(5237 S. K. m. 53, 102, 105) (5271 S. K. m. 230)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık hakkında 27/03/2014 tarihli iddianame ile müştekiye karşı iddianame anlatımına göre sözlü cinsel tacizde bulunduğundan bahisle dava açılmış ise de; anlatımına aykırı olarak cumhuriyet savcısı tarafından hukuki nitelendirme yapılarak T.C.K'nun 105.maddesi yerine T.C.K'nun 102/1 ve 53. Maddeleri gereğince sanığın cezalandırılması istenmiştir. Mağdurun tüm aşamalardaki beyanına göre sanığın kendisine "yanıma gelsene" dediği ayrıca başka zamanlarda da "seni öpebilir miyim, okşayabilir miyim" gibi sözler sarf ettiği yönünde beyanları vardır. Mahkeme gerekçesini kurarken de olay yeri görüntü kayıtları ve tanık beyanlarını dikkate alarak sanığın eylemini T.C.K'nun 105/1’deki cinsel taciz olarak gerekçesinde kabul ettiği halde sanığa TCK'nun 102/1'den ceza vererek hüküm kurduğu ve böylelikle de gerekçe ile hüküm arasında açıkça çelişkiye düştüğü anlaşılmıştır.
Bu durumun; hükmün C.M.K'nın 230 uncu maddesi gereğince gerekçe ile hüküm arasında çelişkiye düşerek yeterli gerekçeyi içermemiş olması kabul edilerek,
Hukuka aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan sanığın ileri sürdüğü nedenler bu nedenle yerinde görülmüş olmakla, C.M.K'nın 289/1-g, 280/1-b maddeleri uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
KESİN OLARAK 03.04.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)