(5237 S. K. m. 53, 62, 63, 102, 103) (5271 S. K. m. 223, 280)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dairemizce yapılan yargılama sonucunda:
Gereği düşünüldü:
İDDİA: Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 21/11/2016 tarih ve 2016/34971 Esas sayılı iddianamesi ile "Yukarıda açık kimliği bulunan müşteki ve şüphelinin dayı yeğen oldukları, müştekinin bipolar bozukluk tedavisi görmekte olduğu bu kapsamda ağır depresyon ilaçlar kullandığı, bu nedenle suç tarihinde İstanbul iline tedavi amacıyla geldiği, diğer yakınlarında kalacakken şüphelinin isteği ve ısrarıyla şüphelinin evinde kalmaya karar verdiği, bu eve geldikleri şüphelinin evde bulunan çocuğunu bir arkadaşına gönderdiği, birlikte bira içmeye başladıkları, ilerleyen saatlerde müştekinin yatmak istediği ve yattığı ve bu aşamada bir kaç defa şüphelinin müşteki yanına geldiği, üzerinde elbise kalmayacak şekilde aşamalarda soyunduğu, mağdura karşı cinsel istismarda bulunduğu, eylem sırasında cinsel entegresyonun gerçekleştiğine dair mağdur anlatımlarının (ibraz olunan ses kaydında) yer yer bulunduğu, mağdurun bu aşamada kullandığı ağır depresyon ilaçları ve aldığı alkolün etkisi ile yer yer durumun farkında olduğu ancak eyleme direnebilecek durumda olmadığı, sonrasında şüphelinin eylemlerine bir şekilde son verdiği, olaydan sonra müştekinin beyanı göre iç hesaplaşma yaşadığı son olarak olaydan bir yıl kadar sonra şüpheliyi telefonla aradığı telefonda olayın nasıl gerçekleştiğine dair anlatımlarda bulunduğu ve şüphelinin yer yer soyut ifadelerle eylemi kabul anlamına gelebilecek karşılıklar verdiği, şüphelinin alınan savunmasında buluşma ve alkol almayı kabul ile birlikte eylemi kabul etmediği, müştekinin şikayetinin bulunduğu ve anlatımlarının tutarlı olduğu, her iki tarafından yakınları olan tanıkların müştekinin anlatımıyla durumdan haberdar olduklarına dair beyanlarının bulunduğu, CD nin emanete alındığı ve içeriğinin çözümünün yapıldığı, tüm bu hale göre şüphelinin atılı suçu işlediği yukarıda sayılan delillerden anlaşılmış olmakla;
Şüphelinin açık yargılamasının mahkemenizde yapılarak sevk maddelerine göre cezalandırılmasına, şüpheli hakkında 5237 sayılı kanunun 53/1. Maddelerinde ön görülen güvenlik tedbirlerine hükmolunmasına karar verilmesi "talep ve iddiası ile kamu davası açılmıştır.
YEREL MAHKEME HÜKMÜ:
Sanığın yüklenen suçu işlediği sabit olmadığından yüklenen suçtan CMK'nun 223/2-e maddesi uyarınca BERAATİNE,
Yapılan yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına," karar verilmiştir.
ESAS HAKKINDA MÜTALÂA: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı esas hakkındaki mütalaasında; "Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesinin sanık ......'in mağdure ......'e karşı işlediği Nitelikli Cinsel Saldırı suçundan vermiş olduğu hükmün oluşa uygun olmadığı anlaşıldığından CMK.'nun 280/2. maddesi uyarınca kaldırılmasına,
Sanık ......'in öz yeğeni olan mağdure ......'e karşı cinsel saldırıda bulunduğu sabit olmakla eylemine uyan,
Suçun işlendiği tarihte yürürlükte olan 6545 sayılı yasa ile değişiklikten sonraki TCK.'nun 102/1- birinci cümle-3c. maddesi uyarınca cezalandırılmasına, mahkumiyeti halinde sanık hakkında TCK. 53. maddesinde yer alan güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına,
Sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin TCK.'nun 63. maddesi uyarınca cezasından mahsubuna karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur." şeklinde mütalaada bulunmuştur.
