T.C.
İSTANBUL BAM
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO:2025/854
KARAR NO:2025/920
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:02/12/2024
NUMARASI:2023/488 Esas - 2024/862 Karar
DAVANIN KONUSU:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:04/06/2025
İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 24/09/2009 tarihinde, müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu, davalıların işleteni ve ZMM ile İMM sigortacısı olduğu, dava dışı ... idaresindeki ... plakalı okul servis aracının %100 kusurlu olarak olarak başka bir araçla çarpışması sonucunda meydana gelen kazada müvekkilinin yaralanarak sakat kaldığını, müvekkilinin Kocaeli Üniverstesi Kandıra Meslek Yüksek Okulu 2. Sınıf öğrencisi olduğunu, müvekkilinin kaza nedeniyle beden gücü kaybı, kazanç kaybı ve bakıcı gideri zararları oluştuğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00-TL maddi tazminatın (belirsiz alacağın) ve 110.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen 1. davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; kazada kusurlu olan ... plaka sayılı aracın servis taşımacılığı yaptığını, zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası yaptırmadığını, bu sebeple davalı ...nın zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek 150.000,00-TL maluliyet tazminatının ( belirsiz alacağın) kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen 2. davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kaza nedeniyle kalıcı şekilde sakat kaldığını, müvekkilinin yolcu olduğu ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde 5.000,00-TL limitli zorunlu ferdi kaza koltuk sigorta poliçesi ve 125.000-TL limitle zorunlu karayolu taşımacılık sigorta poliçesi bulunduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00-TL kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... AŞ vekili, kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ZMMS ve kasko-İMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, aracın müvekkili şirket nezdinde Zorunlu taşımacılık yada zorunlu koltuk sigortasının bulunmadığını, bu nedenle davanın ...'na yöneltilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.Davalı ... vekili, kazaya karışan aracın taşımacılık sigortası bulunmadığından ve ZMM sigortası bulunduğundan sıralı sorumluluk kuralı gereğince davacının zararından müvekkili kurumun sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... Şti vekili davaya cevabında, müvekkili şirketin 4925 sayılı kanun kapsamında taşıma yapmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesinin asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen 1. davanın pasif husumet yokluğundan reddine , birleşen 2. Davanın mükerrer dava olduğundan dava şartı yokluğundan usulden reddine dair kararına karşı, davacı vekili, davalı sigorta şirketi vekili ve davalı ...Tic. Ltd Şti vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması neticesinde, Dairenin 08/06/2023 tarih, 2023/15 Esas, 2023/1077 Karar sayılı ilamı ile; "..somut olayda, davacının kaza nedeniyle meydana gelen işgücü kaybı hususunda alınan ve ATK 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 07/08/2009 tarihli raporda davacının kaza nedeniyle yaralanmasının fonksiyonel araz bırakmadan iyileştiği, maluliyet tayinine mahal olmadığı, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 9 ay olduğunun belirtildiği, dosya kapsamında bulunan Üsküdar Devlet Hastanesi'nce düzenlenen 28.06.2011 tarihli sağlık kurulu raporunda davacının yaralanması nedeniyle vücut fonksiyon kaybının %27 olduğu, Kartal Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nce düzenlenen 06.10.2011 tarihli raporda ise davacının özür oranının %34 olduğunun açıklandığı, ATK raporunda, davacının opere sağ femur şaft kırığı şeklinde gerçekleşen yaralanması nedeniyle maluliyeti bulunmadığı belirtilmiş ise de rapor heyetinde ortopedi uzmanının bulunmadığının görüldüğü, davacı tarafça ATK raporuna itiraz edilmiş olup, yerel mahkemece bu rapora göre davacının maluliyete ilişkin tazminat talebinin reddedildiği,, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talebinin ise hüküm altına alındığı anlaşılmakla; bu durumda Genişletilmiş Adli Tıp Kurulu'ndan veya Üniversitelerin Adli Tıp Kürsüsünden ortopedi uzmanı bilirkişinin de katılımı ile oluşan heyetten, davacının bizzat muayenesi sağlanarak, dosya kapsamındaki davacının tedavisine ilişkin tüm evrakların ve önceki sağlık kurulu raporlarının irdelendiği, kaza tarihinde