(5271 S. K. m. 279, 280, 289) (5235 S. K. m. 46) (5237 S. K. m. 51, 155, 158)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, CMK.nın 279.maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda; duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi incelenerek, CMK.nın 280. maddesi gereğince Dairemizin görev ve yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi, yasa yolunun açıklığı, kapsamına göre sanık U. ve katılan vekilinin istinaf başvurularının kabul edilebilir olduğuna karar verildikten sonra, 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 4.bölümünün ortak hükümler başlıklı 46.maddesine uygun olarak gereği düşünüldü:
Sahte cirolu çek kullanılması iddiası kapsamında resmi belgede sahtecilik suçundan zamanaşımı süresi içinde işlem yapılması mümkün görülmüştür.
Katılanın sahibi olduğu M. Gıda Dağıtım Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti. isimli işletmede satış temsilcisi olarak görev yapan ve müşterilerin siparişlerini alıp fatura düzenledikten sonra satılan ürün bedellerini tahsil etmekle görevli bulunan sanık U. D.'in, mağdur Ş.E.'nin şirketi K.. Ticarete yapılan satış sonrası aldığı nakit parayı mal edindiği, yerine arkadaşı sanık Ö. B.'tan aldığı sahte olarak cirolanmış çeki şirket kayıtlarına geçirdiği şeklindeki olayda;
Sanıkların, suça konu sahte ciro yapıldığı iddia edilen çeki başlangıçta haksız menfaati elde etme aşamasında katılanı hataya sevketmek amacıyla hile unsuru olarak kullanıp kullanmadıklarının ve bu şekilde eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 158/1-f maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi yerine, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
5237 sayılı TCK.nın 155/2.maddesinde, hapis cezasının yanında adli para cezasının da öngörülmüş olmasına rağmen, sanık U. hakkında adli para cezasına hükmedilmemesi,
Hapis cezası ertelenen sanıklar hakkında, denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi hâlinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceğine yönelik ihtarın yapılmaması suretiyle TCK.nın 51/7.maddesine ve denetim süresinin iyi hâlli olarak geçirilmesi halinde, cezanın infaz edilmiş sayılacağının bildirilmemesi suretiyle TCK.nın 51/8.maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı ve başvuruda bulunan sanık U. ile katılan vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin CMK.nın 289/1-d ve 280/1-b maddeleri uyarınca BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kesin olmak üzere, 12.07.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)