SAVUNMA:
Sanık ......, dairemizde alınan savunmasında: " Bunlar tamamen boş işlerdir. Ortada herhangi bir şey yoktur. Vereceğiniz karara güveniyorum." şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık ......, yerel mahkemede alınan savunmasında: "Müşteki ...... benim öz yeğenimdir, ablamın kızıdır, kontrolleri olduğu için İstanbul’a gelip gidiyordu, yaklaşık iki yıl önce İstanbul’a geleceğini facebookta gördüm, kendisini aradım, görüşemediğimizi görüşmek istediğimi söyledim, müşteki de olay günü İstanbul’a geldi, ben de ablamın evine gidip müştekiyi aldım, sonra birlikte eve geldik, ben de kendisine alkol almak isteyip istemediğini sordum, o da alırım dedi, ben de eve giderken bira aldım, sonra eve gittim, birlikte içmeye başladık, o esnada oğlum da geldi, ancak gece 23:00 civarında evden ayrıldı, ancak oğlum müştekiyle görüşmedi, sonra müşteki iki buçuk bira içti, daha sonra içmeyeceğini söyledi ben de çorba içelim dedim, müşteki çocukların odasına geçti, ben de üzerimi değiştirmeye gittim, tekrar geldiğimde odada dalmıştı, ben de onu kaldırdım, kalk üzerini değiştir dedim, o esnada elim falan göğüslerine değmiş olabilir ancak kasti birşey yapmadım, daha sonra da müşteki kalktı, üzerini değiştirdi, çorba içmeye gittik, ben müştekiye karşı herhangi bir cinsel harekette bulunmadım, dosyada çözümü bulunan telefon görüşmeleri mağdureyle ben yaptım, bana aittir, ancak ona karşı herhangi bir cinsel hareket yapmadım, ben görüşmelerde pişman olduğumu söyledim ancak bu dayı yeğen aynı masaya oturup alkol almamız olayına ilişkindir, dedi.
Sanık okunan kayıtlar bana aittir. Diğer hususlardan savunmama aykırı olanları kabul etmem, dedi." şeklinde savunmada bulunmuştur.
DELİLLER:
A) BEYANLAR:
Müşteki ...... yerel mahkemedeki ifadesinde; "Sanık ...... benim öz dayım olur, ben 2015 yılının ağustos ayında dayıma misafirliğe gelmiştim, onda kaldım, ben depresyon ilaçları da kullanıyordum, olay gecesi birlikte alkol aldık, daha sonra ben ne olduğunu hatırlamıyorum, benim çok uykum geldiği için odaya geçip yatmıştım, daha sonrasını hatırlamıyorum, ancak bir ara gözümü açtığımda benim üzerimdeydi, beni öpmeye çalışıyordu, ben de çıplak vaziyetteydim, ben ittirince gitti, daha sonra da sürekli yanıma geldi, bir sorun var mı diye bana sordu, daha sonra benimle birlikte yatmak istedi ancak ben kabul etmedim, git yoksa ben gideceğim dedim, daha sonrasını tam hatırlamıyorum, sabah olunca da evden ayrıldım, ayrıca sanık beni eşinin yatağına da davet etti, daha rahat yatarsın dedi, ben daha sonra 7-8 ay geçtikten sonra sanığı telefonla aradım, ayrıntılarını öğrenmek için onunla konuştum ve bunu kaydettim, bunu da savcılığa ibraz etmiştim, ben 7-8 ay emin olmak için bekledim, ondan sonra şikayetçi oldum, sanıktan şikayetçiyim davaya katılmak istiyorum," şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ......, yerel mahkemedeki beyanında; "Mağdur ...... benim kız kardeşimdir, 2015 yılının temmuz veya ağustos ayında İstanbul'a geldi, teyzem ...... de kalacaktı, daha sonra dayımda kalmış, ancak ben bunu bir hafta sonra duydum, kardeşim İstanbul’da iki gün kaldı, daha sonra Didim'e döndü, geldiğinde bize herhangi birşey anlatmadı, eylül ayında anneme olayı anlatmış, annem de çok üzüldüğü için bize söylemedi, kardeşimin psikolojik rahatsızlığı vardır, iki kere de hastanede yattı, daha sonra annem bana olayı anlattığında ben kardeşime delili olup olmadığını sordum, o da bana ses kaydını gönderdi, ben de ses kaydını dinledim, İstanbulludan döndüğünde ben kardeşimin yanında değildim, o yüzden ruh halinde bir değişiklik olup olmadığını bilmiyorum," şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ......, yerel mahkemedeki beyanında; "Ben