geçerli olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre hazırlanmış usulüne uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olacak şekilde davacının maluliyetinin bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise oranının belirlenmesi amacıyla rapor alınıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. (Bkz. Yargıtay 17.HD'nin 2016/19919 Esas, 2019/8908 Karar sayılı ilamı)'' gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile kararın HMK 353-1.a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına; dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair, davalı sigorta şirketi vekili ve davalı...Tic. Ltd Şti vekilinin tüm istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, karar verilmiş, Kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılama neticesinde; ''....BAM kararı doğrultusunda aldırılan, aralarında Ortopedi uzmanının da dahil olduğu 24 üyeden oluşan ATK 2.Üst Kurulu'nun 01.08.2024 tarih ve 1783 sayılı raporuna göre, mevcut belgelere göre; ... kızı, 1990 doğumlu ... (...)’nin 24/09/2009 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen femur kırığı yaralanmasının, A- 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğundan kişinin maluliyet oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, İyileşme (geçici iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği; BAM kaldırma kararı öncesi verilen hükme esas alınan mululiyet raporu ile kaldırma kararı sonrası alınan ATK üst kurul raporu ile tespit edilen oranlar aynı olduğundan ve önceki kararın maluliyet dışındaki hükümleri kaldırma kararı kapsamı dışında bırakldığından önceki gerekçe ve hüküm fıkralarına göre aynı kararın verildiği, ATK Üst Kurul Raporu ile gerekçeli, denetime ve hükme elverişli 12/04/2022 tarihli ek bilirkişi raporu dikkate alınarak ... plakalı otobüsün sürücüsü ...’ın; meydana gelen trafik kazasında %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, ... plakalı aracın sürücüsü ...’in; meydana gelen trafik kazasında kusurunun olmadığı, davacı...(...) ve diğer yolcuların; meydana gelen trafik kazasında kusurlarının olmadığı, davacının Geçici İş Göremezlik zararının 5.129,27 TL olduğu, Sürekli Maluliyetine sebep olacak düzeyde bir arazı bulunmadığı, Davacı ...’ün geçici iş göremezlik döneminde bakıcıya ihtiyaç duyduğunun kabulü halinde davacı kazazedenin 3 aylık bakıcı giderinin 2.102,10.-TL olduğu, ... plakalı aracın; dava konusu zararı oluşturan aracın 4925 sayılı yasanın 2/3 fıkrası kapsamında yolcu taşımacılığı yapan bir araç olduğuna karar verilmesi durumunda; ... plakalı aracın kaza tarihinde “Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası” yaptırmak zorunda olan araçlardan olduğu, dosya içerisinde bahsi geçen kaza tarihini de içine alan 14.07.2009-2010 vade tarihli ... numaralı poliçe ile iş bu sigortayı yaptırmış oldukları, bu durumda davacı kazazedenin tazminat taleplerini davalı ... Sigorta’dan talep edebilecekleri, dava konusu zararı oluşturan aracın Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’ nda yer alan kapsam dışı araçlardan olduğuna karar verilmesi durumunda ise; davacı kazazedenin uğramış olduğu maluliyet maddi zararlarına ilişkin olarak davalı ... AŞ’nin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı, Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları gereği öncelikle dava konusu trafik kazası neticesinde uğranılan zararlar ile ilgili olarak öncelikle ZMS Sigortacısına, ZMMS yoksa Güvence hesabına) teminat limitinin aşılması durumunda ise İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortacısına başvurulabilecekleri, Temerrüt tarihi ve faiz bakımından; Davalı araç sahibi ... Taşımacılık Şirketi açısından temerrüt tarihinin haksız fiilin meydana geldiği olay tarihi olan 24.09 2009 tarihi olduğu, Zararın TTK da düzenlenen yolcu taşımacılığından kaynaklanmış olması sebebiyle ticari iş mahiyetinde olduğundan avans faizi talep edilebileceği, ... AŞ açısından ihbar tarihinin 15.01.2013’ün 8 iş günü sonrası olan 28.01.2013 tarihinin temerrüt tarihi olduğu ve yasal faize hükmedilebileceği, ... açısından talebin incelenerek reddedildiği 30.11.2016 tarihinin temerrüt başlangıç tarihi olduğu ve yasal faize hükmedilebileceği,Kasko Poliçesi teminatında yer alan İhtiyari Mali Mesuliyet teminatında manevi tazminat limitinin maddi manevi ayrımı olmaksızın 100.000 TL olarak belirlendiği, bu limite maddi tazminat yönünden başvurulamayacak ise de manevi tazminat yönünden poliçe teminat limitini