılması,
Mahkemece sanık hakkında cinsel saldırı suçundan mahkumiyet hükmü kurulurken 6545 sayılı TCK'nın 102/3-e maddesi uyarınca arttırım yapılmış ise de, suçun yetiştirme yurdu, ceza infaz kurumu, öğrenci yurdu, okul pansiyonu ve hastane gibi insanların toplu olarak bir arada yaşama zorunluluğunda bulunduğu ortamların sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle işlenmesi halinde bu madde uyarınca sanığın cezasında arttırım yapılabileceği, suça konu olayın mağdurenin evinin bulunduğu sitenin bahçe kapısının girişinde meydana geldiği, dolayısıyla toplu olarak bir arada yaşama koşulunun gerçekleşmediği anlaşıldığından, sanık hakkında koşulları oluşmadığı halde TCK'nın 102/3-e maddesinin tatbik edilmesi suretiyle fazla ceza tayini,
Sanık müdafiinin, sanığın uyuşturucu madde kullanması nedeniyle ceza ehliyetinin bulunup bulunmadığının araştırılmasını talep etmesi ve mahkemece bu talep doğrultusunda TCK.32 ve 34/1 maddeleri yönünden rapor alınmasına karar verilerek sanığın tahliye edilmesi karşısında, 5237 sayılı TCK.nun 32. maddesi uyarınca sanığın işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olup olmadığı usulen araştırılıp saptandıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine, on ayı aşkın süreyle sanığa ulaşılamaması üzerine son celsede rapor alınmasından vazgeçilerek yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması,
Hukuka aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiinin istinaf nedenlerine bu itibarla uygun olarak, CMK'nın 289/1-h, 280/1-b maddeleri uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Kesin olmak üzere 01.02.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)