mağdurun teyzesiyim, sanığın da kardeşiyim, 2015 yılında mağdur İstanbul'a geldi, bizim yanımızda kaldı, biz de onu hastahaneye yatırdık, bir gün de gidip sanığın yanında kalmıştı, bizim bu durumdan haberimiz de vardı, ancak biz bizde kalmasını söylememize rağmen kendi isteğiyle gitti, mağdur sanığın yanında kaldıktan sonra da tekrar bizim evime geldi, ancak cinsel taciz olayıyla ilgili bize bir şey anlatmadı, şikayetten sonra öğrendik, dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ......, yerel mahkemedeki beyanında; "Mağdur ...... benim yeğenim sanık da kardeşim olur, mağdur 2015 yılında İstanbul'a geldi, kız kardeşim ...... de kaldı, ayrıca hastahanede yattı, bu süre yaklaşık iki ay sürdü, en son kontrole geldiğinde de ben kendisini aradığımda dayısında kaldığını söyledi, ben sadece telefonla görüştüm, daha sonra da yüz yüze görüşmüştüm, ben sanığın evine gittiğimde yemeğe gelmesi için ısrar etmiştim; ancak dayısında kalacağını söylemişti, dayısında kaldığında sabah arayıp kahvaltıya da çağırmıştım; ancak kahvaltıyı dayısında yapacağını söyledi ve gelmedi, mağdur kafasına buyruk birisidir, o yüzden çok ısrar da etmedim, ben bir yıl sonra dayısının bu şekilde kendisine karşı eylemde bulunduğunu mağdurun annesinden duymuştum, ancak sanığın böyle bir şey yapacağına inanmıyorum, dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ......, yerel mahkemedeki beyanında; "2015 veya 2016 yılında yaz aylarında ...... bize geldi, eve geldiğinde ben evde değildim, ben eve geldiğimde akşam üstüydü, ben eve geldiğimde içeri girmedim, evde sadece babam ...... ile ...... vardı, babam bana içeri gir ......'ya selam ver dedi, ancak ben içeri girmedim, kapıdan eşyalarımı alıp gittim, çünkü o gün başka bir arkadaşımda kalacaktım, ben mağduru hiç görmedim, ertesi gün öğlen eve geldim, evde kimse yoktu, o gece evde mağdurla babamdan başka kimse yoktu, dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ......, yerel mahkemedeki beyanında; "Sanık benim eşim olur, olay tarihinde ben memleketteydim, ancak eşim bana ......'nın bizim evimizde kaldığını bana söylemişti, benim haberim vardı, mağdur ...... tedavi görüyordu ve dengesiz biriydi, ben kendi çocuğumu bile onunla yalnız bırakmıyordum, bizde kaldığı zaman eşimle de görüşmüştüm, eşim ......'yı yolcu ettiğinde ......'nın mutlu şekilde evden ayrıldığını söylemişti, cinsel istismar olayını da şikayet edince öğrendik, biz mağdur sahipsiz olduğu için hasta olduğu için devamlı ilgileniyorduk, dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur.
B) BELGELER:
Nüfus ve adli sicil kayıtları
Dosyada mevcut tüm tutanak ve belgeler
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Sanık ...... ile mağdur müşteki ......'in dayı yeğen oldukları, Aydın ile Didim ilçesinde ikamet eden mağdurun bipolar bozukluk tedavisi gördüğü ve tedavi amaçlı olarak İstanbul iline geldiği, 2015 yılı ağustos ayı içerisinde dayısını ziyaret etmek istediği ve İstanbul ilindeki ikametine geldiği, sanığın olay günü evde bulunan oğlunun arkadaşının yanına gittiği, mağdur ve sanığın yalnız kaldıkları ve sanığın temin etmiş olduğu alkollü içeceklerden bir kaç şişe bira içtikleri ve ilaçta kullanan mağdurun bir süre sonra uykusunun geldiği ve bir odaya geçerek uyuduğu uyandığında üzerindeki kıyafetlerin sıyrılmış olduğunu ve dayısı olan sanığında iç çamaşırı ile yanında yatmakta olduğunu görünce panikle bağırdığı, sanığın herhangi bir şey olmadığını ifade ettiği, ancak mağdurun olay sonrası sanıkla yüzleşmek istediği ve aralarında geçen telefon görüşmelerini kayda aldığı, sanığın pişmanlığını ifade ettiği, daha sonra bu kayıtları delil olarak savcılığa ibraz ederek şikayetçi olduğu, olay gecesi sanığın mağdura