(5271 S. K. m. 253, 264, 279, 280) (5237 S. K. m. 155)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, CMK.nın 279.maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda; CMK.nın 264.maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunda merciin belirlenmesinde yanılma, başvuran sanığın hakkını ortadan kaldırmayacağından, temyiz şeklindeki talebini içeren dilekçesinin istinaf başvurusu olarak kabulü ile, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi incelenerek, CMK.nın 280.maddesi gereğince Dairemizin görev ve yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi, yasa yolunun açıklığı, kapsamına göre sanık ve O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının kabul edilebilir olduğuna karar verildikten sonra, 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 4.bölümünün ortak hükümler başlıklı 46.maddesine uygun olarak gereği düşünüldü:
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin, kira süresinin bitimi olan 25/04/2014 yerine 25/04/2014-21/07/2014 olarak yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata kabul edilmiştir.
19/04/2014-25/04/2014 tarihleri arasında kullanmak üzere otomobil kiralama sözleşmesiyle kiraladığı …………. plaka sayılı aracı süresi sonunda katılanlara ait işyerine iade etmemesi şeklinde gerçekleşen sanık eyleminin TCK.nın 155/1.maddesinde düzenlenen basit güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de: hükümden önce 02/12/2016 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34.maddesiyle 5271 sayılı CMK.nın 253.maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin kaldırılması suretiyle, takibi şikayete bağlı olan TCK.nın 155/1.maddesinde düzenlenen "güveni kötüye kullanma" suçunun uzlaşmaya tabi hale getirildiği gözetilip, CMK.nın 254.maddesinde öngörüldüğü biçimde yöntemine uygun uzlaşma önerisinde bulunulması, sonuçsuz kalması halinde yargılamanın sürdürülmesi ve neticesine göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabule göre de;
Tekerrüre esas alınan ilamların ikinci suçun işlenmesinden sonra kesinleştikleri gözetilmeksizin yasal koşulları oluşmadığı halde tekerrür hükmünün uygulanması,
Usule aykırı ve başvuruda bulunan sanık ve O yer Cumhuriyet savcısının istinaf nedenleri yerinde görülmüş olduğundan, hükmün CMK.nın 289/1-h ve 280/1-b maddeleri uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kesin olmak üzere, 12/07/2017 tarihinde oy birliği ile karar verildi. (¤¤)