(5271 S. K. m. 34, 230, 280, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan katılan vekilinin istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre,
Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma suçu yönünden yapılan incelemede;
Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği
Anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan katılan vekilinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Kasten Yaralama ve Tehdit suçları yönünden yapılan incelemede;
Anayasa'nın 141/3. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 34. ve 230. maddeleri gereğince, mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması, hükmünün gerekçesinde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşler, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi, ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesi hususlarını içermesi gerektiği açıklanmış olup, bu kapsamda somut olayla ilgili olarak; sanık tarafından katılana gönderildiği belirtilen “getirme beni kapına” “senin kafanı kopartacağım” “eğer kanını akıtmazsam Allah canımı alsın” “canını yakacağım” gibi tehdit içerikli mesajların yer aldığı cep telefonu ekran çıktılarının dosya arasında bulunmasına ve Adli Tıp Kurumu İstanbul Şube Müdürlüğü’nün 13/11/2015 tarih ve 2015/18469 sayılı raporunda; katılanın yaşamını tehlikeye sokacak bir duruma neden olmaksızın ve basit bir tıbbi müdahaleyle giderilemeyecek şekilde yaralandığının belirtilmesine rağmen bu delillere neden itibar edilmediği konusunda yeterli gerekçe gösterilmeden, tehdit suçu yönünde “müştekinin soyut iddiaları dışında sanığın atılı tehdit suçunu işlediğine ilişkin delil olmadığı” şeklinde dosya içeriğiyle uyuşmayan, kasten yaralama suçu yönünden ise “bir görgü tanığının olmadığı, müştekinin darp olayıyla ilgili olarak zamanda bir sağlık kuruluşuna ve kolluk birimine müracaat etmediği, yakını olan kişilere de bu yönde bir şey söylemediği, raporun olayın yaşandığı günden 4 gün sonra alındığı, müştekinin kendisini darp ettiğini iddia ettiği sanıkla tekrar buluşup gezmiş olduğu” şeklinde somut olayı açıklamaktan uzak, soyut ve yetersiz gerekçeyle CMK'nın 230/1-b maddesine aykırı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması, dolayasıyla hükmün CMK'nın 230 uncu maddesi gereğince gerekçeyi içermemesi,
Hukuka aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan katılan vekilinin istinaf nedenlerine bu itibarla uygun olarak, CMK'nın 289/1-g, 280/1-b maddeleri uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Kesin olmak üzere 25.01.2017 tarihinde oy birliği ile karar verildi. (¤¤)