(5237 S. K. m. 26, 109) (5271 S. K. m. 230)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere Sanık tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Kabule göre:
Mağdure 17.05.1997 doğumlu olup suç tarihi olan 05.04.2015 tarihinde 15 yaşından büyüktür ve duruşmalarda da dinlenmemiştir.
Mahkeme hükmün gerekçe kısmında "mağdurun rızası ile gitmesi nedeniyle sanığın eyleminin 109/1'e uyduğu sonuç ve kanaatine varıldığından" şeklinde bir belirleme yapmıştır. Mağdurun yaşı ile birlikte T.C.K'nun 26.maddesi de dikkate alındığında mahkemece eylemin mağdurun rızası ile gerçekleştiği sonucuna varılmasına rağmen,15 yaşından küçük çocuklarda ancak uygulanma olanağı bulunan T.C.K'nun 109/1 maddesindeki suçun oluştuğu yönünde eksik gerekçe ile hüküm kurulması,
Dolayısı ise gerekçe ile hüküm kısmının çelişmesi, hükmün C.M.K'nun 230 uncu madde gereğince yeterli gerekçeyi içermemesi kabul edilerek,
Hukuka aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan sanığın ileri sürdüğü nedenler bu sebeplerle yerinde görülmüş olmakla, C.M.K'nın 289/1-g 280/1-b maddeleri uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
KESİN OLARAK, 03.04.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)