(5237 S. K. m. 234) (5271 S. K. m. 253, 280, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yargıtay 14.Ceza Dairesinin 2011/17823 esas ve 2011/4216 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, TCK'nun 234/1. Maddesinde tanımlanan suçun failinin velayet hakkı elinden alınmış ana ya da baba olabileceği, sanığın nikahsız olarak yaşayıp ayrıldığı müştekide bulunan çocuğunu kaçırması eyleminde çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunun unsurlarının bulunmadığı gözetilmeden yetersiz ve yasal olmayan gerekçe ile mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de, 6763 sayılı yasa ile değişik CMK'nun 253 ve devamı maddelerinde suçun uzlaşma kapsamına alınıp yeni bir uzlaştırma usulü getirildiği ve hükümden önce bu uzlaştırma usulünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı ve istinaf nedenleri yerinde görülmekle CMK'nın 289/1-g, 280/1-b maddeleri uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Kesin olmak üzere 15/11/2017 tarihinde oyçokluğuyla ( Başkan E. Y.'nin karşı oyu ile ) karar verildi.
KARŞI OY
Kaçırma olayı Özbekistan ülkesinde başlamış Türkiye de sona ermiştir. Müştekinin beyanına göre sanık zor kullanıp, çocuğun yanında bulunduğu kişiyi darp edip 10 Gün hastanede yatacak şekilde yaraladıktan sonra çocuğu alıp kaçmıştır. Yani suç zor kullanılarak işlenmiştir. Kaçırılma sırasında sanık ile çocuk arasında yasal bir bağ bulunmamaktadır. T.C.K'nun 234/1 maddesindeki suçun oluşabilmesi için sanık ile müştekinin bir süre evli kalması ve velayet yetkisi elinden alınmış olan ana veya babanın ya da üçüncü derece dahil kan hısmının bu suçu işlemiş olması gerekmektedir, yine Yargıtay 14.Ceza Dairesinin 2011/17826 esas ve 2011/1346 karar sayılı kararı, yine aynı dairenin 2011/4453 esas 2011/1420 karar sayılı,2011/17799 esas 2012/2531 karar sayılı, aynı dairenin 2012/3491 esas 2012/13813 karar sayılı, aynı dairenin 2011/17823 esas 2011/4216 karar sayılı, Ceza Genel kurulunun 201/14-467 esas 2016/420 karar sayılı kararlarından da anlaşılacağı üzere var ise oluşması gereken suçun T.C.K'nun 234/1 maddesindeki suç olmadığı T.C.K'nun 109.maddesindeki suç olacağı ortadadır. Sanığın çocuğu kaçırırken uyguladığı şiddet beyanlarla açıktır. Çocuğun yanında bulunduğu bakıcısı ciddi şekilde sanık tarafından yaralandıktan sonra sanık tarafından çocuk kaçırılmıştır. Bu eylemlerin ortada kalması dosyaya aykırı düşecektir. İş Bu sebeple sayın çoğunluğun görüşüne karşıyım. (¤¤)