devreye girebileceğinin tespit edildiği, davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, kaza sonrası davacının uğradığı yaralanmanın ağırlığı, yatılı tedavi süresi, yıllara sari tedavi süreci tarafların ekonomik ve sosyal durumları gözetilerek takdiren 60.000,00-TL manevi tazminatın davalı ... Taşımacılık yönünden kaza tarihi olan 24/09/2009 tarihinden, davalı sigortacı yönünden temerrüt tarihi olan 28/01/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerektiği,Birleşen İstanbul 1 ATM 2017/102 ESAS, 2017/138 Karar sayılı dosya yönünden; ... plakalı otobüsün, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası mevcut olduğundan, davalı Güvence Hesabı aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan usulden reddine karar vermek gerektiği,Birleşen İstanbul 7 ATM 2013/335 Esas, 2013/13 Karar sayılı dosya yönünden; talep ve tarafları asıl dava dilekçesinde aynen yer aldığından mükerrer dava niteliğinde olup, esas dava tarihinden sonra 24.12.2012 tarihinde açılan bu davanın dava şartı yokluğundan HMK 114/1ı ve 115/2 maddeleri gereği usulden reddine, '' kanaati ile;1-ESAS DAVA YÖNÜNDEN A-) Davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 5.129,27-TL geçici iş göremezlik zararı ve 2.102,10- TL bakıcı gideri zararının davalı ... Taşımacılık yönünden kaza tarihi olan 24/09/2009 tarihinden, davalı sigortacı yönünden temerrüt tarihi olan 28/01/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin ( sürekli ve maluliyet ) talebin reddine,B-) Davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 60.000,00-TL manevi tazminatın davalı...Taşımacılık yönünden kaza tarihi olan 24/09/2009 tarihinden, davalı sigortacı yönünden temerrüt tarihi olan 28/01/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.2-BİRLEŞEN İSTANBUL 7 ATM 2013/335 ESAS, 2013/13 KARAR SAYILI DOSYA YÖNÜNDEN; Birleşen İstanbul 7 ATM 2013/335 Esas, 2013/13 Karar sayılı konusu talep ve tarafları 1 nolu hükümde belirtilen esas dosya dava dilekçesinde aynen yer aldığından mükerrer dava niteliğinde olup, esas dava tarihinden sonra açılan bu davanın dava şartı yokluğundan HMK 114/1ı ve 115/2 maddeleri gereği usulden reddine, 3-BİRLEŞEN İSTANBUL 1 ATM 2017/102 ESAS, 2017/138 KARAR SAYILI DOSYA YÖNÜNDEN;Davanın pasif husumet yokluğundan usulden reddine, karar verilmiş, karara karşı davacı vekili, davalı sigorta şirketi vekili ve davalı...Tic. Ltd Şti vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davalı ... vekili Av... tarafından verilen 02/01/2025 tarihli tashih talepli dilekçe ve Davalı ... Şirketi vekili Av. ... tarafından verilen 03/01/2025 tarihli tavzih talepli dilekçe üzerine yerel mahkemece yapılan değerlendirme sonucunda,17/02/2025 tarihli ek karar ile, 1-Davalı ... Şirketi vekilinin tavzih talebinin kabulü ile; a)Mahkemenin 2023/488 esas 2024/862 karar sayılı 02/12/2024 tarihli gerekçeli kararının 1-A bendinin başlangıç kısmına,"BAM kaldırma kararı öncesi aynı taleplerle ilgili Mahkememizin 2014/694 Esas 2022/574 Karar sayılı 04/07/2022 tarihli kararı ile verilen hükmün icra kapsamında davacı tarafından İstanbul Anadolu İcra Dairesi ... sayılı dosyasından başlatılan takip dosyasına varsa yapılan ödemeler gözetilerek tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla"Paragrafının eklenmesine,b) Mahkemenin 2023/488 esas 2024/862 karar sayılı 02/12/2024 tarihli gerekçeli kararının 2-A bendinin "Alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 21,15- TL'nin düşümü ile eksik kalan 406,45 TL eksik harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine," şeklinde düzeltilmesine,2-Birleşen İstanbul 1. ATM 2017/102 esas 2017/138 karar sayılı dosyası davalısı ... vekilinin talebinin kabulü ile; ... Mahkemenin sadece birleşen İstanbul 1.ATM 2017/102 esas sayılı dosyasından davalı olarak taraf kaydı bulunup esas dosyada taraf olmadığından, Mahkemenin gerekçeli kararının ilk sayfasında esas dosya taraf bilgileri arasında davalı olarak yer alan "... ve Güvence hesabı vekiline ilişkin bilgilerin" karar şablonundan çıkarılmasına,3-İş bu tavzih/tashih kararının gerekçeli kararın tüm nüshalarına eklenmesine, karar verilmiş, ek karar taraflara tebliğ edilmiş, ek karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmamıştır.