(2709 S. K. m. 141) (5237 S. K. m. 3, 37) (5271 S. K. m. 34, 230)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, CMK.nın 279.maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda; duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi incelenerek, CMK.nın 280.maddesi gereğince Dairemizin görev ve yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi, yasa yolunun açıklığı, kapsamına göre katılan vekili ve O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının kabul edilebilir olduğuna karar verildikten sonra, 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 4.bölümünün ortak hükümler başlıklı 46.maddesine uygun olarak gereği düşünüldü:
Yönetim kurulu başkanı sanık A. S. A., yönetim kurulu başkan yardımcısı katılan A. R. B. ve yönetim kurulu üyesi H. K.'den oluşan Raks Müzik Prodiksiyon San. ve Tic. A.Ş.ni yönetim kurulu başkan ve başkan yardımcısının müşterek imzalarıyla temsil ve ilzam edeceklerinin karar altına alınmış olmasına rağmen, şirketi de kefil göstermek suretiyle alacaklısı sanık H.S.D., borçlusu A. S. A., kefili Raks müzik olan, 31/12/2012 tarih, 300.000,00TL. bedelli suça konu senedin sanık Adalet tarafından tek imza ile düzenlenip verilmesi ile İstanbul 37. İcra Müdürlüğünün 2013/7730 Esas sayılı dosyası ile takibe konulması sonrası 201.972,10TL.nin sanık H. S. D.'e ödenmesi ve benzer şekilde, şirket kaşesi üzerine tek imza atarak tahsile yetkili olduğuna dair sanık A. S. A. tarafından düzenlenip verilen yetki belgesi ile kamu davasına konu olan Raks Müzik firmasının alacaklı olduğu 11/02/2013 tarihli 20.261,99TL ve 26/04/2013 tarihli 7.760,04TL tutarlı çeklerin sanık D. Ş. tarafından tahsil edilip şirketin hesaplarına aktarılmaması sureti ile şirketin mal varlığının azalmasına sebebiyet verilmesi şeklinde gerçekleşen somut olayda;
İstanbul 37. İcra Müdürlüğünün 2013/7730 Esas sayılı dosyasının işbu dosya arasına alınarak incelenmesi ve denetime imkan verecek şekilde onaylı suretlerinin alınması ile sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdir ve tayininin hakime ait olduğu da dikkate alınarak, gerçeğin kuşkuya yer verilmeyecek şekilde açığa çıkarılabilmesi ve suçun unsurlarının oluşup oluşmadığının tespiti amacıyla, suça konu sanık D. Ş.'e yetki veren belge aslının mahkeme heyeti tarafından incelenip, özellikleri zapta geçirilerek, "iğfal kabiliyetinin" bulunup bulunmadığının tespit edilmesinden sonra, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; iddialarla ilgili olarak "suç tarihlerini kapsayacak şekilde" Raks Müzik Prodüksiyon San. ve Tic. A.Ş. ile varsa H. S. D.'e ait şirketin defter, belge ve kayıtlarının temini ile konunun uzmanı mali müşavirlerden oluşan üç kişilik bir bilirkişi kuruluna tevdi edilerek; iddianamede belirtilen eylemlerin ayrı ayrı ele alınıp açıklanmak sureti ile, suç konusu senedin hangi ticari ilişki nedeni ile verildiği, bu borç ve alacak hususunun Raks Prodüksiyon San. ve Tic. A.Ş. ile varsa H. S. D.'e ait şirketin kayıtlarında gösterilip gösterilmediği, kendisine sanık A. tarafından tek imza ile verilen yetki belgesine istinaden sanık D. Ş. tarafından tahsil edilen 11/02/2013 tarihli 20.261,99TL ve 26/04/2013 tarihli 7.760,04TL tutarlı çek bedellerinin Raks Prodüksiyon San. ve Tic. A.Ş. hesaplarına aktarılıp aktarılmadığı, gerçekleştirilme biçimine bağlı olarak belirtilen şirket zararına bir eylem bulunup bulunmadığı, varsa zararın ne şekilde oluştuğu ve miktarı ile tazmin veya iade edilip edilmediği hususlarında ayrıntılı görüş alındıktan sonra, hangi ticari ilişki nedeni ile verildiği de belirtilmek suretiyle Raks Prodüksiyon San. ve Tic. A.Ş. ile varsa H. S. D.'e ait şirketin kayıtlarında suç konusu senedin gösterilmediğinin ve sanık D. Ş. tarafından tahsil edilen 11/02/2013 tarihli 20.261,99TL ve 26/04/2013 tarihli 7.760,04TL tutarlı çek bedellerinin Raks Prodüksiyon San. ve Tic. A.Ş. hesaplarına aktarılmadığının belirlenmesi durumunda, sanık A. S. A.'ın eylemlerinin kül halinde zincirleme şekilde güveni kötüye kullanma, zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik, bu sanık ile fikir ve eylem birliği içinde hareket ettikleri dosya kapsamından anlaşılan diğer sanıklardan H. S. D.'in eyleminin güveni kötüye kullanma ve resmi belgede sahtecilik, sanık D. Ş.'in eyleminin ise zincirleme şekilde güveni kötüye kullanma suçlarını oluşturduğu gözetilerek, TCK.nın 37/1.maddesi delaleti ile 155/2, 43.maddeleri bakımından CMK.nın 226.maddesi uyarınca sanıklara ek savunma verilmek sureti ile hak ve nesafet ile 5237 sayılı TCK.nın 3/1.maddesindeki orantılılık ilkesine uygun şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerekirken, hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçu üzerinde durulup karar yerinde denetime imkan verecek şekilde irdelenip, tartışılmadan yazılı şekilde dosya içeriğine uygun olmayan gerekçeler ve eksik araştırmayla "dolandırıcılık suçunun maddi unsuru olan hile desise ile sahtecilik suçunun bilerek ve isteyerek sahte evrak tanzimi kasıt manevi öğesinin olayda bulunmadığı anlaşılmakla sanıkların beraatine" dair hükümler kurulması sureti ile Anayasa'nın 141, 5271 sayılı CMK.nın 34/1. ve 230.maddelerine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan katılan vekili ve O yer Cumhuriyet Savcısının istinaf nedenleri yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin CMK.nın 289/1-g ve 280/1-b maddeleri uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kamu davasının tarafları bakımından kesin, CMK.nın 308/A maddesi gereğince İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Başsavcılığı bakımından itiraz yolu açık olmak üzere, 26.09.2017 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)