(2709 S. K. m. 141) (5271 S. K. m. 34, 230, 279, 280, 289) (5235 S. K. m. 46) (5237 S. K. m. 158)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, CMK.nın 279.maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda; duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi incelenerek, CMK.nın 280.maddesi gereğince Dairemizin görev ve yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi, yasa yolunun açıklığı, kapsamına göre sanıkların istinaf başvurularının kabul edilebilir olduğuna karar verildikten sonra, 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 4.bölümünün ortak hükümler başlıklı 46.maddesine uygun olarak gereği düşünüldü:
Yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, akıl zayıflığı, ayyaşlık veya bunlara benzer durumlarda bulunma dolayısıyla, fiil ve hareketlerin saikini ve sonuçlarını doğru olarak algılayamayan kişilerin dolandırılması, TCK.nın 158/1-c maddesiyle ağırlaştırıcı neden kabul edilmiştir.
Algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle kişilerin aldatılması daha kolaydır. Algılama, duyu organları aracılığıyla olay, nesne ve ilişkileri birbirinden ayırt etme demektir. Yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk, uyuşturucu etkisinde bulunma ya da bunlara benzer sebeplerden biriyle akla uygun biçimde davranma yeteneğinden yoksun olan kişilerin aldatılması suçun konusudur.
Mağdurda zayıf da olsa bir irade, zayıflamış bilinç var olmalıdır. Akla uygun davranma demek, belli bir olay karşısında normal insanlardan çoğunun izleyeceği davranışa uygun hareket etmek demektir. Hâkim, somut olayın mahiyetini, kişinin içerisinde yaşadığı sosyal çevreyi, gelişme derecesini, muhakeme ve fikrî becerisini göz önünde tutarak değerlendirme yapacaktır.
Gebze 7.Noterliğince düzenlenen 12/01/2011 gün ve 803 yevmiye numaralı vekaletname içeriğinde Gebze Fatih Devlet Hastanesi Başhekimliğince düzenlenen 12/01/2011 günlü ve 527 sayılı heyet raporunda, F. O.'ın muhakeme yeteneğinin "normal olduğu ve noter işlemlerini yapabileceğinin" belirtilmesi gözönüne alındığında, sanıklar S. K. ve E. K.'ün F. O.'dan 12/01/2011 tarihinde aldıkları vekaletnameyle ona ait iki daireyi devralmak suretiyle gerçekleştirdikleri eylemlerinde, F. O.'ın "algılama yeteneğinin zayıflığına ilişkin" dosyada bir tespitin de bulunmaması karşısında, sözkonusu doktor raporunun aslı veya onaylı suretinin ilgili Hastaneden getirtildikten sonra incelenip "suçun kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle ne şekilde işlendiğine" dair mahkemenin ulaştığı sonuç ile bunu destekleyen delillerin dosya kapsamına uygun, mantıksal ve hukuksal bağı kurularak gösterilip açıklanmadan ve denetime imkan verecek şekilde gerekçeleriyle karar yerinde tartışılmaksızın yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle Anayasanın 141, CMK.nın 34, 230.maddelerine muhalefet edilmesi,
Kanuna aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan sanıkların istinaf nedenleri yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin CMK.nın 289/1-g ve 280/1-b maddeleri uyarınca BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kesin olmak üzere, 14/02/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)