İstinaf nedenleri:Davacı vekili, maluliyet raporunun bizzat müvekkilinin muayenesi yapılmadan alındığını, Genişletilmiş ATK Kurulu'ndan alınmadığını, Bam kararının aksine maluliyete ilişkin raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmediğini, davalı ... tarafından ilk karar istinaf edilmediğinden lehlerine usuli kazanılmış hak doğduğunu, ilk karara karşı ... lehine hükmedilen 18.200-TL vekalet ücretine karşı maktu ( 9.200-TL) olması gerektiği gerekçesiyle istinaf kanun yoluna başvurduklarını, ancak BAM tarafından kaldırma nedenine göre sair bu husustaki istinaf itirazlarının incelenmediğini, birleşen İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin dosyasında davalı ... lehine hükmedilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin hatalı olduğunu, kazaya neden olan araç ticari araç-otobüs olduğundan avans faizine hükmedilmesi gerektiğini, müvekkili davacı üniversite mezunu olup emsal ücret araştırması yapılması gerektiğini, davacının geçici iş göremezlik dönemi olan 9 ay için bakıcı gideri talep etme hakkı olduğunu, hükmedilen manevi tazminatın az olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.Davalı ... Taşımacılık Tic. Ltd Şti vekili, kusur tespitinin hatalı olduğunu, maluliyeti bulunmadığı tespit edilen bir kişi için 60.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesinin doğru olmadığını, manevi tazminatın fahiş olduğunu, maluliyeti bulunmadığı tespit edilen bir kişi için 9 ay geçici iş göremezlik süresinin de fazla olduğunu, davacının 3 ay bakıcı gideri oluştuğunun ispat edilemediğini, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüdün kaza tarihinde oluştuğunun kabul edilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.Davalı ... AŞ vekili, hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, kaldırma kararı öncesindeki yere mahkeme kararına göre davacı vekilince ... sayılı dosyası ile ilamlı icra başlatıldığını ve müvekkili şirket tarafından dosyaya ödeme yapıldığını, bu nedenle hükme ' tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla' ibaresinin eklenmesi gerektiğini, ayrıca birleşen İstanbul 7. ATM 2023/335 Esas sayılı dosyasında müvekkili yönünden dava red edilmesine rağmen bakiye harcın davalılardan tahsiline karar şeklinde hatalı karar verildiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat ve bakıcı gideri istemine ilişkindir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, Dairenin Kaldırma kararı doğrultusunda alınan ve davacının yaralanmasına göre ortopedi uzmanı dr bilirkişininde katılımı ile alınan ATK 2. Üst Kurulu tarafından ve kaza tarihinde geçerli yönetmelik hükümlerine ve daha önce davacı hakkında başka sağlık kuruluşları tarafından düzenlenen sağlık raporları da irdelenerek düzenlenen 01/08/2024 tarihli rapor ile davacının kaza nedeniyle kalıcı sakalığı -maluliyeti bulunmadığının tesit edilmiş olup taraf ve yargı denetimine açık iş bu raporun yerel mahkemece hükme esas alınmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına; kaza tespit tutanağı ile dosya kapsamında alınan 09/12/2020 tarihli bilirkişi heyet raporundaki kusur tespiti uyumlu olup, rapordaki kusur tespitinin somut olayın özelliklerine ve kazanın meydana geliş biçimine uygun olmasına;... plakalı otobüsün sürücüsü ...’ın kazanın meydana gelmesinde %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğunun anlaşılmasına, kaldı ki davacı yolcu olup kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmamasına; dosya kapsamında alınan 11/10/2021 tarihli Dr raporuna göre davacının yaralanmasına göre (femur kırığı) iyileşme süresinin ilk 3 ayında tam zamanlı bakıcı giderine ihtiyacı bulunduğu belirtilmekle 3 ay için bakıcı gideri hesaplanarak bu rakama hükmedilmesinde bir hata bulunmamasına; kaza tarihi, kusur durumu, davacının yaralanmasının niteliği, maluliyeti bulunmaması gibi hususlar bir arada değerlendirildiğinden davacı için hükmedilen manevi tazminatın az olmamasına; kaza tespit tutanağı ile dosya kapsamında alınan bilirkişi heyetindeki kusur tespiti uyumlu olup, kusur tespitinin somut olayın özelliklerine ve kazanın meydana geliş biçimine uygun olmasına; davacı kaza tarihinde meslek yüksek okulu 2 . sınıf öğrenicisi olmakla davacının gelirinin kaza tarihindeki durumuna göre (asgari ücret olarak) belirlenmiş bulunmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, davalı sigorta şirketinin kaza tarihinde temerrüde düşmesi söz konusu olmadığından davalı sigorta şirketi yönünden faiz başlangıç tarihi olarak temerrüde düştüğü 28/01/2013 tarihinin belirlenmesinde bir yanılgı bulunmamasına; davalı sigorta şirketi tarafından istinaf dilekçesinde kaldırma kararından önceki ilk kararın icraya konulması nedeniyle davacı tarafa ödeme yapıldığı ileri sürülmüş ancak bu yönde belge, bilgi sunulmamış olup her ne kadar bu husus infaz aşamasında göz önüne alınacak bir husus ise de yerel mahkemece 17/02/2025 tarihli ek karar ile bu hususun tavzih suretiyle karara eklenmiş bulunmasına; birleşen İstanbul 7. ATM dosyasına ilişkin kurulan 2/A hükmündeki harcın tahsiline ilişkin hatanın da aynı ek karar (tavzih kararı) ile düzeltilmiş bulunmasına göre; davacı vekili, davalı sigorta şirketi vekili ile davalı ... Taşımacılık .. Ltd. Şti'nin bu hususlara ilişen istinaf itirazları yerinde görülmeyerek esastan reddi gerekmiştir. 