fiziksel temasının bulunduğu, ancak fiziksel temas içeren eylemlerin niteliği netleştirilemediğinden sanık lehine olmak üzere, sarkıntılık boyutunda kaldığı kanaatine varıldığı, mağdur ve sanık arasında herhangi bir husumetin bulunmadığı, mağdurun ısrarlı bir şekilde tüm ifadelerinde şikayetçi olup istikrarlı bir şekilde olayı hatırladığı kadarıyla anlattığı, öte yandan aleyhe delil olarak değerlendirilen telefon görüşmesi kaydının yasak delil olduğunun savunma tarafından ileri sürüldüğü, mağdurun başkaca delil elde etme imkanı bulunmadığından, telefon görüşmesini kayda aldığı ve bu görüşme içeriğini "hukuka aykırı olarak alenen ifşa etmediği" bilakis doğrudan savcılık makamına ibraz ettiği, bu nedenle de hukuka uygun delil olarak değerlendirildiği, mağdur ve sanığın dayı yeğen olmaları sebebiyle 3. Derece kan hısımı oldukları, TCK'nun 102/1-2. Cümlesi gereğince sarkıntılık suçundan alt sınırdan tayın edilen hapis cezasının, TCK'nun 103/3-c maddesi gereğince artırılmış ve sanık suçlamayı inkar edip herhangi bir pişmanlık göstermemesi sebebiyle, diğer deliller ile mahkumiyetine karar verildiğinden hakkında TCK'nun 62/1 maddesi gereğince takdiri indirim uygulanmamıştır.
HÜKÜM: Açıklanan gerekçelerle;
Bakırköy 17.Ağır Ceza Mahkemesinin sanık ......'in mağdure ......'e karşı işlemiş olduğu Cinsel Saldırı suçlarından vermiş olduğu hükümlerinin C.M.K'nun 280/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
Sanık ......'in mağdure ......'e Sarkıntılık Düzeyinde Kalan Cinsel Saldırıda bulunduğu sabit olmakla, eylemine uyan;
Suçun işendiği tarihinde yürürlükte olan 6545 sayılı yasa ile değişiklikten sonraki T.C.K'nun 102/1-2 cümle maddesi uyarınca sanığın kastı, suç işleme şekli dikkate alınarak takdiren 2 Yıl Hapis Cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın mağdurenin dayısı olması sebebiyle cezası T.C.K'nun 102/3-c maddesi gereğince yarı oranında arttırılarak 3 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın geçmişi ve sosyal ilişkileri ve suçu işledikten sonra inkar etmesi gözönüne alınarak T.C.K.nun 62.maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında dikkate alınmak suretiyle sanık hakkında T.C.K'nun 53/1-2-3 maddesinin uygulanmasına,
Sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin 5237 sayılı T.C.K'nın63. maddesi gereğince cezasından mahsubuna,
Yasal şartları oluşmadığından sanık hakkında TCK 50,51 ve C.M.K 231. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına,
Katılan Aile Sosyal politikalar Bakanlığı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca dairemizdeki yargılama için ise 1362 TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine,
Katılan mağdure kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca ilk derece mahkemesindeki yargılama için 3.960 TL, dairemizdeki yargılama için ise 1362 TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine,
Sanığın sarfına neden olduğu ve aşağıda dökümü yapılan (.........) TL Yargılama giderinin sanıktan alınarak hazineye irat kaydına,
Dair, Sanık, sanık müdafii, Katılan, Katılan vekili ve Bakanlık vekilinin yüzlerine karşı, Cumhuriyet savcısı ......'un katılımıyla; talebe aykırı olarak
5271 sayılı C.M.K'nun 291.maddesi gereğince huzurdakiler yönünden hükmün açıklanmasından itibaren 15 gün süre içerisinde diğerleri yönünden tebliğ tarihinden itibaren dairemize ya da eşdeğer başka bir daireye sunulacak yazılı dilekçeyle veya zabit katibine usulünce sözlü beyanda bulunması ve tutanağı hakime onaylatması suretiyle Yargıtay Temyiz yolu açık olmak üzere, süresinde yasal yollara başvurulmadığı taktirde kararın kesinleşeceğine dair talebe aykırı olarak oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18.02.2019 (¤¤)