T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKU DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1964
KARAR NO: 2024/1829
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 18/11/2024
NUMARASI: 2024/715 Esas
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 31/12/2024
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili ihtiyati haciz talepli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında "Şantiye Temizlik İşleri" için anlaşma yapıldığını, iş bu anlaşmalar gereği müvekkili şirketin üzerine yüklendiği edimi yerine getirdiğini ve yaptığı işler karşılığında davalıya faturalar kesildiğini, davalı tarafından müvekkili şirkete 19/02/2024-20/06/2024 tarihleri arasında toplam 2.948.793,12-TL ödeme yapıldığını, davalı tarafından müvekkili şirkete iş bu ödemeler haricinde tüm ihtarlara rağmen başkaca ödeme yapılmadığını, müvekkili şirket tarafından icra takibi başlatılırken 19/02/2024, 17/05/2024 ve 20/06/2024 tarihinde yapılan kısmi ödemelerin vadesi önce olan takibe konu fatura alacaklarına mahsup edildiğini ve bakiye kalan fatura alacakları için icra takibi başlatıldığını, ancak davalının haksız ve hukuka aykırı itirazları neticesinde takibin durduğunu, dosya kapsamı itibariyle yargılamanın uzun sürme ihtimali, davalının mevcut mal varlığını başkalarına devretme ihtimali, yargılama sonucunda müvekkili lehine bir karar verilmesi durumunda söz konusu kararın icrasının ve ifasının imkansız hale gelmemesi ve yeterince mağdur olan müvekkilinin daha fazla mağduriyet yaşamaması adına davalı adına kayıtlı menkul, gayrimenkullere ve üçüncü şahıslardaki alacaklarına teminatsız olarak ya da uygun teminat karşılığında borca yetecek miktarda ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, 18/11/2024 tarihli ara kararı ile, yaklaşık ispatın oluşmadığı kanaati ile ihtiyati haciz talebinin İİK 257 maddesinde belirtilen şartlar oluşmadığından ihtiyati haciz talebin reddine karar verilmiştir. Verilen ara karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf nedenleri olarak, İİK 257. maddedeki şartlar somut olayda gerçekleştiğini, fiziki olarak sunulan belgelerde taraflar arasındaki sözleşmeler, iş bu sözleşmele istinaden tanzim edilen hakedişler, puantaj kayıtları ve diğer tüm belgeler bir bütün olarak sunulduğunu, yine, davalı tarafından kısmi ödemelere esas olan banka dekontları sunulduğunu, dosya kapsamından yaklaşık ispat koşulu sağlandığını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını, ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. İhtiyati haciz, İİK'nin 257 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. 257. madde uyarınca, ihtiyati haczin vadesi gelmiş bir para borcu için istenebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ihtiyati haciz istenebilmesi için borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlanması, yahut kaçmış olması veya bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması gereklidir. İİK'nın 258/1 fıkrasına göre de, alacaklının, alacağı ve icabında haciz talepleri hakkında, mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecbur olduğu hükme bağlanmıştır. Bu hükme göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için, kesin bir ispat aranmamakta, özellikle hukuki bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanmasının tercih edilmesi gereken bir seçenektir. (Yargıtay 19.HD. 23.01.2014 t. 2023/18723-2014/1804) Somut olayda, talebe konu alacağın, taraflar arasında imzalanan Temizlik Hizmetleri Sözleşmesi kapsamında verildiği iddia olunan hizmet ilişkisinden kaynaklanan faturaya dayalı bakiye hak ediş alacağı olduğu görülmüştür. Talep eden dilekçesinde sözleşmeye, faturalara ve sözleşmeye istinaden tanzim edildiği iddia olunan hakedişlere ve puantaj kayıtlarına dayanmış ise de dayanak yapılan tüm faturaların davalı tarafa tebliğ edilip süresinde itiraz edilmediğine dair dosya kapsamında bir kayıt olmadığı gibi davacının, iddia olunan hizmet ilişkisinden kaynaklı bakiye hak ediş alacağı bulunup bulunmadığı yargılama aşamasında taraflarca sunulacak kayıtların incelenmesi, sözleşme hükümlerinin ve delillerin değerlendirilmesi neticesinde tespit edilecek olup bu aşamada ibraz edilen belgelerin niteliği ve dosya kapsamına göre, İİK 258/1. maddesinde düzenlenen kanaat getirecek deliller kapsamında değerlendirilemeyeceğinden yaklaşık ispat koşulu ve İİK'nın 257.madde ön görülen koşullar oluşmadığından ihtiyati haczin talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, İİK'nın 257. maddesinde düzenlenen ihtiyati haciz şartları bu aşamada oluşmadığından, İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olup 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf başvuru harcı ile 427,60 TL istinaf karar harcının hazineye GELİR KAYDINA, 3-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.31/12/2024