2-Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, B.K.’nun 47.(6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56.) maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K'nun 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.Dosya kapsamına göre, kaza tarihi (2009), kusur durumu (%100 davalı kusuru), davacının yaralanmasının niteliği, tedavi süresi, maluliyetinin bulunmaması, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, paranın alım gücü, manevi tazminatın amacının, zarara uğrayan kişinin duyduğu manevi acıyı bir dereceye kadar yumuşatmak, bozulan manevi dengeyi onarıp düzeltmek, bir teselli, bir savunma ve ruhu tatmin etmek olması, hakimin manevi tazminat miktarını tarafların kusur oranlarına, sosyal ve ekonomik durumlarına, hakkaniyete ve adalete uygun olarak, sebepsiz zenginleşme de teşkil etmeyecek şekilde takdir etmesinin gerekmesi, takdir edilecek miktarın manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da göz önünde tutularak, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olması gerekmesi gibi ilkeler dikkate alındığında davacı yararına takdir olunan manevi tazminatın bir miktar fazla olarak hükmedilmesi doğru görülmemiştir. 3-Somut olayda; davacılar vekili dava dilekçesinde, hükmedilecek tazminata avans faizi işletilmesini talep etmiş; mahkemece, hükmedilen tazminata yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir.Oysa davalının zarar veren aracı, ruhsatına göre otobüs olup, kaza tespit tutanağı içeriğine göre okul servis minibüsü şeklinde kullanıldığından ticari araç olmakla, ticari faaliyet sırasında kazaya neden olmuştur. Bu itibarla, yerel mahkemece avans (ticari) faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi doğru olmamıştır. 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2 maddesine göre; davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi halinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur.Kaldırma kararından önce yerel mahkemece, Birleşen İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/ 102 Esas sayılı dosyasında açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş ve davacı taraf aleyhine 18.200-TL vekalet ücretine hükmedilmiştir. İş bu karar davalı ... tarafından istinaf edilmemiş olup davacı tarafça istinaf edildiğinden davacı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Kaldırma kararı sonrası ise, yerel mahkemece hükmün 3/B bendi ile davalı ... lehine, ikinci karar tarihindeki maktu vekalet ücreti olan 30.000,00-TL'ye hükmedilmiş olup, bu şekilde davacı lehine oluşan usuli kazanılmış hakkın ihlal edilmesi doğru görülmemiştir. Bu halde, davalı Güvence Hesabı lehine vekalet ücretinin BAM kaldırma kararından önceki ilk derece mahkkmesi kararı (ilk karar) tarihindeki maktu vekalet ücretini (9.200,00-TL) geçmemek üzere nısbi olarak hükmedilmesi gerektiğinden, ilk kararda 9.200,00-TL maktu vekalet ücretini geçecek şekilde 18.200,00-TL nıspi vekalet ücretine hükmedilmesi ve kaldırma kararından sonraki ikinci kararda ise usuli kazanılmış hak kuralına aykırı şekilde 30.000,00-TL vekalet ücretine hükmedilmesi de hatalı olmuştur.Bu itibarla, yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekili, davalı sigorta şirketi vekili ile davalı ... Ltd. Şti'nin istinaf itirazlarının HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı sigorta şirketi vekili ile davalı... Ltd. Şti'nin istinaf itirazlarının kabulüne, (3) ve (4) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ancak bu yanılgılar yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 353/(1)-b.2 maddesi gereğince mahkemece verilen karar kaldırılıp yanılgılı hususlar düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulabileceği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca,1/İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/12/2024 tarih ve 2023/488 Esas 2024/862 Karar sayılı kararına karşı yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekili, davalı