(5237 S. K. m. 157) (5271 S. K. m. 253, 254)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, CMK.nın 279.maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda;
Katılan G. Ç.'ın huzurunda 26/01/2017 tarihinde tefhim olunan hükme karşı CMK.nın 273.maddesinde öngörülen yedi günlük yasal süre geçtikten sonra 07/04/2017 tarihinde istinaf başvurusunda bulunması nedeniyle, 5271 sayılı Kanunun 279/1-b maddesi uyarınca katılan vekilinin yasal süresinde olmayan İSTİNAF BAŞVURUSUNUN REDDİNE, aynı Kanunun 268.maddesi uyarınca dosya üzerinden verilen kararın katılan vekiline tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içerisinde, Dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere yazmana (zabıt kâtibine) beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22.Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere CMK.nın 279.maddesinin son cümlesi uyarınca itiraz kanun yolu açık olmak üzere oybirliğiyle,
Duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi incelenerek, CMK.nın 280.maddesi gereğince Dairemizin görev ve yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi, yasa yolunun açıklığı, kapsamına göre sanık Emrah'ın istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna,
Karar verildikten sonra,
5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 4.bölümünün ortak hükümler başlıklı 46.maddesine uygun olarak gereği düşünüldü:
Yargıtay 15.Ceza Dairesi'nin 21/12/2016 gün 2016/2239 Esas, 2016/9731 Karar sayılı ilamında da ifade edildiği gibi, internete vermiş olduğu ilan üzerine katılanın sanıkla yüzyüze görüşüp, aracın kontrolünü yaptırdıktan sonra anlaşma sağlayıp, araç bedelini vermesi, noterde devir yapmak üzere gittiklerinde sanığın yemek yiyeceğini söyleyerek olay yerinden ayrılması ve kendisine bir daha ulaşılamaması şeklinde gerçekleşen olaydaki sanığın eyleminin basit dolandırıcılık suçunu oluşturacağı gözetilerek; hükümden önce 02/12/2016 tarih, 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34.maddesiyle 5271 sayılı CMK.nın 253/1-b maddesine eklenen 6.bendi uyarınca TCK.nın 157/1.maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunun uzlaşmaya tabi hale getirilmesi gözetilip, CMK.nın 254.maddesinde öngörüldüğü biçimde yöntemine uygun uzlaşma önerisinde bulunulması, sonuçsuz kalması halinde yargılamanın sürdürülmesi ve neticesine göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı ve başvuruda bulunan sanık Emrah'ın istinaf nedenleri yerinde görülmüş olduğundan, hükmün CMK.nın 289/1-h ve 280/1-b maddeleri uyarınca BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kesin olmak üzere, 12/07/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)