(İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi Protokol No 7) (2709 S. K. m. 141) (5271 S. K. m. 34, 223, 230, 279, 280, 289) (5235 S. K. m. 46)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, CMK.nın 279.maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda; duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin görevsizlik kararı incelenerek, CMK.nın 280.maddesi gereğince Dairemizin görev ve yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi, yasa yolunun açıklığı, kapsamına göre O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna karar verildikten sonra, 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 4.bölümünün ortak hükümler başlıklı 46.maddesine uygun olarak gereği düşünüldü:
Ceza muhakemesi yapılabilmesi için bir takım "olmazsa olmaz" (sine qua non) şartlar aranır. Muhakeme yapılmasına engel olan bu şartlardan birisi "Non bis in idem" olarak ifade edilen, hüküm veya açılmış dava bulunmamasıdır.
Kanunlarda açıkça yazılı olmadan da yaşayan bir hukuk normu olarak uygulanan, doktrinde de kabul olunan ve muhakeme hukukunun ana ilkelerinden olan "Non bis in idem" ilkesi 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK.nın "Duruşmanın sona ermesi ve hüküm" başlıklı 223.maddesinin yedinci fıkrasında ise; "Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir" şeklinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, aynı fiil nedeniyle, aynı sanık hakkında önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilecektir.
"Non bis in idem" ilkesine uluslararası sözleşmelerde de yer verilmiş olup, konu İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesinin 7 numaralı Ek Protokolünün "Aynı suçtan iki kez yargılanmama ve cezalandırılmama hakkı" başlıklı 4.maddesinin ilk fıkrasında; "Hiç kimse bir devletin ceza yargılaması usulune ve yasaya uygun olarak kesin bir hükümle mahkum edildiği ya da beraat ettiği bir suçtan dolayı aynı devletin yargısal yetkisi altındaki yargılama usulleri çerçevesinde yeniden yargılanamaz veya mahkum edilemez" şeklinde ifade edilmiştir.
Hüküm veya açılmış dava bulunmaması ceza muhakemesi yapılabilmesi için bir dava şartı olup, bir filinden dolayı yargılanan kişinin aynı fiil nedeniyle tekrar yargılanmayacağını bilmesi kişi için bir güvence olup, bu güvence hukuk devleti olmanın bir gereğidir. Dolayısıyla bu güvencenin hayata geçirilebilmesi için, aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava bulunduğu takdirde, kesin hükmün otoritesinin sağlanması ve aynı eylem nedeniyle iki farklı karar verilmek suretiyle çelişkiye neden olunmasının engellenmesi, mükerrer yargılama yapılmasının engellenmesi amacıyla davanın reddine karar verilmelidir.
Somut olayda;
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 25/06/2013 tarih, 2010/131302 Soruşturma, 2013/37103 Esas, 2013/2480 sayılı iddianame içeriğinde, mağdur Ö. S.'e ait kimlik bilgilerini ele geçirerek ilgili bankadan çek karnesi alması eyleminden dolayı nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanık hakkında açılan kamu davasından dolayı yapılan yargılama neticesinde İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin 12/11/2015 gün, 2013/311 Esas, 2015/319 Karar sayılı hükmü ile "beraatine " karar verildiği,
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 23/10/2015 gün ve 2008/152324 Soruşturma, 2015/40076 Esas ve 2015/31976 sayılı iddianame ile de; mağdur B. Ç.'na yaptıkları alışveriş karşılığında sahte çekleri vermesi şeklinde gerçekleştirdikleri eyleme konu açılan işbu kamu davasının "mükerrer açıldığı" belirtilerek reddine karar verilmiş ise de;
İş bu kamu davasına konu edilen atılı suçların, İstanbul 19.Ağır Ceza Mahkemesinin yargılama konusunu oluşturan eylemlerle "aynı olmayıp, ayrı bir eylem ve iddiaya ilişkin olması" ve mevcut kanıtlar değerlendirilerek yargılamaya devamla beraet hükmü kurulması gerekirken, kamu davalarına konu "hangi eylemlerin aynı kabul edildiği" hususu da denetime imkan verecek şekilde karar yerinde açıkça gösterilip açıklanmadan yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi suretiyle Anayasanın 141, CMK.nın 34, 230.maddelerine muhalefet edilmesi,
Kanuna aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan O yer Cumhuriyet savcısının istinaf nedenleri yerinde görülmüş olduğundan, hükmün CMK.nın 289/1-g ve 280/1-b maddeleri uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kesin olmak üzere, 23/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)