sigorta şirketi vekili ile davalı ... Şti vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı sigorta şirketi vekili ile davalı ... Ltd. Şti vekilinin istinaf itirazlarının KABULÜNE, (3) ve (4) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, a/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflarca yatırılan istinaf karar ve ilam harçlarının talepleri halinde kendilerine ayrı ayrı iadesine,b/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,c/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin takdiren kendi üzerlerinde bırakılmasına, 2/İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 02/12/2024 tarih ve 2023/488 Esas- 2024/862 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
A-ESAS DAVA YÖNÜNDEN:a/Davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 5.129,27-TL geçici iş göremezlik zararı ve 2.102,10-TL bakıcı gideri zararının davalı ...yönünden kaza tarihi olan 24/09/2009 tarihinden, davalı sigortacı yönünden temerrüt tarihi olan 28/01/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, b/Davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 35.000,00-TL manevi tazminatın davalı ... yönünden kaza tarihi olan 24/09/2009 tarihinden, davalı sigortacı yönünden temerrüt tarihi olan 28/01/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, c/Alınması gerekli 2.884,82-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 356,40-TL'nin mahsubu ile bakiye 2.528,42-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, ç/Davacı tarafça yatırılan 356,40-TL peşin harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, d/Maddi tazminat yönünden;Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13/2) göre hesaplanan 7.231,37-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, e/Maddi tazminat yönünden; Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 2.768,63-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,f/Manavi tazminat yönünden; Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,g/Manavi tazminat yönünden;Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,h/Davacı tarafından yapılan (24,45-TL ilk masrafı+ 1.603,27-TL posta masrafı+ 4.750,00-TL bilirkişi ücreti ) olmak üzere toplam 6.377,72-TL yargılama giderinin davanın kabul-red oranına ( 0,35 kabul ) göre hesap ve takdir olunan 2.232,20-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,ı/Davalı ... Şirketi tarafça yapılan 87,00-TL yargılama giderinin davanın kabul-red oranına ( 0,65 red) göre hesap ve takdir olunan 56,55-TL'sinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, bakiyesinin kısmın iş bu davalı üzerinde bırakılmasına, i/Davalı ... Şirketi tarafça yapılan 1.857,00-TL yargılama giderinin davanın kabul- red oranına (0,65 red) göre hesap ve takdir olunan 1.207,05- TL'sinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, bakiyesinin iş bu davalı üzerinde bırakılmasına, 3/Taraflarca yatırılan gider avansından arda kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
B-BİRLEŞEN İSTANBUL 7 ATM 2013/335 ESAS, 2013/13 KARAR SAYILI DOSYA YÖNÜNDEN;Birleşen İstanbul 7 ATM 2013/335 Esas, 2013/13 Karar sayılı konusu talep ve tarafları 1 nolu hükümde belirtilen esas dosya dava dilekçesinde aynen yer aldığından mükerrer dava niteliğinde olup, esas dava tarihinden sonra açılan bu davanın dava şartı yokluğundan HMK 114/1ı ve 115/2 maddeleri gereği usulden reddine,a/Alınması gerekli 427,60-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 21,15-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 406,45 TL eksik harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,b/Davalı taraf vekille temsil olunmakla red üzerinden hesaplanan karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 5.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,c/Davacı tarafça yatırılan gider avansından geriye kalan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
C-BİRLEŞEN İSTANBUL 1 ATM 2017/102 ESAS, 2017/138 KARAR SAYILI DOSYA YÖNÜNDEN;Davanın pasif husumet yokluğundan usulden reddine, a/Alınması gerekli 427,60-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 512,33-TL'den mahsubu ile artan 84,73-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,b/Davalı taraf vekille temsil olunmakla red üzerinden hesaplanan karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 9.200,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,c/Davacı tarafça yatırılan gider avansından geriye kalan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.04/06/2025