(5271 S. K. m. 209, 210, 234) (5237 S. K. m. 53)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan sanık ve sanık müdafiinin istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü, 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan husus nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
17/11/2016 günlü karar duruşmasına SEGBİS ile katılan mağdur F. Ö. yönünden yasa yoluna başvurma süresinin tefhimden itibaren başlamasına karar verilmesi gerekirken "mağdurun SEGBIS ortamında olması nedeni ile tebliğden itibaren" denilmek suretiyle yasa yoluna başvuru süresinin başlangıcında yanıltma yapılması,
Suç tarihinde ve ifadesinin alındığı duruşma tarihinde 18 yaşından küçük olan mağdur F. Ö.'e zorunlu vekil atanmaması suretiyle CMK'nın 234/2. maddesine muhalefet edilmesi,
Mağdurun beyanında ismi geçen ve olayın tek tanığı konumunda bulunan F. E.'in duruşmaya davet edilmeyip bilgi ve görgüsüne başvurulmadan yargılamaya devamla hüküm kurularak CMK'nın 210/1. maddesine aykırı davranılması,
Sanığın adli sicil kaydında yer alan ilamların kesinleşme ve infaz şerhli asılları veya onaylı suretlerinin dosyaya getirtilerek sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışmasız bırakılması,
Sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkum olmasına rağmen yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına karar verilmesi ve gerekçesinin de gösterilmemesi,
CMK'nın 209/1 ve 215/1 maddelerine aykırı olarak delil olarak kullanılacak belgeler ve diğer yazıların duruşmada okunup bir diyecekleri olup olmadığının duruşmada hazır bulunanlara sorulmaması,
Sanık hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma suçundan beraat kararı verilmesi ve bu doğrultuda gerekçeli karar yazılması, akabinde ise mahkumiyete yönelik kısa karara uygun ek gerekçeli karar yazılması ve sadece sonradan yazılan ek gerekçeli kararın dosya arasına konulması, soruşturma ve kovuşturma aşamasında dinlenen tanık bulunmadığı halde hükmün gerekçe kısmında "mağdurla aynı yöndeki tanık beyanları" denilerek gerekçeye dayanak yapılması, yine tehdit suçundan dolayı açılmış bir dava bulunmadığı halde gerekçe kısmında "subut bulan tehdit ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyetine" denilmesi suretiyle gerekçede çelişkiye yol açılması, dolayısıyla hükmün CMK'nın 230 uncu maddesi gereğince gerekçeyi içermemesi,
Hukuka aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan sanık ve sanık müdafiinin istinaf nedenlerine bu itibarla uygun olarak, CMK'nın 289/1-g, 280/1-b maddeleri uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Kesin olmak üzere 21.02.2017 tarihinde oy birliği ile karar verildi. (¤¤)