(2709 S. K. m. 141) (5271 S. K. m. 34, 230, 231, 279, 280, 283, 289, 308/A) (5235 S. K. m. 46) (5237 S. K. m. 3, 52, 158)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, CMK.nın 279. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda; 5271 sayılı CMK.nın 231. maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" ilişkin kararlara karşı aynı Kanunun 231/12.maddesine göre itiraz yolu açık olup, istinaf kanun yoluna başvurma olanağı bulunmadığı gözetilerek, resmi belgede sahtecilik suçundan sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yönelik istinaf başvurusunun itiraz dilekçesi olarak kabulü ile merciince karar verilmek üzere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi incelenerek, CMK.nın 280.maddesi gereğince Dairemizin görev ve yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi, yasa yolunun açıklığı, kapsamına göre sanık müdafiin istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna karar verildikten sonra, 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 4.bölümünün ortak hükümler başlıklı 46.maddesine uygun olarak gereği düşünüldü:
Sanığın D.. Oto Emlak Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin sahibi ve temsilcisi olduğu, Türkiye İş Bankası Emlakkent Çorlu Tekirdağ Şubesindeki çek hesabından düzenlenen ve Ö.. İnşaat Tesisat Taah. Tic. Ltd. Şti. tarafından keşide edilmiş görünen 25/08/2013 düzenleme tarihli 27.600TL miktarlı lehtarı G. K. olan çeki mağdur C. S.'in temsilcisi olduğu şirkete verdiği, suç konusu çekin bankalarca bastırılan çek yapraklarından olmadığı, sahte olduğu, çek arkasında sanığın temsilcisi olduğu şirketin kaşesinin bulunduğu, çekin mağdur C. tarafından takasa verildiği ve sahte olduğunun, çekteki keşideci yazı ve imzalarının sanığa ait olmadığının anlaşıldığı somut olayda; çek üzerinde lehtar görünen G. K.'un araştırılması ve tanık sıfatıyla olaya ilişkin ifadelerinin alınması, sanığın savunmasında ismi geçen ve çeki G. K.'dan alarak kendisine getirdiğini belirttiği S. D.'nin adres ve kimlik bilgilerinin tespiti ile duruşmaya tanık sıfatıyla çağrılıp bilgi ve görgüsünün sorulması, gerektiğinde çek üzerindeki yazı ve imzaların bu şahsa aidiyeti hususunda bilirkişi raporu alınması, elde edilen tüm delillerin denetime imkan verecek şekilde tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi zorunluluğuna uyulmadan yeterli gerekçeden yoksun yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle Anayasa'nın 141, 5271 sayılı CMK.nın 34/1. ve 230.maddelerine aykırı davranılması,
Kabule göre de;
Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan hüküm kurulurken, TCK.nın 158/1-f-son maddesine göre adli para cezasının, TCK.nın 52. maddesi uyarınca, elde edilen veya elde edilmek istenilen haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde temel gün birim sayısı üzerinden belirlenip, artırım ve indirimlerin yapılmasından sonra elde edilen sonuç gün birim sayısının, 20-100TL arasında belirlenecek bir gün karşılığı para miktarı ile çarpılması suretiyle tayin edilmesi gerekirken, elde edilen haksız menfaat tutarının 27.600TL olduğu gözönünde bulundurularak, adli para cezasının en az 2760 gün olarak tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde 552 gün birim adli para cezasına hükmolunması suretiyle eksik ceza tayini ve tayin olunan sonuç gün sayısının, sanığın aylık gelirinin 3.000-4.000TL olduğunu belirtmesi karşısında, sosyal ve ekonomik durumu ile hakkaniyet ve nesafet ile orantılılık ilkeleri de gözetilerek bir miktar belirlenmesi gerektiği gözetilmeden ve herhangi bir gerekçe göstermeden üst hadden para cezasına çevrilmesi şeklinde uygulama yapılarak hükümde çelişki yaratılması ve 5237 sayılı TCK.nın 3 ve 52/2.maddelerine muhalefet edilmesi,
Kanuna aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiin istinaf nedenleri yerinde görülmüş olduğundan, sonuç ceza miktarı yönünden CMK.nın 283.maddesi gereğince kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla, hükmün CMK.nın 289/1-g ve 280/1-b maddeleri uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kamu davasının tarafları bakımından kesin, CMK.nın 308/A maddesi gereğince İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Başsavcılığı bakımından itiraz yolu açık olmak üzere, 13.11.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)